GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

31/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


Hüseyin GÜLERCE

Denge

Üç koldan...

Sezer, Temizel ve Tantan, Türkiye'yi üç koldan özlediği günlere doğru zorluyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı önceki akşam Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda gazetecilerle sohbet ederken Meclis'e bir çağrıda bulunarak, "Türkiye'de demokratikleşmeyi istiyorsanız, önce Siyasî Partiler Kanunu'ndan başlayınız." dedi.

Bugün Türkiye'de demokratikleşmenin önündeki en büyük engelin Siyasî Partiler Kanunu olduğunu belirten Sezer, "Kanunun hangi maddeleri değiştirilmelidir?" sorusuna da şu cevabı verdi:

"Milletvekillerini biz mi seçiyoruz, halk mı seçiyor? Liderler seçiyor... İşte bu ve benzeri maddelerin değişmesi gerekir."

Bu ifadelerin anlamı açıktır. Türkiye'de siyasî hayat ve siyasî partiler, lider despotizminden kurtarılmalıdır. Parti içi demokrasi olmadan, demokratikleşme olamaz. Kim ki, parti içi demokrasiyi savunmuyor ve Siyasî Partiler Kanunu'nun değişmesini geciktiriyorsa, bilmeliyiz ki onlar, "demokratikleşme" konusunda söylediklerinin hiçbirinde samimi değildirler.

Sayın Cumhurbaşkanı ülkenin sun'î gündemi yerine gerçek gündemini hatırlatmakla aslında kamuoyunun da sözcülüğünü yapmaktadır.

Meclis'in onurunun ve itibarının korunması ve güçlendirilmesi de, milletvekillerinin; liderler tarafından değil, halk tarafından seçilmesine bağlıdır. TBMM, ne yapıp etmeli, bunun formülünü en kısa zamanda bulmalıdır.

* * *

Etibank ve Bank Kapital'in yönetimlerine el koyma kararlarından da anlaşıldı ki, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, bankacılık sektörünün yolsuzluklardan, karanlık ilişkilerden, kirli alışverişlerden temizlenmesi ve şeffaflaştırılması konusunda topluma büyük güven ve umut vermiştir. Bunda, Üst Kurul Başkanı Sayın Zekeriya Temizel'in isminin çok büyük bir rolü vardır.

Sayın Temizel, tıpkı Sayın Tantan gibi bulundukları koltuklara isimlerini yıllarca lekeletmeden gelmiş dürüst ve onurlu bürokratlardandır. Ve şimdi her ikisi de millet ve tarih önünde geleceğimiz adına büyük görevler ve sorumluluklar üstlenmişlerdir.

Sayın Temizel de tıpkı Sayın Tantan gibi, tıkanmanın en fazla yargı aşamasında yaşandığını görmektedir. Tantan, savcılara yeni bir konum kazandırma gereğini vurgularken, Temizel de, bazı mahkemelerin yolsuzluk mahkemeleri olarak görevlendirilmelerini talep etmektedir.

Fikret Bila'nın dün köşesinde Sayın Temizel'den aktardığına göre, 4422 Sayılı Organize Suçlarla Mücadele Yasası sayesinde banka boşaltma eylemleri, "çete" suçu kapsamında hızla sorgulanabilecek, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Yasa'yla da, bankaları boşaltanların verdiği zarar, onların kişisel varlıklarına el konularak telâfi edilmeye çalışılacaktır.

* * *

Bu arada Sabah gazetesi ve patronu Dinç Bilgin'in başına gelenler için "kartel" medyasından dem vurarak "oh olsun" demek bize yakışmaz. (Herkes kendisine yakışanı yapar.) Suçları varsa buna mahkemeler karar verecektir.

Ancak, herkes başına gelenler için, "Bu tokadı ben neden yedim?" sorusuna bir vicdan muhasebesiyle elbet cevap aramalıdır. (Bizim kültürümüzden ve inançlarımızdan süzülmüş güzel bir sözümüz de var: Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste...)

İçişleri Bakanı Sayın Tantan'ın dün TESEV'in öncülük ettiği yolsuzluk sorunu konferansında söyledikleriyle bitirelim yazımızı:

"Türkiye'yi tehdit eden en büyük tehlike; yolsuzluk, soygun ve banka hortumlamadır. Öbür tehlikeler, Türkiye'yi soymak isteyenlerce abartılıyor. Soygun düzenini sürdürmek için başka tehlikeler icat ediliyor. Bunu da itibarlı soyguncular yapıyor. Güçlü ve etkili oldukları için de gündemi onlar tespit etti. Önemliyi önemsiz, önemsizi önemli gösterdiler. Sahte gündemi takip edenlere övgüler düzerken, sahte gündemi takip etmeyenleri ise kınadılar ve dışladılar..."

Evet, Türkiye üç koldan gerçek gündeme döndürülüyor.

Sezer, Temizel, Tantan... Umut ve güven üç koldan...


h.gulerce@zaman.com.tr



Yazarımızın en son yazıları

26/ 09/ 2000... Michael Johnson'u seyrederken...
28/ 09/ 2000... Baykal'ın dönüşü
03/ 10/ 2000... Başörtüsü
05/ 10/ 2000... Demirel...
10/ 10/ 2000... Zaman'ın hediyeleri
12/ 10/ 2000... Beklenen parti
17/ 10/ 2000... Sadece medya mı kirli?
19/ 10/ 2000... Meclis Başkanlığı seçimi ve MHP'nin fotoğrafı
24/ 10/ 2000... Tantan yeni bir şey söylüyor...
26/ 10/ 2000... AB için dinimizi değiştirecek değiliz


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.