GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

15/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


İNSAN KAYNAKLARI 


Hangi şapkayı giymeli?

Türk işadamlarına 'Yöneticilikte Yaratıcılık ve Paralel Düşünme' tekniğini anlatan De Bono, altı şapka metodunun firmalara nasıl uygulanabileceğini anlattı. İstanbul'da 500 üst yöneticiye düşüncenin gücü ve altı şapkalı düşünce tekniklerini anlatan dünyanın en büyük yaratıcı düşünürleri arasında gösterilen Edward De Bono işadamlarına sorun çözmede şapkalı yöntemin daha faydalı ve kısa sürede çözüm getirdiğini söyledi.

Edward De Bono, "Gelecekte yaratıcılık küresel ekonominin bir numaralı malzemesi olacak. Enerji, işgücü veya bilgi kadar önemli bir yer edinecek. Dünyanın hiçbir yerinde kurumlar bunun tam olarak farkına varabilmiş değil henüz. Bu sorunun bir parçası; Sokrat, Eflatun ve Aristo'dan oluşan "üçlü çetenin" süregelen ve henüz doğruluğu kanıtlanmamış gücünden kaynaklanıyor. Onların katı kuralları, tüm dünyada işadamlarının düşünme biçimine hükmediyor. Bu, sadece doğru ve yanlış üzerine odaklanan ve tamamıyla modası geçmiş bir düşünme biçimi."

PDR Konferansçılık tarafından organize edilen konferansta altı düşünce şapkasının dünyanın her yerinde, büyük işyerleri, okul, aile ve birçok alanda kullanıldığını ifade eden Edward De Bono, bunun nedeninin yalın ve kolay olmasından kaynaklandığını söyledi. Bono, bu sisteme göre bir konu görüşülürken herkesin şapkalarından birini önüne koyarak düşüncesini o rengin belirttiği yönde kullandığını vurguladı.

Değişik renklerde altı şapkanın düşüncenin bütün temel yönlerini temsil ettiğini ifade eden De Bono, şapkaların özelliklerini şöyle sıraladı:

Şapkaların özellikleri

Beyaz şapka:

Beyaz şapkayı giyince şuna benzer sorular sorulur: "Elimizde ne gibi bilgiler var? Daha hangi bilgiler gerekiyor? Eksik bilgiler nelerdir? Gerekli bilgileri nasıl elde ederiz? Ne tür sorular sormalıyız?" Beyaz şapka dikkatimizi elde olan bilgiler ve eksik olan bilgiler üzerinde toplamak için kullanılır.

Kırmızı şapka:

Kırmızı şapka duygu, sezgi ve heyecanla ilgilidir. Bir şeyden niçin hoşlandığınızı bilemeyebilirsiniz. Oysa kırmızı şapkayı kullandığınızda hiçbir açıklama yapmaksızın duygularınızı ve sezgilerinizi söyleme fırsatını elde edersiniz.

Siyah şapka:

Şapkaların en yararlı olanıdır. En sık kullanılan şapkadır. Siyah şapka tehlikelere dikkat çeker. Bu şapka zararlı şeyler yapmamıza engel olur. Riskleri ve bir şeyin neden işe yaramayabileceğini gösterir. Siyah şapka olmazsa başımız sürekli derde girer. Bununla birlikte siyah şapkanın gereğinden fazla kullanılması tehlikeli olabilir.

Yeşil şapka:

Yeşil şapka büyümenin, enerjinin ve yaşamın simgesi olan bitkileri çağrıştırır. Yeşil şapkayla düşündüğünüz zaman öneriler ileri sürer, yeni görüş ve seçenekler ortaya koyabilirsiniz. Ortaya atılan bir görüşe ilişkin değişiklikler önerebilirsiniz. Yeşil şapka size çeşitli olabilirlikler yakalama fırsatı verir.

Mavi şapka:

Doğrudan doğruya düşünce sürecinin kendisine bakmak içindir. Bundan sonra ne yapmalıyız? Şu ana değin neler başardık? Mavi şapkayı ne düşüneceğimizi açıklamak ve bu düşüncenin sonunda neyi elde etmek istediğimize karar vermek için tartışmaya başlarken kullanırız.

Sarı şapka:

Bu renk güneş ve iyimserliği çağrıştırır. Sarı şapkayı önümüze koyup düşünmekle, yapılan bir önerinin değerini ve yararını saptamak için hemen çaba göstermeye başlamış oluruz: "Bunun iyi yönü ne? Ortaya atılan görüşü beğenmesek bile sarı şapka bizden bu önerinin iyi yönlerini bulmamızı ister. Bunun ne gibi yararları var? Bundan kim yararlanacak ? Bu yararlar nasıl ortaya çıkabilir? Değişik değerler nelerdir?"

(Mustafa YAĞMURLU)




'e-ticaret' hızla büyüyor

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Haluk Maga, dünyada 2003 yılında "e-ticaret" iş hacminin 660 milyar dolar olacağını söyledi.

Microsoft'un düzenlediği "E-İş ve Büyümekte Olan Şirketler İçin Platform 2000" konularının ele alındığı seminerde konuşan Maga, bilişim sektörünün her yıl büyük gelişmeler yaşadığını ifade ederek, şunları söyledi: "Önceki yıllarda terminaller vardı. Ardından bunların yerini PC'ler aldı. PC'lerden sonra gelen grafiksel kullanıcıların ara yüzü ve şimdi de İnternet çağı. Artık 3. kuşak İnternet çağındayız. E-ticaretin iş hacmi 1998'de 230 milyar dolardı. 2003 yılında ise e-ticaretin iş hacmi 660 milyar dolar olacak."

E-iş ve e-ticaret arasında bir ayrım yapılması gerektiğine işaret eden Maga, e-iş'in şirketin bütün parçalarını bir araya getiren bir ortam olduğunu belirtti. Bir şirketin yapısal olarak anlayışının, servislerinin yeniden yapılanması ile e-iş kavramının geliştirilebileceğine dikkat çeken Maga, Microsoft.net ismiyle oluşturdukları yeni strateji ile cihazdan, zamandan, mekandan, bağımsız olarak servis vermeyi amaçladıklarını kaydetti. Maga, ayrıca bu yeni strateji kapsamında ürünler ve servisler geliştireceklerini ifade etti.

"Değişime hazır olun"

Microsoft Türkiye Pazarlama Müdürü Emre Sayın da konuşmasında, "Eğer İnternet'e bağlı değilseniz, bağlanın. Erken kalkan çabuk yol alır." dedi. Şirketlerin isimlerini İnternet'e taşımaları gerektiğini belirten Sayın, şirketlerin bunu yaparken iyi fikirlerle yola çıkmaları gerektiğini ifade etti. Sayın, "Değişime hazır olun. Çünkü gelecek sanıldığından daha yakın. İnternet herkese açık bir yer olduğu için bu kapıdan ilk giren mutlaka başarılı olur." diye konuştu. (Mustafa YAĞMURLU / Ekonomi Servisi)




Yeni ekonomi büyük şans

SAP tarafından düzenlenen VII. Kullanıcılar Toplantısı'nda konuşan SAP Türkiye Genel Müdürü Behçet Yanmaz, 'yeni ekonomi'nin Türkiye için büyük şans olduğunu söyledi.

Yanmaz, yeni ekonominin sınırları kaldırdığını belirten Yanmaz, İnternet'in bu süreçi hızlandırdığına dikkat çekti. SAP Bölge Sorumlusu Enrico Negroni ise müşterilerin beklentilerine cevap verdiklerini ifade ederken, Prof. Dr. İbrahim Kavrakoğlu da günümüzde kurumların teknolojiyi "Mevcut sistemlerine monte edenler" ve "İş modelini teknolojiye göre yeniden kuranlar" diye bir ayırımın söz konusu olduğuna dikkat çekerek, "Ancak, iş modelini teknolojiye göre yeniden kuranlar kesinlikle bundan büyük ve radikal yararlar sağlayabilir. Bunun için öncelikle iş modelinin değiştirilmesini tavsiye ediyorum." dedi.

SAP tarafından Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen "e-ekonomi forum 2000"e, teknolojiye yatırım yapan 500 firmadan, 1500'e yakın kişi katıldı. Forum, 8 salonda 40 farklı oturum ile tamamlandı. Ekonomi Servisi




Üretkenlikte ABD lider

ABD işçilerinin üretkenliğinin son on yılın ikinci yarısında, diğer ekonomileri geride bırakan bir yükseliş gösterdiği bildirildi.

ABD Merkez Bankası'nın aylık bülteninde yer alan haberde, dünya ekonomilerinin çoğunda emek üretkenliğinde düşme görüldüğü bir dönemde, Amerikan işçisinin verimliliğindeki büyümenin, ABD ekonomisinin yaklaşık 10 yıldır sürdürdüğü genişlemenin başlıca nedenini oluşturduğu vurgulandı. Merkez Bankası'nın raporunda, ABD'deki emek üretkenliğindeki artışın en önemli nedeninin bilgisayar ve iletişim sektörünün büyümesi olduğu, ancak, diğer ülkelerde bu sektöre yapılan harcamaların üretkenlikte benzer etki yapmadığı vurgulandı. Bilgisayar ve iletişim sektöründeki büyümenin başka ülkelerde emek üretkenliğinin artışında önemli etkisi olmazken ABD'de olmasının nedeninin ise ABD'nin bu alanda daha fazla yabancı sermaye çeken bir ülke olmasından kaynaklandığı ifade ediliyor.




Kitap: İnsan Lider Doğmaz

'Kahtı rical' günümüz ifadesiyle adam kıtlığı anlamına geliyor. Kelimenin derin yapısından ise insanları yönetebilecek, yönlendirebilecek, kısacası lider yokluğu anlaşılmaktadır.

Liderlik yapabilecek insanlar için çeşitli yanlış inanışlar vardır. Beyaz Yayınları (0212 522 38 68) arasında çıkan "İnsan Lider Doğmaz" adlı kitapta Howard Haas bunları sıralıyor: "Liderler özel becerileri dünyaya beraberinde getirirler. Liderlerin yaratıcı ruhları Tanrı vergisidir. Liderlik öğrenilmez."

Bu yanlış kanaatler geleceğin lideri olabilecek kişi ya da kişileri sınırlar altına aldığı gibi, toplumu da yanlış beklentiler içerisine sokuyor.

Yazar, kitap boyunca liderliğin öğrenilebileceği, çocukluktan gelen bir güç olmadığını inceliyor. Bununla birlikte girişimciliğin, yöneticilik ve takipçiliğin üzerinde duruyor.

Eğer Warren Bennis'in 'Bir Lider Olabilmek' adlı kitabını okuduysanız, Howard Haas'ın kitabı da onun tamamlayıcısı konumunda.



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.