Müdahale yerinde
İşadamları, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun müdahalesini yerinde bulurken, muhalefet partileri FP ve DYP olayı Meclis gündemine taşıyor.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Başkanı Atalay Şahinoğlu, Etibank ve Bank Kapital'in Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devrine ilişkin olarak, bu müdahalelerin gerçekçi olduğunu söyledi. Atalay Şahinoğlu, söz konusu bankaların gidişatıyla ilgili kamuoyunda tedirginlik bulunduğunu, banka sahiplerinin de konuşmalarında bankalarını satma planı olduğunu, ancak bunu başaramadıklarını söylediklerini hatırlattı.
Zarar eden bankaya kimsenin gelip ortak olmayacağına işaret eden Şahinoğlu, bünyesel olarak rahatsızlığı olan banka veya bankalar varsa bunlara güçlü bankalarla evlenmelerini teşvik edecek tedbirler alınması gerektiğini vurguladı. Şahinoğlu, ayrıca bundan böyle banka sahibi olacak kuruluşların bankacılık dışındaki faaliyetlerinin ya olmaması veya çok limitli sahalarda kalmasını, özellikle medya sektörü ile banka ilişkisinin kesinlikle olmamasını istedi.
Kurula destek
Merkez Bankası'nın eski Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Bankacılık Araştırma ve Danışmanlık AŞ (IBAR) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Selçuk Abaç da, "Bankacılık Üst Kurulu, radikal şekilde sektöre el attı. Müdahale edilmeseydi sistem içindeki sağlıklı kuruluşlar da bozuluyordu." dedi. Abaç, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel'in radikal tavrı ve başarılı çalışmalarının, tüm kesimler tarafından kayıtsız şartsız desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Selçuk Abaç, kurulun bankacılık sektörünü sağlıklı yapıya kavuşturmak ve sistemi rasyonel çalıştırmak için büyük titizlik gösterdiğini ifade etti.
Batıklarda durum sakin
Yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen Etibank AŞ ile Bank Kapital TAŞ'nin İstanbul'daki Genel Müdürlükleri ve şubeleri, haftanın ilk işlem gününde çalışmalarını normal olarak sürdürüyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından Bank Kapital Yönetim Kurulu Üyeliği'ne getirilen İbrahim Yaycıoğlu, bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devrolduğunu, dolayısıyla devlet garantisi altında bulunduğunu vurgulayarak, mudilerin hiçbir konuda endişe etmemeleri gerektiğini kaydetti.
Meclis'in gündeminde
Fazilet Partisi ve Doğru Yol Partisi, bankalar ve bankacılık sektörü ile ilgili TBMM Genel Kurulu'nda, genel görüşme yapılmasını istiyor. FP, gündemin denetim bölümünün 114. sırasında bulunan genel görüşme önergesinin öncelikle ele alınması amacıyla TBMM Danışma Kurulu'nun toplantıya çağrılması için TBMM Başkanlığı'na başvurdu.
DYP de, bugün TBMM Başkanlığı'na bankacılık sistemiyle ilgili bir Meclis Araştırması Önergesi verecek. 1997 yılından buyana bankaların batma nedenlerinin araştırılmasının istendiği söz konusu önergeyi, DYP Grup Başkanvekili Nevzat Ercan bir basın toplantısıyla açıklayacak.
Bankacılara asırlık tavsiyeler
Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) 1863 yılındaki Para Otoritesi ve daha sonra da Hazine Sekreteri olan Hugh McCulloch'un, ulusal bankalara gönderdiği bir mektupta ele aldığı ve tüm basiretli bankacıların izlemesine gerek gördüğü prensipler, günümüzde de bankacılık sektörünün sağlıklı işlemesine ışık tutacak önemli tavsiyeler içeriyor.
Türkiye Bankalar Birliği (TBB), 1996 yılında Bankacılar Dergisi'nin 16. sayısında yayımladığı 137 yıllık mektuba şimdi internet sitesinde de yer verdi. Mektubunda, makul bir garantiyle güvenceye alınmış krediler dışında kredi verilmemesini isteyen McCulloch, 137 yıl önce sanki bugünkü gelişmeleri öngörmüş gibi banka sahipliği konusunda da, şunları söylüyor:
"Bankanın sermayesi hayali değil gerçek olmalıdır. Bankanın sahibi, borç alanlar değil borç vermek için parası olanlar olmalıdır. Namuslu, dürüst ve yasal bir şekilde bankacılık yapın. Büyük kazanç imkanlarının sizi baştan çıkarmasına izin vermeyin."
Yapı denetim polisi şart
İzocam Genel Müdürü A. İhsan Yalçın yapı sektöründe yapı denetim şirketleri dışında oluşacak birtakım arizi durumları kontrol edecek bir mekanizmanın gerekli olduğunu belirterek, "Bu da Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelerde örneği olan yapı denetim polisidir." dedi.
Sorularımızı cevaplandıran Yalçın, yeni dönemde yapı denetim şirketlerinin gerekli çalışmaları yapacak olmasına karşın, denetim şirketlerinin dışında faaliyet göstermek isteyenlere mani olacak, onları engelleyecek bir sistemin gerekli olduğuna dikkat çekerek, "Yapı denetim şirketinin dışında faaliyet göstermek isteyenleri önleyecek şu anda bir cezai mekanizma yok. Belediyeler bu işten kendilerini çekti. Ruhsatsız yapıyı artık belediye takip etmiyor. Ruhsat verme işleminde ben geride kaldım, diyor ve kendi kolluk kuvvetlerini bu işte pek kullanmak istemiyorlar. İşte burada Yapı Denetim Polisi mekanizması hayata geçirilmeli. Bu da, ruhsatsız yapılarda ya da yapı denetim şirketi bulunmasına rağmen geceleyin karanlıkta kaçak çalışan, yapılaşan, uygunsuz faaliyette bulunan şirketleri denetleyecek bir kurum olacak. Avrupa'da bu uygulama var. Bizde de oluşturulmalıdır. Bu sistem, yapı denetim şirketlerinin şu veya bu şekilde denetleyemeyeceği birtakım arizi durumları takip edecek ve cezai işlem uygulayacak. Veyahut da yapı denetim şirketinin şikayetini inceleyecek." açıklamasını yaptı.
Konutta duraksama var
Yapı denetim mekanizmasının tam oturmadığı için özel sektörün konut inşaatında büyük bir duraksama yaşandığını vurgulayan A. İhsan Yalçın, "Bu olumsuz durum ortadan kalktığı zaman, yani yapı denetim şirketlerinin denetimi ve marifeti ile yeni sistem çalışmaya başladığı zaman bir talep patlaması olacak; ancak henüz bunu göremedik." şeklinde konuştu.
Yalçın, bu sistemin de bir an önce devreye girmesini isteyerek, "Bugüne kadar 20 gün önce Denizli'den yapı denetim sistemi mekanizmasının denetiminden geçen bir proje bize geldi. Yani çok yeni sistem çok yavaş işliyor." cümlelerine yer verdi.
Deprem canlandırdı
Yalıtım sektöründe yaşanan gelişmelere de değinen Yalçın, sektörde yaşanan durgunluğun kalıcı deprem konutlarının yapılması ile aşıldığını, gelecek yılda özel sektörde yaşanacak canlılık ile yalıtım sektörünün eski canlılığına kavuşacağını tahmin ettiklerini söyledi.
Yalçın, Haziran 2000'de yürürlüğe giren "Binalarda Zorunlu Isı Yalıtımı Yönetmenliği"nin de sektörü olumlu etkilediğini; ancak bunda da asıl canlanmanın özel sektöre bağlı olduğunu söyledi.
(İsmail ALTUNSOY)
'Kömürü ihmal ettik'
İSO ve ASO tarafından hazırlanan Elektrik Enerjisinde Ulusal Politika isimli raporda 10 yıldır kömür rezervlerinin aranmadığı ve ağır vergilerle bu kaynağın kullanılmasının cezalandırıldığı ifade edildi.
Türkiye'nin en büyük iki sanayi odası olan İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından hazırlattırılan 'Elektrik Enerjisinde Ulusal Politika' isimli enerji raporu yeni bir tartışma başlattı. Rapor, Türkiye'nin, kendi öz kaynağı olan kömürün kullanımını zorlaştırıp, doğalgaz ithalatına ağırlık verdiğini ileri sürerken, Enerji Bakanı Cumhur Ersümer, bunun zorunluluklardan kaynaklandığını kaydetti.
İSO ve ASO tarafından, Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Başkanı Hüseyin Arabul ile ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevin Selçuk'a hazırlattırılan 'Elektrik Enerjisinde Ulusal Politika' isimli rapor, dün ASO Meclis Toplantısı'nda Oda Başkanı Zafer Çağlayan tarafından kamuoyuna açıklandı.
Bomba gibi sözler
ASO Başkanı Çağlayan, hazırlanan raporu dayanak alarak yaptığı konuşmada, yerli kaynak kömür yerine ithal kaynak doğalgazın tercih edilmesini eleştirerek, şunları aktardı: "Maden Tetkik Arama (MTA)'nın ülkemizdeki kömür rezervlerini arama görevini son 10 yıldır hiç yerine getirmediği çeşitli kaynaklarca ifade edilmektedir. Ayrıca ülkemizdeki mevzuat, kaynağı bizde olan bu doğal kaynağın kullanılmasını cezalandırır bir nitelik taşımaktadır. Kömürden; üretimde yüzde 10 oranında vergiye ilaveten, satışta da yüzde 17 oranında KDV ve diğer normal vergiler alınıyor. Kömür üzerindeki ekstra vergiler kömür tüketimini caydırırken, doğalgaz üzerinden alınan vergilerin düşüklüğü (yüzde 8), dışarıdan ithal edilen enerjinin tüketimini teşvik ediyor. Ülkemiz son yıllarda yapmış olduğu doğalgaz sözleşmeleri ile büyük taahhütler altına sokulmuştur. Çeşitli ülkelerle yaptığımız doğalgaz anlaşmaları biz o gazı alsak da almasak da bedelini ödeme yükümlülüğünü beraberinde getirmektedir."
'İpin ucu iddia sahiplerinin elinde'
Çağlayan'ın sunuşundan sonra söz alan Enerji Bakanı Cumhur Ersümer yapılan eleştirilere cevap verdi. Önerilerin tamamına katıldığını belirten Ersümer, Türkiye'nin enerji alanında yaşadığı sıkıntının kaynağında yapılması gerekenlerin yapılmaması ya da geciktirilmesinin yattığını söyleyerek isim vermeden DPT'yi eleştirdi. Doğalgazın yerli kaynak kömüre tercih edilmediğini savunan Ersümer, "Türkiye 15 yıldır doğalgaz kullanıyor ve bugüne kadar ancak 5 ilde sınırlı olarak kullanıyor. Neden geride kalan illerimiz, geride kalan organize sanayi bölgelerimiz de bunu kullanmasın? Kömür yerine neden doğalgaza ağırlık veriliyor? Hangi projeler için izin verilmiş? İpin ucu bu iddiaları ortaya atanların elinde bulunmaktadır. Eğer bunların planları doğru olsaydı, enerji açığımız olmazdı. Türkiye'nin 2010'da 297 milyar kilovatsaat enerji ihtiyacı olacak. Biz bütün kömür ve su kaynaklarımızı kullansak bile; ancak 245 milyar kilovatsaat elektrik enerjisi üretebileceğiz. Nereden karşılanacak bu açık? Biz bütün kömür yataklarımızı kullansak ancak 120 milyar kilovatsaat enerji üretibiliyoruz. Biz tabii ki yerli kaynakları önemsiyoruz. Ama sınırımıza gelen doğalgazları biz başka ülkelere de satacağız. Bunların da zamanında gerçekleşemeyeceği açıkça görülüyor." diye konuştu. Ankara (ZAMAN)
Rapordan notlar:
. Enerji konusu hem siyasilerin hem de bürokratların itibarını etkileyecek boyuta gelmiştir.
. 1980'li yıllarda önemli üretim artışı sağlanan elektrik enerjisinde 1991'den sonra önemli bir yavaşlama sürecine girilmiştir. Yatırımlar hızla azalmıştır.
. Son yapılan ihalelerde bazı kuruluşlar elektriğin kilovatsaati için 5 sentin altında fiyat vermişlerdir. Ancak diğer bazı kuruluşlarla geçmiş yıllarda yapılan anlaşmalara göre elektriğin kilovatsaatine 8–10 sente varan, hatta 11 sente yaklaşan fiyatlar ödenmektedir.
. OECD ülkeleri içinde satınalma gücü paritesine göre sanayi elektriğinin kilovatsaat satış fiyatı Danimarka'da 5,4 sent, Yunanistan'da 6,3 sent, Polonya'da 8,2 sent, ABD'de 3,95 sent. Türkiye'de ise fiyat 18,5 sent. Bu sanayinin rekabet gücünü zayıflatıyor.
. Aynı ülkeler baz alındığında konutlarda kullanılan elektriğin fiyatı Portekiz'de Türkiye'den daha fazla. Türkiye'de bu kilovatsaat 19,5 sent, Danimarka'da 17, Kore'de 14, Norveç'te ise 5 senttir.
. Elektrik enerjisi tarifelerinde, KDV hariç, sanayide yaklaşık yüzde 14,4, diğer gruplarda ise yüzde 17,4 oranına varan enerji fonu, TRT payı, Hazine payı, Belediye Tüketim Vergisi adı altında çeşitli vergi ve fonları uygulanıyor. Sektörle ilgili olmayan bu vergi ve fonlar kaldırılmalıdır. Diğer televizyon kanallarına neden buradan pay verilmiyor da TRT'ye veriliyor. TRT'nin ne özelliği var?
. Enerji üretimi gibi ülke için kritik bir sektörde, linyit üzerinden alınan yüzde 17 KDV en azından doğalgazda uygulanan yüzde 8 seviyesine indirilmelidir. Yerli kömür üreticilerine uygulanan yüzde 14'lük ek vergi kaldırılmalıdır.
Güneydoğu'ya 45 fabrika
Ege Bölgesi Sanayi Odası, yeni yatırım çalışmaları için Güneydoğu çıkarması yaptı.
Terörün sona ermesiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin işsizlik ve yatırım sorunlarına iş dünyasının ilgisi artıyor. Bölgeyi art arda ziyaret eden meslek odaları ve işadamları derneklerine, Ege Bölgesi Sanayi Odası EBSO'da katıldı.
EBSO'nun Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin'i kapsayan iş ve inceleme gezisinde konuşan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Atıl Akkan, "Bölgeye gelişimiz sadece turistik amaçlı değildir." dedi. Akkan, GAP'ın ülke ekonomisinin en zorlu yıllarını yaşadığı bir dönemde herkesin özverili katkılarıyla gerçekleşen Cumhuriyet dönemi Türkiye'sinin büyük bir eseri olduğunu ifade ederek dikkatleri bölgeye çekti. Akkan, "Biz Egeli sanayiciler buraya GAP'ın potansiyelini görmeye, izlemeye ve bunu 6 bin üyemize aktarmaya, dikkatleri bu bölgeye çekmeye geldik. Bizimle beraber gelen 51 değişik sektöre mensup arkadaşlarımız, bölgemizin bilgi ve beceri birikimlerini aktarmaya, sizlerin hizmetine sunmaya hazırdır." dedi.
Kızlara iş imkanı
Yatırımcıları bölgeye çağıran Adıyaman Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Zafer Ersoy, Adıyaman'ın Egeli sanayicilerine minnettar olduğunu söyledi. Ersoy, EGS ile bölgeye gelen Egeli işadamlarının sanayiciliği öğrettiğini dile getirerek, "EGS bize tekstili ve sanayiciliği öğretti. Onların sayesinde Adıyaman'da şu anda 45 tane fabrikaya sahibiz. Üretime katkısı olmayan genç kızlarımız bu fabrikalarımızda çalışıyor." diye konuştu.
Bölgede terörün bittiğine dikkat çeken Ersoy, "Biz artık kalkınmak istiyoruz." diyerek, verimli arazilerini Atatürk Barajı sularına vermekten doğan mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.
(Ali Rıza KARASU / ADIYAMAN ZAMAN)
Kalmikya Cumhurbaşkanı: Rusya'ya girmenizde kapı olalım
zerk Kalmikya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kirsan İlyumjinov, Türk işadamlarını yatırıma davet ederek, "İzin verin Rusya'ya girmenizde size kapı olalım" dedi.
umjinov, İstanbul'da Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde faaliyet gösteren Türk-Rus İş Konseyi tarafından düzenlenen çalışma yemeğinde yaptığı konuşmada, Kafkasya'yı Rusya'ya bağlayan ana nakliye koridoru üzerinde bulunan Kalmikya Cumhuriyeti'nin, 10 milyar tondan fazla petrol ve büyük miktarda doğalgaz rezervine sahip olduğunu söyledi. Ülkesinde yabancı yatırımcılara uygulanan vergi kolaylıklarının önemli olduğunu söyleyen İlyumjinov, Türk işadamalarını yatırım yapmaya davet ederek, "Kalmikya Cumhuriyeti olarak izin verin, Rusya'ya girmenizde size kapı olalım" diye konuştu.
Cottarelli'ye yoğun güvenlik önlemi
IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli, Ankara'daki resmi temaslarına yoğun güvenlik önlemleri altında başladı.
Hazine Müsteşarlığı'na arka kapıdan gelen Cottarelli başkanlığındaki IMF heyeti, Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp ile görüştü. Önceki görüşmelerin aksine içeriye alınmayan basın mensuplarına herhangi bir açıklama da yapılmadı. Açıklamanın, IMF heyeti Türkiye'den ayrılırken yapılacağı bildirildi.
TEB-Citibank flörtü
Türk Ekonomi Bankası ile Citibank ortaklık için görüşmeye başladı. Uzmanlar nezdinde devam eden görüşmelerin sonrasında iki bankanın bir anlaşma yapması bekleniyor.
Türk Ekonomi Bankası (TEB), Citibank ile ortaklık görüşmeleri yaptığını doğruladı. Türk Ekonomi Bankası, Citibank'ın TEB'e talip olduğu yolunda basında yer alan haberler üzerine Borsa Başkanlığı'na bir açıklama gönderdi. TEB'in son 2 yıldır TEB fonlarının pazarlanması ve satılması konusunda Citibank ile yakın çalışma içinde olduğu kaydedilen açıklamada, şöyle denildi: "Bu sürecin devamı olarak, işbirliğinin geliştirilmesi çerçevesinde Citibank ile muhtemel bir ortaklığın görüşmeleri sürdürülmektedir. Bu bağlamda; muhtemel ortaklığın malî ve hukukî boyutları uzmanlar nezdinde görüşülmeye devam edilmekte olup, şu ana kadar ortaklığa ilişkin olarak gizlilik taahhüdü dışında taraflarca herhangi bir belge imzalanmamıştır."
Açıklamada, müzakarelerin sonuçlandırılmasının herhangi bir takvime bağlanmadığı vurgulandı.
Çolakoğlu Metalurji'nin büyük hissedarları arasında olduğu bankanın Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı Yavuz Canevi yürütüyor. Ekonomi Servisi
Kredi kartına on-line takip
Akbank, kredi kartı yolsuzluklarına karşı kredi kartı kullanıcılarına büyük güvence sağlayan Risk Takip Sistemi'nin başarıyla uygulandığını bildirdi. Akbank'tan yapılan açıklamaya göre, 1 Mayıs'tan itibaren uygulamaya konan Risk Takip Sistemi, kredi kartı provizyonlarını on-line olarak izliyor ve şüpheli işlemleri anında Akbank Kart Operasyon Müdürlüğü'ne iletiyor.
Sistem, önceden tanımlanan parametrelere göre şüpheli, olanağandışı harcamalarla karşılaşılınca anında uyarı sistemini devreye sokuyor. Akbank Kart Operasyon Müdürlüğü, uyarı üzerine kart sahibi ile kontak kurarak, söz konusu işlemi yapıp yapmadığını soruyor. Cevap olumsuz ise anında işlem yaparak, şüpheli işlemin işyerinden mi, sahte kart kullanımı veya hırsızlık sonucu kartın başka kişilerce kullanımından mı kaynaklandığını saptıyor. Eğer şüpheli işlemi yapan işyeri ise derhal hukuki işlemler başlatılıyor ve hesapları bloke ediliyor.
Başarılı şekilde yürüyen Risk Takip Sistemi sayesinde bugüne kadar Osmaniye'de 30 sahte karta el konulduğu ve 4 kişinin yakalandığı bildirildi.
Ş i r k e t l e r d e n . . .
ALARKO HOLDİNG şirketlerinden Alsim, Devlet Demiryolları ihalesini kazandı. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün açtığı Ankara-İstanbul Demiryolu Hattı Rehabilitasyonu Projesi ihalesini Alarko Alsim'in de yer aldığı konsorsiyumun kazandığı bildirildi. Alarko Holding'den Borsa'ya gönderilen açıklamada, sermayesinin yüzde 96,7 hissesine sahip oldukları Alsim Alarko Tesisleri ve Ticaret AŞ ile Obrascon Huarte Lain SA. Agrupacion Guinovart Obras Y Services Hispanio SA'dan oluşan konsorsiyumun, söz konusu ihaleyi 437 milyon 177,9 bin Euro bedelle aldığı kaydedildi.
ALCATEL TELETAŞ, şirketlerine ihale edilen KDV hariç 3 trilyon 190 milyar lira bedelli Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Web Tabanlı Otomasyon Sistemi Bilgisayar İletişim ve İşletim Altyapısı ve Teçhizatı Sözleşmesi'nin Sayıştay tarafından onaylanarak yürürlüğe girdiğini açıkladı.
ALKİM AŞ, 9 aylık dönemde 2,6 trilyon lira net kâr elde etti. Alkim AŞ Genel Müdürü Nihat Erkan, 9 aylık faaliyet kârında, geçen yılın aynı dönemine oranla yaklaşık 7 kat bir büyüme sağladıklarını bildirdi. Şubat ayı sonunda halka açılan şirket, ilk 6 ayda 1,6 trilyon lira kâr açıklamıştı.
AKSU ENERJİ Yönetim Kurulu, şirketin çıkarılmış sermayesinin, 1 trilyon 566 milyar lirası hisse senedi ihraç primlerinden karşılanmak suretiyle bedelsiz artırılarak 2 trilyon 88 milyar liraya yükseltilmesine karar verdi.
MİGROS TÜRK, 6 Şok mağazasını daha hizmete sokuyor. Borsa'ya gönderilen açıklamaya göre, İstanbul Selamiçeşme Şok mağazası bugün hizmete girerken, Manisa Karaköy, Kayseri Nato, Ankara Batıkent Kardelen, Antalya Soğuksu, İstanbul Akaretler Şok mağazaları yarın açılacak.
|