GAP’a dev çiftlik yatırımı
Aralık 1999'da temeli atılan Koç-Ata besi çiftliği, düzenlenen törenle hizmete açıldı.
Koç-Ata ortaklığı ile temeli Aralık 1999'da atılan besi çiftliği düzenlenen törenle hizmete açıldı. Tören sırasında konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç, Türkiye'nin tarım alanları itibariyle zengin bir ülke olduğuna dikkat çekerek, "Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi tahrip edilmemiş doğal yapısı ve bakir toprağı ile büyük bir zenginlik ve önem arz etmektedir. Bunun iyi değerlendirilmesi gerekir." dedi.
Rahmi Koç, her yıl 15 milyon kişinin açlıktan ve bunun sebep olduğu hastalıklardan öldüğünü belirterek, Türkiye'de ise nüfusun yüzde 10'unun bitkisel, yüzde 23'ünün hayvansal proteini yeterli derecede alamadığını, bunun da beş çocuktan bir tanesinde görülen büyüme geriliğinin nedeni olarak gösterildiğini söyledi.
Cumhuriyet'in 77 yıllık tarihinin en büyük yatırımı sayılan GAP projesinin bölgede büyük bir tarımsal potansiyeli harekete geçirdiğini kaydeden Koç, Türkiye'nin tarım alanları itibariyle hâlâ zengin bir ülke olduğunu belirtti ve "Özellikle Doğu bölgesinin tahrip edilmemiş doğal yapısı, kirletilmemiş suyu ve bakir toprağı iyi değerlendirilmesi halinde geleceğin teminatı olacaktır." şeklinde konuştu. Yıllardır Doğu için teşvik paketleri açılmasına rağmen bunların sonuç vermediğini ifade eden Rahmi Koç, "Hep söylemişimdir, teşvikler yatırımın nevine göre, sektöre göre ve projenin büyüklüğüne göre değişken olarak verilmelidir." diyerek, bu nedenle kendilerinin geniş istihdam sağlayan, katma değeri yüksek, bölgenin coğrafyasına uygun ve ülkenin ihtiyacı olan hayvancılık konusunda yatırım yapmaya karar verdiklerini söyledi.
Besi çiftliğinin 17 milyon dolara mal olduğunu belirten Rahmi Koç, sözlerini "Arsanın 500 dönümünü satın aldık. 200 dönümünü de kiraladık. Tüm kullanılan araziyi satın almak daha akılcı olurdu. Ancak, 'arazi almaya geldiler' demesinler diye bir kısmını kiraladık." dedi.
Hasat zamanı
Ata İnşaat Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Kurdoğlu da yaptığı konuşmada, GAP'ın meyvelerini toplama zamanının geldiğini söyledi. 17 milyon dönüm büyüklüğündeki bölgede yapılacak yatırımın Türkiye'ye büyük katkı sağlayacağını ifade eden Kurdoğlu, "Bu büyük alanı dantel gibi işlememiz lazım. Koç-Ata tesisi, bölgede bir laboratuvar görevi görecek." dedi. (Şerif ERDİKİCİ/Mehmet DENER)
Cep’te KVK-Siemens işbirliği
Siemens, cep telefonu pazar payını artırmak için, GSM sektörünün önde gelen kuruluşlarından KVK ile distribütörlük anlaşması imzaladı.
Anlaşma ile KVK, Siemens'in S35i, M35i, C35i ve IC35 cep ofis telefonlarını pazarlayacak. İmza töreninde konuşan KVK Genel Müdürü Muzaffer Akpınar ve Simko-Siemens Genel Müdürü Dr. Zafer İncecik ile Turkcell Satış Direktörü Tülin Karabük, işbirliğinin sektöre canlılık getireceğini söylediler.
Angora artık Kayserili
Anayurdu Ankara olan ancak 1723 yılında deniz yolu ile Karadeniz'den İngiltere'ye götürülen ve burada adına Angora denen Ankara tavşanı, yüz yıllar sonra anavatanında yeniden yetiştirilmeye başlandı.
Ankara tavşanının anavatanı artık Kayseri. Çünkü Türkiye'de üretim çiftliklerinde bulunan yaklaşık 800 Ankara tavşanının yarısından fazlası Kayseri'de bulunuyor. 1996 yılında Kayseri'de bir çiftlikte üretilmeye başlanan Ankara Tavşanı'nın sayısı her geçen gün artıyor.
Kayseri'deki tavşan üreticisi Halis Seyfi, Ankara tavşanının Kayseri'yi çok sevdiğini belirterek, "Bu tavşanlar aşırı sıcaklarda yaşayamıyor. Şimdiye kadar 8 ayrı vilayete damızlık tavşan verdik ve buralarda da tavşan üretimi başladı. Bu tavşanı yünü ve eti için besliyoruz. Üretimi dünya genelinde çok yaygın olan Ankara Tavşanı'nın sayısı Türkiye'de yavaş yavaş artıyor. Ancak bu artış Türkiye'nin yılda ortalama 50-100 ton arasında ithal ettiği yünü karşılamıyor. Ankara tavşanının yününden çok kaliteli ve lüks pantolon, yelek ve kazaklar yapılıyor. Bu tavşanın tanesi 60 dolar. Tavşandan elde edilen yünün kilosu ise 45-50 milyon lira. Türkiye'deki Ankara Tavşanı'nın sayısı ise 750-800 civarında. Bunlardan 500'e yakını Kayseri'de. Bu sayıyı artırdığımız takdirde ithalatı durdurup daha ucuza tekstilcilerimize en kaliteli yünü vermeye hazırız." diye konuştu.
Devlet desteği şart
Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tayfur Berkyürek'de Kayseri'nin Türkiye'de en önemli Ankara Tavşanı üretim merkezi olduğunu belirterek, "Nesli tükenmekte olan ve ekonomik değeri oldukça fazla olan Ankara Tavşanı Kayseri'de özel bir çiftlikte üretiliyor. Türkiye'de yaklaşık 800 civarında Ankara Tavşanı bulunmakta. Bunlardan yarıdan fazlası Kayseri'de bulunmakta. Türkiye geneline de buradan dağıtım yapılıyor. Ülkemiz her yıl bu tavşanın yününden tonlarca ithal ediyor olmasından dolayı üretimimizi her geçen gün artırmalıyız. Üreticiler için de çok kârlı bir yatırım. Devlet, Ankara tavşanı üretimini teşvik etmelidir." açıklamasında bulundu. (İsmai İÇER)
İşgal arsa satışına tepki
Maliye Bakanlığı'nın başta İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Mersin'deki işgal edilmiş Hazine arazilerinin gecekondu sahiplerine satılması yönünde hazırladığı tasarı, çevreci kuruluşlar ile bilim adamları tarafından tepkiyle karşılandı.
İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kadir Erdin, işgal altındaki Hazine arazileri ile orman alanı dışına çıkarılmış arazileri, defterdarlıklar gözetiminde öncelik kullanıcılara verilmek üzere vatandaşa satılmasını orman arazilerinin yok edilişine kılıf hazırlamak olarak değerlendirdi. Sadece İstanbul'da Orman ve İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma başlattığı 11 bin hektar, Türkiye genelinde ise 450 bin hektar 2b uygulamasıyla orman arazisi dışına çıkarılan tartışmalı arazi bulunduğunu hatırlatan Erdin, "Orman arazisi dışına çıkarmada büyük hatalar yapıldı. Hatalar gözden geçirilmeden ve yargı yolu açılmadan yapılacak bu tür satışlar Hazine ve orman arazilerini talana açmaktır." dedi.
Yeni işgaller kapıda
Doğal Hayatı Koruma Derneği Orman Bölümü Sorumlusu Sedat Kalem de 21 milyon hektarlık Türkiye ormanlarının sadece 5-6 milyon hektarının kadastrosunun yapılabildiğini söyledi. Hazine arazilerinin kadastrosuz orman alanlarıyla ilgili yeni beklentiler oluşturabileceğine dikkat çeken Kalem, İstanbul'un su havzalarını direkt tehdit eden bölgelerde çok daha dikkatli davranılması gerektiğini dile getirdi.
lFatih UĞUR/İstanbul
Kombassan, Scala ile temizleyecek
Kombassan Holding, İtalyan firması Scala ürünleri ile kağıt ve temizlik ürünleri piyasasına hızlı bir giriş yaptı.
Türkiye, Romanya ve Azerbaycan'da Scala'nın tek yetkili distribütörü olan Kombassan Holding'e bağlı Baykur Gıda aracılığı ile tüketiciye ulaşan Scala, Avrupa'nın her yerinde çevre dostu ürünleri ile tanınıyor.
Yaklaşık yüz yıllık bir İtalyan şirketi olan Scala, şu anda deterjan ve kağıt temizlik ürünlerinde Avrupa'nın önde gelen firmalarından birisi konumunda. Ev tipi kağıtlarda saf selüloz kullanan Scala, temizlik ürünlerinde geniş bir yelpazeye sahip bulunuyor. Pratik kullanım özellikleri ve yüksek hijyen seviyesi ile AB standartlarına göre üretim yapan Scala, bugün üretiminin önemli bir kısmını ihraç ediyor. Scala'nın ürünleri arasında toz deterjan, bulaşık deterjanı, yumuşatıcı, tuvalet kağıdı, cep mendili ve kutu mendili yer alıyor. 5 yıldır gıda piyasasında üretim ve dağıtım yapan Kom Foods-Baykur Gıda, şu anda ithalatını yaptığı Scala ürünlerini bir süre sonra karşılıklı anlaşma ile ülkemizde üretmeyi planlıyor. Ekonomi Servisi
Boyner’in Limon atağı
Türkiye'nin genç nüfusunu spor giyimle tanıştıran Limon Company, Boyner Holding'e bağlı BBA'nın çatısı altında tüm Türkiye'ye yayılacak.
Boyner Holding'e bağlı BBA AŞ, Türkiye'nin genç nüfusunu spor giyimle tanıştıran Barış Küce'ye ait Limon Company markalarını satın aldı. Geçtiğimiz mart ayında Beymen, Benetton ve Alboy'un birleşmesinden meydana gelen BBA, Limon Company ile perakendecilik ve mağazacılık alanlarındaki uzmanlığını "corner" uygulamasına taşımayı hedefliyor.
Boyner Holding Murahhas Üyesi Cem Boyner, düzenlediği basın toplantısında,"Stratejik semtlerde bulunan Limon'a ait bazı mağazalar, BBA markalarıyla faaliyet gösterecek. Limon'u Türkiye genelinde yaygınlaştıracağız." dedi. BBA'nın 230 mağazada 50 bin metrekarelik perakende alanını yönettiğini bildiren Boyner, Limon Company projesiyle birlikte 2001 yılında 200 milyon dolarlık yıllık ciro hedeflediklerini kaydetti.
BBA'nın hazır giyim dışında birçok yerli ve yabancı marka ile mağaza zincirlerini, ortaklık, lisans veya satın alma yoluyla bünyesine katarak büyümeyi hedeflediğini dile getiren Cem Boyner, ayrıca telekomünikasyon, İnternet perakendeciliği, gurmet mağazacılığı, coffee shops, restoran zincirleri dahil pek çok konuda genişleme projelerinin olduğunu söyledi. Boyner, Türkiye'de yaşanan yoğun rekabet ortamında, özellikle dış kaynaklı rakiplere karşı koymanın önemli olduğuna dikkati çekti ve "Herkes kendi alanında 10-15 mağaza ile bir araya gelmeli. Bundan sonra Türkiye'nin gideceği yol budur." dedi.
Boyner, Türkiye'nin en büyük perakende fabrikası olarak nitelediği BBA'yı 2001 yılında halka açacaklarını da kaydetti. Harun ÇÜMEN / Ekonomi Servisi
Bütçe 48,4 katrilyona indirildi
Başbakan Bülent Ecevit, 2001 yılı toplam bütçe büyüklüğünün 48,4 katrilyon lira civarında olmasının programlandığını bildirdi. Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, daha önceki açıklamalarında bütçe büyüklüğünün 50 katrilyonun üzerine çılabileceğini açıklamıştı.
Başbakan Ecevit, dün yapılan Yüksek Planlama Kurulu toplantısı sonrası yaptığı yazılı açıklamada, 2001 yılı toplam bütçe gelirlerinin yüzde 23,9 oranında artarak 43,1 katrilyon lira olarak gerçekleşmesinin hedeflendiğini vurguladı.
2001 yılında gsmh artışının (büyüme hızı) yüzde 4,5 olarak öngörüldüğünü ifade eden Başbakan Ecevit, gelecek yılın enflasyon hedeflerini de toptan eşyada (tefe) yüzde 10, tüketici fiyatlarında (tüfe) ise yüzde 12 olarak açıkladı.
Başbakan, bu hedefler çerçevesinde gsmh deflatörünün (ortalama enflasyon) yüzde 18 olarak öngörüldüğünü bildirdi.
Başbakan Ecevit, 2001 yılında faiz dışı bütçe harcamalarının yüzde 21,1 artması, faiz ödemelerinin ise 2000 yılındaki faiz oranlarındaki düşüşe paralel, yüzde 17,5 oranında gerilemesinin beklendiğini belirtti. Başbakan Ecevit'in açıklamasına göre, 2001 yılında cari işlemler açığının gsmh'ye oranının yüzde 3,1 olması hedefleniyor.
Turizm gelirleri
Öte yandan 2001 yılında turizm gelirlerinin artış eğilimini koruyarak 8,5 milyar dolar düzeyinde olması, toplam ihracatın yüzde 10,7 oranında artarak 31 milyar dolara, ithalatın ise yüzde 4,8 artarak 54,5 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.
2000 yılında yüzde 9,3 olması beklenen bütçe açığının gsmh'ye oranının da, 2001 yılında 6 puan gibi çok büyük oranda azalarak, yüzde 3,1 civarına gerilemesi de hedeflendi.
Ecevit, 2001 yılı program ve bütçesiyle, ekonomide yaşanan olumlu gelişmelerin kuvvetlendirilerek devam etmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Makro ekonomik politikaların yürütülmesinde bugüne kadar gösterilen kararlılığın devam ettirileceğini de belirten Başbakan Ecevit, "Enflasyonla mücadele programının başarısını kalıcı kılmak amacıyla, kamu maliyesinde sağlanan iyileşmeyi sürekli kılacak yapısal reformlar, programlandığı şekilde devam edecek." dedi.
Ekonomi Nobeli 2 iktisatçıda
İsveç'in başkenti Stockholm'de dağıtılan Nobel ekonomi ödülünü bu yıl mikroekonomi ve ekonometri alanlarında yaptıkları çalışmalarla ABD'li iktisatçılar James J. Heckman ile Daniel L. McFadden paylaştı.
İsveç Bilimler Akademisi tarafından açıklanan ödülün gerekçesinde, iki iktisatçının birey ve hane halkı davranışlarını açıklayan teori ve istatistiki ölçüm yöntemleri geliştirmelerinden dolayı ödüle layık görüldükleri belirtildi. Akademi, Heckman ve McFadden tarafından geliştirilen yöntemlerin bugün yalnızca iktisatçıların değil, diğer sosyal bilimcilerin de yararlandıkları standart araçlar haline geldiğini açıkladı. İsveçli işadamı Alfred Nobel adına 1896 yılından beri verilen ödülü bu yıl kazananlardan Daniel L. McFadden California Üniversitesi'nde çalışan 63 yaşında bir bilim adamı. Diğer hak sahibi 56 yaşındaki James J. Heckman ise Chicago Üniversitesi'nde ise görev yapıyor.
Özel sektöre İKB desteği
Türkiye'ye bugüne kadar kamu sektörü ağırlıklı 2,5 milyar dolar tutarında kaynak kullandıran İslam Kalkınma Bankası, bundan sonra özel sektöre destek olacak.
İslam Kalkınma Bankası (İKB) Başkan Vekili Ousmane Seck, Türkiye'nin bugüne kadar kullandığı 2,5 milyar dolar tutarındaki kaynağın kamuya aktarıldığını belirterek, "Değişen dünyada özel sektör artık önemli. Bankamız özel sektörün gelişmesine yardımcı olmaya çalışıyor. İthalat ve ihracatı destekliyoruz." dedi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından Ankara'da düzenlenen toplantıda, İslam Kalkınma Bankası'nın faaliyetleri ve destekledikleri projeler iş adamlarına tanıtıldı. Toplantının açılışında konuşan İslam Kalkınma Bankası Başkan Vekili Ousmane Seck, bankanın kalkınmasında Türkiye'nin önemli rol oynadığını ve bankanın kuruluş sermayesine katkıda bulunan 7 ülkeden biri olduğunu söyledi.
İthalat ve ihracata destek
Türkiye'nin banka kaynaklarını uygun şekilde kullandığını bildiren Seck,
"Türkiye bugüne kadar 2,5 milyar dolar, proje ve ticaret finansmanı çerçevesinde kaynak kullandı. Bu miktar, özelikle kamu sektörüne aktarıldı." diye konuştu. Özel kesimin bu kaynaklardan çok az yararlandığını dile getiren Seck, şöyle devam etti:
"Bankanın şu an 53 üye ülkesi bulunuyor. Bunların birçoğu az gelişmiş ve küçük ülkeler. Bu ülkelere verilen kaynakların çoğu kamuya, eğitim, sağlık, altyapı ve küçük işletme alanları için aktarılıyor. Değişen dünyada özel sektör artık önemli. Bankamız özel sektörün gelişmesine de yardımcı olmaya çalışıyor. İthalat ve ihracatı da destekliyoruz."
TOBB Başkan Danışmanı Halil Sarıaslan da, toplantı ile İslam Kalkınma Bankası'nı iş adamlarına tanıtmayı ve bankanın faaliyetleri, desteklediği projeler ve prosedür hakkında bilgi aktarmayı amaçladıklarını kaydetti. 21. yüzyılın yeni ekonomilerinin risk sermayesi, özel sermaye fonları olduğunu vurgulayan Sarıaslan, İslam Kalkınma Bankası'nın bu alanlarda da faaliyet gösterdiği sözlerine ekledi.
İşsizlik azaldı: Yüzde 6,2
Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre yılın ilk üç ayında yüzde 8,3 düzeyinde olan işsizlik oranı, yılın ikinci üç ayında yüzde 6,2 olarak belirlendi.
DİE'nin açıkladığı "2000 Yılı 2. Dönem Hanehalkı İşgücü Anketi" geçici sonuçlarına göre, işgücüne katılma oranı yüzde 50,9 olarak tahmin edildi. Toplam istihdam 21 milyon 312 bin, toplam işsiz sayısı da 1 milyon 415 bin kişi olarak belirlendi.
|