GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

20/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


DIŞ HABERLER 


Filistin durulmuyor

Filistin güvenlik karargahında meydana gelen patlama ortamı gererken, çatışmalar dün de devam etti. El Fetih şiddetin artarak devam edeceğini söyledi.

İsrail ile Filistin arasında üç haftadan beri süren çatışmalar, Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinde yapılan zirvede alınan kararlara rağmen aralıklarla devam ediyor.

Batı Şeria'nın Beytüllahim kentindeki Filistin güvenlik karargahında meydana gelen patlamada, iki Filistin polisi öldü. Ayrıca, Batı Şeria'da İsrailliler ile Filistinliler arasında çıkan çatışmada bir Filistinlinin öldüğü bildirildi.

Öte yandan, Filistin Kurtuluş Örgütü içindeki en büyük grup olan el Fetih'in lideri Marvan Barguti, üç haftadır süren çatışmaları durdurmanın emirle sağlanamayacağını, sokaktaki halka böyle bir hükmün geçmeyeceğini söyledi. Barguti, İsrail Ha'aretz gazetesine verdiği demeçte, İsrail ile Filistinliler arasında Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinde önceki gün varılan, çatışmaların sona erdirilmesi yönündeki anlaşmaya rağmen, Filistinlilerin kendisinden gelecek böyle bir direktife bağlı kalmayacağını ifade etti.

Filistin lideri Yaser Arafat'a bağlı olduğunu belirten Barguti, "Ancak eğer halka durmaları direktifini verirsem duracaklar mı? Asla. Halk sokakta; halkı iknaya çalışırım, ancak emir veremem. Bu bir ordu değil" dedi. Barguti, şiddet dalgasının belki de artarak süreceğini tahmin ettiğini de kaydetti. Filistinlilerin yedi yıllık barış sürecinde hayal kırıklığına uğradığını ve devlet ilanı için daha fazla beklemek istemediklerini ifade etti.

25 Hamaslı tutuklandı

Bunun yanı sıra, Hamas örgütü, Filistin polisinin, geçen haftalarda serbest bıraktığı en az 25 Hamas militanını yeniden tutukladığını açıkladı.

Hamas'ın üst düzey yetkililerinden Hasan Yusuf, "Filistin Özerk Yönetimi, hareketin 25'ten fazla üyesini yeniden tutukladı." dedi. Yusuf, Filistin polisinin yeniden cezaevine gönderdikleri kişiler arasında Hamas'ın Gazze lideri Abdülaziz El Rantisi'nin de bulunduğunu kaydetti. İsrail ile Filistin arasında şiddet olayları başladığı zaman, Filistin yönetimi cezaevlerindeki yaklaşık 85 Hamas militanını "güvenlikleri" gerekçesiyle serbest bırakmıştı.

'Militanlar İsrail'e sızdı'

Öte yandan, İsrail İç Güvenlik Bakanı Şolomo Ben Ami, Filistinli komandoların, Kudüs ve Tel Aviv'de saldırılar düzenleyeceğine ilişkin ciddi duyumlar aldıklarını açıkladı. Askeri radyoya demeç veren Ben Ami, bir soru üzerine, Filistinli komandoların Kudüs ve Tel Aviv'e sızdığına ilişkin ciddi duyumlar aldıklarını, ellerinde, komandoların saldırı hazırlığında olduklarına dair bilgi bulunduğunu belirtti.

İsrail, 8 Ekim'de komandoların İsrail topraklarına sızarak, saldırı düzenlenmesini önlemek amacıyla Filistin topraklarında genel abluka uygulama kararı almıştı. İsrail polisi ve iç güvenlik servisi Şin Bet'in önceki gün de İsrail kentlerindeki muhtemel saldırılara karşı alarm durumunda olduğu belirtildi. Dış Haberler Servisi




İsrail'in insan avı sürüyor

İsrail ordusu, 12 Ekim'de Batı Şeria'nın Ramallah kentinde 2 İsrail askerinin linç edilmesi olayına karıştıklarından şüphelenilen Filistinlileri yakalama operasyonuna devam ettiğini bildirdi.

Batı Şeria'daki İsrail askerlerinin komutanı Tümgeneral İshak Eytan, dün 8 Filistinlinin yakalandığı yönünde çıkan haberler üzerine gazetecilere yaptığı açıklamada, "Burada elimizde kimin olup kimin olmadığının ayrıntısına girmeyeceğim. Tüm failleri yakalama operasyonumuz devam edecek." dedi.

Batı Şeria'nın Ramallah kentindeki linç olayı, bir İtalyan kameraman tarafından görüntülenmiş ve tüm dünya televizyonlarında yayınlanmıştı. İsrailli yetkililer, film ve fotoğraflardan tespit çalışmalarının devam ettiğini belirtiyor.




Tiran ile işbirliği mesajı

Türkiye'nin eşbaşkanlığını yürüttüğü İstikrar Paktı II. Çalışma Masası çalışmaları çerçevesinde geldiği İstanbul'dan dün sabah Ankara'ya gelen Arnavutluk Başbakanı Ilir Meta, Başbakan Bülent Ecevit ile bir araya geldi.

Başbakan Ecevit ile Meta, yaklaşık 1 saat süren görüşmelerinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Konuk Başbakan Meta, iki ülke arasındaki iyi dostluk ilişkilerini Başbakan Ecevit ile görüşerek pekiştirmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, "İş forumu toplantısına katılmak için Türkiye'ye gelmiştim. Bu vesileyle Sayın Başbakan ile görüşmek benim için çok önemliydi." dedi. Bölgedeki son gelişmeler hakkında Ecevit ile danışmalar yapmalarının çok önemli olduğunu da söyleyen Meta, "Aynı zamanda Arnavutluk ve Türkiye arasındaki işbirliğini ekonomi, savunma ve güvenlik gibi bütün alanlarda daha da pekiştirmek ve ayrıca Türk şirketlerinin Arnavutluk'ta daha fazla faaliyet gösterebilmeleri için çaba göstereceğiz. Arnavutluk, kendi istikrarı ve gelişmesi yolunda Türkiye'den çok büyük destek alıyor." diye konuştu.

Her alanda işbirliği

Başbakan Bülent Ecevit de, Arnavutluk ile yalnız ekonomik alanda değil, her alanda işbirliği yapıldığını belirterek, "Savunma konusunda, askeri eğitim konusunda işbirliği yapıyoruz. Bu konudaki ilişkilerimizi daha da geliştirmenin, bölgede barışa ve istikrara büyük katkısı olacağına inanıyoruz" dedi.

Başbakan Ecevit, Balkanlardaki gelişmeler konusunda görüş alışverişinde bulunulup bulunulmadığı sorusuna, "Tabii, Yugoslavya'daki son gelişmelerden ne gibi sonuçlar doğabilir, bunları birlikte değerlendirdik" yanıtını verdi. Kosova'daki Türk vatandaşlarının haklarıyla ilgili konunun gündeme gelip gelmediği sorusu üzerine Ecevit, "Tabii bundan Arnavutluk sorumlu tutulamaz. Orada bazı sorunlar var. Onları da zaman içerisinde çözüyoruz." dedi.

Genelkurmay Başkanlığı'nı da ziyaret eden konuk başbakan, daha sonra özel bir uçakla Ankara'dan ayrıldı. Ankara




Verheugen Atina'da nabız Yokladı

AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, AB–Türkiye işbirliğinin Helsinki Zirvesi kararlarını temel alması gerektiğini söyledi.

AB üyesi ülkelerin başkentlerine yaptığı ziyaretler çerçevesinde Atina'ya gelen Verheugen, dün Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis ve Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile görüştü. Görüşmelerinin ardından gazetecilere bir açıklama yapan Verheugen, Simitis ve Papandreu'ya AB–Türkiye Katılım Ortaklığı Belgesi'nin (KOB) hazırlanması çalışmalarına ilişkin bilgi verdiğini belirtti. Temasları sırasında Yunanistan'ın "hassas" olduğu noktaların kendisine iletildiğini kaydeden Verheugen, ayrıca Türkiye'nin üyelik öncesi süreci stratejisine ilişkin en güç konulardan bazılarını ele aldıklarını söyledi.

Kıbrıs konusunun çözümünün Türkiye'nin AB üyeliği için bir koşul olup olmadığı yolundaki soruları da yanıtlayan Verheugen, "Böyle ifadeler kullanmak istemiyorum. Türkiye'de gerekli demokratik reformlar süreci başladığı zaman siyasi çatışmaların çözümüne ilişkin daha fazla şartlar olacaktır." dedi.

Papandreu ise Verheugen ile AB'nin genişleme sürecini ve Türkiye–AB Katılım Ortaklığı Belgesi konularını ele aldıklarını söyledi. Yunanistan Dışişleri Bakanı, "Biz AB'nin Türkiye'ye Avrupa yolunda katkı sağlamasını istiyoruz. Türkiye'nin gerekli reformları yapması yalnızca kendisinin değil, bölgenin de yararınadır. Bu yöndeki olumlu gelişme, hem ikili ilişkiler hem de Kıbrıs konusunda etkili olacaktır" dedi. Atina




Kahire'de zirve hazırlığı

Arap ülkeleri dışişleri bakanları, İsrail–Filistin çatışmalarını ele almak için yarın yapılacak olağanüstü Arap zirvesi öncesinde Kahire'de bir araya geldi.

Zirvede başta Filistin'e verilecek desteğin yanı sıra bazı kararların da alınması bekleniyor. Bunlar arasında Arap liderlerinin her yılın mart ayında zirve toplantısı yapması, Arap ekonomik işbirliğini sağlamak amacıyla serbest ticaret bölgesi kurulması ve ortak pazar için gerekli çalışmaların ivedilikle tamamlanması yer alıyor. Zirvede ayrıca Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in Arap liderlerine Şarm El Şeyh zirvesiyle ilgili geniş bir rapor sunacağı bildirildi. Mısır, böyle bir toplantıya evsahipliği yapmaya sıcak bakmamış, ancak artan şiddetin İsrail ve Filistinlileri açık bir savaşın eşiğine getirmesi ihtimali üzerine, fikrini değiştirmişti. 1996'dan beri ilk kez yapılacak Arap zirvesinde, İsrail'in barış anlaşmalarına saygı göstermemesi ve aşırı güç kullanımına karşı ortak bir tutum belirlenmesi amaçlanıyor. Şükrü Şahin/Kahire




Atina'dan yine suçlama

Yunanistan Hükümet Sözcüsü Dimitri Reppas, Yunan–Rum ortak tatbikatı Nikiforos–Toksotis'e katılmak üzere Kıbrıs Rum Kesimi'ne giden Yunan savaş uçaklarının Türk uçaklarının engellemesiyle karşılaştığını söyledi.

Reppas, düzenlediği basın toplantısında, Türk savaş uçaklarının engelleme faaliyetlerinin Rodos ile Kıbrıs arasında gerçekleştiğini belirtti. Yunan–Rum tatbikatının planlandığı gibi süreceğini belirten Reppas, Savunma Bakanı Akis Çohacopulos'un Kıbrıs Rum Kesimi'nde tatbikatı izleyeceğini kaydetti. Bu arada, "Destined Glory–2000 tatbikatına katılmak üzere önceki gün Limni adası üzerinden Türkiye'ye giden 3 Yunan savaş uçağının, Türk uçaklarının engellemek üzere havalanması nedeniyle NATO tarafından geri çevrilmesine ilişkin temasların sürdüğünü" açıklayan Reppas, Atina'nın NATO'dan açıklama istediğini ve gelecek yanıta göre tutumunu belirleyeceğini kaydetti. Atina




'Türkiye PKK'yı bitirdi'

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nün hazırladığı 'Askeri Dengeler' raporunda, Türkiye'nin PKK terörünü keskin şekilde etkisizleştirdiği belirtildi.

Merkezi Londra'da bulunan Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) tarafından hazırlanan 'Askeri Dengeler' raporunda, dünyanın bazı çatışma bölgelerindeki durum irdelenirken, uluslararası terörizm tehdidi ve ülkelerin silahlanma hızlarına da geniş yer verildi. Raporda, Türkiye'nin PKK terörünü keskin şekilde azalttığı ve etkisizleştirdiği vurgulandı.

Enstitünün 2000 ve 2001 yıllarını kapsayan raporunda, Türkiye'nin özellikle PKK terörünü alt etme konusunda gösterdiği başarıya geniş yer ayrıldı. Raporun 'NATO üyesi olan ve olmayan Avrupa ülkeleriyle' ilgili bölümünde Türkiye'ye değinilirken, 'PKK terörünün keskin şekilde etkisizleştirildiği' kaydedildi ve sürecin terör örgütü PKK'nın elebaşısı Abdullah Öcalan'ın 1999 yılı Şubat ayında yakalanmasıyla başladığına dikkat çekildi.

Raporun bu bölümünde şöyle denildi: 'Türkiye'de terörizm, Abdullah Öcalan'ın 1999 yılı Şubat ayında yakalanmasından ve 6 ay sonra kendi örgütüne bir çağrıda bulunarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı yürütülen silahlı eylemlere son verilmesini istemesinden bu yana ciddi ölçüde etkisizleştirilmiştir. Binlerce PKK'lı terörist Irak ve İran'daki eğitim kamplarına çekilirken, sayılarının 500'den fazla olmadığı düşünülen bazı teröristler ise Türk topraklarında kalmıştır. Bunun sonucunda da örgütün terörizm için para toplama ve uyuşturucu satışıyla finans sağlama gücünde de azalma meydana gelmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin Öcalan'ın yakalanması öncesinde bölgede sağladığı hakimiyetin ardından Abdullah Öcalan'ın da yakalanmasıyla PKK'nın moralindeki düşüş, örgütün kentlerde hücre ağı kuramaması ve Avrupa'daki kredibilitesini artırma isteği, Türkiye'de terörizmin yeniden artması ihtimalini ortadan kaldırmıştır.'

Raporda Türkiye'de 'Kürt azınlık' bulunduğu iddia edilerek, Türk hükümetinin son gelişmelerle bölgede uyguladığı sert kuralları yumuşatmasının kolaylaşacağı ve 'kültür, eğitim ve dile ilişkin bazı haklara daha yumuşak yaklaşılabileceği' öne sürüldü. Londra




GAP UÇAĞI Yine tekledi

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i Orta Asya gezisi boyunca taşıyan GAP uçağı Kırgızistan'ın Manas Havaalanı'nda arızalandı.

Uçağın havalandırma sisteminde meydana gelen arızanın giderilememesi üzerine Sezer, Kırgız lider Askar Akayev'in özel uçağı ile Kazakistan'a gecikmeli olarak gidebildi.

Bişkek yönetimi, Akayev'in özel uçağı Türk heyetinin tümünü almadığı için heyetin kalan bölümüne de bir başka küçük uçak tahsis etti. Heyetin kalan üyeleri, bu uçakla Kazakistan'a hareket etti.

Havaalanında gezisini izleyen Türk gazetecilerin hatırını soran Sezer, bir gazetecinin 'Meclis başkanı seçildi. Görüştünüz mü kendisiyle?' sorusuna 'Görüşemedim, hayır.' karşılığını verdi. Sezer, GAP uçağındaki arızanın hatırlatılması üzerine de 'Olabilir, ne yapalım?' dedi.

Cumhurbaşkanı Sezer, Kazakistan'ın başkenti Astana'daki resmi temaslarını tamamladıktan sonra bugün, Astana'dan yaklaşık bin 500 km uzaklıktaki Türkistan şehrine geçecek ve bu şehrin kuruluşunun 1500. yıldönümü kutlamalarına katılacak.

Öte yandan, GAP uçağının İstanbul'dan gönderilecek yedek parçayla tamir edileceği ve daha sonra direkt Türkiye'ye geri döneceği bildirildi. Yetkililer, GAP uçağında havalandırma sistemindeki arızadan başka bir arızanın olmadığını da kaydettiler. (Atıf Ala / Bişkek)




'Dışa açılma alanları artacak'

Çin Başbakanı Zhu Rongji, önümüzdeki 5 yıl içinde Çin'de ekonomik inşa çerçevesinde ekonomik ve sosyal gelişmenin sürdürülmesi ve halkın yaşamının iyileştirilmesi gerektiğini belirtti.

Zhu, Komünist Parti'nin 2001-2005 dönemini kapsayan 10. 5 Yıllık Planı hakkındaki önerisini açıkladı. Açıklamasında, kamu işletmelerindeki reformun esasının modern işletme sisteminin kurulması ve hissedarlık sisteminde düzenlemenin hızlandırılması olduğunu belirten Zhu, dışa açılma alanlarının aşamalı olarak genişletileceğini, orta ve uzun vadeli sermayenin kamu işletmelerinin yeniden yapılanmasına çekileceğini ifade etti.




Sri Lanka'da intihar saldırısı

Sri Lanka'nın başkenti Kolombo'da düzenlenen intihar saldırısında bir kişinin öldüğü, 23 kişinin de yaralandığı açıklandı.

Yeni kabinenin yemin töreninin yapılacağı, Devlet Başkanı Chandrika Kumaratunga'nın konutuna 1,6 km uzaklıkta düzenlenen saldırıda yaralananlar arasında 3 Amerikalı kadının bulunduğu belirtildi. Hastane yetkilileri, Amerikalılardan 2'sinin hafif yaralandığını, ancak göğsünden yaralanan 3. kadının durumunun endişe verici olduğunu söyledi.




AGİT: Belgrad, örgüte geri dön

AGİT, üyeliğini 1992'de askıya aldığı Yugoslavya'yı, 54 üyeli örgüte yeniden katılmaya davet etti.

AGİT dönem başkanlığını elinde bulunduran Avusturya Dışişleri Bakanı Benita Ferrero–Waldner, Yugoslavya'nın yeni Devlet Başkanı Voyislav Koştunitsa'ya gönderdiği resmi davet mektubunda, Belgrad yönetiminin 27 Kasım'da Viyana'da yapılacak AGİT dışişleri bakanları toplantısına katılmasını umduğunu belirtti. Ferrero–Waldner, Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'ndeki demokratik değişimin, AGİT ile Belgrad yönetimi arasında uzun süredir beklenen yeni ilişkilerin kurulmasının önünü açtığını kaydetti.




Silahlanmada ABD başı çekiyor

IISS'nin 'Askeri Dengeler' raporunda, dünyadaki silahlanma hızına önemli yer ayrılırken, ABD'nin silahlanmayı sürdürdüğüne, Batı Avrupa'nın ise İngiltere hariç silahlanma hızını önemli ölçüde azalttığına dikkat çekildi.

NATO üyesi Avrupa ülkelerinde 1999'da başlayan ve yaklaşık yüzde 5'le ifade edilen silahlanma hızındaki düşüş trendinin aynen kalacağına işaret edilen raporda, düşüşün 2000 yılında yüzde 6'lara ulaşabileceği tahmininde bulunuldu. Raporda, savunma harcamalarını hâlâ yükselten tek Avrupalı NATO üyesi İngiltere'nin, 2000 yılında 23 milyar sterlin olan savunma bütçesini 2003'te 25 milyar sterline çıkarmayı planladığı da kaydedildi.

Raporda, ittifakın üç yeni üyesi Polonya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti'nin askeri bütçelerinde ise NATO üyesi diğer Avrupa ülkelerinin tersine artış olduğu hatırlatıldı ve bu rakamların Polonya'da yüzde 8, Macaristan'da yüzde 19, Çek Cumhuriyeti'nde ise yüzde 7,3 oranında olduğu belirtildi.




Ege'nin iki kıyısında deniz gücü artıyor

Raporda, bazı ülkelerin donanmalarına yapılan yeni yatırımlara da dikkat çekilirken, Yunanistan'ın Alman yapımı 214 diesel denizaltılarından dördüncüsünü de ısmarlama noktasında bulunduğu bildirildi.

Bu denizaltıların, 10 yıl içinde Yunan donanmasına katılabileceği kaydedilen raporda, bunun yanı sıra 4 Zubr hava yastıklı deniz aracının da 2'si Rusya, 2'si de Ukrayna'dan olmak üzere sipariş edildiği ve bunların 2001 yılında teslim alınacağı belirtildi.

Raporda, Türkiye'nin ise deniz gücüne 6 adet TF 2000 firkateyni eklemeyi planladığı, 4 adet de Alman yapımı 214 diesel denizaltının alımına karar verdiği ve bunların 2006 yılında Almanya tarafından teslim edileceği kaydedildi. Raporda, Türkiye'nin ayrıca 12 adet Milgem Kormet adlı keşif uçağı, 8 adet Seahawk arama–kurtarma savaş helikopteri ile 9 adet CN–235 deniz keşif uçağını İspanya'dan alacağı ifade edildi.




Ermenistan hızla silahlanıyor

Raporda, NATO üyesi olmayan ülkelerdeki durum ele alınırken de bu ülkelerde savunma harcamalarının yüzde 9,4 oranında düştüğüne işaret edildi.

Kafkaslar'da ise Ermenistan'ın dolar bazında savunma harcamalarını yüzde 30 oranında artırdığının altı çizilen raporda, Azerbaycan ile Gürcistan'ın savunma harcamalarının ise dolar bazında fazla değişmediği vurgulandı.




Ortadoğu'da silah alımı üst düzeyde

Raporda, Ortadoğu'nun, silahlanma hızındaki küçük düşüşe rağmen, dünyanın bütün diğer bölgelerinden daha çok silahlandığı vurgulandı.

Uluslararası silah ticaretinin de düşüşe geçtiği son dönemde, Ortadoğu ülkelerinin hâlâ silah alımında en üst sıralarda olduğu belirtilen IISS raporunda, Suudi Arabistan'ın 6,1 milyar dolarlık alımla bölgede birinci olduğu kaydedildi. Bölgedeki tansiyonun düşürülmekten uzak göründüğü ifade edilen raporda, Arap–İsrail çatışmasının, hala bölgenin en önemli sorunu olduğuna işaret edildi.




Rapordaki Avrupa askeri gücü

IISS raporunda, Kosova'daki çatışmada Avrupa'nın ABD askeri gücü olmaksızın yetersiz kaldığının ortaya çıkmasından bu yana, gündemde önemli bir yer tutan 'Avrupa askeri gücü' konusuna da önemli yer ayrıldı.

Raporda, bu gücün 60 bin kişilik olması konusunda alınan karara dikkat çekilirken, Avrupa'nın askeri kapasitesi, savunma harcamaları ve silahlanma programlarının ise bu konuda kurumsal düzeyde yapılan hazırlıklar ve ortaya konulan niyetlerle örtüşemediği vurgulandı.




Patrikhaneye Atina temsilciliği

İstanbul Fener Rum Patrikhanesi'nin Atina Temsilciliği, dün Patrik Bartholomeos tarafından açıldı.

Temsilciliğin açılışına, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, Yunanistan Kilisesi Başpiskoposu Hristodulos, siyaset dünyasının ve kilisenin çok sayıda temsilcisi katıldı. Patrik Bartholomeos, törende yaptığı konuşmada, temsilciliğin, ilişkilerin ahenk içinde sürdürülmesine ve yanlış anlamalardan kaçınılmasına katkı sağlayacağını belirtti. Başpiskopos Hristodulos'a, temsilciliğin açılışına yaptığı katkılardan ötürü teşekkür eden Patrik Bartholomeos, 'Bu temsilcilik iki kilise arasındaki bağların daha da güçlenmesine yardımcı olacaktır. İletişim kurmanın pek çok yolu vardır, ancak en iyisi kişisel temas yoludur.' dedi. Özel bir ziyaret için Atina'da bulunan Patrik Bartholomeos'un 24 Ekim'de Başbakan Kostas Simitis ile öğle yemeğinde bir araya gelmesi bekleniyor. Atina




Kosova'da yerel seçim gereksiz

Yugoslavya'nın yeni Devlet Başkanı Voyislav Koştunitsa, 'Sırplara karşı etnik temizliği yasal kılacağı' gerekçesiyle 28 Ekim'de Kosova'da yapılacak yerel seçimlerin gereksiz olduğunu söyledi.

İspanyol gazetesi El Mundo'ya verdiği demeçte Koştunitsa, yerel seçimlerin sorunu çözmenin uzağında olduğunu, tersine sorunları çoğaltıp, yeni sorunlar çıkaracağını belirtti. Koştunitsa, yeni bir siyasi yön belirlemeye çalışan Karadağ'ın bir geçiş döneminde bulunduğunu belirterek, 'Karadağ'ın Yugoslavya Federasyonu bünyesinde kalmak için iyi nedenleri olacak' diye konuştu. Koştunitsa, Fransa'nın Biarritz kentinde yapılan AB zirvesi hakkındaki bir soruyu cevaplarken, 'Avrupalı liderlerde, sadece Kosova savaşı adaletsiz bir savaştı diye değil, aynı zamanda Sırp halkının lanetli bir soydan geldiği fikrinin ileri sürülmesinden dolayı da açık bir suçluluk ve pişmanlık duygusu vardı.' dedi. Madrid




Senato'dan Küba ambargosu kararı

Amerikan Senatosu, Küba'ya uygulanan ambargoyu hafiftletme kararı aldı.

Senato tarafından 8 hayır oyuna karşı 86 evet oyuyla kabul edilen yasa tasarısının, Küba'ya gıda ve ilaç ihracına şartlı imkan sağladığı belirtildi. Küba'ya gıda ve ilaç satışına imkan sağlayan yasa tasarısının, bu ürünlerin, Amerikan kamu kuruluşları ve özel bankalar tarafından finanse edilmesini yasakladığı kaydedildi. Yürürlüğe girmesi için, ABD Başkanı Bill Clinton tarafından imzalanması gereken tasarının, Küba'dan tarım ya da başka sektörlerin ürünlerinin ithal edilmesine izin vermediği belirtildi. Tasarının, ABD tarafından tek taraflı olarak İran, Libya, Sudan ve Kuzey Kore'ye uygulanan ambargoların da hafifletilmesini kapsayacağı belirtiliyor. Washington




Ermenilere HÜSRAN!

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Dennis Hastert, Clinton'ın son dakika mektubu sayesinde sözde Ermeni soykırımı tasarısını sürpriz bir şekilde geri çekti

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Dennis Hastert, Başkan Bill Clinton'ın son dakika mektubu sayesinde Ermeni soykırım iddialarını Amerikan resmi kayıtlarına geçirmeyi hedefleyen 596 sayılı tasarıyı genel kurul gündeminden çıkardı.

Hastert, gece TSİ 02:00 sıralarında yaptığı yazılı açıklamada 'Başkan Clinton çok büyük milli güvenlik kaygıları olduğundan Temsilciler Meclisi'nin 596 sayılı karar tasarısını mütalaa etmemesi talebinde bulundu. Ben de bu talebe muvafakat gösterdim' dedi. Hastert, vatanını seven her Amerikalı'nın başkanın talebini önemsemesi gerektiğini belirterek 'Mevcut şartlar dikkatli hareket etmemizi gerektiriyor. Bu nedenle Çoğunluk Lideri'ne 596 sayılı tasarıyı 106. Kongre'nin kalan gündeminden çıkarılmasını rica ettim' şeklinde konuştu.

Tasarıyı kendisinin şahsen desteklediğini ve genel kurula gelmesini istediğini hatırlatan Hastert, fakat başkan Clinton ve Genelkurmay Başkanı Shelton'ın bu tasarıyı gündeme getirilmemesi talebinde bulunduğunu bildirdi.

Başkan Clinton'ın mektubunda tasarının zamanlamasıyla ilgili çok derin kaygılar ifade ettiğini ve Ortadoğu'daki durumu kötü etkileyeceği, Amerikalıların hayatlarını tehlikeye atabileceğine inandığını kaydeden Hastert, 'Bu yersiz bir talep değil' ifadesini kullandı.

Diplomatik kaynaklardan alınan bilgilere göre Başkan Clinton dün Hastert'a gönderdiği mektubunda, özellikle şu dönemde Türkiye ile ittifakın zedelenmesinin ciddi olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Mektubunda ABD'nin Türkiye ile Orta Asya Ortadoğu, Balkanlar gibi sorunlu bir bölgede ilişkileri olduğunu hatırlatan Clinton, Saddam Hüseyin rejimini kuşatma politikasında Türkiye'nin rolüne de işaret etti. Clinton, özetle "Biz zaten her sene 24 Nisan'da Ermenilerin başına gelen trajik olayları anıyoruz. Bırakalım Türklerle Ermeniler bu tarihi olayları aralarında çözsünler" dedi.

Shelton da uyardı

ABD Genelkurmay Başkanı General Henry Shelton da, dün Dennis Hastert'a dün bir mektup yazarak, "Tasarının kabul edilmesi, ABD'nin Ortadoğu'daki milli güvenlik çıkarlarına çok büyük yıkıcı etki yapabilir" uyarısını yapmıştı. Shelton, özellikle şu dönemde "Türkiye'nin bölgedeki ABD operasyonlarına verdiği desteğe müteşekkir olduğumuz sinyalinin verilmesi" gerektiğini söyledi. General Shelton, Yemen'deki ABD savaş gemisine yapılan saldırıyı da hatırlatarak, "Ermeni soykırımıyla" ilgili bağlayıcı olmayan karar tasarısının özünde ne olursa olsun, gerçek dünyada karşılaşılabilecek neticelerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright da Dışişleri Bakanı İsmail Cem'e bir mektup göndererek, tasarının geçmemesi için gösterdikleri çabaları sürdüreceklerini belirtmiş ve ikili ilişkilere verdikleri ehemmiyete değinmişti. (ALİ ASLAN / WASHINGTON)



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.