Sahipsiz kupa!
Basketbolda 16. Cumhurbaşkanlığı Kupası nefesleri kesen bir mücadelenin ardından Efes'in oldu olmasına da gözler hep evsahibini aradı. Halkın içinden biri olduğunu her fırsatta sergileyen 10. Cumhurbaşkanımız A.Necdet Sezer'in kendi adına oynanan bu dev maça ilgi göstermemesi basketbol ailesini derinden üzdü.
Tofaş'ın çekilmesinin ardından ligin en güçlü kadrolarını kuran Efes ve Ülker, ilk kez boy ölçüşme fırsatını Ankara'da buldular. Efes coachu Ataman zengin oyuncu kadrosunu parkede sergilerken, Murat Didin takımının kimyasını koz olarak kullandı.
Ülker'in pota altındaki güvencesi Handlogten erken faul korkusunu yeneyim derken Hüseyin Beşok'un savunmayı unutu. Nitekim formunun zirvesindeki Hüseyin ilk periyotta takımının 18 sayısının 11'ine imzasını koydu. Didin de buna önlem olarak ikinci periyoda Kerem'le başladı.
Efes coachu Ataman geniş oyuncu kadrosunun avantajını kullanayım derken Ülker'in ekmeğine yağ sürdü. Hüseyin'i en iyi oynadığı dönemde Drobnajak ile değiştiren Ataman takımının maçı koparacağı dönemde hızını kesti. Ama suç sadece Ataman'ın değil Türk oyuncusunun da psikolojisinin sağlam olmamasında. Ülker'in point guard mevkiinde dün yaşadığı sıkıntı yaşayacaklarının da yansıması gibiydi. 1 numaralı pozisyonunu Serkan, Orhan ve Tutku gibi üç genç oyuncuyla dolduran Turuncu-Yeşilliler'in derdi sadece kısalar değil, maç kadrosuna baktığımızda Lollis, Handlogten ve Kerem'in dışında tek uzun oyuncuyu benchte göremiyoruz. Ancak Efes Pilsen, Mehmet, Hüseyin, Drobnjak, Kaya ve zaman zaman da Arda gibi uzunlara sahipti. Yine de bu olumsuzluklara rağmen Ülker kazanma umudunu son saniyeye kadar sürdürdü. Ne var ki kısa oyuncuların beceriksizliği kupayı kaptırmalarına sebep oldu.
FİBA'nın bu sezon uygulamaya koyduğu, 40 dakikanın 10 dakikalık 4 periyoda bölünmesinin seyirciyi sıkmasından korkuyorum. Efes ve Ülker gibi iki devin mücadelesi elbette ki nefesleri kestiği için tribünler de oyundan gözlerini alamadılar. Ancak bu ligde tüm maçlar Efes-Ülker arasında oynanmayacak. Üstelik 4 periyotluk sistemde 40 dakikalık oyuna karşılık 31 dakikalık ölü zamanın olacağını da düşünürsek heyecanın kaybolması gündeme gelebilir.
s.akcan@zaman.com.tr
Yazarımızın en son yazıları
16/
06/
2000...
Yasa üstüne
|