GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

31/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


Hasan ÜNAL

Analiz

Fransa'da Ermeni tasarısı ve Baykal'ın çıkışı

ABD Temsilciler Meclisi'nde Ermeni tasarısı Başkan Clinton ve yönetimin askeri kanadının son dakika girişimleriyle 'şimdilik' atlatıldı; ancak işin 'şimdilik' bölümü oldukça önemli. Çünkü güreş hocalığından Temsilciler Meclisi Başkanlığı'na bir anda yükselen Hastert'ın elinden Türkiye-ABD ilişkilerini Ortadoğu'daki mevcut konjonktür kurtardı.

Özellikle Yemen'de suikasta kurban giden Amerikan askerlerinin trajik öyküsü güreş hocasının kafasında Türkiye'nin önemi konusunda bazı yıldızların çakmasına sebep olmuşa benziyor.

Ancak Ermeni lobisine verdiği vaatte seçimlerden hemen sonra aynı tasarıyı veya bir benzerini tekrardan Temsilciler Meclisi'ne getireceğine söz vermiş durumda. Eğer seçimlerde Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu sağlar ve güreş hocası Hastert da başkanlığı alırsa vay halimize.

Ancak bundan daha acil yeni bir Ermeni tasarısı da Fransa'da oluşmaya başladı. Gelen haberlere göre Fransız Senatosu'nda yaklaşık otuz civarındaki sol eğilimli senatör 29 Mayıs 1998 tarihinde Fransız Millet Meclisi'nde kabul edilip; ancak Fransa Senatosu tarafından gündeme alınmayan Ermeni tasarısını 'acil' gündemle Senato'ya getirme çabası içine girmişler. Senato'daki çoğunluk sol ya da Sosyalist grupta. Fransız Millet Meclisi'nde ise sağ partiler çoğunluğu ellerinde tutuyorlar.

Sosyalist grubun bir manada tuzu kuru. Fransa'nın âli çıkarlarını hükümet savunacağı için bu konuda kendilerini daha rahat hissediyorlar. Çünkü bu sayede Ermeni asıllı seçmenlere hoş görüneceklerini hesaplıyorlar. Öte yandan sağın çoğunlukta olduğu alt mecliste ise karar zaten kabul edilmiş durumda. Eğer tasarı Senato'ya acil gündemle getirilirse, bir anda Senato'dan geçmesi sağlanabilir. Buradaki iki komisyonda yapılacak değerlendirmelerin bir güne dahi sıkıştırılması mümkün görünüyor. Bu durumda Türk-Fransız ilişkilerinin büyük bir darbe alacağına şüphe yok. Yani bir yeni Ermeni tasarısı daha bir ülkenin iç politika çıkarlarına alet ediliyor. Yok eğer tasarı değişikliğe tabi tutulacak olursa yeniden alt meclise gidebilir ve orada hükümette olan sağ üzerinde yoğun bir baskı kurulabilir. Ancak değişiklik olmazsa işler daha zorlaşır.

Şimdiki planlamaya göre senatörler 7 Kasım'da tasarıyı acil gümdemle görüşmeyi planlıyorlar. Yani Avrupa Birliği Komisyonu'nun Katılım Ortaklığı Belgesi (KOB)'ni açıklamasından bir gün önce. Türkiye'nin hemen harekete geçmesi lazım ve dört koldan girişimlere ihtiyaç var. Ancak Dışişleri Bakanlığı'nın girişimleri yeterli olmayacak. Ankara'daki siyasi partilerin kendi muhatabı olan Fransız partileriyle ve onların Senato'daki temsilcileriyle doğrudan temasa geçmesi şart. Onlara yaptıklarının büyük sorunlar yaratacağını anlatmak gerekiyor. Ancak Ankara'daki partiler konu hakkında bilgilendirildikleri halde hareketsizliklerini muhafaza ediyorlar. Şu ana kadar sadece Deniz Baykal, Sosyalist Enternasyonal çerçevesindeki Fransız muhataplarını ciddi bir şekilde uyarmış. Gerekli olduğu takdirde de Fransa'ya gitme ve meseleyi birebir anlatma hazırlıkları içinde.

Diğer partilerin harekete geçmesi için ise zaman daralmış. Bu hafta Senato tatil. Sadece önümüzdeki pazartesi kalıyor. Kısacası yine son dakikada yakalanmış durumdayız. Hem diğer siyasi partilerin hem de hükümetin en sert biçimde harekete geçerek, Fransız makamlarına buradaki ihalelerdeki şanslarının düşeceğini, Türkiye'de faaliyet gösteren pek çok Fransız şirketinin zora düşeceğini anlatmasında fayda var. Aksi takdirde geç kalmış olacağız.

Ankara'daki merkez sağ partilere bu konuda önemli görevler düştüğünü anlatmaya bile gerek yok. Kendi basit gündemlerinden çıkıp bir an önce bu meseleye sahip çıkmaları ve Baykal'ın başlattığı girişimleri sürdürmeleri şart. Aksi takdirde hem kendileri hem de memleket zor durumda kalabilir.


h.unal@zaman.com.tr



Yazarımızın en son yazıları

08/ 10/ 2000... Nasıl bir yeni dönem
09/ 10/ 2000... Yeni dönemde muhtemel dış politika sorunları
12/ 10/ 2000... Almanya ambargosu
13/ 10/ 2000... Yumuşak geçişin sonu mu?
16/ 10/ 2000... Asıl cımbızcıya dikkat (1)
17/ 10/ 2000... Asıl cımbızcıya dikkat (2)
19/ 10/ 2000... Asıl cımbızcıya dikkat (III)
20/ 10/ 2000... Arnavutluk'ta Yunan aleyhtarlığı (I)
23/ 10/ 2000... Arnavutluk'ta Yunanistan aleyhtarlığı (II)
28/ 10/ 2000... Yunanistan ne istiyor?


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.