Hakemin dostluğu!..
Hakemlerin iç dünyasını çok yakından bilenlerden değiliz. Doğal olarak bu konuda çoğunluk gibi ahkamlar keserek bir şeyler yazıp çizmek yerine yüzeysel yaklaşımlarla gördüklerimizi değerlendirmemiz daha sağlıklı olacaktır.
Her ne kadar hakemlerin dürüstlük konusunda sağlıksız bir yapıda oldukları dedikoduları ortalıkta kol gezse de biz bu tür laf salatalarına karnımızın tokluğunu gerekçe göstererek itibar etmiyoruz!..
Çünkü hakemlerin de insan olduğunu, yanılma paylarının en az bizim ki kadar maksimum düzeylerde seyretme ihtimalinin bulunduğunu göz ardı edemeyiz. Tıpkı F.Bahçe-Denizlispor maçında olduğu gibi. Hakem Ali Uluyol'un, maçtan önce ısınma turları attığı sırada, saha kenarındaki Mustafa Denizli ile ısrarla göz göze gelmek için gayret ettiğini gözlemlerken hiç bir art niyet taşımadık (!). Hatta hakem Uluyol'un Mustafa Denizli ile kesişen bakışlarındaki parıltı gözümüzü kamaştırmasına rağmen, sonrasındaki karşılıklı gülümseme ve selamlaşmalarını da hayra yorduk! Pek tabi ki bir hakem ve takım hocası çok iyi dost olabilirlerdi. Ve bu dostluklar da doğal (!) olarak olur olmaz yer ve mekanlarda pekiştirilebilirdi!
Biz bu yersiz dostluk gösterisini fitne ve fesat içerikli olarak yorumlarken, pek tabii bir tavırla gaflet ve delalet içinde yüzmekle itham edildik! İtham edenler haklıydı! Zira o maçta hakem Uluyol, Erzurum-Beşiktaş maçındaki meslektaşları gibi temiz (!) bir maç yönetmiş, takdir haklarını da belirgin bir şekilde büyük takım lehine kullanmaktan başka gözle görünür bir hata yapmamıştı! Mustafa Denizli ile maçtan önceki kaçamak gülümsemesiyle bile!..
***
Erzurumspor Başkanı Cemal Polat'ın hakem mağduriyetini dile getirirken, şikayet mercii olarak Genelkurmay Başkanlığını adres göstermesini, Demirelvari bir tanımlamayla 'abesle-iştiğal' diye isimlendirebiliriz! Bu ülkede her türlü dolaylı şikayet ve hedef göstermelerde nedense ilk akla gelen yerdir Genelkurmay Başkanlığı. İş bu kadar mı basite indirgendi? Artık mahalle aralarındaki kavgalarda da neredeyse arabulucu olarak burası gösterilecek! Ne denilebilir ki? Allah akıl fikir versin!..
Hep futbolcuların antrenmansızlığından dem vururuz. Neymiş milyarlar alan futbolcular yeterince idman yapmadıklarından çabuk sakatlanıyorlarmış. Bu durum büyük yatırımlar yapan kulüplerimizin kaderi ile oynamaksa, son haftalarda sıkça rastanan hakem sakatlanmaları neyin nesi oluyor?!..
PANORAMA: Mazeretimiz var özürlüyüz!
Kamuoyunu aydınlatma aracıdır medya. Halkı, sağlıklı ve doğru bilgilendirmekle görevlidir. Tarafsızlık birinci ilkedir. Ancak bazı konularda bilinçli ya da bilinçsiz vurdumduymazlık hastalığıda bir hayli yaygındır. Spor aktivitelerinin en büyüğü olma özelliğini taşıyan olimpiyatların ardından bir de özürlüler için düzenlenen oyunlara herkes gibi bizde seyirci kaldık! Satır aralarında değinilen bu az önemli (!) sportif faaliyetin özürlüler için bir yaşama sevinci olduğunu göremedik. Görememenin de bir özür olduğunu kabul edersek, medya için de bir olimpiyat düzenlenmesi gerekir. Lütfen!!!
'Kaza geliyorum' demez ama şom ağızlıların gelişi uzun sürmüyor. Ağzı ve niyeti bozuk medya, Emre'nin yaptığı kazadan çok sabahın köründe dışarda ne gezdiğini sorguluyor. Biraz haklılar; çünkü Emre, Nouma veya Baliç gibi bara gitmiyordu. Eyüp Sultan'a namaza giden Emre, 'irticacı' damgası yemekte geç kalmadı. Meğer namaz kılan 'irticacı' oluyormuş! Hem irtica ne demekse?..
Foyanın ortaya çıkışı!
Bedavacı futbolcu kimliğine açılan savaşta birinci raund lehimize sonuçlandı! Trabzon'a döner bıçağı ile gitmeyeni şehre almıyorlarmış!..
Hani haftalarca eleştirdiğimiz, içimize sindiremediğimiz, zengin ve gurulu bir genç vardı ya işte o adamın boyası döküldü, dikişi söküldü, bileği de bir güzel büküldü! Tek artısı gibi görünün gol atma meziyetleri de askıya alınınca, cilalı taş devrinden kalma bir kimlikle çıkıverdi karşımıza! Koşmadan, formasını bile terletmenden, attığı gollerin kredisi ile yaşamaya alışık bedavacı bir futbolcunun foyasının ortaya çıkması fazla zaman almadı çok şükür. Olayın bir başka şükürlük tarafı ise, 'Bedavacı Futbolcu Kimliğini Tartışma Derneği'ne her geçen gün katılımın artması oldu!..
Trabzon da Beşiktaşlı taraftarların başlattığı kılıç-kalkan oyunu çok fazla benimsenmiş olacak ki bu haftada Antalyalı taraftarlar aynı usul ve yöntemlerle Trabzon'a döner bıçakları ihraç etmeye kalkışmışlar! Bu gidişle bıçak imalatçıları köşeyi dönerken, köşe başlarını da bıçak bileyicileri işgal edecek gibi!..
Teknik Direktör (Samet Aybaba)
Semranım'ın torpillisi olarak çıktığı iddia edilen bu aredana her geçen gün prim yapıyor. Geçen hafta kendi sahasında Bursaspor'a yenilmeleri sadece bir kazaydı. Her kazanın telafisi yoktur; ama Aybaba Samsun'da telafi yaptı.
Haftanın Futbolcusu (Rapaiç-F.Bahçe)
Fenerbahçe'ye gelmesi ve oynadığı güne kadarki süreç oldukça olaylı geçti. Ancak bir frikik golü ile başlattığı çıkışını Denizli maçında da sürdürdü. Bu gidişle başı göğe erecek gibi!..
Toplu sonuçlar
F.Bahçe-Denizli: 5-2
Trabzon-Antalya: 4-0
Bursa-Siirt J.P: 3-2
A.Gücü-Adana: 4-0
Erzurum-Beşiktaş: 1-3
G.Antep-Ç. Rize: 2-1
Kocaeli-İstanbul: 1-1
Samsun-G.Birliği: 1-2
G.Saray-Y.Yozgat: 3-0
Haftanı Takımı: F.BAHÇE
...Ve uzun bir aradan sonra beklenen, özlenen Fenerbahçe çıktı ortaya. Alınan skordan çok ortaya konan pozitif futbol mennun etti izleyenleri. İstenende buydu zaten!...
HAFTANIN KARMASI
Patric (G.Birliği), Tayfur (Beşiktaş), Bekir (İstanbul), K. Hakan (G.Saray), Erhan (Trabzon), N'Gobe (A.Gücü), Maxim (G.Saray), Baliç (F.Bahçe), Murat (Bursa), Hami (Trabzon), Rapaiç (F.Bahçe).
Gol krallığı
13 GOL: Jardel (G.Saray)
9 GOL: Cenk (Adana), Löbe (Trabzon)
7 GOL:Nouma (Beşiktaş), Fatih (G. Antep), Hami (Trabzon), Hagi (G.Saray)
6 GOL: Kona (G.Birliği)
Kart tablosu
K. Kartlar: Saka, Süleyman (Denizli), Eric (G.Antep), Thomas (G.Birliği).
S. Kartlar: Hakan (A. Gücü), Musiç (Antalya), Kemal (G. Antep), Nouma (BJK), Serkan (Samsun), Recep (İst.), Cem (Yozgat), Okan (G.Saray).
m.burkuk@zaman.com.tr
Yazarımızın en son yazıları
29/
06/
2000...
Unutturmayacağız!..
15/
08/
2000...
Sağlıklı Fenerliler...
22/
08/
2000...
Küçük bir aşk masalı!
29/
08/
2000...
Yaşam biçimi...
12/
09/
2000...
Mağrurlanma...
19/
09/
2000...
Denizli'nin burnu...
26/
09/
2000...
N'olcak bu GS'nin hali
03/
10/
2000...
Ekip ruhu!..
17/
10/
2000...
Semiz toplum!..
24/
10/
2000...
Değişmeyen değerler...
|