Londra'da soyulmak
Aksiyon Dergisi'nde çalışmakta olan Adem Yavuz Arslan yaklaşk 3,5 aydır İngiltere'de bulunuyor. Birkaç gün önce hiç kimsenin istemediği bir olay yaşadı. Arkadaşımız Lon dra'nın göbeğinde soyuldu.
Bir gazetecinin başına gelebilecek en kötü şeylerin başında belkide fotoğraf makinesinin veya pasaportunun çalınmasıdır.. hele bunların ikisi olmuşsa ve diyar-ı gurbetteyseniz. İşte o anda dünya yıkılır başınıza.
Adem Yavuz, bir haber görüşmesine giderken iki soyguncu tarafından kapkaç yöntemi ile çantası gasp ediliyor. Hem de gündüz saat 16,00'da
Arkalarından koşmasına rağmen kapkaççıları yakalamaya muvaffak olamayan Arslan, herkesin yaptığını yaparak polisi arıyor. Tam 1 saat 40 dakika şahitlerle birlikte olay yerinde adresi alan polisin gelmesini beklerler; ancak nafile...
Tekrar aradıklarında da "Çok yoğunuz siz en yakın polis merkezine gelin." derler. Olayın şokunu üzerinden, daha atamayan Adem Yavuz, iki soyguncunun ayakkabı markalarına varıncaya kadar tariflerini bir kağıda yazıp görgü şahitlerine de imzalattıktan sonra Stoke Newington polis merkezine gider.
Arslan, tam 20 dakika dışarıda bekletildikten sonra nihayet derdini söyleyebileceği bir polis bulduğunu zannederek sevinir. Daha iki cümle söylememişken İngiliz polis "Telefon numaranızı bırakın biz sizi 24 saat içinde arayacağız." der. Haklı olarak Adem Yavuz ismini bile bilmediklerini, bu durumda kendisini nasıl arayacakları sorusuna bayan polis 'Çok meşgulüz sizinle ilgilenemeyiz' sözleriyle cevap verip başka işe yönelir.
Ne yapacağını şaşıran Adem Yavuz, fotoğraf makinesinin, pasaportunun, uçak biletinin hatta tüm evraklarının çalındığını, bunun karşısında kendilerinin ise hiç bir şey yapmadığını, olayın meydana geldiği yerde sokak kamerası olduğunu, tariflerle sabıkalıların karşılaştırılarak hırsızların bulunabileceğini söylediyse de İngiliz polisinin "Bu şehirde her gün yüzlerce benzeri olay meydana geliyor. Bizim yapacak bir şeyimiz yok birşey yapabiliyorsanız siz yapın." sözleriyle bir şok daha yer. Bununla da kalmayan İngiliz bayan polis kapıyı gösterir.
Ertesi gün tekrar polis merkezine giden Adem Yavuz, olayın üzerinden tam 20 saat geçmesine rağmen hâlâ kimsenin kendisini aramadığını söyler ancak yine değişen bir şey olmaz.
İşin başa düştüğünü anlayan Aslan: 'Belki pasaportumu ve evraklarımı bulabilirim diye olay bölgesinde sokakları dolaşırken Scotland Yard'dan aradığını söyleyen bir polis aradı. Ben herhalde bir şey buldular diye düşünürken polis beni şoke eden şu sözü söyledi: "Perşembe günü öğleden sonra bizi aramışsınız. Olay nedir?" Olayın üzerinden neredeyse 45 saat geçmiş ve polis beni yeni arıyor üstelik aynı serviste düzenlettiğim rapordan habersiz.'
Arkadaşımız Adem Yavuz Arslan'ın başına gelen tatsız hadise, aslında her gün dünyanın çeşitli yerlerinde milyonlarca insanın başına geliyor. Bu olay da gösteriyor ki suç oranı dünyanın her yerinde giderek artıyor ve insanlar çaresiz. Can ve mal güvenliği büyük şehirler başta olmak üzere giderek azalıyor.
Bunu göz önünde bulundurarak fazla seyahat eden vatandaşlarımızın Londra, New York, Moskova, Frankfurt, Pekin demeden elindeki çantaya, cebindeki paraya dikkat etmeleri, her saatte her semtte gezmemeleri gerekiyor. Eğer gezme mecburiyeti varsa, ki yabancı bir devlete gidilmişse tabii ki gezip görmek gerekiyor, muhakkak iki kişi dolaşılması soyguncuları caydıracaktır.
Evet terörün, hırsızlığın, arsızlığın dini-milliyeti, memleketi yok. Serseri mayın gibi her zaman ve zeminde dolaşan bu suç makinesi insanlarla karşılaşmamak en büyük temennimiz; ancak her şeyde olduğu gibi bu tür durumlarla karşılaşmamak için tedbiri elden bırakmamak gerekiyor.
Vakıfbank'tan açıklama
03.10. 2000 tarihinde Adana'dan Osman Balcı'nın bazı şikayetlerini ilettiğimiz Vakıfbank yetkilileri konuyla ilgili bir açıklama yaptılar.
Vakıfbank Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü yetkililerinin yaptığı açıklama şöyle:
"Müşterilerine çağdaş ve kaliteli hizmet sunmayı ve müşteri memnuniyetini esas alan bankamızda, personelin müşteri hizmetlerini aksatmasına veya ATM cihazlarının sürekli hizmet dışı kalmasına yönelik şikayet bizleri üzmüştür.
ATM cihazları, Telekom'dan sağlanan data hatları vasıtasıyla çalışabilmektedir. Elektrik kesilmeleri vs. sebeplerle data hatlarının kesilmesi durumunda ATM'ler hizmet dışı kalmaktadır. Kaldı ki bankamız çok geniş bir alanda ve büyük sayıda (1200 adet) ATM ile hizmet vermekte ve yüzde 98'lik performansla çalışmaktadır. Büyük harcamalar yapılarak müşterilerimize hizmet verebilmek için ithal ettiğimiz cihazlarımızın hizmet dışı kalması bankamız için de önemli maliyetler teşkil etmektedir.
Bu itibarla; bankamız dışı kaynaklardan yaşanan sorunlar dışında ATM'lerimizin hizmet dışı olması sık rastlanan bir durum değildir.
Her müşteri şikayetini bir hediye olarak kabul eden bankamız gösterdiğiniz bu duyarlılıktan dolayı teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz."
|