GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

15/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


Abdullah AYMAZ

Göze Takılanlar

Alman toplumunda İslâm

Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Araştırma Merkezi direktörlerinden Dr. Klaus Gebauer, "Alman Toplumunda İslam" adlı bir programda "İslam ve Eğitim" başlıklı bir tebliğ sundu.

Dr. Klaus Gebauer, görüşleriyle Alman devlet siyasetine yön veren güçlü bir şahsiyettir. Eşi de hâlen aktif politika içinde bir milletvekilidir. Dolayısı ile, tespitleri Alman devleti için birer teklif olduğu gibi, ileri sürdüğü görüşler de netice itibari ile devletinin anlayışını aksettirir, diyebiliriz.

Bu bakımdan Dr. Klaus Gebauer'in Berlin'de yaptığı konuşmanın üzerinde, Almanya'da yaşayan bütün Müslümanların çok dikkatli düşünüp ona göre durum muhakemesi yaptıktan sonra rotalarını çizmeleri gerekir.

Dr. Gebauer diyor ki: "İslam'ın, Alman toplumunda var olabilmesi için, şu andaki Hıristiyanlığın denediğine benzer şekilde, acaba kendini sorgulama işini gerçekleştirebilir mi? Bu sorunun cevabını ancak ileriki yıllarda verebiliriz. Eğer bu soru 'Evet' ile cevaplandırılacaksa, bir yandan Müslümanların, diğer taraftan Alman toplumunun, birbirini tamamlayıcı şekilde yerine getirmeleri gereken birkaç şartı tespit etmek mümkündür."

Bundan sonra Dr. Gebauer, Müslümanların yerine getirmeleri gereken şartları şöyle sıralıyor: Müslümanlar, sosyal ve kültürel yönden soyutlanmak istemiyorlarsa, diyaloğa ve diyalog eksenli girişimlere hazır olmalıdırlar. Yani entegrasyonu engelleyen mâniler ele alınmalı ve entegrasyonu sağlayıcı modeller geliştirilmelidir.

Müslümanların, bilhassa dernek ve cemiyet yöneticilerinin Alman dilini konuşmaya hazır olmaları gerekmektedir. Batı kültür tarihini inceleyip anlamaları lazımdır.

Ekonomi, ekoloji, tabiat bilimleri, tıp ve teknoloji ile ilgili meseleleri dini açıdan incelemeye hazır olmalıdırlar. Kültürel yönden perspektiflerini genişletmeli, olayları Müslüman olmayanların bakışı ile de görebilmelidir.

İslam toplumunun bütününde ve tek tek cemiyetlerde demokratik-çoğulcu ve hukuk devletine uygun yapıların geliştirilmesine ve Alman toplumundaki sivil sosyal gelişmelere aktif olarak katkıda bulunmaya hazır olmalıdır.

Müslüman olmayanlar için eğitim faaliyetlerini yapmaya da hazır olmalılar.

Dr. Klaus Gebauer, bütün bunlara karşılık Alman toplumu ve devletinin yerine getirmesi gerekenleri de şöyle sıralıyor:

"Fert, aile ve cemiyetler olarak Müslümanların kültürel ve dini yönden gelişimi için hukukî yönden garanti altına alınmış serbest hareket alanları oluşturmaya hazır olmalıdır.

Alman toplumunun kültürel ve sosyal meseleleri içinde, Müslümanların entelektüelleştirilmesi için kurumlar oluşturmaya hazır olmalı; Alman üniversitelerinde akademik din adamı yetiştirilmeli, İslam din dersi için akademik öğretmen yetiştirmeli ve çok kültürlü araştırma ve fikir geliştirme müesseselerini kurmalıdır.

İslam din dersinin düzenli şekilde devlet okullarında verilmesi için imkân hazırlamalıdır.

Vatandaşlık hakkını liberal olarak düzenlemeye ve Müslümanların demokratik yapıda olan kurumlarını Alman toplumundaki demokrasi sürecinin içine almaya hazır olmalıdır.

Perspektif değişimine yani Müslümanların gözüyle de olaylara bakmaya hazır olmalıdır. İslamiyetle ve Müslümanların korumasıyla ilgili işlerde de Alman devletinin egemenliğini ifade etmeye hazır olması gerekir."

Dr. Gebauer en son olarak da "İslam'ın, Alman toplumuna kültürel ve dînî bir çeşitlilik olarak entegrasyon meselesinin büyük ölçüde bir eğitim işi olduğu bilinmektedir." diyor.

Bu teklifler bütün Müslümanlar tarafından gözden geçirilip ele alınmalı ve mümkün olan ve olmayanların esbab-ı mucibesi hazırlanıp istenildiği vakit tartışmaya hazır hale getirilmelidir.


a.aymaz@zaman.com.tr



Yazarımızın en son yazıları

10/ 09/ 2000... Rehberimiz (sas) böyle yapardı
16/ 09/ 2000... Nedir zaman nedir?
17/ 09/ 2000... Zaman izafiyeti
23/ 09/ 2000... "Yanan Çalı"
24/ 09/ 2000... İnancın renkli ve zengin dünyası
30/ 09/ 2000... Dinler ve çocuk hakları
01/ 10/ 2000... Avrupa'da İslam üniversiteleri
07/ 10/ 2000... Acaba bizimkiler ne halde?
08/ 10/ 2000... Sen bizi affet
14/ 10/ 2000... Mazot yerine ayçiçeği yağı


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.