GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

13/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

Fikir Platformu

Tarihi acıları deşmek!

 


Hasan ÜNAL

Analiz

Yumuşak geçişin sonu mu?

Belgrad'da geçen hafta içerisinde başayıp, iki gün gibi kısa bir süre içerisinde tamamlandığı zannedilen iktidar devir transfer işlemleri pek bitmişe benzemiyor. Evvelki gece Sırbistan hükümetinin istifa etmeyeceğini açıklamasıyla başlayan gerginlik hâlâ devam ediyor.

Bu gerginlik devam eder ve taraflar şu günlerde olduğu gibi karşılıklı olarak birbirlerini suçlayan açıklamalarını sürdürürlerse, Belgrad'da gerçekleştiği zannedilen (ancak gerçekte vuku bulmayan; fakat kansız olduğu için öyle sanılan) 'halk ayaklanması' kanlı çatışmalara dönüşebilir.

Geçen hafta ordu ile Koştunitsa arasında önce el altından sonra da açıktan açığa yapılan görüşmelerin ve uzlaşmanın ardından, ordunun, Miloşeviç'i iktidarda tutmak için kan dökmeyeceği anlaşılmıştı. Bunda en önemli etken, Koştunitsa'nın ordunun üst düzeyine verdiği garantilerdi. Ayrıca Karadağ ve hatta Kosova'yı Sırbistan'ın yanında ve Yugoslavya'nın içerisinde tutmak isteyen ordu açısından, kendisiyle aynı idealleri paylaşan ve Batı dünyasının desteğini alabilen Koştunitsa ile işbirliği yapmak daha mantıklı görünmüş olmalıydı. Çünkü Batı dünyası tarafından düşman ilan edilmiş Miloşeviç ile bu ideallerin gerçekleştirilmesi giderek zorlaşmaktaydı.

Ancak böyle bir uzlaşma ne Miloşeviç'in ne ekibinin ne de Miloşeviç'in belli bir süredir temsil ettiği Sırp milliyetçiliğinin tasfiyesi anlamına gelmeyecekti. Nitekim, Koştunitsa'nın kendisiyle yaptığı görüşmenin ardından televizyonlara çıkan Miloşeviç, Koştunitsa'yı Yugoslavya Devlet Başkanlığı seçimlerini kazanan kişi yani Yugoslavya Cumhurbaşkanı olarak tanıyacağını; ancak siyaseti burakmayacağını açıklamıştı. Miloşeviç, lideri bulunduğu Sosyalist Parti'nin yeniden yapılanmasını sağlamak suretiyle tekrar siyaset içerisindeki yerini alacaktı.

Ancak Koştunitsa etrafında toplanmış bulunan parçalı muhalefetin bazı unsurları Belgrad hadiselerini Romanya'da Çavuşesku'ya karşı yapılan halk hareketine benzetmek isteyen açıklamalar yapar yapmaz işler karıştı. Yani bir manada Miloşeviç, ordunun üst düzeyi ve bilhassa özel polis birlikleri (ki, bunlar içişleri bakanlığına bağlılar) karşı koymaya başladılar. Miloşeviç ve ekibine para-militer güçlerin lideri Şeşel'in de bu hafta başında katılmasıyla birlikte, Sırbistan hükümeti yumuşak geçiş projesine yönelik uzlaşmanın ihlal edildiğini söyleyerek Koştunitsa ve ekibiyle işbirliğine son verdiler.

Miloşeviç yanlısı güçler şu anda Sırbistan Devlet Başkanı Milan Milutinoviç etrafında toplanmış durumdalar. Yugoslavya'nın eski Atina Büyükelçisi ve Miloşeviç'in has adamlarından olan Milutinoviç, Koştunitsa'nın Yugoslav Federal Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanlığını kazandığını; kendisinin ise Sırbistan Devlet Başkanı olduğunu; kendisinin ve kendisine bağlı Sırbistan hükümetinin 2001 yılına kadar görevde olacak şekilde 1997 yılında dört yıllığına seçildiğini; dolayısıyla görevi bırakmalarının söz konusu olmadığını; polis birliklerinin yönetiminin kendilerine ait bulunduğunu ve Koştunitsa taraftarlarının zorla görevlerine son verdikleri basın yayın kuruluşları yöneticilerinin ise görevlerine iade edilmeleri gerektiğini söylüyor.

Ayrıca Koştunitsa taraftarları tarafından geçen hafta el konulan başta devlet televizyonu olmak üzere bütün basın ve yayın organlarının binalarının da boşaltılmasını istiyor. Teknik olarak da bu söylediklerinde haklı. Çünkü son seçimler Yugoslavya Cumhurbaşkanlığı için yapılmıştı. Ayrıca ordunun üst kademesinin tasfiye edilmesi yönünde Koştunitsa etrafında toplanmış grupların yaptığı açıklamalar, orduyu da tekrardan Miloşeviç yanlılarının yanına çekmişe benziyor. Özel polis birlikleri ise her halükarda o kampı tercih ediyorlar.

Kısacası kılıçlar çekildi ve durum yeniden gerginleşti. Eğer böyle devam ederse, yumuşak geçiş ihtimali suya düşebilir. Koştunitsa ve ekibinin yegane gücü halk kitlelerini daha doğrusu şehir ahalisini yeniden sokaklara dökmek. Karşı taraf ise daha örgütlü güçleri yanında tutabilirse veya Koştunitsa bu grupları tatmin edecek girişimlerde bulunamazsa daha güçlü. Sonuç geçen hafta yerli ve yabancı pek çok televizyonunun beklediğinin tersine gelişebilir.


h.unal@zaman.com.tr



Yazarımızın en son yazıları

28/ 09/ 2000... Belgrad'da işler karışıyor (I)
29/ 09/ 2000... Belgrad'da işler karışıyor (II)
02/ 10/ 2000... Batı'nın Sırbistan siyasetinin çıkmazları
05/ 10/ 2000... Ermeni tasarısı
06/ 10/ 2000... Koştunitsa istikrar getirir mi?
07/ 10/ 2000... Belgrad'da beklenen kargaşa
08/ 10/ 2000... Nasıl bir yeni dönem
09/ 10/ 2000... Yeni dönemde muhtemel dış politika sorunları
12/ 10/ 2000... Almanya ambargosu


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.