GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

20/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


 


Elektrik faturaları çıldırtıyor

Artan enflasyonun, her gün kemirerek çocuk harçlığına dönüştürdüğü maaşlar ve gemi azıya alan hayat pahalılığı insanlarımıza dünyayı dar ediyor.

Kira, doğalgaz, su, mutfak masrafı dar gelirli belini biraz daha büküp başı ile zemin arasındaki mesafeyi her gün kısaltırken gelen elektrik faturalarıyla sarsıldı. Son zamanlarda belirli kilovatsaatten fazla kullanımda iki katına çıkarılan fiyatlar ve kaçak elektrik faturalarının namuslu vatandaşa çıkarılması, ödemelerini maaşına göre ayarlayanların bu aylarda şok yaşamalarına neden oluyor.

Daha önce beş-on milyon olan elektrik giderlerinin kırkelli milyona fırladığını gören vatandaşlarımız, önce bir yanlışlık olduğu düşüncesiyle geçici olarak teselli buluyorlar; ancak ilgili müracaatlarında hesaplamalarda herhangi bir yanlışlığın olmadığını anlayınca neye uğradıklarını şaşırıyorlar.

Tahsilatta ve kaçak elektrik kullanımında gereken başarıyı gösteremeyen yetkililer, dürüst vatandaşların faturalarını şişirmede oldukça başarılı gözüküyorlar. En son gelen faturalar gerçekten halkımızı çıldırtacak meblağlar içeriyor.

Duyarlılığını neredeyse bütünüyle yitiren halkımız, hakkını arayacağına ödemeleri yapabilmek için borç veya evde çatacak birisini arıyor.

Bu istenmedik durumlara meydan vermemek için Boğaziçi Elektrik yetkilileriyle görüştük. Halihazırda ciddi oranda şikayet aldıklarını belirten yetkililer, son faturaların 'adaptasyon' faturaları yani eski sistemden yenisine geçmede yaşanan sıkıntılar olduğunu savunuyorlar. Aslında bunun savunacak tarafı da pek yok. Zaten her alanda stres yaşayan aile reisleri bir de böyle ödeyemeyecekleri kadar yüksek meblağlı faturalarla imtihana tabi tutulursa toplum olarak bunalım yaşayacağız.

Faturalara bakıldığında bir önceki ayın bir daha tahsil edilmeye çalışıldığı ortaya çıkacaktır.

VATANDAŞLAR NE YAPMALI?

Vatandaşlarımız önce faturalarını detaylı bir şekilde inceleyecekler. Herhangi bir kızgınlık ve öfkeye kapılmadan en yakın elektrik dağıtım işletmesinin adresini öğrenecekler. Bunu da gerçekleştirdikten sonra faturalarıyla beraber en yakın Boğaziçi Elektrik Dağıtım İşletme Müdürlüğü'ne başvuracaklar. Müracaatları halinde yetkililer yanlış anlaşılmaların ve yanlışlıkların giderileceğini belirtiyorlar. Allah halkımıza sabır versin.

TEDAŞ'ın bu faturaları iptal ederek yeni ve gerçekçi fatura tanzim etmesi en akıllıca ve kestirmeden bir çözüm yolu olacaktır.




MEB atamaları ve gariplikler

Daha önce de yazmaya çalıştığım gibi atamalar ortalığı toz dumana katmış gidiyor. Bu itirazların nasıl durulacağını tahmin etmek ise oldukça zor.

19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu bir gencimiz.16 Temmuz 2000'de yapılan öğretmenlik sınavını kazanıyor. Haklı olarak öğretmenlik başvurusunu yapıyor; ancak 100 ilahiyatçı öğretmen alındığı için maalesef görev alamıyor.

Genç eğitim gönüllüsü vatandaşımız bu sefer şu anda başvuruları devam etmekte olan devlet memurluğuna müracaat etmek ister. Ancak kendi branşı kapsamında olan imam hatipliğe dahi müracaat etme imkanının olmadığını şaşkınlık içinde öğrenir. Çünkü öğretmenlik sınavı imam hatip olmak için yeterli değil.

Bunda DMS şartı aranıyor. Halbuki DMS'ye girip kazanan , öğretmenlik sınavına girmeden öğretmenliğe başvurabiliyor. Böylece bu iki sınav eşit sayılıyor. Ancak tersine bir durum olunca yani öğretmenlik sınavını kazanınca devlet memurluğuna başvurulmuyor.

Öğretmenlik devlet memurluğu değil mi?

İHL'de öğretmen olup imam hatip yetiştirmeye başvuru hakkını veren yetkililer, imam hatip olmaya başvuru hakkını vermemekle ortaya nasıl bir mantık koymuş oluyorlar? Kısaca Salih Keskin gibi vatandaşlarımızın da belirttiği üzere 'İmam hatip yetiştirebilir ancak imam hatip olamazlar.' Bunun izahı zor olsa gerek.

Ülkemizde son yıllarda özellikle dini eğitimin yetersizliğinden kaynaklanan sıkıntılar ve arzu edilmeyan davranışlar hepimizi derinden üzerken, yüksek eğitim almış ilahiyatçıların din hizmetleri kadrosunda görev almalarının kolaylaştırılması gerekirken ortaya konulan bu anlaşılmaz mantığı yetkililer her halde biliyorlardır.

Konuyla ilgili başvuru kitapcığının açıklaması şöyle: (Sayfa 1) 1Genel bilgiler, Temel ilke ve kurallar 1.5. Sadece 16 Temmuz 2000 tarihinde yapılan DMS (öğretmenlik) sınavına giren ve bu sınavda 70 ve daha fazla puan alanlar, sadece eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı kadro ve pozisyonlarına başvuruda bulunabileceklerdir.

Mantığını anlayabilen varsa beri gelsin.




Öğretmen adayının feryadı

'Çıldırmak üzereyim.' sözleri bir sınıf öğretmeni adayına ait. Toplumun içine sürüklendiği durumu bu cümle çok iyi ifade ediyor. En güzel giden işleri bile içinden çıkılmaz duruma getirmede üzerimize yok.

Genç nesle birikimlerini aktarmaktan başka bir emeli olamayan bu öğretmen adayı haklı olarak soruyor: 'Madem 5 bin 000 kişi açıkta kalacaktı sınıf öğretmenliğine başvuru için puan neden 65 barajına çekildi?' Ve sorular devam ediyor:

''Hak edenlerin yerine kimler yerleştirildi? Bu haksızlık niye? İnsanları çıldırtıp intihara sürüklemek mi istiyorlar?

Şahsen ben de çarem kalmazsa ne yapayım? Başka bir imkanım olsaydı öğretmenlikte işim ne? İllegal örgütlerin kucağına mı itmek istiyorlar bizi?''

Evet yukarıdaki duygular, gençlerimizin girdiği veya sokuldukları çıkmazı gösteriyor.

Hiçbir şey hayat kadar önemli değildir. Gençlerimizin sıkıntıları karşısında çare olarak ölümü, intiharı düşünmeleri ne geleneklerimizde ne de inançlarımızda var. Tasvip edilmesi mümkün değil.

Diğer taraftan gençlerimizi bu taşma noktasına getirmek de kime ne sağlıyor merak ediyorum.



n.bayhan@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.