GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

22/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

Fikir Platformu

Dünden bugüne SAYIM

 


Ferhat BARIŞ

Sayım memuru neler soracak?

Bugün evdeyiz ailece. Çolukçocuk, toruntorba, akrabakomşu, hasımhısım hep birlikte yaklaşık 12 saat 'ev tipi' koğuşlarımızda sayım memurlarının kapımızı çalmasını bekleyeceğiz.

Çalışanlar memur gelene kadar miskin miskin yatacak, hanımlar mutfağa, çocuklar ekrana hapsolacak belki. Belki çok azımız bahçesiyle (varsa tabii) ilgilenecek, çocuğunu kucağına alıp sevecek, evin eksiğigediğiyle ilgilenecek. Hapis kalmak, kapatılmak çok itici bir duygu.

Ben şahsen nüfus sayımının şekline, biçimine, mantığına bir anlam veremeyenlerdenim. Sayım kağıtlarını gördüm. 1. hamur kağıda basılı büyük boy 12 sayfalık bir hacmi var. Kaç adet basıldı, kaça mal oldu, hangi firma bastı çok merak ediyorum. Bunun yanında nüfus memurlarına verilen kitapçıkların maliyetlerini de merak ediyorum. Bunlar teker teker okunup (çok sayfalı olduğu için optik okuyucu işi biraz zor, heralde birileri tarafından teker teker okunacaklar) değerlendirilmesi, ne derece sağlıklı olacak, ne zamana kadar sürecek akıl ermiyor... Şöyle olamaz mıydı acaba? Bu kadar kağıda masraf edileceğine, dizüstü bilgisayarlara programlı bir şekilde toparlanıp, hepsi bir merkeze yollansaydı, hem daha hızlı, hem daha pratik, hem de daha çabuk ve sağlıklı sonuç alınamaz mıydı?

Sorulan soruların mantığını da kavramakta zorlanıyorum şahsen. Mesela 'Bugüne kadar hiç doğum yaptınız mı?' sorusundan sonra açılan 'ölü doğumcanlı doğum' parantezi tam bir bilmece. 'Ölü doğum neye denir, canlı doğum olduktan sonra ölürse ne olur?' gibi sorular muğlaklığını koruyor.

Hep böyle olur zaten. Bu millete neler hissettiğini sormak yerine, 'Geçen hafta çalıştığınız (yaptığınız) veya ilişiğinizi kesmediğiniz işiniz nedir?' gibi tuhaf bir soru sorulur da, 'İş bulmakta zorlanıyor musunuz?' diye sormazlar. Evin gecekondu olduğunu tespit edip, gecekondudan kurtulmanın yolunu bulmakta kıllarını kıpırdatmazlar. Evimizdeki tuvaleti merak ederler de, sofraya yemek konup konmadığı onları ilgilendirmez.

Bugün 'ev tipi' cezaevlerimizde hep beraber koyunlar gibi sayılacağız.. sayım memurları içeri korkarak girecekler, biz onları ürkerek içeri alacağız. Bize eski Sovyet tipi sorular sorup, kaçamak cevaplar alacaklar.. İşlerine gelen cevaplar açıklanacak, ülkenin bilinmesi istenmeyen rakamları gizli tutulacak. Zaten cevabını öğrenmek istemedikleri (ve aslında çoğunu bildikleri) soruları zaten sormayacaklar...

İyisi mi, çolukçocuk, toruntorba güzel bir gün geçirmenize bakın. Ve hatta mümkünse Tv de açmayın, radyo da...

Ben Özgürüm (!)

Gezgin kargam sizin için bir reklam şarkısı besteledi. Sayım gününü neşeli kılar belki.

Ayda 2 milyon sabit ücret ödüyorum, ben özgürüm

Her yanımı baz istasyonu sardı hareket edemiyorum, ben özgürüm

Konuşmadığım halde 10 milyon ödüyorum, ben özgürüm

Kaçtığım alacaklılar beni cepten buluyor, ben özgürüm

Fazla fatura yüzünden babam ağzımı burnumu dağıttı, ben özgürüm

Hazır kart yüzünden dağ başında mahsur kaldım, ben özgürüm

İki konuşmada şarjım bitti, ben özgürüm

Aldığım cep 10 günde demode oldu, ben özgürüm

Cep şirketleri ABD borsasına açıldı fatura ödemekten parasız dolanıyorum, ben özgürüm

'Gardaş bi telefon edebilir miyim' dedi verdim, 100 kontürüm gitti, ben özgürüm

- Hapishaneden ceple konuşabiliyorum, ben özgürüm

- Cepteki radyasyon bir şey yapmıyormuş hastaneye düştüm, ben özgürüm

- Keriz deme değilim, sazan deme hiç değilim

çünkü ben özgürüm....


f.baris@zaman.com.tr



Yazarımızın en son yazıları

04/ 09/ 2000... Pijamalı bir ülkeye ninniler
06/ 09/ 2000... Aydın, Ertuğrul, İsmet ve Oya!
08/ 09/ 2000... Bizim takım buraya yumruk havaya
10/ 09/ 2000... İçinizdeki komplo canavarını durdurun!
11/ 09/ 2000... El Cumhuriye, El Aziz, el cinnet!
13/ 10/ 2000... Kezzap, kazzip, Bergen ve irtica!
15/ 10/ 2000... Dönmek; köşeyi ya da namusu teslim!
16/ 10/ 2000... Gılgamış düşün sistemine göre hayvancılık ve süne zararlısının parapsikolojik edinimleri
18/ 10/ 2000... Gerici bir ülkeden manzaralar
20/ 10/ 2000... Meslek ve ayna!


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.