Maaş farklılıklarının çarpıcı belgesi
Memur bir okuyucumdan ilginç bir mektup aldım. Mektubun içinden Türkiye'deki gelir dağılımı adaletsizliğini ve eşit işe eşit ücret verilmediğini gösteren çarpıcı bir belge çıktı. Türkiye'de küçük bir azınlığın ülkenin milli gelirinin büyük bir bölümünü aldığı artık hepimizin malumu. Bir de aynı işi yaptıkları halde farklı ücret alan kesimler var.
Makine İkmal Dairesi Başkanlığı tarafından Karayolları Genel Müdürlüğü Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı'na yazılan resmi yazı gelir dağılımındaki bu bozukluğu gösteren önemli bir belge.
Maaş ve ücretlerdeki çarpıklığı gösteren bu yazıyı kamuoyunun bilgisine aynen sunuyorum:
"4046 Sayılı Kanun hükümlerine göre D.B. Deniz Nakliyatı TAŞ elemanlarından teşkilatımıza nakli uygun görülen başmühendis kadrosundaki 2 adet makine mühendisi için teklif hazırlanması ilgi yazı ile istenmektedir.
Teşkilatımızda makine ikmal mühendisi kadrolarının dolu olması nedeniyle adı geçen kişilerin şube-şantiye makine ikmal mühendisi pozisyonlarından birine atanabilmeleri mümkün görülmektedir.
Ancak; nakli istenen memurların sicil dosyaları incelendiğinde 1.300.000.000 TL net ortalama maaş aldıkları görülmektedir. Teşkilatımızda ise Temmuz 2000 zammı dahil 25 yıl hizmeti olan başmühendisler net 340.000.000 TL, makine ikmal mühendisleri ise 332.000.000 TL maaş almakta oldukları bilinen gerçektir. Ayrıcalıklı personel istihdamına gidilmesi, teşkilatımızda zaten var olan ücret dengesizliğinin yaratmış olduğu huzursuzluğu (işçi-memur) körükleyip artırarak iş veriminin düşmesine sebep olacaktır.
Bu bakımdan teşkilatımızda huzursuzluğun daha da artmaması için adı geçen kişilerin aldıkları ücrete uygun ödeme yapan başka kurum veya kuruluşlara atamasının daha uygun olacağı kanaati hasıl olmuştur. Gereğini arz ederim."
Aynı eğitimi almış, aynı işi yapan iki mühendisten birinin 1 milyar 300 milyon lira, diğerinin ise 332 milyon lira almasını akıl ve mantıkla izah etmek mümkün değil. Üstelik bu uygulama eşit işe eşit ücret ilkesine de aykırı. Her nedense bütün iktidarlar, bu durumu düzelteceklerine söz verirler. Ama, iktidarda kaldıkları sürece de buna el atmaya hiç yanaşmazlar.
57. hükümet haziran ayının sonunda memurlar ve diğer kamu görevlileri arasındaki ücret adaletsizliklerini gidermek, eşit işe eşit ücret ilkesini gerçekleştirmek amacıyla Meclis'ten geniş yetki aldı. Hükümetin bu yetkiyi almasıyla birlikte onbinlerce mağdur memur ümitlendi. Ancak, Anayasa Mahkemesi'nin Yetki Yasası'nı iptal ettiği süreye kadar 57. hükümet ücretler arasındaki çarpıklığı giderici bir tane düzenleme dahi yapmadı ve memurların hayalleriyle oynadı.
Üstelik, kurumlar ve kamu personeli arasındaki ücret dengesizliğini düzelteceği yerde, tam aksine idare üzerinde etkili olan kurum ve personelin maaşlarında yeni düzenlemeler yaparak gelir adaletsizliğini daha da derinleştirdi. Fakirliğe mahkum edilen, yıllardır ücret adaletsizliğinin altında ezilen ek ödemesi, fazla mesaisi, ikramiyesi, sözleşmesi olmayan memurlar ise bu farklılaşma karşısında daha da sefilliğe terk edildi.
Hükümet kurullar bürokrasisine hız vermiş, bu kurullarda görev alan kurul üyelerinden aşağıya kadar tüm memurlara diğer kamu görevlilerinden çok farklı yüksek ücret ve sosyal haklar sunarak seçkin zümrelerin oluşmasına ve ayrıcalıklı sınıfların türemesine neden olmuştur.
Henüz vakit geç değil. Hükümet derhal ve acilen kamu personeli sistemini ele almalı ve bu konuyu öncelikli olarak Meclis'in gündemine getirmeli. Kangren haline gelen gelir dağılımı bozukluğu düzeltilmelidir.
Aksi halde komik ve yüzdelik maaş artışlarıyla bu farklar daha da derinleşecek ve işyerlerindeki huzursuzluklar artarak devam edecektir.
Bizden uyarması...
a.sen@zaman.com.tr
Yazarımızın en son yazıları
10/
09/
2000...
Enflasyonla mücadele filminin sonu...
13/
09/
2000...
IMF’nin sonu, Türkiye’nin geleceği...
17/
09/
2000...
Eylemler neyin göstergesi Sayın Erçel?
20/
09/
2000...
İş güvencesi; ancak...
24/
09/
2000...
Alın size 3 katrilyonluk kaynak
27/
09/
2000...
Boşluk varsa, doldurulur
01/
10/
2000...
Emekliden başbakana selam var
04/
10/
2000...
Araştırma görevlileri öteki Türkiye saflarında
08/
10/
2000...
İş güvencesi savaşlarında kazanan yok
11/
10/
2000...
Okuyan-Akay kavgası
|