GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

29/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


KÜLTÜR-SANAT 


Efsane parmaklar

Darbuka üstadı Mısırlı Ahmet'le ilgili hikâye çok. En yaygın olanı ise darbukaya on aslan gücünde vurduğuna dair. İkinci albümü ile yeniden gündeme gelen sanatçı ile ilgili olarak en iyisi kararı siz verin...

Ritim dünyasının efsanevî ismi Mısırlı Ahmet'ten bahsedeceğim; ama önce onun ile ilgili Türkiye, Mısır ve birkaç Batı ülkesinde dolaşan efsanelerden söz edeyim: Mısırlı Ahmet'in nerede yaşadığı ve hangi milletten olduğu konusunda çeşitli rivayetler dolaşıyor. Kimi Mısırlı, kimi Türk diyor. Hatta 'Uzaydan geldi.' diyenler bile var. Bundan başka, konsere çıkmadan önce elini kızgın kuma soktuğu, on aslan gücünde darbukaya vurduğu bu alanın ilgilileri tarafından ballandıra ballandıra anlatılıyor hep. Yine Mısırlı Ahmet'in serçe parmağı ile kesme şekeri hem de bir vuruşta kırdığı da kulağımıza gelen rivayetler arasında. Üstüne üstlük son iki haftadır İstiklal Caddesi'nde gezinirken duyduğumuz 'mel de cabra'dan çıkan kızgın ritim sesleri de cabası...

Ahmed–i Türki

Kafamız karışmış bir şekilde gittik Mısırlı Ahmet ile röportaja. Önce nereye ait olduğunu öğrenecek sonra da bu efsanelerin doğru olup olmadığını soracaktık. Bal gibi Türkçe konuşuyordu. "Ben aslında Ankara doğumluyum ve Türküm. Zaten Mısır'da da Türk Ahmet olarak tanınıyorum. Bana Türkiye'de 'Mısırlı Ahmet' diyorlar. Herhalde iki ülkede de Ahmetlerin çokluğundan olacak, böyle bir isimlendirmeye gidiliyor." diyerek ilk itirafta bulundu. Mısırlı Ahmet, darbuka çalmak için hiçbir eğitim almamış, lise yıllarında ruhunun derinliklerinden gelen sese kulak vererek başlamış darbukacılığa. "Herkes varoluşunu kanıtlayacağı bir şey bulur, ben de darbukayı buldum. Duygularımı en iyi darbukayla anlatacağımı düşündüm. Darbukaya her vuruşumda, deriden çıkan ses, Mısırlı Ahmet'in sesi oldu. Yaşamım darbukayla hayat buldu. Yirmi yıldır da bu işi yapıyorum." diyor.

'Darbukayı Romanlardan kurtaracağım'

'Duygularımın tercümanı' dediği ritmi ve ritim enstrümanlarını tabulardan arındırılmış olarak gelecek nesile ulaştıracağını söylüyor. Bu sözü biraz açmasını istiyoruz. Belli ki derti Mısırlı... "Her ne kadar ritmi ve ritim enstrümanlarını ikinci sınıf olarak nitelesek de, onu kıyıya itsek de, ritim aslında müziğimizin özünde var. Bugün Batı'ya açılan sanatçılara bakın, ritmi ön planda kullanan insanlar bunlar. Bize gelince ritim enstrümanlarını küçük gören bir zihniyet var. İnsanına göre değişiyor bu. Fazla uzağa gitmemize gerek yok. Düğün salonlarında gördüğümüz tablo her şeyi özetliyor. Darbukacı kalkıp, enstrümanı eline alarak para topluyor, yani bir anlamda dileniyor. Siz hiç baş bağlamanın ya da kemancının kalkıp para topladığını gördünüz mü? Darbukayı Romanların çalgısı olmaktan kurtaracağım. Artık küçümsenmeyecek darbukacılar."

Amerika'da yeni albüm

Geleneksel darbuka çalgıcılığımız bir parmak üzerine kurulu. Mısırlı Ahmet ise iki parmakla çalıyor.. işaret ve serçe parmağı... Bu da darbuka çalgıcılığı için gelenekselin dışına çıkmak demek. Mısır'da yüzlerce sanatçıyla kayıtlar yapan Mısırlı Ahmet'in ünü İspanya'ya da yayılmış durumda. Son günlerde İspanyol müzisyenlerle Sina Çölü'nde bir kampta antrenman yapan sanatçı, bu yeni projenin kayıtlarının Amerika'da yayımlanacağını söylüyor. Türkiye'de yayımlanan albümün özelliği ise içinde çok az melodik öğeye yer verilmesi. Özellikle doya doya darbuka dinlemek isteyenler için tasarlanmış albümde ayrıca iki parçada İspanyol ritmi Bolerias kullanılıyor.




Gitarla Türk ezgileri

Melih Güzel belki de geniş kitleler için yeni bir isim; ama o, Türkiye'deki klasik gitar çevrelerinin en saygın besteci, yorumcu ve eğitmenlerinden biri.

Güzel'in oldukça gecikmiş sayılabilecek ilk albümü 'Sounds of Anatolia', müzisyenin 'Türk Müziği Ezgi ve Dizilerinin Gitara Uygulanabilirliği' konulu master tezinden yola çıkılarak hazırlanmış.

Folklorik müziğin çok sesli müzik üzerindeki olumlu etkisi, gitarın halk müziğiyle uyumu ve tabii dünyanın çeşitli yerlerinde klasik gitar repertuvarı yöresel müziklerle beslenirken, Türkiye'de bu yönde çalışma yapılmamış olması Melih Güzel'in projesinin çıkış noktası olmuş. ''Ben bir yorumcu olarak yeni stillerle ilgilendiğim zaman kendimi daha iyi hissediyorum. Dünyanın her yerinde yorumcular yeni tınılar peşinde. Artık gitarla türkü yorumlamak güç değil.''




Brightman 5 dilde söylüyor

Albümleri milyonlar satan, listelerde haftalarca 1 numara kalarak rekorlar kıran, pek çok ünlü müzikal ve yapımda rol alan, geçtiğimiz senelerde ülkemizi de ziyaret eden, ünlü besteci Andrew Lloyd Webber'in eski eşi, hem klasik hem pop müzikseverlerin gözdesi, gerçek bir diva!

En son geçen sene Eden isimli bir albüm yayınlayan Sarah Brightman özellikle iki düet ile tanınır: 1992'de Barselona Olimpiyat Oyunları için José Carreras ile seslendirdiği ''Amigos Para Siempre (Friends for Life)'' ve Andrea Bocelli ile seslendirdiği ''Time to Say Goodbye''. Dünyaca ünlü sanatçının yeni albümü La Luna adından anlaşılacağı gibi 'ay' temasını işliyor. Pop ve klasik müziğin ustaca bir arada sunulduğu albüm 5 ayrı dilde parçalardan oluşuyor. Sarah Brightman yine müzikal açıdan oldukça renkli, ruhsal açıdan oldukça yoğun bir albümle çıkıyor hayranlarının karşısına. Albümde öne çıkan parçalar, Brightman'in vokalinin cazımsı tarafını gösteren ''Gloomy Sunday'', herkese tanıdık gelecek ''Scarborough Fair'', parçaları genelde Celine Dion tarafından seslendirilen Fransız müzisyen Jean–Jacques Goldmann'dan ''He Doesn't See Me''




Blues fırtınası

Türkiye'nin değişik bölgelerindeki 14 ili kapsayan ''Efes Pilsen Blues Festivali'nin İstanbul ayağı bugün sona eriyor.

Hilton Convention & Exhibition Center'da düzenlenen ve iki gündür süren festivalde Long John Hunter & The Bad News Blues Band, The Holmes Brothers ve Lil'Brian & The Zydeco Travelers konserler verdi. Kendilerine gösterilen ilgiden memnun olduğunu söyleyen The Holmes Brothers üyesi Shermen Holmes ile Türk seyircisinin müziği iyi algıladığını ve eğlenmesini bildiğini belirten Lil'Brian Türkiye'ye yeniden geleceklerini ifade ediyor.




Anadolu'dan bir nefes

İki yıl aradan sonra "Bir Nefes Anadolu" isimli albümüyle türküseverleri sevindiren Musa Eroğlu'nun albümünde, Karacaoğlan'ın Yardan Ayrılmaz, Taşı Yandırır, Pir Sultan Abdal'dan da Bendeki Yaralar Türlüdür Türlü'dür türküleri bulunuyor.

Klasik gitarda Ahmet Özgül, basgitarda Cüneyt Sözmen, neyde Hüseyin Göçer, zurnada Adil Çelebi, kavalda da aynı zamanda albümün yapımcısı Sinan Çelik'in eşlik ettiği albüm Duygu Müzik'ten çıktı.




Kubat'tan türkü serenatı

Türk halk müziğinin genç ve güçlü sesi Kubat'ın, 'Arşiv' ismini verdiği son albümü müzik marketlerdeki yerini aldı.

Daha önce çıkardığı 3 albümle Türk halk müziğini özellikle gençlere sevdirmeyi başaran Kubat'ın yeni çalışması 3 kaset 3 cdden oluşuyor. Albüme ilave olarak sunulan kitapçıkta ise türkü üzerine bilgiler sunuluyor. Bu bilgilerin 8 dilde çevirisinin yapıldığı albümde Türkiye'nin birçok yöresinden türkülere yer verilmiş. Ayrıca CD'lerle birlikte 18 parçanın kliplerinin yer aldığı bir adet de VCD satışa sunulmuş.




Türkülerin genç sesi

Anadolu türkülerini kendine özgü tekniği ile yorumlayan Özlem Özdil'in yeni albümü "Gönlüm Dağlarda" adını taşıyor.

"İyi bir müzisyen ve yorumcu olmak için çok çalışmak gerekiyor. Ben henüz yolun başındayım. Ustalarım ve dinleyenlerimin takdirini kazanmak için uğraşıyorum." diyen Özdil "şelpe" (bağlamayı mızrak kullanmadan çalma) tekniğine ağırlık veren çalışmalar yapıyor.



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.