GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

11/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


TOPLUM 


Ruhsal sağlığımız sizlere ömür

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Verimli, nüfusumuzun büyük bir bölümünün, yaşadığı ekonomik ve sosyal bunalımla ruh sağlığını kaybettiğini söyledi.

Doç. Dr. Verimli, Türkiye nüfusunun yüzde 25’inin ruhsal bozukluk yaşadığını belirterek, tedavi edilmeyen ruhsal bozuklukların intiharla sonuçlanabileceğine dikkat çekti. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde, Türkiye nüfusunun büyük bir bölümü yaşadığı ekonomik ve sosyal bunalımlar nedeniyle ruh sağlığını kaybetmiş durumda. Ruh hastalarının büyük bir bölümünün sosyoekonomik düzeyi çok düşük insanlardan oluştuğunu ifade eden Doç. Dr. Verimli, “Şizofrenlerin dörtte üçü, manik depresiflerin yarısı, majör depresyon hastalarının da en az üçte biri sosyal, ailevi ve ekonomik açıdan yardıma muhtaç durumdadır.” dedi.
Depresyonun maliyeti
4 milyar dolar
Ruh hastalıklarının tedavisinde çok büyük harcamalar yapıldığını kaydeden Doç. Dr. Verimli, sadece “depresyon”un ülke ekonomisine maliyetinin 4 milyar dolar olduğunu kaydetti. Ruh sağlığının bozulmasının en kötü sonuçlarından birisi de hastalığın intiharla sonuçlanması. Ruhsal bozuklukların yüzde 1’i şizofreni ve yüzde 12’si anksiyete bozukluğu olarak tarif ediliyor. Bu hastalıklar tedavi edilmediği zaman psikomatik rahatsızlığa ve madde bağımlılığına sebep olabiliyor.
Toplumda ruh hastalarının etiketlendiğini ve toplum dışına itildiğini söyleyen Doç. Dr. Verimli, bu durumu “korkunç bir şey” olarak niteleyerek, bu tür hastaların etiketlemek yerine tedavi birimlerine götürülmesini istedi.
Her psikiyatriste giden deli değil
Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Psikiyatristi Dr. Ömer Deniz, Türkiye’deki vatandaşların ruh sağlığına gereken önemi vermediğini belirterek, ruh sağlığı ile ilgili hastalıklarda tedaviden kaçınıldığı takdirde kötü sonuçların ortaya çıktığını söyledi.
Dr. Deniz, “Ne yazık ki toplumumuzdaki birçok kişi ruhsal problemleri nedeniyle psikiyatriste gitmeyi ya da tedavi olmayı hâlâ delilik olarak görmekte ve bu nedenle doktora gitmekten kaçınmaktadır. Bu durum ruhsal hastalıkların kronikleşmesine yol açmakta ve birçok kişi ruhsal hastalıklara bağlı olarak iş ve sosyal yaşamında önemli sorunlarla karşılaşmakta ya da yaşamını yitirmektedir.” dedi. (Abdullah DİRİCAN - Zeki AKBIYIK / İstanbul - Elazığ ZAMAN)




Ruh sağlığımızı neler etkiler?


Depresyon
En önemli belirtileri, aşırı uyku ya da uykusuzluk, sıkıntı, yerinde duramama, kendini yorgun ve halsiz hissetme, kendini değersiz hissetme ve dikkat dağınıklığı olan bir rahatsızlık. Önemli olan bu belirtilerin kişinin sosyal, meslekî ve insanî ilişkilerini ne kadar etkilediği. Yani işini gücünü yapamayan, insanî ilişkilerini sürdürmekte zorlanmaya başlayan bir kişi hastalık sınırlarını zorlamaya başlamış birisi demektir.
Panik atak
Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama, terleme, titreme ya da sarsılma, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma, soluğun kesilmesi, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı duyma, kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu ve ölüm korkusu gibi belirtileri olan panik atak insanı yalnız kalmaktan korkan biri haline getirir.
Sosyal fobi
Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu, performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme ya da küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Sosyal fobisi olan kişiler, bu korkunun yaşanmasından kurtulmak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçınır. Kaçınma nedeniyle kişinin sosyal, mesleki ya da aile yaşamı etkilenir.
Stres
Sürekli vücut ağrıları, baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik, aşırı sinirlilik gibi belirtileri olan stres günümüzde yaşanan en önemli sorunlardan biri. Daha çok istenmeyen durumlar stres oluştursa da bazen istenen şeyler de stres kaynağı olabiliyor ve ruh dünyasında ciddi sıkıntılara sebep oluyor.




İntiharların sebebi baskı


Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nce yapılan bir araştırmada, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde intihar edenlerin yüzde 86’sını kadınların oluşturduğu belirlendi. DÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Aytekin Sır, intiharlarla ilgili yaptıkları araştırmada ilginç bulguların ortaya çıktığını kaydetti. Bölgede meydana gelen intihar olaylarında kadınların çoğunluğu meydana getirdiğini belirten Doç. Dr. Sır, dünya genelinde ve Türkiye’nin batısında ise intihar edenlerin çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğunu bildirdi.
Doç. Dr. Sır, 1993 yılından itibaren bölgede intihar olaylarının arttığını, bunun sebebinin yoğun göç ve buna bağlı olarak işsizlik oranının yükselmesi olduğunu belirterek, intihar eden kadınların yüzde 40’ının okuma–yazma bilmediğini söyledi. İntihar olaylarında yer alan kadınların büyük bölümünü 15 ile 24 yaş grubunda bulunan ev kızlarının oluşturduğunu da ifade eden Doç. Dr. Sır, şöyle dedi: “Bölgedeki kadınlar yoğun toplumsal baskı altında. Evlilik öncesi baba baskısının yerini, evlilik sonrası koca baskısının alması kadınlarda intiharın en büyük nedenini oluşturuyor. İntiharlar, kış ve sonbahar aylarında yükseliyor. İntihar eden kadınlar arasında bekar olanlar ilk sırada yer alıyor. Ne yazık ki bölgede yoğun baskı altında bulunan kadınlar, tepkilerini ortaya koyabilecek bir savunma yöntemi, geleneksel aile yapısı içinde toplumsal bir destek bulamamaktadır. Başka bir çözüm bulamadıklarında intiharı tercih ediyorlar.” İntiharların yüzde 47’sinin “asma” suretiyle gerçekleştirildiğini de belirten Doç. Dr. Sır, “İkinci sırada yüksekten atlama, üçüncü sırada silah ve dördüncü sırada da kimyevi ilaç kullanımı bulunmaktadır.” dedi. DİYARBAKIR



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.