GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

31/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


POLİTİKA 


Sezer gibi düşünmüyor

ANAP lideri Yılmaz, parti içi demokrasi isteyen Cumhurbaşkanı'nın resepsiyonda konuşmasını eleştirdi. Yılmaz, "Avrupa'da da sistem Türkiye'deki gibi işliyor." dedi.

ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in partilerin demokratikleşmesi görüşüyle ilgili olarak, "Eğer Cumhurbaşkanı'nın bu konuda söyleyeceği bir şey varsa, bunu resepsiyon sohbetinde değil, basın toplantısında açıklaması gerekirdi diye düşünüyorum." dedi. Sezer'in 'Milletvekillerini liderler belirliyor. Siyasi Partiler Kanunu değişmeli.' tekliflerine ise Yılmaz, Avrupa'da sistemin Türkiye'deki gibi işlediğini, bunun bir demokrasi işareti olmadığını savundu.

Çeşitli temel atma ve açılış törenlerine katılmak üzere Kars'a gelen Yılmaz, belediye başkanlığını ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını cevapladı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in önceki akşam düzenlediği Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda söylediği belirtilen, 'Demokratikleşmeye Partiler Kanunu'nu değiştirmekle başlamalıyız. Milletvekillerini liderler seçiyor' sözlerinin hatırlatılması üzerine Yılmaz, Cumhurbaşkanı'nın beyanlarını iyi takip edemediğini belirtti. Sezer'in söz konusu fikirlerini basın toplantısı yerine resepsiyon sohbetinde dile getirmesini eleştiren Yılmaz, şöyle konuştu: "Bunu söylemek de yetmez. Bunu sağlayacak birtakım yapısal tedbirlerin alınması lazım. ANAP olarak biz geçen seçimde kısmen ön seçim uyguladık. Bunun bir yasal zorunluluk haline gelmesine de bizim bir itirazımız olmaz. Ama dediğim gibi bu kağıt üzerinde kalmamalı, gerekli yapısal tedbirlerin alınması lazım. Unutulmasın ki, Avrupa'da birçok ülkede partiler adaylarını ön seçim olmadan kendileri tespit ediyorlar. Cumhurbaşkanı'nın söylediği husus bir demokrasi işareti değil."

Halkın parasıyla kurtarmıyoruz

Bir gazetecinin, Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonu'na devredilen bankalara ilişkin sorusu üzerine Mesut Yılmaz, devlet kontrolü altına alınan bankalara şu ana kadar bütçeden herhangi bir ödeme yapılmadığını anlattı. Yılmaz şunları kaydetti: "Yani (halkın parası bankaları boşaltanlara gitti) iddiaları doğru değildir. Yapılan işlem, fona alınan bankaların bu zararlarının ne kadarının mal varlıklarıyla karşılanacağının tespit işlemidir. Bu bankaların mal varlıkları vardır, sahiplerin malları vardır. Bunlar şimdi paraya dönüştürülecektir. Zararın bir kısmı bu şekilde karşılanacaktır. Ondan sonra eğer zararın tümü karşılanamazsa burada adli mekanizma devreye girecektir. Yine mümkün olmazsa o zaman belki bütçeden bir destek gerekebilecektir."

Banka boşaltana af yok

Affın henüz hükümet gündemine gelmediğini ifade eden ANAP lideri, 'bankaları kasıtlı olarak zarara uğratan, bankaların içini boşaltan kişilerin aftan yararlanmaması gerektiğine inandıklarını' söyledi. Konu hükümette veya liderler zirvesinde ele alındığı zaman görüşlerini ileteceğini bildiren Yılmaz, ''Çete suçluları da (zaten Anayasa gereğidir) ama terörle ilgili olsun olmasın af kapsamı dışında bırakılmalı. Biz, kamu vicdanını da rahatlatmak açısından bu hususların kapsam dışında tutulmasının doğru olduğuna inanıyoruz.'' diye konuştu. Kars ZAMAN




Kars hatırası

Çeşitli temel atma ve açılış törenlerine katılmak üzere Kars'a gelen Başbakan Yardımcısı Yılmaz, kendi ismini taşıyan parkın açılışını yaptı.

Yılmaz, parkta bulunan şelalenin önünde bir süre oturarak yorgunluk attı. Yılmaz, daha sonra beraberindeki bakanlarla birlikte Kars'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 80'inci yıldönümü törenlerine katıldı. Halkoyunları gösterilerinin yapıldığı törende, Kars'ın kurtuluşunu sembolize etmek üzere, kara çarşaf giydirilen Zuhal Akgün isimli kadın, çarşafını çıkararak gelinlik giydi. Akgün, elindeki Türk bayrağını Yılmaz'a verdi. Yılmaz, bayrağı üç kere öperek teslim aldı.




Cumhurbaşkanı Sezer Resepsiyonda ne demişti?

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, demokratikleşmenin önündeki en önemli engelin Siyasi Partiler Kanunu olduğunu belirterek, Türkiye'de demokratikleşmenin buradan başlaması gerektiğini vurguladı.

Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla önceki akşam Çankaya Köşkü'nde bir resepsiyon veren Cumhurbaşkanı Sezer, gazetecilerle sohbet etti. Siyasi partilerdeki anti demokratik yapıya dikkat çeken Sezer, "Milletvekillerini liderler seçiyor. Bu ve benzeri maddelerin değişmesi gerekir." şeklinde konuştu. Siyasette uzun yıllardan gelen geleneksel davranışlar bulunduğunu da kaydeden Sezer, bunun da liderlerin hakimiyeti olduğunu vurguladı.

Kararnamelerin aciliyeti

İmzalamadığı kanun hükmünde kararnamelere de değinen Cumhurbaşkanı Sezer, "Bunların çok acil olduğunu söylüyorlardı. Meclis açıldı. Hemen Meclis'e getirip kanunu çıkarmalılar." dedi. Sezer, 'hükümetin yeni bir yetki yasası hazırlığı içinde olduğu ve altı aylık yetki istendiği" yönündeki bir soruya ise, "Altı ayı Anayasa Mahkemesi bozuyor." cevabını verdi. Ankara




Meclis Başkanı İzgi: TBMM teklifi dikkate alacak

TBMM Başkanı Ömer İzgi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Siyasi Partiler Yasası ile ilgili dile getirdiği hususlar üzerinde durulacağını söyledi.

Ömer İzgi, TRT Genel Müdürü Yücel Yener'i kabulünde gazetecilerin konuya ilişkin sorularını cevapladı. TBMM Başkanı İzgi, bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in açıklamalarını nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine, söz konusu önerilerin üzerinde dikkatle duracaklarını vurguladı. İzgi, şöyle konuştu: "Sayın Cumhurbaşkanı, Siyasi Partiler Yasası'nda özellikle bir husus üzerinde durmuşlardır. O husus, şu andan itibaren Meclis gündeminin sırasına girmiş demektir. Çünkü, öneri Sayın Cumhurbaşkanı'ndan gelmiştir. Önerinin geliş yerinin ciddiyeti itibarıyla hepimiz o konu üzerinde duracağız."Bu arada dün Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz da Ömer İzgi'ye nezaket ziyaretinde bulundu. Ankara




FP'li vekillere 'sus' emri

Kutan, parti içi tartışmaya nokta koydu. FP'liler artık istedikleri gibi demeç veremeyecekler. Medyada, parti içi konularla ilgili sert bir üslup kullananlar ise Disiplin Kurulu'na sevk edilerek ihraçları istenebilecek.

FP'de, yenilikçilerle gelenekçiler arasında Meclis Başkanlık Divanı seçimleri sırasında alevlenen tartışmalar sonrasında partiden "sus emri" çıktı. Buna göre, FP'li yöneticiler ve milletvekilleri gazetecilere istedikleri gibi demeç verip televizyon programlarına katılamayacaklar. Medyada, parti içi muhalefetle ilgili sert bir üslup kullananlar ise Disiplin Kurulu'na sevk edilerek ihraçları istenebilecek.

Parti içindeki tartışmaya son noktayı Genel Başkan Recai Kutan koydu. Geçtiğimiz hafta yapılan grup toplantısı sonrasında yenilikçilerle gelenekçiler arasındaki sert bir üslupta sürdürülen tartışmalar dün toplanan Başkanlık Divanı'nın gündemine getirildi. Kutan, yöneticileri, eleştirilerinde üsluba dikkat etmeleri konusunda uyarırken, ikazlarına rağmen sert üslup kullanmakta ısrar edenler hakkında ise disiplin kurullarının işletileceği işaretini verdi. Bugünkü grup toplantısında da milletvekillerinden, 'evdeki konuşmaları dışarıya sızdırmayarak ve tartışmayı aile içinde tutmalarını' isteyecek olan Kutan, "Aile içi meseleleri basın önünde konuşmayın. Konuşan kim olursa gerekeni yapacağım, disiplin kurullarını işleteceğim." mesajını verecek.

Teşkilatın tepkisi etkili oldu

FP'deki kavganın sona erdirilmesi çabalarında teşkilatların tepkilerinin etkili olduğu belirtildi. Teşkilatların, genel merkeze, Asiltürk ile Gül arasındaki tartışmalardan rahatsız olduklarını ifade ettikleri, ''Bizim anamuhalefet partisi olarak halkın sorunlarına eğilmemiz ve etkin bir muhalefet yapmamız gerekir." dedikleri kaydedildi. Genel Başkan Yardımcısı Bahri Zengin de, ihraç mekanizmasını işletmeyi düşünmediklerini, aidatlarını ödemeyen vekillere de bir yaptırım uygulamayacaklarını söyledi. Zengin, "Benimseyen herkes bize katılma hakkına sahiptir. Benimsemeyenler de kendilerine uyan çizgiyi bulabilirler." dedi. (Emine DOLMACI)




Kutan: SiyasiPartilerKanunu değişmeli

Cumhurbaşkanı Sezer'in Siyasi Partiler Kanunu'nun değiştirilmesine yönelik teklifine FP Genel Başkanı Recai Kutan'dan olumlu cevap geldi.

FP Başkanlık Divanı toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Recai Kutan, Cumhurbaşkanı Sezer'in açıklamalarının kendilerine yönelik olmadığını söyledi. Kutan, şöyle konuştu: "Cumhurbaşkanı'nın demek ki bazı tespitleri var. Dolayısıyla onun namı hesabına bir beyanda bulunamam. Ancak net olarak ifade edeyim ki, FP olarak herhalde demokrasi tatbikatını en geniş şekilde uygulayan bir partiyiz. Demek ki bazı partilerin bir nevi liderin yüzde yüz kararına göre hareket ettiği şeklinde bazı düşünceleri var. Bu FP ile ilgili bir beyan değildir. Siyasi Partiler Yasası'nın değişmesi gerekir."Ankara ZAMAN




DYP'nin SPK yorumu: Katılmamak elde değil

DYP Grup Başkan Vekili Turhan Güven, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, "Partilerin içi demokratikleşmeden, demokratikleşme olmaz." şeklindeki sözlerini değerlendirirken, "Cumhurbaşkanı'nın söylediklerine katılmamak mümkün değil, ancak parti içi demokrasinin sağlanması, Siyasi Parti Kanunu değişikliğiyle olamaz." dedi.

Güven, şöyle konuştu: "Parti içi demokrasinin hiç olmadığını varsaydığımız DSP seçimlerden birinci parti olarak çıkabiliyor. CHP hep önseçim yaptı, Meclis'e bile giremedi. Dar bölge seçim sistemini tartışmak lazım. Tartışmadan (dar bölge sistemi gelsin, bu, milletvekiline bağımsızlık sağlar) dediğimiz zaman bu doğru olmaz. Bir partinin ilkeleri var, tüzüğü var. Seçilen milletvekilinin buna uyup uymaması konusunda da sıkıntı olabilir."

DYP strateji belirledi

Bu arada, DYP Grup Yönetim Kurulu ile Disiplin Kurulu üyeleri, bu dönem ilk toplantılarını Tansu Çiller başkanlığında yaptı. Görev dağılımının yapıldığı toplantıda, DYP'nin yeni dönemindeki çalışma stratejisi belirlendi. Buna göre, DYP'li milletvekillerinin Meclis çalışmalarına eksiksiz devamı sağlanacak. Ankara




Yalçınbayır'ın yerine Tayan

ANAP Grup Yönetim Kurulu, TBMM ihtisas komisyonlarına düşen üyelerini belirleyerek TBMM Başkanlığı'na sundu.

ANAP'ın listesinde, Anayasa Komisyonu Başkanı Ertuğrul Yalçınbayır yer almazken, başkanlık görevini üstleneceği bildirilen Turhan Tayan, Anayasa Komisyonu üyeliğine getirildi. Daha önce Anayasa Komisyonu'nda bulunan Sühan Özkan'a da Adalet Komisyonu'nda görev verildi. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkan Vekili Sebgetullah Seydaoğlu, İçişleri Komisyonu'na kaydırılırken Mehmet Ali İrtemçelik ise Dışişleri Komisyonu'nda görevlendirildi. Şükrü Yürür, Mehmet Ali Bilici, Yılmaz Karakoyunlu ve Ekrem Pakdemirli, Milli Savunma Komisyonu'nda görev aldı. Ankara




İlk gündem ırkçılık

Avrupa'daki "ırkçılık" akımları ve buralardaki Türkler'e uygulanan baskılar TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nun ilk gündem maddesini oluşturuyor. Komisyonun Batı Trakya raporu da önümüzdeki günlerde açıklanacak.

Hükümet ortakları arasındaki uzlaşma gereği başkanlığı DSP'den MHP'ye geçen TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nun, gündeminin ilk sırasında "ırkçılık" iddialarının araştırılması bulunuyor.

Genel olarak Avrupa'daki insan hakları ihlalleri özel olarak da burada yaşayan Türk vatandaşlarına yönelik baskıları yaklaşık 8 aydır araştıran komisyon, Avusturya, Almanya ve Fransa başta olmak üzere, Avrupa ülkelerindeki "ırkçılık" akımlarını mercek altına alıyor. Bu amaçla yapılan dış gezilerde de önemli tespitlerde bulunuldu. MHP'li bir milletvekilinin komisyon başkanlığı koltuğuna oturmasının ardından bu çalışmaya devam edilecek. Bir önceki dönem komisyonda görev alan MHP Muğla Milletvekili Metin Ergun, çalışmalarında keyfilik olmayacağını belirtti. Ergun, "Bunlar tüzel kişilik çalışmalarıdır. Keyfilik olmaz. Gündemde bulunanlar komisyon üyelerinin ortak kararıyla alınmıştır." dedi.

Bu arada, komisyonun Batı Trakya raporu da önümüzdeki günlerde açıklanacak. (Süleyman KURT)




Taban MHP'yi anlıyor

MHP Genel Sekreteri Abdurrahman Küçük, kongre öncesi partiye yöneltilen eleştirileri ''duygusallığa'' bağladı. ''MHP'yi Türk halkı anlıyor.'' diyen Küçük, ülkücü terbiye ışığında temiz bir kongre yapacaklarını vurguladı.

Kavgayla, bir yere varılamayacağını, ilim, akıl ve sağduyu üçgenindeki siyasetin netice getireceğini anlatan Küçük şunları söyledi: ''Ayrılık değil, netlik içinde bütünlük arıyoruz. Yöntemdeki farklılıklar, bizi birken bölünmeye götürmemeli. Dün ayrı olanlar, bir araya gelmez anlayışı yanlış."

Günübirlik politikalar izlemediklerini, problemlerin zamanla çözüleceğini de belirten Küçük, "Uzlaşma olmadan, hizmet olmaz.'' diyerek sözlerini tamamladı. Zekai ÖZÇINAR-Ankara ZAMAN




MHP'ye moral veren anket

MHP'nin kendi yaptırdığı bir ankette, şu anda seçim olsa partinin yüzde 20 oy alacağı sonucu çıktı.

2 bin 900 kişinin katıldığı kamuoyu yoklamasının neticesi partide, ''İktidarda yıpranmadıkları, aksine oy artırdıklarının göstergesi.'' şeklinde değerlendirildi. Aynı araştırmaya göre, DSP, yüzde 20,5 ile birinci. Öte yandan vatandaşların yüzde 91'inin ''(gerekirse) MHP'ye oy verebilirim'' ifadesini kullandıklarına dikkat çekiliyor. Bu durum, MHP'nin her kesimi kucakladığının işareti sayılırken, partinin merkeze yerleştiği ve kitle partisi hüviyetini kazandığı şeklinde yorumlanıyor. Habib GÜLER-Ankara ZAMAN



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.