MHP iktidara oynuyor; ANAP muhalefete
MHP'liler, DSP'nin aday çıkarmamasını "Ömer İzgi her iki partinin ortak adayı" diye açıklarken, ANAP'ın hedefi, İzgi ile son tura kalıp FP ve DYP'nin oylarıyla başkanlığı almak.
TBMM Başkanlığı için ilk tur seçimler bugün yapılıyor. Konya Milletvekili Ömer İzgi'yi aday gösteren MHP, seçimi kazanacağından ümitli. ANAP ise son turda FP ve DYP'nin oylarıyla ipi göğüsleyeceğine inanıyor.
Taktik yarışların iyice hakim olduğu seçimler için, DSP'nin aday çıkarmaması sürpriz olarak karşılandı. Bu durumu MHP'liler, "Ömer İzgi her iki partinin ortak adayıdır." diye açıklıyorlar. DSP lideri Bülent Ecevit'in isteğiyle birkaç istisna dışında bütün DSP'lilerin İzgi lehinde oy kullanacağını savunan MHP'liler, Meclis başkan seçiminin 3. turda sonuçlanacağını ifade ediyorlar. MHP'lilerin tahmini şöyle: "3. turda muhtemelen İzgi ve ANAP adayı yarışacak. Bu turda FP'liler ANAP adayını, DSP ise MHP adayını destekleyecek."
İzgi'nin 312 sürprizi
Dün partilerden destek isteyen İzgi, "şansının yükseldiğini, işin son turda biteceğini" açıkladı. İzgi, FP'ye, "Desteğinizin karşılığını öderim" vaadinde bulunarak günün sürprizini yaptı. İzgi, dün sırasıyla DYP, DSP, FP ve ANAP gruplarına destek turları düzenledi. FP'li Bülent Arınç'la görüşmesinde, "Bana destek olursanız, çalışmalarımda ileride bunu ödeme imkanı bulurum." diyen İzgi'nin bu sözü 312. madde konusunda MHP'nin yumuşadığı yorumlarına sebep oldu. Bu konudaki soruya İzgi, "Parti politikalarını seçimlere karıştırmamak lazım." karşılığını verdi. Bülent Arınç ise, 312'nin gündeme gelmediğini, İzgi'nin bu sözlerinin dikkatinden kaçtığını belirtti.
DYP'yi ziyaretinde İzgi, TBMM başkan adayı Turhan Güven ve Saffet Arıkan Bedük ile görüştü. Güven'in, "gazetelerden en şanslı adayın sizin olduğunuzu okudum" sözü üzerine, İzgi, "Ağzınızdan bal akıyor." dedi. İzgi, DSP'de ise Grup başkan Vekilleri Emrehan Halıcı ve Aydın Tümen'le görüştü. Halıcı'nın, "Herhangi bir partinin diğer partiyi desteklemesi söz konusu değildir. Bizim objektif değerlendirme imkanımız doğuyor." sözlerine İzgi, "Bu tanımlara uyuyoruz." karşılığını verdi.
Pazarlık iddiası
İzgi hakkında ortaya atılan CHP'li ithamlarını ise şöyle cevapladı: "Herkes yazıyor. Bakalım yarın ne çıkacak? Bunlardan pek de rahatsız değilim. Bizim ne olduğumuz belli."
Bu arada, DSP'nin destek karşılığında MHP'den özelleştirme sözü aldığı savunuldu. İddiaya göre, MHP'li Koray Aydın ile Hüsamettin Özkan görüşmesinde bu mutabakata varıldı. İki isim ANAP lideri Yılmaz ile de gürüştü. Önceki günkü Özelleştirme Yüksek Kurulu'nda alınan Türk Telekom'un özelleştirilecek payının yüzde 29'dan yüzde 34'e, THY'nin ise yüzde 51'e çıkarılması kararı iddialara kaynaklık etti. MHP, bu hususlarda direniyordu.
DYP, Ercan'ı ikna edemedi
Meclis başkanlığı seçimleri için planları tutmayan parti DYP oldu. Genel merkezin iradesi dışında aday olan Bekir Aksoy, FP'nin de oyunu alarak son tura kalmayı hedefleyen DYP yönetiminin planlarını bozdu. Yönetim, Nevzat Ercan'ı aday göstermeyi düşünüyordu. Turhan Güven'i "Sen bana grup başkan vekilliğinde lazımsın." diye durduran Çiller, Nevzat Ercan'dan aday olmasını istedi. Bekir Aksoy'un adaylık müracaatında bulunması üzerine, Ercan Çiller'in isteğine rağmen adaylıktan vazgeçti. Bunun üzerine Turhan Güven başvurusunu yaptı.
FP'nin yedeğindeki isim
FP, ANAP'ta Murat Başesgioğlu'nun yanında Yılmaz Karakoyunlu'nun aday olması üzerine stratejisini yeniden düzenledi. FP'liler sıcak bakmadıkları Karakoyunlu'nun yerine Başesgioğlu'na yüklenme taktiği izleyecekler. Ertuğrul Yalçınbayır'ın Yılmaz'a rağmen aday olmasında da FP etkili oldu. Yalçınbayır, Başesgioğlu'nun geri çekilmesi durumunda FP'nin yedeğindeki isim.
Yarın yapılacak ilk iki turda adaylardan hiçbirinin üçte iki çoğunluk olan 367 oyu alamaması durumunda, 17 Ekim Salı günü üçüncü tur gerçekleştirilecek. Bu turda üye tamsayısının yarısından bir fazla olan 276 oy aranacak. Bu sayıya ulaşılamazsa, en fazla oyu alan iki aday 18 Ekim Çarşamba günü 4. turda yarışacak. Bu turda en çok oy alan aday Meclis Başkanı olacak. (Zekai ÖZÇINAR-Habib GÜLER-Ahmet BIYIK-Sadullah ÖZCAN- Ankara ZAMAN)
DSP'nin eli güçlendi
Aday çıkarmayarak, ortaklarına jest yapan DSP, sonuçların hükümet içerisinde yumuşama ve güven tazelemeye dönüşmesi beklentisinde.
DSP'nin Meclis Başkanlığı için aday göstermemesindeki stratejinin hükümet çalışmalarına yönelik olduğu ifade ediliyor. Ülke menfaatleri için aday çıkarmadıkları vurgusu yapan DSP kurmayları, özellikle MHP kanadından 'AB süreci başta olmak üzere belirli konularda gösterilen tepkiyi' yumuşatmayı amaçlıyor. DSP'nin tutumunun, hükümetin atacağı adımlarda Başbakan Bülent Ecevit'in 'elini kuvvetlendirdiği' savunuluyor.
İleriye dönük bu hesaplara rağmen, aday göstermeme, DSP içerisinde huzursuzluğa sebep oldu. "Partili bir adaya oy vermek isterdik." yakınmalarının yükseldiği DSP Grubu, seçim sonuçlarında belirleyici olacak. Meclis kulislerinde, özelikle "nafile turlar" olarak görülen bir ve ikinci turlarda önemli sayıda "boş oy" çıkacağı konuşuluyor. "Neden adayınız yok?" sorusuna bir DSP'li yönetici, şu cevabı verdi: "Adayımız olsa bile iki turun ötesine geçemiyor ve sağ partilerden birine mecburen destek veriyorduk. Hükümet içerisinde bir tartışma, sağ-sol bloklaşması yaşanıyordu. Bunları önledik ve ortaklarımıza 'Herkes hükümetin sorunsuz devamı için fedakârlık yapabilir.' mesajı veriyoruz. Aday göstermeyerek kazançtayız."
Vekillerde huzursuzluk
DSP Meclis Grubu, bugün, turlar öncesinde toplanarak seçimi konuşacak. DSP'de, MHP adayı Ömer İzgi'nin destekleneceğinin açıkça deklare edilmesi fikrine, ANAP'la ilişkileri gereceği endişesiyle sıcak bakılmıyor. Parti yönetiminin tavrı kimden yana olursa olsun, milletvekillerinden önemli sayıda firenin yaşanacağı tahmin ediliyor. Değerlendirmelerde, oy dağılımı sıralaması İzgi, Karakoyunlu, Başesgioğlu şeklinde yapılıyor.
DSP'de hakim olan görüşe göre ise, seçimler son turda neticelenir ve MHP'li İzgi bu tura çıksa bile ANAP'lı aday Meclis Başkanlık koltuğuna oturur. (Süleyman KURT)
Az alan gider çok alan kalır
Meclis Başkanlığı yarışına üç adayla katılan ANAP'ta bütün hesaplar ilk tur oylama için yapılıyor. İlk turda Murat Başesgioğlu ve Yılmaz Karakoyunlu'dan az oy alan çekilecek. Ertuğrul Yalçınbayır ise, ikinci turdan sonra çekilebileceğini söyledi.
ANAP'ın hedefi; DSP'yle anlaşan MHP'nin adayı Ömer İzgi ile son tura kalıp FP ve DYP'nin oylarıyla Meclis Başkanlığı'nı yeniden kazanmak. ANAP'tan aday olan isimler ZAMAN'a yaptıkları açıklamalarda üçüncü turda tek aday olarak yarışa gireceklerini bildirdiler. Murat Başesgioğlu, Yılmaz Karakoyunlu ve Ertuğrul Yalçınbayır cephesindeki son durum şöyle:
lMurat Başesgioğlu:
Fazilet Partisi'nin yenilikçi kanadının desteğini alan Başesgioğlu, ilk turda ANAP'tan 55, FP'den 40, DYP ve DSP'den ise 10 oy bekliyor. Başesgioğlu, ilk turda Karakoyunlu'dan fazla oy aldığı takdirde Meclis Başkanlığı'nı kazanacağına inanıyor.
Başesgioğlu: Yüce Meclis'e başkan adayı olmak onurlu bir görev. Milletvekili arkadaşlarımın yoğun teveccüh ve teşviki sonucu aday oldum. Bütün adaylar kıymetli. Parlamentomuz ve ülkemiz için hayırlısı ne ise o olsun.
lYılmaz Karakoyunlu:
ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın gönlündeki isim olan Yılmaz Karakoyunlu, ilk turu MHP'ye tepkili DSP'li vekillerden gelecek oylarla önde bitirmeyi hesaplıyor. Karakoyunlu'ya ANAP'tan 40 civarında oy gelmesi bekleniyor. Karakoyunlu, DSP'den en az 35 milletvekili ile FP'den 15 ve DYP'den hemşehrisi Şanlıurfa Milletvekili Necmettin Cevheri'ye yakın 10 milletvekilinden destek bekliyor.
Karakoyunlu: Parti farkı gözetmeksizin bütün arkadaşlarımın oyuna talibim. Milletvekillerinin sağduyusuna, teveccühüne güvenerek aday oldum.
lErtuğrul Yalçınbayır:
ANAP'lı olmasına rağmen "partisiz aday" olarak görülen Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır'a en fazla oyun ANAP dışındaki partilerden gelmesi bekleniyor. DSP'den aday çıkmamasına şaşırdığını kaydeden Yalçınbayır, milletvekillerine cesaret vermek istediğinin altını çiziyor.
Yalçınbayır: Benim adaylık amacım mesaj vermektir. Meclis başkan adaylığı parti liderlerinin ve yöneticilerinin işi değildir. İsteyen milletvekili aday olabilir. İlk iki tura kesinlikle gireceğim. Ondan sonra gerekirse çekilebilirim. (Ömer ŞAHİN)
Erdoğan ameliyat oldu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sürekli çıkan sağ omuzuna konan vidalar önceki gün gerçekleştirilen bir ameliyatla alındı.
İstanbul Memorial Hastanesi'nde Prof. Dr. Ömer Taşer başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirilen operasyon, 2 saat sürdü. Hastane Başhekimi Doç. Dr. Barış Diren, Erdoğan'ın aile doktoru Turhan Çömez ile birlikte yaptığı basın toplantısında, ameliyat esnasında hiçbir sorun yaşanmadığını bildirdi. Hastanedeki odasında basın mensuplarını kabul eden Tayyip Erdoğan ise, bugün taburcu edileceğini ifade etti. Erdoğan, Oğuzhan Asiltürk'ün, "Başsavcı Savaş FP'ye zarar vermek için Erdoğan hakkında takipsizlik kararı verdi" ifadelerini dinleyemediğini, yayınla ilgili kasetleri izledikten sonra bir açıklama yapacağını dile getirdi. Kamil OĞUZ-İstanbul ZAMAN
Cem'in Türkiye hayali
"Demokrasi ayıbının kalmadığı, özgürce tartışan, sosyal adaleti kuran, mikrofon uzatılınca ülke ve dünyayı kurtarmak için konuşan siyasetçinin bulunmadığı Türkiye."
Dışişleri Bakanı İsmail Cem, demokrasi ayıbı kalmayan, özgürce tartışan, sayfa sayfa soygun haberlerinin olmadığı bir Türkiye hayal ettiğini söyledi.
Ege Üniversitesi'nin yeni öğretim yılı açılış töreninde konuşan Cem, öğrencilere hayalindeki Türkiye'yi anlattı. İsmail Cem, şöyle konuştu: "Demokrasi ayıbının kalmadığı, özgürce tartışan, uygarca çözüm arayan, gazetelerinde sayfa sayfa soygun haberlerinin olmadığı, ahlaksızlığın yaşanmayacağı, sosyal adaleti kuran, basında 'sansasyon' yarası olmayan, kültür programlarının televoleler olmadığı, mikrofon uzatıldığında Türkiye ve dünyayı kurtarmak için konuşan siyasetçilerin bulunmadığı bir Türkiye hayal ediyorum."
Türk siyasi hayatının mutlaka düzeltilmesi gerektiğini ifade eden İsmail Cem, siyasetin parası olanların tekelinden çıkarılması gerektiğini vurguladı. Cem, seçimleri kazanabilmek için çok para harcamak zorunda bırakılması halinde siyasetçinin özgürlüğünün yara alacağının altını çizdi. (Ömer ORUÇ-Sinan K.UÇKAÇ)
Uyumlu, dengeli ve halktan biri
Hiç de alışık olmadığımız bir cumhurbaşkanı imajı çizdi Ahmet Necdet Sezer. Makam aracı kırmızı ışıkta durdu, koruma ordusunu kaldırdı, devlet hastanesine gitti ve sıraya girdi.
Sezer'i Polis Akademisi Öğretim Üyesi ve beden dili uzmanı Önder Aytaç, 'ailesiyle uyumlu, iç ve dış siyasette dengeli, demokrat ve hukukçu kimliğiyle anılmayı tercih eden, halkla bütünleşebilen bir cumhurbaşkanı' olarak tanımlıyor.
Siyasilerin aile fotoğraflarının dünya istihbarat örgütleri için son derece önemli olduğunu söyleyen Önder Aytaç'la Sezer'in beden dilini konuştuk.
Sezer'in aile fotoğrafı
Aytaç, Sezer'in cumhurbaşkanı olduğunda çektirdiği aile fotoğrafını şöyle değerlendiriyor: "Parmaklarını kenetlemesi az da olsa bir tedirginliğinin olduğunu, eşinin bir eliyle diğer elinin bileğini tutması ise dışa karşı kapalılık; ama aile içinde bütünselliği gösteriyor. Oğlunun ellerini dizine koyması ve ceketinin düğmesini iliklemesi, ailesinin düşüncesine önem verdiğini, kravatıyla gömleğinin babasından farklı ve parlak olması ise gençlik duygularını ön plana çıkardığını gösteriyor. Kızlarının koltuğa elleriyle dokunmaları aileye karşı bağlılıkları ve uyumlulukları, damatların arkada durmaları da bütünleyici bir tavır içinde oldukları şeklinde açıklanabilir."
İçte ve dışta denge
Aytaç, Sezer'in, ABD'de Clinton'la görüşürken, bacak bacak üstüne atmasının ve Clinton'a elini yukarıdan vermesinin ise kendine güven imajı çizdiğini vurguluyor. Aytaç, Sezer'in giyim tarzını ise, "Modası geçtiği halde sürekli beyaz gömlek giymesi ve kravatını aynı biçimde bağlaması, 'Devletteki gelenekselliği ve hatta bir anlamda tutuculuğu devam ettiren bir yapılanma mı gösteriyor?' tartışmasına neden olmaktadır." diye yorumladı. Aytaç, Sezer'in, vatandaşlardan gelen telefonlara karşılık vererek ve kırmızı ışıkta bekleyerek halkla olumlu bir iletişim içine girdiğini ve 'Ben de sizdenim.' mesajı verdiğini sözlerine ekledi. (Sema ÖZCAN)
Çiller'e magazin sorular
DYP lideri Tansu Çiller, dün Radyo, Televizyon ve İletişim Fuarı'nı gezdi.
Sunucu Ece Erken, Çiller'e İbrahim Tatlıses ile Derya Tuna arasında yaşanan ayrılığı sordu. "O onların işi. Demokraside herkes özgürdür." diyen Çiller, en sevdiği şarkının , Yeşim Salkım'ın "Selamünaleyküm" isimli parçası olduğunu açıkladı.
Çankaya'da tasarruf günleri
Çankaya Köşkü'nden, enerji krizini önlemek için hükümetin aldığı tasarruf tedbirlerine destek geldi. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, hükümetin tasarruf genelgesinin ardından Köşk bünyesinde tasarruf yapılmasını istedi.
Cumhurbaşkanlığı'na bağlı mekanlarda fazla ve gereksiz lambalar söndürülürken, telefon görüşmelerine de sınırlama getirildi.
Cumhurbaşkanı Sezer tarafından, geçtiğimiz günlerde Çankaya Köşkü personeline yapılan uyarıda, gereksiz ve kullanılmayan lambaların söndürülmesi, enerji tasarrufuna azami itina gösterilmesi istendi. Sezer ayrıca, çok sayıda lamba bulunan resepsiyon salonunu da kullanmayarak enerji tasarrufuna katılıyor.
Telefonlara sınırlama
Çankaya Köşkü'ndeki özel telefon görüşmelerine de önemli ölçüde sınırlama getirildiği öğrenildi. Yeni uygulama ile tüm telefon görüşmelerinin saati ve dakikası döküm haline getirilerek, personelin hangi telefon numalararı ile özel görüşme yaptığı soruluyor. Bu uygulamayla Köşk personelinden yaptıkları özel görüşmelerin ücretleri tahsil ediliyor.
Sezer, ayrıca, 4 ülkeyi kapsayan 5 günlük Orta Asya gezisine de tasarruf tedbirleri kapsamında, büyük uçakla değil GAP uçağıyla gidiyor. Sezer seyahatleri sırasında beraberinde götürdüğü koruma sayısını daha önce düşürmüştü. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel döneminde, gezilere büyük uçakla gidilir ve çok sayıda davetli götürülürdü.
Koruma değişimi
Bu arada, Çankaya Köşkü'ndeki koruma değişimi de sürüyor. Demirel döneminde görev yapan polislerin gruplar halinde Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne atanmasına devam ediliyor. Geçtiğimiz hafta içinde 40 kişilik bir grubun daha tayininin yapıldığı öğrenildi. (Edip Ali YAVUZ)
|