Vergileri düşürün ihracatı patlatalım
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Güngör Keşci, vergi ve SSK prim oranlarının düşürülmesi halinde ihracatı katlayabileceklerini söyledi. Hazır giyim ve tekstil sektörünün vergi işçi maliyetleri altında ezildiğini belirten Güngör Keşci, iş maliyet oranlarının OECD ülkeleri seviyesine indirilmesini istedi. OECD'de iş maliyetinin yüzde 14,9 olduğunu belirten Keşci, "Bizde iş maliyetleri yüzde 49. Bu oran 2001 yılı sonuna kadar kademeli olarak en azından yüzde 23 seviyelerine indirilirse, ihracatı 35 milyar doların üzerine rahatlıkla çıkarabiliriz." dedi.
(İhracaat için tekstilcilerin önerileri)
TGSD Başkanı Güngör Keşci İstanbul'da düzenlediği sektör değerlendirme toplantısında, sektörün işçi maliyetleri altında ezildiğini belirterek, SSK prim ve vergilerin enflasyondaki düşüş oranı kadar indirilmesini istedi. Keşci, maliyetlerin düşmesi halinde yeni yatırımların, istihdamın ve ihracatın artacağını belirterek, "SSK prim oranları ve vergilerin düşmesiyle devlet zarar etmez. Aksine daha fazla istihdam, daha fazla ihracat ve daha fazla vergi geliri elde eder." şeklinde konuştu.
Uluslararası piyasalarda rekabet şartlarının giderek zorlaştığını belirten Güngör Keşci, hükümetin istihdam ve ihracatın lokomotifi tekstil sektörünün önünü açacak önlemler alması gerektiğini söyledi. Uzakdoğu ülkelerinin devalüasyon nedeniyle piyasaları fazlaca zorladığını ifade eden Keşci, "Hükümetimiz ihracatı artırıcı önlemleri daha etkin ve hızlı bir şekilde almalı. Biz parasal teşvik istemiyoruz. Maliyetlerimizi düşürün yeter. Bu arada ABD ile bir an önce serbest ticaret anlaşması imzalanmalı. Yoksa bu pazarı da Afrika ülkelerine kaptıracağız." şeklinde isteklerini dile getirdi. Keşci, sektörün tek bakanlıkla muhatap olabilmesi için Tekstil Bakanlığı'na da ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
Mağazalar zinciri alınacak
"Sektör dış piyasalarda etkili olabilmek için dağıtım kanallarına girmeye çalışıyor. Avrupa, ABD ve Rusya'da mağazalar zincirlerine ortak olabilmek için çalışmalar yapılıyor. Ciddi somut görüşmeler yapan üyeler var. Sektörü bu yönde çalışması için bilgilendiriyoruz. Avrupa ve ABD'de mağazalar zincirlerine ortak olarak dağıtım problemini çözeceğiz." (İdriz ÇOKAL)
Vakıfbank’a da KHK engeli
Devlet Bakanı Yüksel Yalova, Vakıfbank'ın özelleştirilmesi çalışmalarının diğer kamu bankalarının özelleştirme kararnamesinin iptal edilmesiyle, durdurulduğunu açıkladı.
Uluslararası danışmanlık şirketi Salomon Smith Barney heyetini kabulünde konuşan Bakan Yalova, Yetki Yasası'na dayalı olarak Vakıfbank'ın özelleştirilmesi için bir kanun hükmünde kararname (KHK) çıkardıklarını anlatan Yalova, Yetki Yasası'nın Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesiyle birlikte çıkardıkları KHK'nın da akıbetinin gündeme geldiğini belirtti.
Yalova, (Yetki Kanunu iptal edildiği için Vakıfbank'la ilgili KHK dayanaksızdır) hükmüne varılması durumunda Meclis'e gideceklerini kaydetti.
Açıklamalara göre, Vakıfbank'ın Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün elinde bulunan yüzde 20'lik kısmının özelleştirilmesi sonucunda elde edilecek gelirlerle tarihi eserlerin bir yıl içinde onarılması amaçlanıyor. Anayasa Mahkemesi'ne yapılan müracaatla birlikte Salomon Smith Barney'in çalışmalarını yavaşlattıklarını, geçen hafta da durdurmak zorunda kaldıklarını açıklayan Yalova, "Çünkü yaklaşık 10 milyon dolara patlayacak bir çalışmaydı. Şimdi arkadaşlarımızla onları görüşeceğiz." dedi. Ulaştırma Bakanı'nın Telekom konusundaki açıklamaları hatırlatılarak bir diyalog eksikliğinin bulunup bulunmadığı yönündeki bir soruyu ise Yalova "Hayır." diye cevapladı.
Tarım kesiminde Açlık tehdidi
Birleşmiş Milletler (BM) Yerleşik Koordinatör Alfredo Witschi-Cestari, Türkiye'de açlık tehdidi altında bulunan yaklaşık 8 milyon kişinin kırsal bölgeden geldiğini söyledi.
Kırsal Kalkınma ve gıda güvenliği için BM tarafından düzenlenen "Açlığın olmadığı 1000 yıl" konulu toplantı Ankara'da yapıldı.
BM Yerleşik Koordinatör Witschi-Cestari toplantının açılışında yaptığı konuşmada, gıda ve tarımın birbirinden ayrılamayacağını belirterek, dünyada yoksulluğun ortadan kaldırılması için küresel düzeyde harekete geçilmesini istedi.
Yapılan bir çalışmanın, Türkiye'de yaklaşık 8 milyon insanın açlık tehdidi altında bulunduğunu ortaya koyduğunu hatırlatan Witschi-Cestari, "Bütün bu insanların yapısına bakıldığında kırsal kesimden geldiği görülür." dedi.
BM temsilcisi, Türkiye'de, bazı sorunların zamanında çözülmesi nedeniyle yoksulluğun çok kuvvetli bir durumda olmadığını da kaydetti.
Borsa, 2001’de parlayacak
Deneyimli portföy yöneticisi Henry De Vismes, ABD'de teknoloji hisselerine yatırım yapan uluslararası fonların, yeniden gelişmekte olan borsalara yöneleceğini belirterek, "2001, Türk borsası için parlak geçecek." dedi.
Dünyanın önde gelen yatırım şirketlerinden SSB Citi Asset Management'ın uluslararası sermaye piyasalarından sorumlu yöneticisi, bireysel ve kurumsal global portföy yönetiminde 30 yılı aşkın bir deneyime sahip olan Henry De Vismes, 2001'in İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) için parlak bir yıl olacağını söyledi.
ABD'deki en eski ikinci uluslararası hisse senedi fonunu da yöneten Vismes, Citibank'ın yatırım seminerinde yaptığı konuşmada, İMKB'de yabancı ve Türk yatırımcılar için uygun bir ortam bulunduğunu ifade ederek, "Ekonomik istikrar programı, olumlu bir şekilde yürüyor. Türkiye, doğru yola girmiş görünüyor. Memur maaşları ve özelleştirmeyle ilgili gelişmelerin görülmesi lazım. Bunun sonuçlarını da önümüzdeki 6 ayda göreceğiz." dedi.
Uluslararası fonların yatırımlarını, yüksek getirileri nedeniyle Nasdaq'taki teknoloji hisselerine yaptıklarını kaydeden Vismes, "İnternet ağırlıklı teknoloji hisseleri son dönemde çok yüksek getiriler sağladı. Bu hisselere olan aşk ve tutku bitince ki -işaretleri görülüyor- büyük fonlar, tekrar gelişmekte olan borsalara yönelecek. İMKB'de şu anda, yabancı ve Türk yatırımcılar için uygun bir ortam var. 2001 yılı, Türk borsası için çok güzel bir yıl olabilir." diye konuştu.
Euro'nun geleceği
Euro'nun kısa vadede bir miktar daha gerileyebileceğini öngören Vismes, "OPEC ülkeleri, fiyatlardaki hızlı yükselişten dolayı elde ettikleri gelirleri, borç ödemede ve Batı sermaye piyasalarında değerlendirecekler. Borçları dolar cinsinden olduğundan dolar bir miktar güç kazanacaktır. Bu yüzden Euro'nun toparlanışı gecikebilir. Ancak, Avrupa ekonomilerinde olumlu sinyaller alınmaya başlandı. Büyüme azalıyor, enflasyon fena değil, cari açık düzeliyor. Önümüzdeki bir yıl içerisinde Euro'nun toparlanmısını bekliyorum." şeklinde konuştu. (Harun ÇÜMEN)
Daire fiyatına mobilya
Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonu'nda açılan İç Mimari ve Dekorasyon Fuarı'nda sergilenen mobilyaların fiyatları İstanbul'da merkezi bir semtteki daire fiyatından daha yüksek.
Fuarda sergilenen tek kişilik televizyon koltukları bir buçuk milyar liradan başlarken, tam takım yatak odası yaklaşık 45 bin Amerikan Doları. Yatak odasının sadece yatak kısmı ise 14 bin 500 dolar.
Yerel projelere Japon yardımı
Japon hükümeti, kalkınmakta olan ülkelerde kâr amacı gütmeyen kuruluşların yerel projelerine yönelik mali yardım programı başlattı.
Japon işadamlarının Türkiye'deki yatırımları için kamuoyu oluşturmak maksadıyla "Yerel Projeler için Hibe Yardımı" olarak adlandırılan bu program, sivil toplum kuruluşları, hastaneler, eğitim müesseseleri, araştırma kuruluşları, yerel yönetimler gibi kâr amacı gütmeyen kuruluşlara, kalkınma amaçlı projelerini uygulayabilmeleri için geri ödemesiz bir mali yardım sağlamayı kapsıyor. Proje başına 100 bin Amerikan Doları'nı aşmayan yardım miktarı, istisnaî durumlarda 200 bin dolara kadar olabiliyor. Bu yardımların, önümüzdeki günlerde Türkiye'de geniş yatırımlar yapmayı düşünen Japon işadamlarına büyük kamuoyu desteği sağlayacağı belirtiliyor.
Konu ile alakalı olarak Japonya'nın Ankara Büyükelçiliği'nden verilen bilgiye göre, esnek olmaları ve zamanında verilmeleri nedeniyle yoğun talep gören bu yardımlardan almak isteyen kuruluşlar için en önemli şart, kâr amacı gütmemeleri gerekiyor. Ayrıca bireysel müracaatlar da kabul edilmiyor. Müracaatların, yeni ve ek tesis, malzeme ve benzerini gerektiren belirli bir proje için yapılması öngörülüyor. Proje işletme masrafları için yapılan talepler ise kabul edilmiyor.
Tercih edilen projeler
Öte yandan Japonya Büyükelçiliği'nden verilen bilgide, tercih edilen kalkınma projelerinin, yardım programının amaçlarına uygun olduğu sürece malî yardım alabileceği belirtilirken, özellikle tercih edilen proje konuları şöyle sıralanıyor: "Temel sağlık, temel eğitim, yoksulluğun giderilmesi, kamu yararı ve çevre." Bu arada kabul edilebilecek bazı proje örnekleri olarak ise şunlar gösteriliyor: "İlköğretim okullarında yenileme ve malzeme temini", "Hastanelerde yenileme ve tıbbi malzeme temini", "Kuyu açılması", "Bedensel engelliler için meslekî eğitim". Ayrıca, kadınların kalkınma faaliyetlerine katılımını sağlayan projelere de özel ilgi gösterileceği ifade ediliyor. Ayrıca, bilgisayar eğitimi, kültür ve spor faaliyetleri projeleri, üniversite eğitimi, özel fabrika veya çiftlik, halkevi, dinî yapılar ve faaliyetler, okul öncesi eğitim ve özel dershaneler, araştırma projeleri, hukuki danışmanlık ve ticari projeler gibi alanlarda yapılan müracaatların reddedileceği kaydediliyor. (Nedim YALÇIN)
Nasıl müracaat edilecek?
Yardım programından faydalanmak isteyen kuruluşların, Ankara'daki Japonya Büyükelçiliği'nden temin edecekleri müracaat formunu doldurup, projenin bütçe detayları, uygulanacağı yeri gösteren harita ve fizibilite çalışması ile kuruluşun yönetmeliği, irtibat detayları ve varsa kuruluşu tanıtan bir broşür ile yine aynı büyükelçiliğe teslim etmeleri gerekiyor.
Dikkan edilmesi gereken hususlar: "Japon hükümeti, proje seçiminde özellikle projenin etkili ve sürdürülebilir olmasına önem veriyor. Bu yüzden kuruluşların, projelerini yürütme kapasitesine sahip olduklarına büyükelçiliği ikna etmesi gerekiyor. Bu sebeple kuruluşun önceki faaliyet ve başarılarının detaylı dökümünü de sunması faydalı olur. Ayrıca, götürülecek projenin işleyişi, bizzat kuruluş tarafından finanse edilmelidir."
Katı, yatı bırak; üretime bak
Yüze yakın İŞHAD üyesinin katıldığı İstanbul Hilton Oteli'ndeki toplantıda iktisat doktoru Cüneyt Ülsever, ülkemizdeki gelir dağılımının panzehirinin üretim olduğunun altını çizerek, ülkemizdeki tüketim çılgınlığının azaltılması gerektiğini vurguladı.
İşadamlarının artık kat, yat almaktan vazgeçip üretmeleri gerektiğini kaydeden Ülsever, "Bana göre bir insana ekmek yedirmek bu ülkede yapılacak en güzel şeydir." dedi.
Gazeteci-yazar Cüneyt Ülsever, dünyada artık iç ve dış düşman kavramının yerini global rekabetin aldığını belirterek, "Benim çok güvendiğim Anadolu kaplanları, küreselleşmeyi doğru ve yerinde anlayarak çok iyi değerlendirmesini bilmelidir." şeklinde konuştu. Küreselleşmenin ülkemizdeki malî yapıları daha da şeffaf hale getireceğini vurgulayan Ülsever, ülkemizdeki son mafya ve banka operasyonlarının bunu açıkça gösterdiğini söyledi.
ABD'nin New York şehrindeki Milenyum Zirvesi'ne katılan gazeteci-yazar Cüneyt Ülsever, İŞHAD'ın düzenlediği yemekte zirvede edindiği izlenimlerini anlattı. Birleşmiş Milletler binasında eylül ayında düzenlenen ve dünyanın her yerinden 188 cumhurbaşkanı ve devlet başkanının katıldığı toplantılarda liderlerin 4 ana konu üzerinde ısrarla durduklarını belirten Ülsever, "Zirvede de tartışılan insan hakları, demokrasi, küreselleşme ve birey kavramları artık tüm dünyanın gündeminde. Küreselleşmenin kaçınılmaz bir olgu olduğu konusunda da tüm dünya liderleri hemfikir. Bana göre bundan korkmak yerine hep beraber bundan nasıl istifade edileceğini araştırmamız lazım." dedi. "Yirmi birinci yüzyıl, insanın yeniden keşif asrı olacaktır." diyen Ülsever, işadamlarını yabancı ülkeleri sık sık gezip yeni gelişmeleri yerinde görüp incelemeye çağırdı.
Ekonomi Servisi
'Haksız rekabetten mustaribiz'
Türkiye'nin önde gelen bilgisayar kuruluşlarından Escort Bilgisayar Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Özer, Türkiye de bilgisayar sektöründe ciddi bir haksız rekabet durumun söz konusu olduğunu belirterek, bu haksız rekabet durumunun sona erdirilmesini istedi.
Özer, "Sektörde gerek ürün ve gerekse hizmet bazında haksız rekabet yaşanıyor. Bundan son derece mustaribiz." diyerek, "Biz, Escort olarak başta bakanlıık olmak üzere ilgili kurumlar tarafından konulan bir sürü kuralı aynen uyguluyoruz. Ama, bu kuralları uygulamayanlar var, ihlal edenler var. Bu durum da haksız rekabeti doğuruyor, bu haksız rekabetin durdurulması lazım. Escort olarak gerekli kurumlara başvurularımız oldu, ancak henüz bir sonuç alamadık. Bu olumsuz durum devam ediyor. Biz rekrabetin içinden geldik. Ve hedefimiz dünya çapında orta büyüklükte bilgisayar kullanıcıları arasına girmektir." şeklinde konuştu.
Ciro, yüzde 217 arttı
Son verilere göre Escort, cirosunu 2000 yılının ilk 9 ayında bir önceki yıla göre yüzde 217 artışla 22 trilyon 681 milyar liraya, PC satışlarını da yüzde 124 artışla 37 bin 410'a yükseltti. E Türkiye genelinde 77 Escortland, 8 adet Escortland Store ile hizmet verirken, yıl sonuna kadar 16 adet Escortland Strore, 7 adet Escortland Plaza ve 1 adet Escortland Mega Store hizmete açılacak.
l İsmail ALTUNSOY/ Ekonomi Servisi
Özbeklerin ceviz kökü ticareti
Ticaretin çeşitli türleri arasına "ceviz kökü" ticareti de girdi. Bu alandaki talebi keşfeden bazı Özbek tüccarlar, Türkiye üzerinden Avrupa'ya ceviz kökü ihracatı yapıyor.
Genellikle 100-200 yıllık eski ceviz ağaçlarının köklerini tercih eden tüccarlar, odun fiyatına (tonu 20 dolara) temin ettikleri tarihi ceviz köklerinin tonunu yaklaşık 400 dolardan Avrupa'ya ihraç ediyor. Daha önce, İstanbul serbest bölge üzerinden İtalya'ya yaklaşık 50 ton ceviz kökü gönderildi. Yaşlı ceviz kökleri mobilya sanayiinin yanı sıra tabanca kabzası yapımında da kullanılıyor. Bu işin ticaretini yapanlar yaşlı ceviz kökünün deseninin çok farklı ve çok güzel olduğunu, genç cevizlerde bu deseni bulmanın ise mümkün olmadığını belirterek, yaşlı cevizin kıymetinin deseninde olduğunu söylediler.
Arabanızı 350 $'a 'otomatik'leyin
Şehir içinde otomobil kullanımını kolaylaştıran otomatik vites artık Türkiye'ye ithal edilen birçok modelde alternatif olarak bulunuyor.
Ancak manuel vitesli (debriyajlı) bir otomobilde otomatik şanzıman sadece Mercedes A serisi gibi birkaç otomobilde bulunan bir teknoloji. Uzakdoğulu Keo Sang Electronics Ltd.'nin uzmanlarının geliştirdiği ve manuel vitesli otomobillere sonradan uygulanabilen sistem debriyajda yapılacak küçük bir değişimle otomobilin otomatik vitesli olmasını sağlıyor.
Sistemi Türkiye'ye getiren Maptaş Yönetim Kurulu Üyesi Nihat Öğretmen, Türkiye'de manuel vitesli otomobillerle arasındaki fiyat farkı ve otomatik şanzımanda zaman zaman ortaya çıkan arızaların talebii azaltığını söyledi. Öğretmen, debriyaj pedalına basmadan vites değiştirmenin mümkün olduğunu belirtterek sistemin 350 dolara monte edildiğini söyledi.
l Ö. Faruk YILDIRIM-Gaziantep
Petrol fiyatları tavana vurdu
İsrail ile Filistin arasında ki çatışmalar petrol fiyalarının tavana vurmasına sebep oldu.
Giderek şiddetlenen çatışmalar ve İsrail'in Filistin şehirlerine hava saldırıları düzenlemesinin ardından petrol fiyatları son 10 yılın en yüksek düzeyine tırmandı. Reuters'in haberine göre; Londra Borsası'nda brent türü petrolün varili 1990 yılından beri ilk kez 35 doların üzerine çıkarak bir günde 2.5 dolara yaklaşan bir tırmanışla 35.22 dolardan satıldı. Suudi Arabistan'ın önceki gün üretimi gerektiği kadar artıracağını duyurması da fiyatların artmasını önleyemedi.
'Program etkilenmez'
İTO Başkanı Mehmet Yıldırım, İsrail-Filistin Savaşı'yla birlikte dolar ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon hedefi ve hükümetin programını etkilemeyeceğini söyledi. Yıldırım, Türkiye'nin akıllı davranarak bu savaştan kârlı çıkabileceğini kaydetti. Hükümetin ekonomik paket ve hedefler konusunda savaş bahanesine sığınamayacağını belirten Yıldırım, Türkiye'nin petrol ihtiyacının İran ve Irak'tan serbest yolla geldiğini, yüzde 10'luk kısmın da yıllık anlaşmalarla sağlandığını kaydetti. Yıldırım, "Bu savaşın programı etkileyecek bir tarafı yok." dedi. Yıldırım, Türkiye'nin Irak'la anlaşması halinde çağ atlayacağını belirtti. Öte yandan Ortadoğu'da gerginliğin yükselmesi New York borsasını da etkiledi. Dow Jones Endeksi 382.07 puan (yüzde 3,7) düşerek günü 10,031.72 puandan kapadı.
|