Okulumuzu geri istiyoruz
Yeşilköy İlköğretim Okulu öğrencileri, kapatılan okullarını geri istiyor. Trabzon'un Beşikdüzü ilçesi Yeşilköy beldesi Aşağı mahallede bulunan 1. Kademe İlköğretim Okulu'nun Milli Eğitim Müdürlüğü'nün aynı köyde bulunan 2. Kademe İlköğretim Okulu ile birleştirilmesine tepki gösteren öğrenci velileri, çocuklarını diğer okula göndermiyorlar. Veliler yaptıkları açıklamada: "Beldemizde 2 tane okul var.
Bizim haberimiz olmadan Aşağı mahallede bulunan 1. Kademe Okulu'nu müfettiş raporuyla kapattırmışlar. Okullar açılalı 1 ayı geçti. 1,5-2 km. uzaktan gelen öğrencilerimiz var, önümüz kış. Bu şartlarda minik yavrularımızı yaklaşık 1 kilometre daha yukardaki okula nasıl göndereceğiz. Öğretmenler, çocuklarımıza ilköğretim müfettişleri okula geldiklerinde 'Burada okumak isteyen var mı?' sorusuna parmak kaldırmayın diye tenbihte bulunmuş. Çocukların istekleri üzerine eğitim ve öğretime ne zamandan beri karar veriliyor anlamış değiliz." şeklinde tepkilerini dile getirdiler.
Yeşilköy Belde Belediye Başkanı Neşat Gündoğdu da yaptığı açıklamada: "Burada iki okul şart. Çünkü coğrafik durum onu gösteriyor. Bu kararın eğitim ve öğretimin başlamasından sonra hiçbir öğrenci velisine haber verilmeden alınmasını anlamış değiliz." dedi. () (Zeki YALÇINKAYA)
Vali’den köy ziyareti
Bayburt Valisi Osman Dıraçoğlu, köy ziyaretlerine başladı.
Vali Osman Dıraçoğlu ilk ziyaretini Trabzon sınırında bulunan Ardıçgöze köyüne yaptı. Köylüler tarafından coşkuyla karşılanan Vali Dıraçoğlu, köy ziyaretlerinin bundan sonra da süreceğini söyledi.
Dıraçoğlu, "Anadolu insanı çalışkan, vefalı ve devletine bağlı insanlardır." dedi. Ardıçgöze köyüne çok sayıda daire amiriyle birlikte gelen Dıraçoğlu, makina nakışı ve halıcılık kursunu bitiren öğrencilerin hazırladığı sergiyi açtı. Açılışta bir konuşma yapan Vali Dıraçoğlu, "Bizim insanımız en yetenekli, en kabiliyetli insanlardır, yeterki onlara imkânlar sunulsun. Bu gençlerimizi kutluyorum." dedi. (Gürsel BAYRAM)
Saral: İş kanunu yenilenmeli
Trabzon Sanayici ve İş Adamları Derneği (TSİAD) Başkanı Nadir Saral, Türkiye'de mevcut iş kanununun yenilenerek, günün şartlarına uyumlu hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Saral, Zaman'a yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi: "İş güvencesi yasası bu haliyle çıkması halinde 2 yıldan beri komada olan şirketlerin sonu kaçınılmazdır. Sendikalı diye işverenin işçisini işten çıkarmasına karşıyız. Ancak, haklı nedenler gibi muğlak ve çok tartışma yaratacak bir kavrama sığınmak Türk Hukuk Sistemine göre yanlıştır. Haklı nedenler derseniz bu nedenlerin neler olduğunu sıralamanız lazım. Bu kriter olmalı ve iş güvencesi yasasına konulmalıdır. İşveren işçisinin iş haddine hangi şartlarda, ne zaman son verilebileceğini yazılı olarak görmesi lüzumuna inanıyoruz. Böyle lastikli hukuk maddelerinin iş kanunu gibi çok özellikler içeren bir konuda geride kalması gerekir diye düşünüyoruz. Türkiye, AB ülkelerinde olmayan bir uygulama, iş haddine son verildiğinde tazminat ödeyen tek ülkedir. Zaten kıdem tazminatı yükü işverenin en ağır yüküdür. Bu yüzden fonksiyonlarını yitiren bir çok işyerleri hafızamızdadır." (Muamer TURAN)
Uzanlar'a sert tepki
Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası (TÜMTİS) Karadeniz Bölge Temsilcisi Muharrem Yıldırım, Uzanlar'a ait çimento fabrikasının kapatılıp işçilerinin işten atılmasına tepki göstedi.
TÜMTİS Başkanı Yıldırım, konu ile ilgili yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi; "İşten atılmak istenen işçiler, KNT'de çalışıyorlar. Bu iki nakliyat şirketinde çalışan 84 işçiden 70 işçi sendikamıza üye oldular. Sendikaya tahalmülsüzlüğüyle tanınan Uzanlar, önce 2 işçiyi işten attılar. Diğer işçilerin sahip çıkması sonucu attığı işçileri ise yeniden başlatan işveren, arkasından tehdit, yalan ve şantajla sendikadan istifaya zorladı, oda tutmayınca fabrikayı kapattı. Çalışma bakanlığının işgüvencesi yasa tasarısını meclise sunmaya hazırlandığı ve işverenlerin fırtınalar kopartığı bir dönemde işten atılmanın tesadüf olmadığını düşünüyoruz. Uzanların bu fabrikayı kapatacak kadar sendikaya düşmanlığı aslında Trabzon halkına karşı duyulmuş bir düşmanlıktır."
Vali'den cemiyete ziyaret
Bayburt Valisi Osman Diraçoğlu, Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti. Cemiyete gelişinde üyeler tarafından karşılanan Vali Dıraçoğlu, Gazeteciler Cemiyeti'nin sorunları hakkında bilgi aldı.
2 aylık görev süresinde Bayburt'un sorunları hakkında bilgi aldığını söyleyen Vali Dıraçoğlu şunları söyledi: "Bayburt'a geldiğim günden beri ilin sıkıntalarını valilikten takip ediyordum. Bundan sonra sıkıntıları yerinde göreceğim. Problemlerin aşılmasında basın mensuplarına büyük görev düşüyor. Birlikte çalışırsak daha başarılı oluruz."dedi.
Artvin'de yurt sorunu
Artvin Orman Fakültesi ve Meslek Yüksek Okulu'nda eğitim gören öğrenciler, kalacak yer bulamadıkları için kayıtlarını donduruyorlar .
Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun yurt kapasitesinin dolması ve Artvin'deki kiralık ev sayısının azlığı nedeniyle kalacak yer bulamayan öğrenciler, çareyi kayıtlarını dondurmakta buluyorlar. Öğrenci velileri yaptıkları açıklamada öğrencilerine yurtta yer bulamadıkları gibi ev de bulamadıklarını kaydederek, soruna biran önce çare bulunmasını istediler.
Nişanlı kız intihar etti
Rize'nin Çayeli ilçesinde nişanlı olduğu belirtilen 24 yaşındaki bir kız, kendini asarak intihar etti.
Edinilen bilgiye göre; ilçenin Aşıklar köyünde Cevriye Çakmak, ailesi tarafından odasında kendisini iple tavana asarak intihar etmiş halde bulundu. Çakmak'ın nişanlı olduğu ve 25 gün sonra da düğünün olduğu kaydedildi.
TESOB'dan kültür hizmeti
Trabzon Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (TESOB) yayınlarına iki yeni daha eser ekledi. "Osmanlı Cumhuriyet Çizgisinde Eğitim–Öğretim ve Esnaf Sanatkârların 21. Yüzyıl Açısından Geleceği" ve "Ahilik" konulu 2 eserin tanıtımını yapan TESOB Başkanı H. İbrahim Kalfaoğlu, "Bu tür çalışmalarımız sürecek." dedi.
TESOB olarak esnaf ve sanatkârların prolemleriyle ilgili olarak konferans, panel ve seminerler düzenlediklerini belirten Kalfaoğlu, yaptığı basın toplantısında şunları söyledi; "Bu programlarda sunulan tebliğleri, görüş ve düşünceleri kitap haline getirerek daha geniş kitlelerin bilgi sahibi olmasını hedefliyoruz. Bugün de sizlere yayınlamış olduğumuz yeni 2 kitabı tanıtmak istedik."
Kalfaoğlu, her birinden 2 bin 500 adet bastırılan kitabın milletvekillerine, valiliklere, belediyelere, ticaret ve sanayi odalarına, esnaf odalarına, sivil toplum kuruluşlarına ve önemli kütüphanelere gönderileceğini söyledi. (Muammer TURAN)
Yusufeli'ne baraj müdesi
Artvin'in Borçka ilçesinde yapılan Borçka Barajı inşaatı nedeniyle kullanılmayacak olan Borçka- Murgul yoluna yapılan 950 metrelik tünelin birinci etap kazı çalışmaları tamamlandı.
Kazı çalışmalarının tamamlanması nedeniyle düzenlenen törene; Vali Selahattin Akyurt, DSİ 26. Bölge Müdürü Mehmet Kılınç ile daire amirleri katıldı. Törende konuşan Borçka Barajı konsorsiyumu üyelerinden Avusturya şirketi Strabap Genel Müdürü Markus Kravutske, birinci etap kazı çalışmalarının hedeflenen süre içerisinde bitirilmesinin sevinci içerisinde olduklarını ifade etti. DSİ Çoruh Projeleri 26. Bölge Müdürü Mehmet Kılınç da tünelin inşaatı hakkında bilgi vererek 7 kilometrelik Borçka-Murgul karayolunun yaklaşık 950 metresini oluşturan bu tünelin bir yıl içinde kalan kazı çalışmaları ile yol düzenleme ve asfaltlama çalışmalarının da bitirilerek hizmete girebileceğini müjdeledi.
Yusufeli Barajı mutlaka yapılacak
Artvin Valisi Selahattin Akyurt ise daha çok Artvin'deki barajların inşaatına değinerek, "Artvin ili sınırları içerisinde Çoruh Nehri üzerinde 7 adet baraj inşa edilecek. Şu anda Deriner, Borçka, Muratlı barajlarına başlanırken Yusufeli, Artvin, Bayram ve Bağlık barajlarına da yakında başlanacak. Yusufelili vatandaşlarımız barajlar konusunda bir hayli tedirginler. Bu konuda bazı spekülasyonlar üretilmekte. Buradan şunu belirtmek isterim ki Yusufeli Barajının da yer teslimi yapılarak bir an önce inşaatına başlanacaktır."dedi.
Fındıkta istikrar güldürüyor
Trabzon Ticaret Borsası (TTB) Meclis Başkanı Mehmet Cirav, iç piyasada ağustos ayında başlayan fındık alımlarıyla, 1 eylülde başlayan 2000- 2001 ihraç sezonunda istikrarın sürdüğünü bildirdi.
TTB Meclis Başkanı Cirav, iç piyasada Fiskobirlik'in alımlarda peşin ödeme yaparak kampanyayı sürdürmesinin etkisiyle serbest piyasada yükselmeye başlayan fındık fiyatının, 50 randımanlı kabuklu tombul fındıkta 960 bin liranın üzerinde bulunduğuna dikkat çekerek, "Bu fiyat Giresun kaliteli fındıklarında 1 milyon liranın üzerine kadar çıkıyor. Fiskobirlik'in üreticilerden bugüne kadar 85 bin ton dolayında kabuklu fındık alarak yaklaşık 90 trilyon liranın üzerinde ödemede bulunması piyasayı olumlu etkiledi. Tüccarın da piyasada 160 bin tonu aşkın bir alım yaptığını tahmin ediyoruz. Böylelikle üreticinin elinden 250 bin tona yakın bir kabuklu fındığın çıkması söz konusudur. Geri kalan ürün için Fiskobirlik alımlarını sürdürürken, üreticinin de kontrollü bir şekilde piyasaya ürün getirmeye devam etmesi sesvindiricidir. İstikrarın devam edeceğini söyleyebiliriz." dedi.
Radikal kararlar uygulanmalı
Dış piyasada standart naturel iç fındığın kentalinin (100kg) 320-330 dolar arasında işlem gördüğünü de kaydeden Cirav, şunları söyledi: "Geçmişte uygulanan yanlış politikalardan dolayı bu sezona göre önceki sezonlarda daha fazla ihracaat yapılmıştı. Bu sezonun geride kalan bölümündeki ihracaatta yüzde 25 oranında bir azalma söz konusudur. Bu miktar 2000– 2001 sezonunda daha az miktarda fındık ihraç edilecek demek değildir. Önümüzdeki yaklaşık 10 aylık bir ihraç dönemi daha var. 210-220 bin ton cıvarında bir iç fındığın ihraç edilmesini bekliyoruz. İhraç yapılırken, fiyatlar da yükselecektir. Bu nedenle diyoruz ki; istikrarın devamı için uygulanan politikalardan taviz verilmemeli. Ayrıca, fındığın geleceği ile ilgili radikal kararlar da birer birer uygulamaya konulmalı." diye konuştu. (Muammer TURAN)
Çiftçinin parası repo edilmiş
Samsun ZAMAN - Karadenizbirlik Genel Müdürü Ebubekir Türk, geçmiş yönetimler tarafından bir–iki şirkete peşkeş çekilerek Birlik'in zarar ettirildiğini öne sürdü.
Türk, tortu diye de birinci kalite yağ satıldığını savundu.
Çiftçinin parasını repo ettiler
Dün Karadenizbirlik Genel Müdürlük binasında basın toplantısı yapan Karadenizbirlik Genel Müdürü Ebubekir Türk, 2000 yılı soya ürününün kilosunu 140 bin lira olarak açıkladı. Türk, ayçiçeği alımlarındaki gibi soya ürün bedellerinin de peşin ödeneceğini söyledi. Türk, "Bugün Karadenizbirlik yönetimi olarak verdiğimiz sözü yerine getirmenin mutluluğu içerisindeyiz. Bu sezon 36 bin ton ayçiçeği aldık, çiftçiye 6 trilyon peşin ödeme yaptık. Bugüne kadar ürün bedellerini ancak 6 ay sonra ve küçük taksitlerle alabilen çiftçimiz, hakettiği değerin verildiğine inanmakta zorlanmaktadır. Ama, gerçekleşen peşin ödemeden de son derece memnun olan çiftçimiz, yıllardır özlem duyduğu bir hayatı yaşıyor. Karadenizbirlik'e ekstra para gelmedi.
Geçen yıl çiftçinin hakkı olan paranın repo edilen kısmıyla bu yıl ödeme yapıyoruz. Soyada da ürün bedellerini peşin ödeyeceğiz. Bugün ayçiçeği ekmeyen dizini dövüyor" dedi.
Şok iddialar: Peşkeş çekilmiş
Karadenizbirlik'in bugüne kadar içinde bulunduğu zararın nedenlerini de açıklayan Türk, şok ifadeler kullandı. Türk, 429 bin liraya üretilen Karadenizbirlik yağlarının 360 bin liradan iki şirkete peşkeş çekildiğini ileri sürdü. Türk; "Rantı ve suyu kesilen bu bayiler şimdi bizi her yere şikayet ediyorlar. Ben yağa zam yapmama rağmen birçok şirket yağ istiyor ama stokta yağ yok. Yaklaşık 100 bin lira zararla satılan ayçiçek yağlarını bugün 100 bin lira kârla satıyoruz. Elimizde yağ yok. Sipariş kabul edemiyoruz. Genel Müdür değişince herşey değişti. Birlik, tarihinde ilk defa kâr ederek yağ satıyor. Yılda 20 bin ton yağ satan Birlik 2 trilyon zarar etti gösteriliyordu. Yağı iki firmaya satmışlar. Küsbeyi bir firmaya vermişler. Tortu diye yağ satmışlar. Gereken adli işlemler başladı. Nehrin suyu üreticiden yana akmaya başladı. Bunların hepsi zarar nedeni. Bunları önleyince Birlik kâr etmeye geçti" diye konuştu.
(Mustafa ÇAKIR)
Kaçak ocak çıkmazı
Zonguldak'ta bu yılki denetimlerde belirlenen 220 kaçak ocaktaki iş kazalarında 11 kişi öldü. Yörede yaklaşık 600 kaçak ocak bulunduğu sanılıyor.
Türkiye'nin tek taşkömürü üretim bölgesi olan Zonguldak'ta, bu yılki denetimlerde belirlenen 220 kaçak ocaktaki iş kazalarında 11 işçi öldü. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, Zonguldak'ın Karadon, Kozlu, Armutçuk, Amasra ve Üzülmez kömür üretim sahalarındaki denetimlerde, kaçak kömür ocaklarında artış olduğu belirlendi.
220 kaçak ocak tespit edildi
TTK'nın bu yılki denetimlerinde Karadon'da 109, Kozlu bölgesinde 59 ve Üzülmez bölgesinde 52 olmak üzere toplam 220 adet yasadışı olarak açılan ve işletilen kaçak kömür ocağı tespit edildi. Kaçak ocaklardan çıkarılan toplam 49 ton 52 kilogram taşkömürüne el konuldu. Bu ocakların galerilerinin dinamitle çökertilmesi işlemleri sırasında 9 bin 994 adet dinamit ve 2 bin 352 adet kapsül kullanılarak, 18 milyar 459 milyon 730 bin lira harcama yapıldı.
Her gün yenileri açılıyor
Kaçak kömür ocağı işletenlerin tespit edilmesi durumunda savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu bildiren yetkililer, "Bölgede yaklaşık 600 adet kaçak kömür ocağı olduğunu tahmin ediyoruz. Ancak denetimlerimize rağmen, kaçak ocaklara her gün yenileri ekleniyor. Ayrıca denetimlerde hiç kimse yakalanamamakta. Çünkü kontrollerimizde ocakta çalışanlar kaçıyorlar. Araçlarını da kaçak ocakların girişlerine terk edilmiş olarak bırakıyorlar." diye konuştular.
11 kişi öldü
Yetkililer, kaçak ocaklardaki işçilerin sosyal güvenceden ve iş güvenliğinden yoksun olarak çalıştıklarına da dikkatleri çektiler. Yetkililer, "Kaçak ocaklarda meydana gelen iş kazalarında bu yıl 11 kişi yaşamını kaybetti, 5 kişi yaralandı. Fakat kaçak ocaklardaki iş kazalarının sonuçları da sağlıklı izlenemiyor. Bu nedenle kazalarda ölen ya da yaralanan işçi sayısı kesin olarak bilinemiyor." dediler. ZONGULDAK
Türk-Japon Köyü İlköğretim Okulu açıldı
Birleşmiş Milletler tarafından Düzce'de yaptırılan Türk-Japon Köyü İlköğretim Okulu, törenle öğretime açıldı.
Törene, İrlanda Büyükelçiliği Başkatibi Sean Oregan, Birleşmiş Milletler Elçisi Alfreda Witschi Cestar, Düzce Valisi Fikret Güven ve sanatçı Erol Evgin katıldı.
İrlanda Büyükelçiliği Başkatibi Oregan, törende, Türkiye'de eğitime çok önem verildiğini belirterek, "Çünkü iyi ve kaliteli eğitim, bir ülkenin ekonomik ve sosyal alanda gelişiminde çok büyük rol oynar. Eğitim, boş kovaya su doldurmak değil, bir ateş yakmaktır." dedi.
Birleşmiş Milletler Elçisi Cestar da, eğitime açılan okulun Birleşmiş Milletler'in sağladığı yardımlarla, uluslararası kuruluşların bir kesitini gösterdiğini bildirdi. Cestar, "Türkçe konuşmayı çok isterdim. Çünkü okulun açılışına katılan öğrencilere Türkçe anlatmak isterdim." diye konuştu.
Sanatçı Erol Evgin ise açılıştan sonra öğrencilere imza dağıtarak, onlarla toplu halde fotoğraf çektirdi. Düzce'de KIA alanı olarak bilinen bölgede 540 metrekareye yaptırılan okul, 8 derslikten oluşuyor. Okulda 240 öğrenci eğitim ve öğretim görecek. DÜZCE
600 yıllık dua geleneği
Bolu'nun Mudurnu ilçesinde, Ahilik Kültürü Haftası'nda 600 yıllık gelenek yaşatıldı ve her cuma günü yapılan esnaf duası bir kez daha yinelendi.
Mudurnu Çarşı esnafının, işlerinin açık, kazançlarının bereketli olması için 600 yıldır sürdürdüğü esnaf duasına katılım, Ahilik Kültürü Haftası etkinlikleri sebebiyle daha fazla oldu. Bolu Valisi M. Ali Türker'in de aralarında bulunduğu yüzlerce kişi, esnaf duasına katıldı. Dua sırasında, demirci ve bakırcı esnafı sürekli ayakta çalıştığı için oturarak, ayakkabıcı ve derici esnafı ise oturarak çalıştığı için ayakta dua etti. Vali Türker, böyle bir geleneğin 600 yıldır yaşatılmasının kendisini heyecanlandırdığını belirterek, "Ahilik, toplumsal birlikteliğin yıllarca çimentosu olmuş." dedi. Mudurnu Belediye Başkanı Ahmet Baş ise bakırcı, demirci, semerci, sobacı ve hurdacı esnafın her cuma esnaf duası yaptığını hatırlatarak Ahilik kültürünün yaşatılmaya çalışıldığını söyledi.
Daha sonra, bir demirci ustası tarafından çıraklıktan kalfalığa geçen bir gence, ustası tarafından "şed" kuşatıldı. MUDURNU
|