GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

14/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

Fikir Platformu

Tarihi acıları deşmek!

 


HABERLER 


Hocalara eylem sorgusu

Rektörlük atamalarını protesto eden öğretim üyeleri savcılıkta ifade verdi.Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ndeki (OMÜ) rektör atamasını protesto amacıyla izinsiz eylem yaptıkları gerekçesiyle, haklarında soruşturma başlatılan yaklaşık 100 öğretim üyesi, cumhuriyet savcılığında ifade vermeye başladı.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından OMÜ Rektörlüğü'ne Prof.Dr. Ferit Bernay'ın atanması sonrasında izinsiz eylem yapan ve bu amaçla Ankara'ya da yürüyüş düzenleyen çok sayıda öğretim üyesi ile üniversitenin çeşitli birimlerinde görevli protestoculardan bir bölümü, dün sabah cumhuriyet savcılığında, ifade verdi. Protestocu öğretim üyeleri adına açıklama yapan Prof. Dr. Cemil Çelik, yasadışı hiçbir olaya karışmadıklarını belirterek, "Bize eylem için izin alındığı söylendi. Kaldı ki İstiklal Marşı'nın okunduğu bir yerde engellemeyle karşılaşan da biziz." dedi.




İSRAIL’E ÖFKE

İsrail'in Filistin'e yaptığı saldırı, dün İstanbul Sultanahmet Camii'nde cuma namazı sonrası protesto edildi. Filistin'de hayatlarını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Son günlerde Filistin'e yönelik baskı ve saldırılarını artıran İsrail yönetimi, Sultanahmet Camii'nde kılınan cuma namazı sonrasında kalabalık bir grup tarafından protesto edildi.

Cuma namazı çıkışında cami iç avlusunda toplanan binlerce gösterici, 'Kahrolsun İsrail', 'Kahrolsun işbirlikçi kafirler', 'Yaşasın Filistin direnişimiz' şeklinde sloganlar atarak İsrail'i protesto etti. Camiden çıkan cemaatin de katılımıyla sayıları artan grup Filistin'de şehit olanlar için gıyabi cenaze namazı kıldı. 'Eli sopalı çocuklara, Kudüs'e selam olsun', 'Çek elini Kudüs'ten maymun suratlı Yahudi', 'Yeni bir harita istiyoruz. Herkes Kudüs'ünü getirsin', şeklinde pankartlar açan grup, daha sonra İsrail bayrağını yaktı.

Yürüyüşe engel

Gıyabi cenaze namazının ardından yapılan konuşmalarda Kudüs'teki katliamlar kınandı ve İsrail'in Kudüs'ten çıkması istendi. Gösteri sonrasında sloganlar atarak cami iç avlusundan dış avluya geçen ve burada da sloganlar atmaya devam eden gruptan küçük bir topluluk Ayasofya tarafındaki kapıdan çıkarak sloganlar eşliğinde yürümek istedi. Güvenlik güçlerinin uyarısı sonrasında grup sesizce dağıldı.

Cami çevresinde geniş güvenlik önlemi alan polis, göstericilere herhangi bir müdahalede bulunmadı. (Mustafa CANKUT/Abdullah DİRİCAN)




71 yaşında doktora

Arnavut asıllı Süleyman Arifi, tam 71 yaşında doktorasını vererek öğrenmenin yaşı olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Yüksek lisans ve masteri Amerika'da yapan Süleyman Arifi, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Sosyal Bilimler Fakültesi'nde doktorasını da tamamladı.

AÜ'de 5 kişilik jüri karışısında sınava giren Süleyman Arifi, doktora tezi olarak 'Avrupa'nın birleşmesine engel olan Doğu Avrupa'daki haksız ülke sınırları' hipotezini anlattı. Arifi, jürinin oylaması sonucunda doktor unvanını kazandı. Arifi, tezini şöyle açıkladı: "Amerika'da yaptığım yüksek lisans ve master sonrasında, doktora yapmam için Prof. Suzan Frenk beni ikna etti. Tezimdeki Avrupa'nın iki ayrı görüntüsü, tamamen gerçeklere dayanıyor. Birleşik Avrupa'daki idareler, insan haklarına değer verir ve uygular. Doğu Avrupa ise insan hakları uygulamaları konusuna, Birleşik Avrupa kadar değer vermez. Doğu Avrupa'da etnik azınlıklar çoktur. Ancak bunlara göre hudutlar belirlenmemiştir. Her iki Avrupa'da politika, sosyal yaşam, kültürel faaliyetler ve ekonomi çok farklıdır." Sosyoloji Ana Bilim Dalı'nda doktorasını yapan ve kep giymenin heyecanını yaşayan Süleyman Arifi, evli ve 2 çocuk babası.




Trafik çilesi erken başladı

Zorunlu elektrik tasarrufu çerçevesinde devlet dairelerinde mesai saatlerinin erkene alınması, trafik sıkışıklığının da daha erken saatlerde başlamasına yol açtı.

Hafta başından bu yana mesaiye daha erken başlayan memurlar, sabahın erken saatlerinde yola çıkınca trafik yoğunluğunun yaşandığı boğaz köprüleri ve otobanlarda trafik daha erken saatlerde tıkanıyor, metro ve tramvay istasyonlarında ise yoğunluklar yaşanıyor.




Hacda serbest rekabet

Hac ve Umre Kurulu tarafından hazırlanan hac kriterlerine göre, hacı adayları istedikleri firma ile seyahat edebilecekler.

Hac ve Umre Kurulu tarafından hazırlanan hac kriterlerine göre, hacı adayları istedikleri firma ile seyahat edebilecekler.

Seyahat acentelerinin merakla bekledikleri hac kriterleri açıklanarak, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) tarafından acentelere dağıtıldı. Buna göre, acentelerde yine en az 5 yıllık olma şartı devam ederken, acente, 1618 sayılı yasanın 3. maddesine göre, yurtdışından getirmiş olduğu dövizin, 30 Eylül 1999-01 Ekim 2000 tarihleri arasında olduğunu belgeleyecek.

550 dolar teminat

Kriterlere göre, hiçbir acente 90 kişiden az olması halinde hac organizasyonu düzenleyemezken, acentelerin kişi başına 550 dolar teminat yatırmaları zorunlu hale getirildi. Acentelere dağıtılan kriterlere göre, hacı adayları özgür iradelerini kullanarak tercihlerini istedikleri firma yönünde kullanabilecekler. Bu arada TÜRSAB, bu yeni uygulamada aksayan yönlerin bulunduğundan ve bu durumun Diyanet lehine bir haksız rekabete dönüşeceğinden endişe duyuyor. TÜRSAB'ın önümüzdeki günlerde, konuyla ilgili olarak idari mahkemeye başvurabileceği belirtildi. (Hakan YILMAZ)




Rauf Tamer Yazılarına ara verdi

Sabah gazetesi yazarı Rauf Tamer, adının 'Murat Demirel'den 1 milyon dolar alan gazeteci' tartışmalarına karıştırılmasının ardından dün yazılarına bir süre ara verdiğini açıkladı.

Medyaya yansıyan iddialara göre, Egebank'ın eski sahibi Murat Demirel, bir arazi konusunda yardım gördüğü bir gazetecinin evine, şoförü ile bir milyon dolar gönderdi. İddiları gündeme getiren gazeteci Emin Çölaşan, bu gazetecinin kimliğini bildiğini; ancak elinde belge olmadığı için isim açıklamayacağını yazdı. Bu konudaki spekülasyonların ardından Sabah gazetesi yazarı Rauf Tamer, bugün çıkacak yazısında, kendi isminin ön plana çıktığını ve ismi temize çıkana kadar yazılarına ara vereceğini duyurdu. Tamer, "Bu durumda yazmam" başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi: "Duygusal olarak ağır bir itham altında kaldım bunu atmadan, yani aklanıncaya kadar yazı yazmayı düşünmüyorum. Çünkü bu sütun benim değil, bunu savunma aracı olarak kullanamam."

Mete Has üstlendi

Öte yandan işadamı Mete Has, Demirel tarafından Rauf Tamer'in evine teslim edilen paranın kendisine ait olduğunu açıkladı. Bu paranın sattığı bir arazinin karşılığı olarak kendisine gönderildiğini belirten Has, tutarının da 650 bin dolar olduğunu kaydetti. Mete Has, "Rauf Bey'in bir hatası yok, hata bizden kaynaklanıyor." dedi.




Petrol koruculara emanet

Güneydoğu'da terör örgütüne karşı Mehmetçikle birlikte, mücadele eden korucular, şimdi de TPAO'ya ait petrol sahalarını koruma altında tutuyorlar.

Geçmiş yıllarda birkaç kez PKK saldırılarına maruz kalan Batman'ın Kozluk ilçesi kırsalında bulunan Şelmo petrol sahası 10 korucu tarafından korunuyor. Korucular, "Biz Yenidoğan köyü korucuları olarak 10 kişiyiz. Vardiya şeklinde devamlı bu sahaları koruma altında tutuyoruz. Amacımız, bu bölgeye herhangi bir zararın gelmesini engellemektir. Can veririz; ama buraya zarar getirmeyiz. Ülkemize büyük katkı sağlayan bu kuyulara kimse zarar veremez. Biz her zaman devletimizin ve milletimizin yanındayız." diye düşüncelerini dile getirdiler.

Batman/Zaman




Milliyet'te istifa şoku

Bu arada son gelişmelerin ardından Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yalçın Doğan ile Genel Yayın Koordinatörlüğü görevini üstlenen Umur Talu istifa etti.

Doğan ve Talu'nun istifalarının ardından Milliyet Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmenliği'ne Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yılmaz getirildi. Radikal'ın Genel Yayın Yönetmenliği'ne ise İsmet Berkan'ın getirileceği öğrenildi.




Ek yerleştirmeye son adım

Üniversitelerdeki boş kontenjanlara yapılacak ek yerleştirme için başvurular, 16 Ekim Pazartesi günü sona erecek.

Ek yerleştirme sonuçları, ekim ayının son haftasında adaylara duyurulacak. Ek yerleştirmede yüksek öğretim programlarına yerleştirilen adaylar, üniversitelere kayıtlarını 6-10 Kasım 2000 tarihleri arasında yaptıracaklar. Adaylar, Y-ÖSS puanları ile yüksek öğretim programlarının en küçük puanlarını karşılaştırırken, bu programın kendi alanlarında olup olmadığını ve bu program için ek puandan yararlanıp yararlanamayacaklarını göz önünde tutacaklar. 2000 yılında özel yetenek sınavı ile öğrenci alan yükseköğretim programlarına kesin kayıt yaptırmış olanlar da ek yerleştirme için başvurabilecekler.

Ek yerleştirme için, Ağustos 2000'de yapılan merkezi yerleştirme sonunda açık öğretim programları dışında bir yüksek öğretim programına yerleştirilen adaylar başvuramayacak.




Nereden nereye

'Asmayalım da besleyelim mi?' denilen kişi, Türkiye'nin eli ayağı oldu.İdamla yargılanan ve 12 Eylül'den sonra Türkiye'yi terk etmek zorunda bırakılan Ozan Ceyhun, bugün artık Türkiye'nin AB'ye girme kararını verecek 626 parlamenterden biri.

Avrupa Parlamentosu milletvekili ve Türkiye Avrupa Karma Parlamento Komisyonu üyesi Ozan Ceyhun, 19 yıl sonra Türkiye'ye geldi. Heinrich Böll Vakfı tarafından düzenlenen Avrupa Birliği ile ilgili toplantıya katılan Ceyhun, ilgi çekici açıklamalarda bulundu.

Yeşiller Partisi'nde yer alan ve Avrupa Parlamentosu'ndaki 99 Alman milletvekilinden biri olan Ceyhun, konuşmasına duygusal bir giriş yaparak başladı. Türkiye'de idamla yargılandığı davadan beraat eden Ceyhun, "20 Şubat 1981'de Türkiye'yi terk etmek zorunda kaldım. Bugün geldiğim yere bakarsam Kenan Evren'e teşekkür etmeliyim. Çünkü 12 Eylül karanlığından çıkmaya çalışan Türkiye'nin AB'ye girmesi için elimden geleni yapıyorum. Türkiye'nin AB'ye girme kararını verecek 626 Avrupalı parlamenterden biriyim. Vaktinde 'Asmayalım da besleyelim mi?' dediler; ama bugün Ermeni karar tasarısının Avrupa Parlamentosu'nda engellenmesi için en büyük çabayı göstermiş biriyim." dedi. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üye olmasıyla, ekonomik ve sosyal kriterleri çözebileceğini savunan Ozan Ceyhun, asıl sorunun siyasi kriterlerden kaynaklandığını ifade etti.

Türkiye Galatasaray gibi olmalı

Ceyhun, Galatasaray futbol takımının futbolu kurallarına göre uyguladığı için UEFA ve Süper Kupa şampiyonu olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: "Aynı kurallar Türkiye için de geçerli. AP'nin çözülmesini beklediği birkaç madde şunlar; seçim sisteminde yüzde 10 barajı olmasında sorunumuz var. Düşünce ve ifade özgürlüklerinde Anayasa ve yasalardan kaynaklanan kısıtlamalar mevcut."

"Türkiye Avrupa istiyor diye değil, vatandaşları için Kopenhag kriterlerine uymalı" diyen Ozan Ceyhun, "Siz dünyanın en demokratik ülkesi olsanız, ağzınızla kuş tutsanız AB'de birilerinin kollarını açarak sizi beklediğini sanmayın. Ülkemdeki konservatif iki parti, aldıkları kararda 'Türkiye'nin uzun vadede AB üyesi olması düşünülemez, aslında Türkiye'ye aday ülke statüsü verilmesi yanlış bir karardır.' dediler." diye konuştu.

Tek şans Avrupa solu

Ceyhun, Türkiye'nin tek şansı ve müttefik grubunun Avrupa solu olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Bu ittifak, Schroder'in öncülüğünde, AB'nin Hıristiyanların birliği değil, başka normlar altında biraraya gelen devletlerin birliği olduğu inancında bulunduğu için Türkiye ile ilgili Helsinki kararı gündeme geldi. Türkiye AB'ye girmek istiyorsa, bu sol ittifakla bir uzlaşmayı gerçekleştirmelidir. Sol ittifakla olan uzlaşmanın da tek bir şansı var, Kopenhag kriterlerine uyulması. Ana sorununuz, Kopenhag kriterlerinin siyasi alanında."

TESEV Direktörü Özdem Sanberk de, Avrupa Birliği'ndeki tüm ülkelerin tek tip olmadığını, önemli olan konunun işleyen adil bir sistem kurmak olduğunu vurguladı. AB'ye uyum amacıyla Türkiye'de son bir yıl içinde geçtiğimiz 10 yılda yapılandan daha fazla iş yapıldığını ifade eden Sanberk, ordunun Türkiye'de siyasete müdahalesi, devletin etkin rolü, Kıbrıs sorunu konularında görüşlerini açıkladı. (Gürhan SAVGI)




Çevre ile AB'ye girdik

Kurumsal anlamda Avrupa Birliği'ne ilk adımı Çevre Bakanlığı attı. Çevre Bakanı Fevzi Aytekin, Avrupa Çevre Ajansı ile Avrupa Bilgi ve Gözlemevi Ağı'na katılım senedini imzaladı.

Aytekin, "Atılan imzalarla Avrupa Birliği'ne giren ilk kurum olduk." dedi. Aday ülkelerin ilk topluluk ajansı olan Avrupa Çevre Ajansı, AB'ye adaylık sürecinde çevresel veri toplanması ve çevrenin izlenmesini sağlayacak. Katılım için gerekli olan 2 milyon Euro'luk pay ise AB tarafından karşılandı. Süleyman KURT / Ankara




Karanfilli dua talebi

Başörtülü öğrenciler, Konya Hacıveyiszade Camii'nde cuma namazı çıkışı vatandaşlara karanfil dağıtarak, "Bizlere dua edin." dediler.

Karanfillerin dağıtımını engelleyen polis, 5'i kadın, 6 kişiyi gözaltına aldı. Emniyet güçleri, olayı izleyen basın mensuplarına da sert davrandılar. Mürsel ÇETİN-Mustafa ÖZDEMİR / Konya CHA




Mağdurlar devam sınırında

Örtü yasağından dolayı derslere alınmayan ilahiyat öğrencileri, 1 gün daha başlarını açmazlarsa devamsızlıktan sınıfta bırakılacaklar.

Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde, 12 gündür başörtülü oldukları gerekçesiyle derslere alınmayan öğrenciler fakülte önündeki eylemlerini sürdürüyor. Öğrencilerin yüzde 20 olan devamsızlık haklarının dün dolduğunu söyleyen Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Vekili Doç. Dr. Vahdettin Başçı, "Öğrencilerimiz önümüzdeki haftadan itibaren derslere girmek zorundadır. Aksi takdirde devamsızlıktan sınıfta kalacaklar. Belki birkaç gün daha müsaade edebiliriz. Şu anda 64 kız öğrencimiz kılık kıyafet yönetmeliğine uyarak derslere giriyor. 310 öğrencimiz hiç derslere girmedi. Fakültemizde 374 kız öğrencimiz var. Bunların da önemli bir kısmının önümüzdeki haftadan itibaren başlarını açarak derslere gireceğini düşünüyorum." dedi.

Öğrenciler açacak mı?

Başlarını açarak derse giren öğrenci sayısının her geçen gün arttığını dile getiren Başçı, "Öğrencilerimiz eylem yapıyorlar; ama yaptıkları eyleme anneleri ve babaları karşı çıkıyor." şeklinde konuştu. Görüştüğümüz bazı başörtülü öğrenciler, önümüzdeki haftadan itibaren eyleme katılan öğrencilerin yüzde 70'inin başını açarak derslere girme kararında olduğunu belirterek, şunları söylediler: "Bazı arkadaşlarımız girmeyi düşünmüyorlar. Onlar sınıfta kalmayı göze aldılar. Okumak istiyoruz. Dini inancımız gereği başımızı örttüğümüz için bizim bu isteğimizi yapmamıza engel olmasınlar."

Bu arada, Çanakkale'de, başörtüsüyle üniversiteye alınmadıkları için bir haftadır eylem yapan bir grup öğrenci, dün rektörlük binası önüne karanfil bırakarak eylemi sona erdirdi.

Abdullah ÖZYURT / Erzurum ZAMAN




Çek-senet mafyasına darbe

Antalya'nın Serik ilçesinde, çıkar amaçlı suç örgütü kurarak halkı baskı altına aldıkları ve çek-senet tahsilatı yaptıkları, adam kaçırma ve yaralama, zorla senet imzalatma gibi suçları işledikleri bildirilen 14 kişi yakalandı.

Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılığı Şube Müdürlüğü ekiplerinin operasyonları sonuçu yakalanan 14 kişinin ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda, 3 tabanca, 1 otomatik av tüfeği ile çok miktarda tapu, çek ve senet bulundu. Sorgularının ardından nöbetçi mahkemeye çıkarılan sanıklardan 13'ü tutuklandı.

Öte yandan Antalya İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin gerçekleştirdiği bir operasyonda da el yapımı 11 adet tabanca ele geçirildi. Olayla ilgili 4 kişi de çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Antalya




Cesetleri çıkartıldı

Zonguldak'taki kaçak kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasında mahsur kalan 4 işçinin cesedi çıkarıldı.

Zonguldak'ın Gelik beldesindeki kaçak kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasında, mahsur kalan 4 işçinin cesedi çıkarıldı. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) tahlisiye ekiplerince, Ayiçi mevkiinde bulunan Serdar Kara'ya ait kaçak kömür ocağında 7 gün önce meydana gelen patlamada mahsur kalan, Şenol Göklü (27), Naci Saraçoğlu (58), Hüseyin Koca (47) ve Ersin Koca'nın (22) cesetlerine ulaşıldı. Cesetlerin çıkarılması sırasında, yoğun güvenlik tedbirleri dikkat çekti. İşçilerin cesetleri, otopsi yapılmak üzere Zonguldak Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Cesetlerin çıkarılışı sırasında, mahsur kalan işçilerin ailelerinin oldukça üzgün olduğu görüldü.



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.