GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

02/11/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor      yeni

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


Hüseyin GÜLERCE

Denge

MHP kongresi

Pazar günü yapılacak MHP kongresine "yenilenme" ve "muhasebe" havası hakim olacaktır. "Değişim" yerine "yenilenme" olgusunu tercih etmemizin sebebi bellidir. Değişim, "ülkücü" geleneğin mayasıyla yoğrulmuş MHP tabanını rahatsız eder. Zaten, MHP'nin, "öz"de bir değişime uğrayarak ANAP ya da DYP türü bir "merkez" partisi olması beklenemez.

Kongre öncesinde MHP'nin sıkıntısı nedir?

MHP'ye oy veren seçmen bir pişmanlık ve umutsuzluk içinde midir?

Birinci soruya şu cevabı verebiliriz: MHP 18 Nisan 1999 seçimlerinin gerçek ama "sürpriz" galibidir. Elde ettikleri sonuca, parti yöneticileri bile şaşırmıştır. Dolayısıyla seçim meydanlarında verilen vaatlerin bir an önce yerine getirilmesi beklentisi, ciddi bir sıkıntı kaynağı olmuştur. (Öcalan'ın idamı konusundaki sıkıntıyı örnek verebiliriz.)

Sıkıntının asıl kaynağı ise iktidar ya da Türkiye gerçeğidir. RP-FP çizgisinin "gerçeğe toslama" vakıası ile başının hâlâ dertte olduğunu biliyoruz. "Töre", "hiyerarşi" yerine parti içi demokrasi, "zapturapt" yerine demokratikleşme, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve Avrupa Birliği'ne üyelik konularının ülkücü tabanı rahatsız etmeden aşılması nasıl başarılacaktır?

MHP'nin uzun yürüyüşü sürecinde parti dışına düşmüş, düşürülmüş eski yol arkadaşlarının gönlü alınmadan sıkıntılar nasıl aşılacaktır?

MHP'nin bugünkü yöneticileri elbet partilerini "merkez partisi" yapma uğruna, milletin temel değerlerinden ve dinamiklerinden uzaklaşmayı kastetmiyor. Ama acaba bu ürkütücü ihtimal konusunda, ikna yolunu yeterince önemli görüyor ve ciddi gayretler gösteriliyor mu? Parti tabanına, il-ilçe yöneticilerine, belediye başkanlarına yönelik sağlıklı ve hızlı bir bilgilendirme faaliyeti sürdürülüyor mu?

İdam konusu, başörtüsü sorunu, hayat pahalılığı, memurların problemleri, tarım sektöründeki sıkıntılar, nihayet işsizlik ve enflasyon konularında parti tabanını, dolayısıyla bütün toplumu rahatlatacak ne gibi tedbirler, gayretler, programlar, projeler var? Bunlar kamuoyuna ne zaman duyurulacak?

Baştaki ikinci soruya dönelim.

MHP'ye oy veren seçmen, kanaatimizce verdiği oydan bir pişmanlık ve umutsuzluk içine girmemiştir. Pişmanlık duyanlar elbette var; ama onların oranı henüz çok az.

Meclis Başkanlığı seçimini MHP'nin kazanması, pazar günkü kongrede bir rahatlama sebebi olsa da, MHP önemli bir yol ayrımındadır.

Siyasî istikrar ve toplumsal uzlaşma konularında MHP yöneticileri bugüne kadar başarılı bir sınav vermiştir. Ancak geçenlerde de altını çizdiğimiz gibi, dindar çoğunluğun hassas olduğu konularda MHP net tavırlar ortaya koymamaktadır. Siyasetin fotoğrafına bakıldığı zaman, sanki sadece DSP ile yan yana duruyor görüntüsü vermek de milliyetçi-muhafazakâr kamuoyunu rahatsız etmektedir. Halbuki bu konudaki tenkitleri hemen bertaraf etmek için ilm-i siyaset kitabında ne kadar çok örnek var.

MHP, siyasî merkez için kalıcı olabilir mi?

Bu soru, aslında Türk siyasî hayatının bamteline vuruyor.

Özünü terk etmeden, Türkiye ve dünya gerçeğine göre yenilenen bir MHP, bütün toplumu kucaklayabilen yönetici kadrolarıyla kalıcı olmayı denemelidir. Ancak bu deneme, açılmayı gerektirdiğinden, yeni bir siyasal hoşgörüyü ve uzlaşma kültürünü de gerektirir.

Yani riski az değildir.

Tabii unutmamamız gereken bir gerçek daha var.

FP hakkındaki kapatma dâvâsı Anayasa Mahkemesi'nde nasıl sonuçlanacaktır? Kapatma olmazsa, "yenilikçi"-"gelenekçi" ayrışması nereye varacaktır?

MHP'nin uzun yürüyüşü, bu soruların da cevabına bağlıdır.

5 Kasım 2000 kongresi, dileriz MHP için bir kilometre taşı olur.


h.gulerce@zaman.com.tr



Yazarımızın en son yazıları

28/ 09/ 2000... Baykal'ın dönüşü
03/ 10/ 2000... Başörtüsü
05/ 10/ 2000... Demirel...
10/ 10/ 2000... Zaman'ın hediyeleri
12/ 10/ 2000... Beklenen parti
17/ 10/ 2000... Sadece medya mı kirli?
19/ 10/ 2000... Meclis Başkanlığı seçimi ve MHP'nin fotoğrafı
24/ 10/ 2000... Tantan yeni bir şey söylüyor...
26/ 10/ 2000... AB için dinimizi değiştirecek değiliz
31/ 10/ 2000... Üç koldan...


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.