GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

16/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


MAKRO MİKRO 

Aydın HASKEBAPÇI



Silver Türkiye'yi ısıtıyor

44 yıllık bir geçmişe sahip Silver Şirketler Grubu, soba üretiminde haklı bir üne ve yere sahip. Bu dönemde ürettiği 3 milyonu aşkın soba ile Anadolu'nun dört bir yanını ısıtan Silver, şimdilerde doğalgazlı ürünlere hazırlanıyor. Hızla yeni yatırım alanları arayan Silver, Silteks tekstil fabrikası ile de iplik üretimine başladı.

Şirkette ikinci neslin temsilcisi olan Abdurrahman Haskaraman, grubun şu anda pazarlama işlerini yürütüyor. Devletten bugüne kadar hiçbir kredi ve destek almadan şirketin bugünlere ulaştığını belirten Haskaraman, 2000'li yıllarda ise Silver'in bir dünya şirketi olmayı hedeflediğini belirtiyor.

Abdurrahman Haskaraman - Silver Soba

1953 yılında doğan Abdurrahman Haskaraman lise eğitiminin ardından babasının yanında iş hayatına atıldı. Silver'in üretim ve dağıtım dahil çeşitli bölümlerinde çalıştı. Şu anda ailede ikinci nesli temsilen Silver Şirketler Grubu'nun pazarlama işlerini yürütüyor.

Silver'in asıl kurucusu babanız Mustafa Haskaraman idi. Babanızın bir samanlıkta kurduğu şirketin o dönemlerini sizden dinleyebilir miyiz?

Babam Ruslar tarafından kurulan Türk ağır sanayi yatırımlarından Kayseri Sümer Bez Fabrikası'nda Dökümhane'de bir süre çalışarak döküm işinin inceliklerini öğrenmiş. 1958 yılında ise babam, kardeşi Mehmet Haskaraman ve kayınbiraderi Hasan Eser ile birlikte 250 bin lira sermaye ile Dökümiş Ltd. şirketini kurmuşlar. Ancak o dönemde bir atölye yerine imkansızlıklar sebebiyle Hacıkılıç Mahallesi'ndeki evimizin samanlığında işe başlamışlar. O yıllarda daha çok alüminyum, bronz ve bakır döküm imalatı yapılıyordu ve sanayicilik adına da pek bir örnek yoktu.

Babam kararlı ve çalışkan bir insandı, düşündüğü şeyi yapmaktan çekinmezdi. Ben ondan, "Olmaz" kelimesini hiç duymadım. Otomobilin Türkiye'de yapılamadığı devrelerde babam bize insanın azimli olduğunda, gayret gösterdiğinde uçağı dahi yapabileceği inancını aşılamıştı. Önceleri Kazancılar Çarşısı'ndaki atölyedeki üretimden sonra İstanbul yolu üzerindeki Terminal'in yanında sanayi üretimine geçildi.

Üretime sobacı olarak mı başladınız?

İlk zamanlarda dökümden pis su boruları imal ettik. Ardından Türkiye'de ilk defa "Gümüş Yıldız" anlamındaki "Silver Star" markasıyla alüminyum düdüklü tencere üretimine geçtik. 1960'ların ortalarında ise Silver olarak soba imalatına başladık. İlk sac sobanın denemesini de rahmetli babam Yenimahalle'deki evimizde tuğlayı döşeyerek yaptı.

Sizin çocukluk yıllarınız nasıl geçti?

Benim doğduğum dönemde ailemizin maddi imkanları çok yetersizdi. Adeta bir gecekondu evinde doğup büyüdük. Soğuk kış gecelerinde evin damından damlayan suların yerdeki leğende buz haline geldiğini hiç unutamam. Ancak mahallemizdeki işbirliği ve dayanışma gerçekten örnek gösterilirdi.

O şartlarda okuma imkânı bulabildiniz mi?

İlkokulu Alpaslan İlkokulu'nda, ortaokulu ise meslek lisesi olan Erkek Sanat Enstitüsü'nde okudum. Bu eğitim devresinde metal, tesviye ve marangozluk eğitimi aldım. Lise bölümüne geçtiğimde babamızın da mesleği olarak döküm, kalıp ve model bölümünü seçtim. Ancak liseyi bitiremeden okuldan ayrıldım. Üniversiteyi okumamış olmak her zaman içimde bir ukde olarak kalmıştır. Bu yüzden çocuklarımın mutlaka üniversite eğitimi almalarını istiyorum.

Ürünlerinize marka olarak Silver ismini neden seçtiniz?

O dönemde halkın yabancı isme duyduğu ilgiden dolayı düdüklü tencere üretimine Silver Star ismi ile geçtik. Daha sonra soba üretiminde de kalite imajından dolayı Silver ismi ile beraber devam ettik. Kayseri'de o zamanlar emaye yapan firma olmadığından soba gövdelerinin emayeleri İstanbul'da yaptırılırdı. 1972 yılında babamın vefatı ile beraber devam eden süreç, 1976 yılına gelindiğinde terminal yanında bulunan imalat ünitelerinin Sivas yolu üzerindeki yeni tesislerimize transferi ile beraber devam etti ve kendi emaye tesisimizi kurma imkanı oldu.

Beko Ticaret ile 15 yıl gibi uzun bir dönem pazarlama alanında işbirliği yaptınız. Bu işbirliği nasıl gerçekleşti?

Beko Ticaret tabii ki ülkemizin önde gelen pazarlama şirketlerinden birisi. 1968 yılında soba imalatı ve pazarlaması yönünden bizim ile işbirliğini seçti. Biz kendi markamızla üretimi yaptık, Beko ise yurt çapında pazarlamasını yürüttü. Biz de onlarla çok iyi bir ticari ilişki içinde 13 sene bu işi götürdük. Dünya standartlarında çalışan Beko'nun bizim şirketimizin kurumsallaşması ve gelişmesinde de büyük katkıları oldu. Ben de 1975'te askerden döndükten sonra işletmede görev aldım. Hatta benim düğün merasimimde de Beko yetkilileri müdür seviyesinde törene katıldılar.

Bu işbirliği neden sona erdi?

Biz Beko Ticaret'e her sene 100 bin civarında soba üretip veriyorduk. 1980 yılında ise ekonomide yaşanan daralma sonrası Beko Ticaret bizden üretimi azaltmamızı istedi. Biz ise o üretim rakamına razı olmadık. Bu üretimin devam etmesi açısından Beko Ticaret'e pazarlamanın kendileri ve tarafımızca müşterek olarak yürütülmesini teklif ettik. Ancak bu Beko'nun tek bayilik prensiplerine uymayınca daha evvel yapılmış olan anlaşmayı karşılıklı olarak fesh ettik. Biz de yeni arayışlar sonrası 1981 yılında Silver Ticaret AŞ ismiyle kendi pazarlama şirketimizi faaliyete geçirdik.

Siz sobaları da sürekli yeniliyorsunuz. Turbo, döner ızgaralı sobalardan sonra şimdi de Çevre Bakanlığı ödülüne sahip çift yanma sistemli sobalar üretiyorsunuz. Bize biraz da soba teknolojisi konusunda bilgi verir misiniz?

Teknik konularda amcam Mehmet Haskaraman sürekli yeni çalışmalar içerisindedir. Onun çalışmalarıyla yanmadan sobadan çıkmak isteyen gazları da yakabilen turbo sobayı ilk biz ürettik. Ayrıca ikinci yanma sistemini ve otomatik kül boşaltma sistemini devreye soktuk. Bu ürünün teknik resimleriyle birlikte 80'lerin başında patentini aldık. Ardından Ege Üniversitesi'nden ısı verimlilik raporunu uzun uğraşlar sonucu aldık. Çünkü ilk başta üniversitedeki bazı profesörler -Bu verimle yanan bir soba olamaz.- diyerek direttiler. Ancak uzun incelemeler sonrası bizi haklı bularak yüzde 87 ısı verimliliğine sahip sobamızı belgelediler. Daha sonra Erciyes Üniversitesi'nde de aynı sonuca varıldı. Biz çevre dostu bir firma olarak çevreyi korumaya da büyük önem veriyoruz. Bakanlık da 1993 yılında bizim çevre dostu ürünlerimizi belgeledi.

 

Son dönemde ise doğalgazın yaygınlaşması ile birlikte siz de yeni ürünler ürettiniz. İleride kombi üretmeyi düşünüyor musunuz?

Türkiye, yakın gelecekte bölgede bir doğalgaz merkezi olacak. Türkmen, İran ve Rus doğalgazı Türkiye'ye gelecek. Önce büyük şehirlerden başlayarak doğalgaz ilçe ve köylere kadar yayılacak. Biz de bu yönde yaptığımız çalışmaları hızlandırdık. Şu anda LPG ve radyan soba tabir edilen ürünler üretiyoruz. Doğalgaz sobalarının yanı sıra kombi üretimi konusunda da yabancı firmalarla görüşmelerimiz sürüyor. Anadolu'da doğalgazın yaygınlaşmasıyla birlikte kullanılacak kombiler sayesinde enerji tasarrufu da sağlanmış olacak.

Bugünlerde Çin'e bir yolculuk yapmayı planlıyorsunuz. Yurtdışı pazarlar konusunda gelecekte hedefiniz nedir?

Silver olarak gelecekte yurtdışına daha çok açılmayı hedefliyoruz. Bu amaçla bu hafta, ekonomisi hızla büyüyen Çin'de düzenlenen fuarlardan birine katılacağız. Burada hem yeni gelişen teknolojileri yerinden inceleyeceğiz, hem de yeni bağlantılar yaparak Silver Ticaret'in yapısını güçlendirmeyi planlıyoruz. Yurtdışına çıktıkça ben en çok İngilizce öğrenemediğime hayıflanıyorum. Bu sebeple çocuklarımı bu yönde özellikle yetiştirmeye çalışıyorum.

Şirketin şu an ulaştığı nokta hakkında da bilgi verir misiniz?

Silver Şirketler Grubu olarak; Kaydöksan, Dökümiş ve Silver fabrikalarımızda toplam 50 bin metrekarelik bir alanda 500 çalışanımız ile şu anda üretimi sürdürüyoruz. 25 çeşit katı yakıt, 5 çeşit de LPG sobası üretiyoruz. Yıllık üretim kapasitemizi ise 90 bin katı yakıt sobası, 50 bin adet LPG ve 500 bin adet soba borusu olarak açıklayabiliriz. 30 yıl içinde Silver Grubu (www.silver.com.tr) olarak neredeyse 3 milyon soba üretmişizdir. Bu da Anadolu'nun dört bir tarafını Silver sobalarının ısıttığını gösteriyor. 80'e yaklaşan yetkili servis ve bayilerimize ilaveten iki tane gezici servis ekibimiz sürekli yurt çapında dolaşarak müşterilerimizin isteklerine cevap veriyor.

Şirketin kurucuları amcam ve dayım aktif olarak halen işlerin başındalar. Biz de ikinci nesil olarak onların tecrübelerinden çok istifade ediyoruz. Yeni fikirlerimizle geçmiş tecrübeleri birleştirip şirketi geleceğe taşımak istiyoruz. Bu amaçla Quartz elektrikli sobaların yanında ileride şömine tipi sobalar üretmeyi planlıyoruz. Çünkü, aksesuvar olarak bile olsa şömineler tüm dünyada yayılıyor. Silver'i yakın gelecekte bir dünya markası haline getirmek ise en büyük hedefimiz. Bu amaçla servis hizmetleri ve pazarlamada bazı köklü değişikliklere gittik. Anadolu'nun dört bir yanındaki fuarlara da büyük önem veriyoruz.

Son dönemde sizin bir de tekstil alanında yatırımınız var. Bu girişim nasıl gerçekleşti?

Şirket ortakları olarak bizler değişik sektörlerde yatırımı planladık fakat o planlar gerçekleşmedi. Son olarak tekstildeki araştırmalarımız neticesinde yeni bir yatırım yapma kararı aldık. Organize Sanayi Bölgesi'ndeki 40 bin metrekarelik bir alan üzerinde 9 bin iğlik Silteks Tekstil fabrikamızda 4 yıldır üretim yapılıyor. Yüzde yüz pamuktan karde iplik üreten ve tümüyle otomatik çalışan bu fabrikamızda şu anda 90 kişi istihdam ediliyor.

Kayseri'de soba sanayiinde irili ufaklı şu anda 50'ye yakın firma faaliyet gösteriyor. Bu hızlı gelişmenin sebebi sizce nedir?

Memleketimizde bir sektör gelişmeye başladığı zaman pek çok işadamı bu alana yatırım yapar. Sobada da rekabet bu yüzden çok hızlı gelişmiş durumda. Bu rekabet ile birlikte şehrimiz soba sanayiinin merkezi konumuna geldi. Şu anda Eskişehir ile bu sektörde yarışıyoruz diyebilirim. Silver olarak da bu sektörün öncüsü olmaktan her zaman gurur duyuyoruz.

Babanızın iş hayatında size bıraktığı bazı prensipleri bizlere aktarır mısınız?

Babam bize daima çalışmayı ve azimli olmayı öğütlerdi. Zor işlere karşı çok mücadeleciydi. İşçisini çok severdi ve hakkını mutlaka zamanında öderdi. Hatta hiç unutmam bir defasında yeni bir takım elbise diktiriyor ama o hafta işçilerin parasını ödemekte biraz zorlanıyordu. Ve bir arkadaşı aracılığıyla takım elbiseyi sattırıp çalışanların parasını ödüyor ve "Ben işçimin alacağı varken bu yeni elbiseyi giyemem." diyordu.

Siz hayır işlerine de büyük önem veriyorsunuz. Son olarak bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Benim düşünceme göre; madde kazanılırken mana yitirilmemeli, her ikisi müşterek yürütülmeli. Eğer mana kaybedilirse, özümüzü ve tarihimizi kaybetmiş oluruz. Geçmişini bilmeyen geleceğini bilemez, geleceğini de bilmeyen gününü idrak edemez. Ben de geçmişimi hiç unutmamaya çalıştım. Babam bizlere hep helal lokma yedirmeye çalışmıştır. Bütün insanlara da maddi, manevi yardımcı olurdu. Biz de elimizden geldiği kadar insanlara iş imkânı sağlamaya ve onun bize öğretmeye çalıştığı güzellikleri devam ettirmeye çalışıyoruz.

Gençlerimizin okul yıllarından sonra girdikleri iş hayatında onlara fırsatlar vererek üniversitede almış oldukları teorik bilgileri, pratiğe çevirmelerine yardımcı olmalıyız. Böylece iktisadi sahada en büyük güç olan gençliğin potansiyelini bir lokomotif güç haline çevirebiliriz.



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.