Beklenen yabancı adam
Hasan her zamanki gibi kasaba girişindeki tren istasyonun karşısında bekliyordu. Yere oturmuş, kafasını ellerinin arasına almıştı. Bu masum çocuk hemen hemen her gün gelip, burada saatlerce oturur, onu almaya gelecek olan yabancıyı beklerdi. Aslında onu almaya gelecek olan bir yabancı yoktu, bütün bunları kendisi uydurmuş, sonra da inanmıştı. Evet mutlaka günün birinde bir yabancı gelecek ve onu alacaktı, o yabancı belki babası belki de babasının tuttuğu bir adam olacaktı. Bir filmde seyretmişti, filmdeki çocuğu anne babasına kasabaya gelen bir yabancı kavuşturmuştu. Hasan da gerçek anne babasına bu şekilde kavuşacaktı.
Filistinli Rami için...
Onu izlerken... Ölümünü izlerken... Gidip kurtarmak geldi içimden... Ama Rami'nin cansız kollarını bile tutamadım. Bize sadece hüzünle izlemek kaldı.
Uranüs'te 42 yıl yaz, 42 yıl kış
Bir gezegen düşünün, 42 yıl yaz yaşıyor. Denizi ve güneşi arayanlar biliyorlar ki 42 yıl boyunca yaz var. Kartopu oynayıp kızak kaymaktan hoşlananlar ise bundan sonraki 42 yılı beklemek zorundalar.
Anne kucağı; sıcacık...
Küçücüğüm, belki bir aylık,
Ana kucağında yumuşak, sıcacık.
Umut ve mutlulukla dolu,
Çarpıyor kalbim "yavrum" diye...
Yağmurluk: Hayat bazen...
Hayat bazen; bardaktan boşanırcasına yağan yağmurdur. Şemsiyen varsa mutlusundur, yoksa vay haline!..
Mutlu bir çocukluk yaşanıyor dünyada diyebilir miyiz?
Her yıl ekim ayının ilk pazartesi günü kutlanan Dünya Çocuk Günü, bu yıl da birçok etkinliklerle kutlandı. Bu etkinliklerden bir tanesi de, İstanbul Suadiye'de bulunan Anafen İlköğretim Okulu'nda yapıldı.
AHVAH BABA: Bir ben bayarım bir de...
Sayın Ahvah Baba diye başlayacağım bir şeyler yazmaya ama içime sinmiyor. Neden derseniz aldığım duyumlara göre siz bayansınız. Ama sadece aldığım duyumlara göre bildiğim bu.
Duvar yazıları
Maktubu gelenler
|