GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

10/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


Kadir DİKBAŞ

Ekovizyon

Haftanız kutlu olsun!

Dün itibariyle “Dış Ticaret Haftası”na girmiş bulunuyoruz. Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek haftayı, 15 Ekim’e kadar devam edecek etkinliklerle idrak edeceğiz.

Haftanın ana konusu, “Türk malı imajı ve kalite” olarak açıklandı. Etkinlikler çerçevesinde sohbet toplantıları düzenlenecek, başarılı ihracatçılar ödüllendirilecekmiş. Bu yıl, büyük kentlerdeki etkinliklerin yanında Van’da da bir “İhracatçı Bilgilendirme Semineri” tertiplenmiş. Ayrıca, yılın en başarılı 5 gemi kaptanı ile 5 TIR şoförü de ödüllendirilecekmiş.

Haftamızı ne kadar anlamlı bir zamanda idrak ediyoruz bilmem farkında mısınız? İhracatımızın ithalatın yarısına gerilediği bir dönemde...

Üç gün önce DİE açıkladı: Yılın ilk 7 ayında ihracat 5, ithalat ise yüzde 35,3 artmış. Dış ticaret açığı ise yüzde 100,5. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 53’e gerilemiş. Yani neredeyse 1 satıp 2 alıyoruz. Açık tutarı ise 14 milyar dolar. Böyle giderse açığın yıl sonunda 25 milyar dolara varmaması mümkün değil.

İhracatı gerileyen ürünlere bakınca, ilk göze çarpan tarım ve hayvancılık ürünleri oluyor. Özellikle canlı hayvan ihracatı yüzde 90 gerilerken, ithalatı yüzde 121 artış göstermiş. İthalatta da tüketim maddelerindeki yükseliş dikkati çekiyor. Rakamların gerisini merak edenler, (http://www.die.gov.tr/TURKISH/SONIST/DISTICIST/051000.htm) adresine bakabilirler.

Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Tunca Toskay, açıklanan rakamlardan sonra düzenlediği basın toplantısında, ihracatın yarıdan fazlasının AB’ye yapıldığını, Euro’nun değer kaybı sebebiyle de ihracatın ilk 7 ayda 1,1 milyar dolar darbe yediğini açıkladı. Toskay’a göre, eğer Euro düşmeseydi ihracat söz konusu dönemde yüzde 5 yerine yüzde 12,3 olarak artacakmış. Toplantıyı takip edemediğimiz için Sayın Bakan’ın olayın diğer yönüne ışık tutup tutmadığını bilmiyoruz; ama şu soruların cevabı da çok önemli: “Euro’nun değer kaybetmesi, ithalatımızın yaklaşık yarısını gerçekleştirdiğimiz AB’den alınan ürünlerin maliyetini biraz olsun düşürmedi mi?”

Merkez Bankası’nın açıkladığı ödemeler dengesi bilançosuna baktığımız zaman da, cari işlemlerdeki açıkta geçen yılki ilk 7 aylık dönem ile bu yılki dönem arasında büyük fark olduğu anlaşılıyor: Rakam, 206 milyon dolardan 5,9 milyar dolara fırlamış. Bu açığın temel sebebi de malum; dış ticaret açığı.

Dış ticaretteki kötü manzara izah edilirken Euro’nun çöküşü yanında petrol fiyatlarındaki yüksek seyir de öne çıkıyor. Evet, petrol piyasasındaki gelişmelerin ithalatı şişirdiği doğru. Ancak bu büyük açığın tek sorumlusu da petrol ve Euro olamaz. Onları devre dışı bırakacak olsak bile dış ticaret dengeye kavuşmuyor zaten. Problem daha derinlerde. Teşviklerin yetersiz kalışından pazar seçimindeki hatalara ve hantal bürokrasiye kadar pek çok etken. Temelde de ekonominin kendisinden kaynaklanan sebepler. Dolayısıyla sorun, sadece Bakan Toskay’ın sorunu da değil.

Tarım ve hayvancılık ürünlerinin ihracındaki büyük gerilemeyi ne ile izah edeceğiz? Tüketim malları ithalatının giderek artmasına ne gibi bir gerekçe bulacağız? Kalitesiz ürünlerin çıkışını nasıl önleyeceğiz? Bu tür malların tıkadığı pazarları tekrar nasıl kazanacağız? Burnumuzun dibindeki pazarları neden zorlamıyoruz? Aklımızı başımıza almamız için illa da ithalatın ihracatı ikiye katlaması mı gerekiyor?

Şu veya bu şekilde dış açığın giderek yükselmesi ve “1 sat 2 al” noktasına varması, iyiye alamet değil. Bana 1994 krizi öncesindeki dış ticaret rakamlarını hatırlatıyor.

Hükümet sonunda ihracat için bazı tedbirler düşünmeye başladı; fakat 2001’den önce uygulamaya konulması zor. Hem IMF faktörünü de unutmamak lazım.

Durum bu. Haftanız kutlu olsun efendim!


k.dikbas@zaman.com.tr



Yazarımızın en son yazıları

05/ 09/ 2000... Devletin enflasyonu yüzde 60,5
08/ 09/ 2000... Bakan Okuyan’ı kimler ağlatıyor?
12/ 09/ 2000... 1 katrilyonluk polemik
15/ 09/ 2000... Okuyan: Sürpriz yapacağım
19/ 09/ 2000... İşte o profesör
22/ 09/ 2000... Petrol fiyatlarına ne oldu?
26/ 09/ 2000... Türkiye mi kaybeder, Ermenistan mı?
29/ 09/ 2000... Mr. Pipeline diyor ki!
03/ 10/ 2000... Sobacılar işsiz mi kalacak?
06/ 10/ 2000... Kazak ekonomisinden iyi haberler


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.