Bana ekolünü söyle...
Yılmaz ve Erbakan, Alman; Özal Amerikan, Ecevit ise İskandinav ekolünden. Küreselleşen dünyada dengelerde Amerika lehine gelişiyor. Ekoller de tek tipleşiyor.
Türkiye'de insanların zaman zaman ekollere ayrılması "falanca Alman, falanca Amerikan ekolünden" türünden sözler dikkat çeker. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda açık bir Fransız modeli etkisi görmek mümkündür. Atatürk'ün o tarz bir eğitim alması ve İngilizce bilmediği halde Fransızca konuşabilmesi ve çevresinin de bu duruma paralel oluşması, genç Cumhuriyet'in rotasını da Avrupa ve özellikle de Fransa istikametine çevirmişti.
Gurbette ölüm de zor!
Ölüm gurbet tanımaz. Ruh kuşu uçup gittiğinde cenazeyi vatana götürmek için bir uğraş başlar. İşte bu uğraşı kolaylaştıracak bir girişimdir Cenaze Fonu.
Bir yakınını kaybetmek acıların en büyüğüdür. Hele bir de ani bir ölüm olursa insanın eli ayağı tutmaz, şuuru adeta kaybolacak duruma gelir. İşte böyle bir anda o kimse için yakınları, tutan eli, yürüyen ayağı olur. Acısını hafifletir, teçhiz ve defin işlerini onlar halleder.
|