GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

14/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

Fikir Platformu

Tarihi acıları deşmek!

 


EKONOMİ 


Piyasalar Ortadoğu endeksli

Piyasalar Ortadoğu endeksliOrtadoğu'daki gerginlik petrol fiyatlarını tavan seviyeleri olan 36 dolara taşırken, Ortadoğu ülkelerinin petrol fiyatlarını yükseltip yükseltmeyeceği merak ediliyor.

İsrail ile Filistin Yönetimi arasında gerginliğin tırmanması petrolle ilgili kaygıları güçlendirirken, diplomatik kaynaklar, dünyanın 1 numaralı ihracatçısı Suudi Arabistan'ın, ABD'nin İsrail'e verdiği desteği cezalandırmak için petrol silahına başvurmayacağına inanıyor.

Diplomasi uzmanları, ne Suudi Arabistan, ne de diğer Arap ülkelerinin İsrail'e verdiği destek konusunda ABD nezdinde girişimde bulunmadığına dikkati çekerek, 1967 ve 1973 Arap İsrail savaşlarında olduğunun tersine, en azından şu an için Arap ülkelerinin petrol silahına başvurmasının gündemde olmadığını bildiriyor.

İsrail'e karşı uzlaşmaz söylemiyle tanınan İran'ın da tek başına bu tür bir tavır takınmayacağı kaydediliyor.

İran'ın Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Guvernörü Hüseyin Kazımpur Erdebili, önceki gün, ülkesinin Batı'nın İsrail'e verdiği desteğe misilleme olarak petrol ihracını kesmeyi düşünmediğini söylemişti. Erdebili, bununla birlikte, Filistin'e karşı saldırıların daha da şiddetlenmesi durumunda "bir şeyler yapmak için baskı altında kalabileceklerini" belirtmişti.

İsrail'in füze saldırısından sonra akşam saatlerinde ani bir tırmanışa geçerek son 10 yılın en yüksek düzeyine ulaşan petrol fiyatlarındaki yükseliş, bugün yavaşlamakla birlikte piyasalardaki büyük tedirginlik sürüyor.

Londra Borsası'nda Brent türü petrolün varili 35,41 dolardan, ABD hafif petrolünün varili de 36,40 dolardan işlem görüyor. Uzmanlar, fiyatların her an yeniden tırmanışa geçebileceğini bildiriyor.

Ortadoğu'da kriz ve şiddet ortamı, ABD'de Batı Teksas ham petrolünün varil fiyatının son 10 yılın en yüksek düzeyine, 36 dolara fırlamasına neden oldu.




Borsalar da gergin

Ortadoğu'daki gerginliğin tırmanması çatışmalar ile petrol fiyatlarının yükselmesi, Wall Street'ten sonra Asya ve Avrupa'daki menkul kıymetler borsalarında da düşüşlerin yaşanmasına neden oldu.

Gün boyunca saldırı ve bombalama yapılmamasına rağmen Avrupa borsaları tedirginliklerini devam ettirerek günü genellikle düşüşlerle kapattılar.

Tokyo Borsası Nikkei Endeksi'nin dün 220,33 puan (yüzde 1,42 oranında) kaybetmesinin ardından, Asya'daki yatırımcıların hisse senetlerini ellerinden çıkarmaları sonucu, Tayvan'da Taipei Borsası endeksi yüzde 5,5 oranında puan kaybetti.

Seul Borsası endeksi yüzde 1,9, Hong Kong'da Hang Seng Endeksi de yüzde 2,3 değer kaybetti.

Avrupa borsaları

Avrupa borsaları da Ortadoğu'daki gerginlikten nasibini aldı. Atina Borsası -2,81, Macaristan Borsası 0,93, İspanya 0,62, Moskova -0,74, Londra Borsası 0,97, Fransa Borsası 1,23'le günü kapadılar. Frankfurt Borsası ise artı 2,32 ile günü kaparken İMKB de sabah saatlerindeki yüzde 5'lik düşüşe rağmen, ikinci seansta toparlayarak, günü yüzde 1,5'lik kayıpla kapadı.




Kombassan’a ihtiyati tedbir

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), kurula kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeksizin gerçekleştirdiği izinsiz halka arz sonucunda, satılan kısım üzerinde gerçek hak sahiplerinin haklarının korunmasını teminen, Kombassan Holding ve Kombassan İnşaat şirketlerinin sahip olduğu tüm gayrimenkuller ile iştirak hisselerine ihtiyati tedbir konularak, devirlerinin engellenmesi kararı aldı.

SPK'dan yapılan açıklamada, Kurul, Kombassan İnşaat Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ nezdinde yapılan denetleme sonucu, kayıt yükümlülüğüne uymaksızın ihraç ettiği hisse senetlerini çok sayıda kişiye satması nedeniyle Şirket Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Bayram, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haşim Şahin ve Yönetim Kurulu Üyesi Mevlut Sarı hakkında, Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunacak. Kurul ayrıca, bu hisseleri yurtdışında satan ve aynı anda şirketin kurucu ortağı ve temsilcileri olan aralarında Ali Baloğlu, Sadi Keskin, Durmuş Şakır'ın da bulunduğu 31 kişi hakkında da suç duyurusunda bulunma kararı aldı. Şirkete toplanan paralar, dağıtılan kâr payları ve bu olaya karışan kişiler hakkında bilgi ve bilgileri ibraz etmesi için bir ay süre veren Kurul, Kombassan İnşaat AŞ'nin ortak sayısının 100'ü aşması nedeniyle kurula herhangi bir bildirimde bulunulmaması ve gerçek durumun gizlenmesi fiili nedeniyle de yine Haşim Bayram, Haşim Şahin ve Mevlüt Sarı hakkında suç duyurusunda bulunacak.

Açıklamaya göre, resmi kayıtlarda şirketin ortağı 30 olarak gürülmesine rağmen, 40 bin kişinin üzerinde olduğu beyan edildi.

"Suçlamalar haksız"

Kombassan yetkilileri ise SPK'nın suçlamalarını haksız bulduklarını belirterek karara en kısa sürede itiraz edeceklerini söylediler. Kombassan Holding Yönetim kurulu üyesi Mustafa Kabakçı, holding hisselerini karşılıksız halka arz etme suçlamasıyla bu kararın alındığını belirterek şu anda sadece mülklere bir ihtiyati tedbir kararı alındığını söyledi. Kombasan Holding Başkanı Haşim Bayram ise dün avukatları ile yaptığı görüşmeler sonrası bugün Ankara Hilton Oteli'nde bir basın toplantısı düzenleyeceği bildirildi. Ekonomi Servisi




Gıda geleceğin yatırımı

Güneydoğu'da Koç'la birlikte Koç-Ata yatırımına imza koyan isimlerden Ata İnşaat Genel Koordinatör Yardımcısı ve Koç-Ata Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erhan Kurdoğlu, geleceğe yönelik en ideal yatırımın gıda üzerine yapılan yatırım olduğunu ifade ederek, "Şu anda gıda Türkiye'nin önü en açık ve ihtiyacı en yüksek olduğu alan. Bugün ben gidip televizyon kurmam, tekstil fabrikası kurmam kolay kolay." şeklinde konuştu.

Bu konuda fazla yatırım olayı olmadığını ve dünyada 1,5 milyar açlık seviyesinde yaşayan insan bulunduğunu hatırlatan Kurdoğlu, "Fazla üretim diye korkmayın. Avrupa ihracatının yüzde 40'ı gıda ve gıdaya dayalı ürünler. Kâr marjı yüzde 300. 50 bin marka ürettiğiniz arabayı 300 bin marka almazsınız. Avrupa'nın damarına basıyorsunuz. En büyük gelir kaynağı gıda çünkü." şeklinde konuştu. "Avrupa fiyatları ile yarışamayacaksak bu yatırımın hiç önemi yok, sıfır." diyen Kurdoğlu, "Türkiye bu çiftliklerden 400 tane kurduğu an 5 sene içinde dış borcunu öder, 10 sene içinde İtalya seviyesini yakalarız. 20 sene içinde Almanya'yı kişi başına gelirde geçebiliriz. Bu sektör gelişmeye muhtaç." şeklinde konuştu. (Şerif ERDİKİCİ / Ekonomi Servisi)




Ford’un başkanı Türkiye’ye geliyor

Ford Motor Company Yönetim Kurulu Başkanı William Clay Ford Jr., Gölcük'te Ford Motor Company ve Ford Otosan tarafından depremzedeler için yaptırılan konutlarının teslim törenine katılmak üzere, kasım ayında Türkiye'ye gelecek.

Türkiye'deki ortağı Koç Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç ile birlikte, 11 Kasım tarihinde düzenlenecek törene katılacak olan Ford, aynı gün Türkiye'den ayrılacak. 30 Mayıs tarihinde temeli atılan ve 2,5 milyon dolara mal olan proje, 77 adedi Gölcük Belediyesi'nin, 24 adedi İhsaniye Belediyesi'nin ve 15 adedi de Yeniköy Belediyesi'nin mülkiyetindeki 116 konuttan oluşuyor. Gölcük Belediyesi tarafından bağışlanan arazi üzerinde üç kat ve her katta 90 metrekarelik 4'er daireden oluşan, toplam 10 blok olarak planlanan proje, 10 bin 389 metrekarelik bir alan üzerinde inşa edildi. Konutlar, ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca, söz konusu belediyelerce hazırlanan listelerde yer alan ve dün itibariyle bu belediyelere müracaat etmiş hak sahipleri arasında, 16 Ekim'de noter huzurunda yapılacak çekilişle belirlenecek 116 aileye tahsis edilecek.




Türkiye’den para kaçmadı

Merkez Bankası yaptığı açıklamada, "Türkiye'den 600 milyon dolar kaçtığı doğru değildir. Türkiye'den bir kaynak çıkışı olmamıştır." denildi.

Merkez Bankası, Türkiye'den 600 milyon doların kaçtığı şeklindeki bir değerlendirmenin gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Merkez Bankası, "Türkiye'den bir kaynak çıkışı olmamış, yurtdışında yerleşiklerin doğrudan yatırımları yine yurtdışında yerleşiklerin portföy yatırımına dönüşmüştür." dedi. Bankadan yapılan açıklamada, Ocak-Temmuz 2000 ödemeler dengesi tablosunda yer alan yurtiçinde ve yurtdışında doğrudan yatırımlara açıklık getirildi.

Açıklamada, Ocak-Temmuz 2000 ödemeler dengesi verilerinin incelendiğinde, yurtiçinde yerleşiklerin bu dönemde yurtdışına net 664 milyon dolar sermaye ihracı gerçekleştirdikleri ve bunun 497 milyon dolarının ocak ayında yapıldığı hatırlatıldı.

Aynı ayda yurtdışında yerleşiklerin de Türkiye'ye net 435 milyon dolar sermaye getirdiklerinin görüldüğü ifade edilen açıklamada, ocak ayında gerçekleşen sermaye giriş ve çıkışlarının 427 milyon dolarlık kısmının, Türkiye'deki büyük bir grup firması ile yabancı büyük bir firmanın birbirlerine ortak olmalarından kaynaklandığı kaydedildi. Açıklamada, "Bu karşılıklı ortaklığın küreselleşmenin bir gereği olduğu, ülkemize yarar sağlayacağı ve bu nedenle, Türkiye'den 600 milyon doların kaçtığı şeklindeki bir değerlendirmenin gerçeği yansıtmadığı düşünülmektedir." denildi.

Temmuz 2000 verileri incelendiğinde, yurtdışında yerleşiklerin 711 milyon dolar tutarında doğrudan yatırım çıkışı gerçekleştirdiklerinin görüldüğü belirtilen açıklamada, Turkcell firmasının yabancı ortaklarının paylarının bir kısmının küçük yatırımcılara satılması sonucu doğrudan yatırımların bir kısmının ödemeler dengesi metodolojisi gereği portföy yatırımına dönüştüğü bildirildi. Açıklamada şöyle denildi: "Nitekim temmuz ayında yabancıların yurtiçinde menkul alımı kaleminde görülen 902 milyon dolarının büyük bir kısmı bundan kaynaklanmıştır. Sonuç olarak, Türkiye'den bir kaynak çıkışı olmamış, yurtdışında yerleşiklerin doğrudan yatırımları yine yurtdışında yerleşiklerin portföy yatırımına dönüşmüştür."




Japonya’ya yeni ihraç

Hazine Müsteşarlığı, Japon Yeni cinsinden Samurai tahvil ihracı gerçekleştirmek üzere, Nomura Securities ve Daiwa Securities SB Capital Markets'e, ortak lider bankalar olarak yetki verdi.

Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Kasım ayı içerisinde tamamlanması planlanan tahvil ihracının 3 yıl vadeli ve 50 milyar Japon Yeni (yaklaşık 465 milyon dolar) tutarında olmasının beklendiği belirtildi.




Karşı ambargo gelebilir

Irak'a uygulanan ambargonun delinmesini inandırıcı bulmadığını belirten ASO Başkanı Ümit Özgümüş, bu hareketin karşı ambargoyu getirebileceğini söyledi.

Birleşmiş Milletler'in Irak'a uyguladığı ekonomik ambargoyu delme girişimini bir grup işadamının ilk tepkisi olarak değerlendiren Adana Sanayi Odası Başkanı Ümit Özgümüş ABD'ye rağmen Türkiye'nin ambargoyu delmesinin inandırıcı olmaktan çok Ermeni soykırımı tasarısına karşı bir mesaj olduğunu söyledi.

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'in (BM) kararlarına uyan bir ülke olduğuna dikkat çeken Özgümüş, "Enflasyonu düşürmek için ekonomik istikrar paketi uygulayan ve bunu da ancak ABD'nin söz sahibi olduğu IMF ve Dünya Bankası'nın desteği ve buralardan aldığı kredilerle başarmaya çalışan bir hükümetin, öbür taraftan ambargoyu delmesi mümkün değil. Bu hareketin, ABD'nin 'durdurun' talimatı gelmesi ile noktalanacağını tahmin ediyorum. Ambargoyu delmeye Türkiye'nin ekonomik olarak gücü yetmez. Bunu yapmak için ekonomik yönden IMF ve Dünya Bankası desteğine ihtiyacımız olmaması gerekir. Çünkü ambargoyu delme hareketleri karşı ambargo getirebilir." dedi.

Ambargonun delinmesinin en çok Güneydoğu Anadolu ile Doğu Akdeniz bölgelerine yarar sağlayacağını kaydeden Özgümüş, "Ambargonun kalması ya da delinmesi ile bölgemizde çok büyük iş imkanları oluşacak. Irak'a uygulanan ambargonun en çok sıkıntısını Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri çekiyor. Aambargonun kalkması durumunda da bölgenin refah düzeyi yükselecek." diye konuştu.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacmini BM ambargosu çerçevesinde biraz daha artırmak istediklerini belirterek, "kısacası Irak'la olan ambargonun kaldırılmasını istiyoruz." dedi.

Irak'ın Ankara Büyükelçisi Faruk Yahya El Hicazi, ATO Başkanı Aygün'ü makamında ziyaret etti. Aygün, ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, Türkiye ile Irak arasında, Körfez savaşı öncesindeki ilişkilerin devam etmesini istediklerini, bu savaşın 1. mağduru Irak ie 2. mağdurunun Türkiye olduğunu söyledi.

Aygün, ambargodan en çok etkilenen Türkiye'nin, geç kaldığını şu günlerde anladığını da belirterek, bu olaylar çerçevesinde Türk işadamları olarak amaçlarının iki ülke arasında İş Konseyi oluşturmak olduğunu kaydetti. Aygün bu arada, iş adamları olarak Irak'a gitmek istediklerini, bu konuda Büyükelçinin kendilerine yardımcı olmasını istedi.

Irak'ın Ankara Büyükelçisi Faruk Yahya El Hicazi de eskiden beri Türkiye'nin Irak için bir ekonomi ortağı olduğunu belirterek, "İki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinde kurulacak İş Konseyi'nin büyük görevi olacak." dedi. El Hicazi şunları kaydetti: "Ambargodan dolayı Türkiye'nin zararının 50 milyar dolardan fazla olduğunu bilmekteyiz. Bu büyük bir zarar. Şimdi Türk işadamları ile ortak İş Konseyi kurmaya çalışıyoruz. Bu arada, Irak'a giden insani amaçlı uçaklar için Türk işadamlarına teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bunu devam ettirmeye çağırıyoruz. İlişkilerimiz diğer sorunların yankısı, tepkisi olarak gerçekleşmiyor. Bunun Ermeni soykırımı tasarısı ile ilgisi yoktur". (Ali AKÇOBAN/ADANA)




Tütün kotaları iyice daraldı

Bakanlıklararası Tütün Kurulu, bu yıl 189 bin ton olan tütün üretim kontenjanını, 2001 yılında 150 bin tona düşürdü. Yeni yılda üretimin 95 bin tonu Ege'de gerçekleşecek.

Bakanlıklararası Tütün Kurulu, 2001 yılına ilişkin tütün üretim kontenjanını 150 bin ton olarak belirledi. Kontenjan dışında üretilen tütünlerin de alım dışı bırakılması kararı alındı.

Kurul, 2001 yılı tütün üretimi ve alım esaslarını tespit etti.

Yurt içi tüketim ve ihracat miktarları ile mevcut stoklar ve olası gelişmeler dikkate alınarak belirlenen esaslar dahilinde bu yıl 189 bin ton olan üretim kontenjanında 39 bin tonluk indirime gidildi. Bakanlıklararası Tütün Kurulu'nun söz konusu kararı ile 2001 yılında Ege Bölgesi'ne 95 bin ton, Karadeniz Bölgesi'ne 25 bin ton, Güneydoğu Anadolu'ya 22 bin ton, Marmara ve Doğu Anadolu'ya ise 4'er bin ton üretim kontenjanı tahsis edildi.

Kontenjanlar nasıl dağıtılacak?

Üretim kontenjanlarının dağıtımında ise şu kriterler uygulanacak:

"Son 3 ürün yılı bedelli üretim miktarları toplamlarının ortalaması dikkate alınacak. Son 1 veya 2 yıl tütün üretiminde bulunan üreticilerin üretim miktarları, bedelli üretim toplamları üçe bölünerek hesaplanacak. Üretim kontenjanı tahsis edilmediği halde tütün üreten ekicilerin üretim miktarları, kontenjan tahsisinde dikkate alınmayacak.

Tütün üretiminin aile ziraati şeklinde sürdürüldüğü dikkate alınarak, aynı aile bireyleri ile aynı ekiciye ait birden fazla tütün ekim cüzdanları, aynı alım noktasında tek cüzdanda birleştirilerek kontenjan tahsis edilecek.

Geçimini ailesi ile birlikte, tütün ziraatından sağlayanlardan bir önceki üretim yılı içinde evlenerek ailelerinden ayrılanlar ile askerden dönenlere bu durumlarını belgelemeleri ve tütün ekim istek kağıdı ile başvurmaları halinde kendilerine 150 kilogram kontenjan verilecek.




Enerjide kurulu güç var

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından düzenlenen " Türk sanayisi ve yaklaşan enerj krizi" konulu toplantıya katılan konuşmacılar, Türkiye'nin şu anki ihtiyacını karşılayacak kurulu gücünün olmasına karşın, bugüne kadarki kötü ve yanlış yönetimlerin Türkiye'yi bugünlere taşıdığını söylediler.

Söz konusu oturumda konuşan TEDAŞ eski Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bozdemir, Türkiye'nin şu anki enerji darboğazı yaşamasının kabul edilemez olduğunu belirterek, "Havadan sonra en önemli ihtiyaçlardan birisi de temiz, ucuz ve sürekli enerjidir. Ancak, şu an bunun sıkıntısı yaşanıyor." dedi. Bozdemir, kötü yönetim sonucu bugün hidrolik santralların birer ünite ile çalıştığını, bunun yanında kayıp ve kaçakların Türkiye genelinde yüzde 25'lere, İstanbul'da ise yüzde 33'lere ulaştığını ifade ederek, "Öncelikle kayıp kaçakların önüne geçilmeli. Bugün kayıp kaçakların tespiti için üstün teknolojiler var. Bunlar kullanılabilir. Ancak, özelleştirmede yanlış model seçimi, bunu mümkün kılmıyor." şeklinde konuştu. Bozdemir, sözlerini "Türkiye'nin bugünkü enerji ihtiyacını karşılayacak kurulu gücü vardır. Ancak, verilen panik havası ülkeye pahalıya mal olmaktadır." şeklinde tamamladı.

Nükleer şart

İTÜ öğretim üyelerinden Prof. Dr. Osman Kemal Kadiroğlu da, yaşanan enerji sıkıntılarına çözüm olarak rüzgar ve güneş enerjisi gibi çözüm önerileri ileri sürüldüğünü söyleyerek, "Ancak, bu enerjiler küçük ihtiyaçlara cevap verebilir; ama bunlar ile sanayi çalıştırabilir misiniz?" diye konuştu. Kadiroğlu, nükleer enerjinin Türkiye'nin gelecekteki enerji sıkıntısı için tek çözüm olduğunu; ancak Türkiye'nin bu konuda çok yanlış bir karar aldığını, bu kararı düzeltmesi gerektiğini belirtti.

İTÜ Nükleer Enerji Endüstrisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şarman Gencay da konuşmasında enerji krizinde kurulu gücün söylendiğini; ancak önemli olanın üretim gücü olduğunu söyledi. Şarman, Türkiye'nin halen 26 bin megawat kurulu gücü olmasına karşın, bundan yüzde 50—60 oranında faydalanıldığını vurgulayarak, Türkiye'nin mevcut enerji ihtiyacının karşılanabilmesi için her yıl 3—5 milyar dolar arasında sektöre yatırım yapılması gerektiğini açıkladı. Ekonomi Servisi




Sanayici elektriğini üretecek

Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde 50 megawatlık enerji santrali kurma çalışmalarının son aşamaya geldiği belirtildi.

GSO Başkanı Akif Ekici, sanayicinin bu kışı da sıkıntılı geçirecegini belirterek, ilk santrali 14 ayda tamamlamayı hedeflediklerini, daha fazla sıkıntı çekmemek için ikincisine de ihtiyaç olduğunu söyledi. (Ahmet ÖZDEMİR / Gaziantep CHA)




Pamuk fiyatında rekor

Çukobirlik, Çukurova pamuğunun fiyatında 55 bin liralık artış sağlayarak 400 bin liraya yükseltti.

Ağustos ayı sonunda pamuk taban fiyatını 305 bin lira olarak açıklayan Çukobirlik, serbest piyasayı dikkate alarak 345 bin liraya kadar yükselttiği kütlü pamuk fiyatını dün de 400 bin liraya çıkarttı. Çukobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Öztürk, pamuk alım fiyatlarının yükseltilmesi ile ilgili olarak yaptığı yazılı açıklamada, serbest piyasada oluşan yeni şartları göz önüne alarak kütlü pamuk alım fiyatlarını yeniden artırdıklarını söyledi. Yükseltilen alım fiyatlarının kampanya dönemi başından bu yana kuruma teslim edilen kütlü pamuk için geçerli olduğunu kaydeden Öztürk, şunları söyledi:

Serbest piyasa baz alınıyor

"Çukobirlik'e kütlü pamuğunu dökmüş olan ortak üreticilerimiz primlerini aksamadan ve gecikmeden alabilecekler. '2000/2001 kampanya döneminde üretici ortakları mağdur etmeyeceğiz ve serbest piyasada ezdirmeyeceğiz' yolundaki sözlerimizin arkasındayız. Bu sebeple serbest piyasada oluşan yeni fiyatları anında üretici ortaklarımızın bize verdiği ürün fiyatına yansıtıyoruz. Son olarak da piyasalardaki artışı dikkate alarak Güneydoğu Anadolu'da üretilen pamuk fiyatı 410 bin liraya, Çukurova standart 1 beyaz tipi kütlü pamuğun kilogram fiyatı da 400 bin liraya yükseltildi. Bu kurumun gerçek sahipleri ortaklarıdır. Ortaklarımızın da Çukobirlik'e pamuk dökmesini bekliyoruz." Adana ZAMAN




Yaşar: İzmir'den ayrılmıyoruz

Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Yaşar, holdingin İstanbul'a taşınacağı yolundaki haberlerin doğru olmadığını, merkezin yine İzmir'de kalacağını, sadece Satış ve Pazarlama Genel Müdürlüğü'nün 3 yıl içinde taşınacağını söyledi.

Yaşar Holding bünyesindeki Altın Yunus Otelcilik AŞ'nin Park Kafe Meydan restoranının açılışında gazetecilerin sorularını cevaplayan Yaşar, danışmanlık şirketinin kendilerine taşınmayı önerdiğini, ancak kendisinin buna sıcak bakmadığını açıkladı. Selçuk Yaşar, "Yaşar Holding İzmirli, İzmir'de doğdu ve büyüdü, bırakıp gidemeyiz. Biz gitmek istesek de İzmirli bizi bırakmaz. Zaten İzmirliler de bizi kaçırmasınlar" dedi. İzmir ZAMAN




İcralık otel ihale ile satıldı

Fethiye'nin Çalış mevkiinde, içinde restoranı, yüzme havuzu ve marketi bulunan, 1998 yılında 4 milyon mark ile satın alınan 3 yıldızlı Güneş Otel, işletmecisinin aldığı kredileri ödeyememesi nedeniyle Fethiye 1. İcra Müdürlüğü'nce yapılan açık artırma ile satıldı.

2 banka ve 1 yatırımcının katıldığı ihaleyi, Garanti Bankası 220 milyar lira ile kazandı. Satılan otelin eski sahibi Adnan Kılçar, oteli işletmek için aldığı kredinin döviz bazında faizini ödemekten ana parayı ödemeye gücü yetmediğini belirterek, taksitlerin birikmesi üzerine otelin icra ile satıldığını söyledi. "Bu, turizmde beklenen iflasların ilkiydi" diyen Kılçar, şöyle konuştu: "Arkası da gelecek. Kredi ile yatırım yapan işletmeciler, kredinin faizini bile ödemekte zorlanıyor. Ödemelerde güçlük çekince 4 milyon mark ile satın aldığımız oteli 1 milyon mark'a bile satamadık."




Shell-Garanti Bankası işbirliği

Shell ile Garanti Bankası arasında yapılan anlaşma ile Bonus Kart, bundan böyle Shell marketlerde de geçerli olacak.

Shell ile Garanti Bankası yetkilileri arasında yapılan anlaşmayla Bonus Kart sahipleri, Shell Servis İstasyonları ile Shell Shop ve Select Cafe'lerde harcama yaparken bonus kazanabilecek Shell'den bedavaya benzin alabilecekler.



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.