03/11/2000

ANA SAYFA

ANKARA

AKSARAY

ÇANKIRI

ESKİŞEHİR

KARAMAN

KAYSERİ

KIRIKKALE

KIRŞEHİR

KONYA

NEVŞEHİR

NİĞDE

SİVAS

YOZGAT


HABERLER 


Gültur'dan servis hizmeti

Konya ZAMAN - Temsa otomotiv yetkili servisi Gültür Otomotiv, Konya–İstanbul yolu 20. kilometrede yer alan yeni ve modern tesisini görkemli bir törenle hizmete açktı.

Devlet Bakanı Abdülhalik Çay tarafından açılışı yapılan tesis otobüs firmalarına servis hizmeti verecek. Açılış töreninde konuşan Gültur Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Gül, Konya'da böyle bir servise ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, "Bu ihtiyacı gidermek için yoğun bir çalışma ile bu tesisi Konya'ya kazandırdık. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz" diye konuştu.

Gül, 3 bin metrekaresi kapalı olmak üzere 13 bin metrekarelik bir alanda kurulan servisin bir milyon dolara mal olduğunu belirtti.

(Mustafa ÖZDEMİR)




Gölbaşı'nın sıkıntısı altyapı

Ankara ZAMAN - Başkan Kara, başlattıkları altyapı ve çevre düzenlemesi çalışmalarıyla Gölbaşı'nı bir taşra belediyesi görünümünden kurtardıklarını ancak, maddi yetersizlikler yüzünden istedikleri hedefleri yakalayamadıklarını ifade etti.

Gölbaşı Belediye Başkanı Cevdet Kara, metropol ilçe belediyesi olmalarına rağmen sıradan bir taşra belediyesi muamelesi gördüklerini belirterek, "İnsanlara hizmet götürecek imkanlardan mahrumuz." dedi.

Göreve geldikleri bir buçuk yıllık süre zarfında Gölbaşı'nda başlattıkları çalışmalarla Gölbaşı'nı bir taşra ilçesi görünümünden kurtardıklarını öne süren Kara, özellikle altyapı çalışmaları için ilçenin her tarafını kazıdıklarını dile getirdi. Başkan Kara, altyapı çalışmaları maddi imkansızlıklar nedeniyle zamanında bitiremediklerini ifade etti. İlçe nüfusunun 40 ila 50 arasında olduğunu ancak, özellikle hafta sonları Ankara'dan buraya dinlenme amacıyla gelenlerle birlikte zaman zaman bu rakamın 200 binlere kadar çıktığını kaydeden Kara, "Hizmet götürmemiz gerek insanların sayısı çok, imkanlarımız kısıtlı" diye konuştu.

En büyük sorun: Altyapı

Şu an ilçelerinin en büyük sıkıntısının altyapı sorunu olduğunu dile getiren Kara, başlattıkları çalışmalarla bu sorunu ortadan kaldırmayı hedeflediklerini belirtti. İlçenin altyapısının yıllardan beri ihmal edildiğini, dolayısıyla bunun birkaç ayda tamamlanamayacağını kaydeden Kara, şöyle konuştu: "Bir buçuk yıldır Gölbaşı'nın her tarafını kazıdık. Yolların asfalt ve bordur çalışmalarını büyük ölçüde bitirdik. İlçemiz yazın toz, kış mevsiminde ise çamur içerisinde kalıyor. Başlattığımız çalışmalarla bunun önüne geçmeye çalışıyoruz." şeklinde konuştu.

Doğalgaz boruları ve Telekom hatlarının yer altına döşenmesi nedeniyle vatandaşların büyük sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Kara, söz konusu çalışmaların bitmesiyle birlikte halkın rahat bir nefes alacağını söyledi. Kara, şehir merkezinde yer alan ve kirlenmeye neden olan mermer atelyeleriyle diğer sanayi dükkanlarını ise ilçe dışında kuracakları bir siteye taşıyacaklanı söyledi.

Göller uzun vadede kurtulacak

Kendilerinin doğrudan sorumlulklarında olmamasına rağmen, Mogan ve Eymür göllerinin kurtarılması için yoğun çaba sarfettiklerini ifade eden Belediye Başkanı Kara, "Mogan ve Eymür'ün kurtarılması için Çevre Bakanlığı, Özel Çevre Koruma Kurulu ile belediyemiz sorumludur. Göller mücavir alanımız içerisinde yer aldığı için en büyük sıkıntıyı biz yaşıyoruz." dedi. Kara, Çevre Bakanlığı bünyesinde oluşturulan bir komisyonla söz konusu göllerin kurtarılması için başlatılacak olan rehabilitasyon çalışmalarının yanı sıra, göllerin çevre düzenlemesinin de yapılacağını kaydetti.

2 trilyon borç

Yerel yönetimler yasası nedeniyle özellikle ekonomik olarak büyük sıkıntılar yaşadıklarını aktaran Kara, şu an işçilerinin sigortalarını bile ödeyemediklerini söyledi. İller Bankası'ndan aldıkları yardım ve özkaynaklarından elde ettikleri gelirlerinin giderlerini karşılamakta yetersiz kaldığını ifade eden Kara, şöyle devam etti: "Bu yılki bütçemizi 7 trilyon olarak belirledik. Özkaynaklarımız ve İller Bankası'ndan elde ettiğiz aylık gelirimiz 1. 6 trilyon, personele ödediğimiz miktar ise 1.8 trilyon liradır. Şu an sadece işçi sigorta primleri için 30 milyar ödüyoruz ve halen 2 trilyon borcumuz var."

(Hamza ERDOĞAN)




Türkiye karanlıkta kalacak

Ankara ZAMAN - Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bozdemir en büyük yolsuzluğun enerji sektöründe yaşandığını iddia ederek, "Böyle devam ederse Türkiye karanlıkta kalır." dedi.

BBP Türkiye'deki enerji darboğazını ve uygulanan enerji politikasını protesto etmek amacıyla Enerji Bakanlığı önüne siyah çelenk bıraktı. Burada bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bozdemir, enerji politikasını eleştirerek, Türkiye'nin bu yanlış politikalar yüzünden karanlığa mahkum edildiğini savundu. En büyük soygunun enerji sektöründe yaşanığını öne süren Bozdemir, "Türkiye'nin 77 yıllık enerji birikimi çökertilmiştir" şeklinde konuştu.

Enerjide büyük soygun var

Bozdemir, partizanca tutumlar ve çıkar amaçlı politikalar sonucu Enerji Bakanlığı'nın tam anlamıyla soyulduğunu ileri sürerek, "Bugün Türkiye'de en büyük soygun bankalarda değil, Enerji Bakanlığı'nda yaşanmaktadır. Enerji ihaleleri bazı medya ve güç odaklarına peşkeş çekilmektedir. Halkımız enerji konusunda gerçek anlamda bilgilendirilmemektedir. Tasarrufu tedbirleri adı altında alınan önlemler tamemen bir aldatmacadır" diye konuştu.

Türkiye'ye yapılacak en büyük kötülüğün halkı karanlıkta bırakmak olduğunu kaydeden Bözdemir, vatandaşlardan ileriki günlerde karanlığa hazırlıklı olmaları ve bu konuda önlemler almaları önerisinde bulundu. Bozdemir'in konuşmasının ardından bir grup partili, ellerinde mumlar, idare lambası ve denizci feneri ile birlikte Enerji Bakanlığı'nın önüne siyah çelenk bıraktılar.




İmrahor Vadisi katlima uğruyor

Ankara ZAMAN - Çankaya Belediye Başkanı Haydar Yılmaz, İmrahor Vadisi'nde yaşanan çevresel tahribat konusunda uyarıda bulunarak, vadinin katliama uğradığını ve bu katliamın bir an önce durdurulması gerektiğini kaydetti.

Yılmaz, yaptığı yazılı açıklamada, İmrahor Vadisi'nde çevresel bir tahribat yaşandığını belirterek, bu tahribatın durdurulmasını istedi. İmrahor Vadisi ile ilgili olarak Çankaya Belediyesi Çevre Müdürlüğü teknik elemanlarının bir ÇED raporu hazırladığını belirten Yılmaz, Mogan ve Eymir Gölleri ile doğal bir içiçeliği ve bütünlüğü bulunan İmrahor Vadisi'nin ekolojik anlamda Ankara için önemli bir bölge olduğunu belirtti. Yılmaz, bu bölgenin Büyükşehir Belediyesi'nce çevre koruma alanı ilan edilmesine karşın son yıllarda vadide hızlı bir ekolojik tahribat yaşandığını kaydetti.

Vadi içerisinde faaliyet gösteren tuğla fabrikalarının vadinin topoğrafik yapısı ve eko sisteminin bozulmasına yol açtığını belirten Yılmaz, vadi boyunca akan İmrahor Deresi'nin doğal dere yatağının bir çok kez değiştiğini ve doğal yapısını kaybettiğini belirtti. Yılmaz açıklamasını şöyle sürdürdü: "Vadinin bazı alanlarında yoğun çöp ve moloz birikintileri bulunuyor. Vadi atık yatağına dönüştü. Belediyenin hafriyat sahası olarak belirlediği ve özel şahıslarca işletilen alanlarda ise bilinçsiz ve kontrolsüz döküm yapılıyor. Vadinin kurtarılması için tuğla fabrikalarının faaliyetleri hemen durdurulmalı, dere yatağı eski konumuna getirilerek koruma altına alınmalıdır. Tepeler heyelan tehlikesine karşı ağaçlandırılmalı ve Ankaralıların dinlenebileceği bir merkez haline dönüştürülmelidir."




Bitkiler, umut kapısı

Ankara ZAMAN - Dün olduğu gibi bugün de şifalı bitkiler insanların umut kapısı olmaya devam ediyor.

Gelişen tıp bilimine rağmen insanlar bugün bile alternatif tıp da denilen bitkilerle tedavi yöntemine büyük ilgi gösteriyor. Halk arasında yoğun olarak şifalı bitkiler adı verilen bu bitkilerle tedavi yöntemi halen pek çok kişinin umut kapısı olmaya devam ediyor. Ankara'da bu tür bitkilerin satıldığı aktarların en yoğun olduğu yerler ise Sakarya Caddesi ve Ulus. Buralarda bulunan dükkanlar her gün çok sayıda insanın akınına uğruyor.

İnsanların umut kapısı

Şifa verdiğine inanılan bitkileri satan dükkalardan birinde 10 yıldır çalışan Semih Taşan, insanların şifalı bitkilere bu kadar çok rağbet göstermesinin farklı nedenleri olabileceğini belirterek şunları anlatıyor: "Bazı insanlar en son çare olarak bu bitkilerden medet umuyorlar. Daha önce pek çok doktora giden ancak hastalıklarına çare bulamayan insanlar, bu bitkilere umut bağlıyorlar. Bazıları da doktorların verdiği ilaçların yan etkisini gördükleri için, hastalıklarına çare olarak bu bitkileri deniyorlar."

"İnsanlar artık daha bilinçli"

Peki bu insanlar, hangi bitkinin hangi hastalığa iyi geleceğini nereden biliyor dersiniz. Bu konuda yazılan pek çok kitabı bugün neredeyse her kütüphanede göremek mümkün. Aynı zamanda, çevrelerinden duydukları kulaktan dolma bilgilerle bu bitkilerin isimlerini öğrenenler de var. Semih Taşan, insanların bu konuda daha çok bilinçlendiğini belirtiyor. Ona göre, kulaktan dolma bilgilerle, şifalı bitkiler hakkında bilgi sahibi olanlar da var. Ancak artık insaların daha bilinçli hareket ediyor. Taşan, "Pek çok kişi bitkiler hakkındaki bilgileri, bu konuda yazılan kitaplardan elde ediyor. Zaten gelen müşterilerin yüzde 70'i eğitim seviyesi yüksek olan insanlar. Yüzde 30'unun ise öğrenimi ilköğretim ve lise düzeyinde." diye konuşuyor.

Satışlar kış aylarında daha çok

Kış aylarının yaklaşması ile birlikte insanların dükkanlarına daha çok uğradığını anlatan Semih Taşan, bu aylarda daha sık rastlanan grip gibi hastalıklardan dolayı satışlarının da arttığını ifade ediyor. Satışlarının kış aylarında artmasına rağmen, geçmiş senelerle kıyaslandığında daha azaldığını belirten Taşan, bunu insanların alım güçlerine azalmasına bağlıyor. Pek çok insanın dükkanlarına geldiğini ama hiçbir şey almadan geri çıkanların da olduğunu anlatıyor.

Aman dikkat!

Ender de olsa bazı bitkilerin yan etkilerinin olduğunu belirten Taşan, "Böbrek rahatsızlıklarına iyi gelen bir bitki baş ağrısı yapabiliyor. Ancak bu tür olaylar, genellikle bitkilerin bizim tarif ettiğimiz şekliyle kullanılmamasından kaynaklanıyor. Tabi bu kişiden kişiye değişen de bir kavram. Bazılarında yan etkisi olan bir bitki bir başkasında herhangi bir olumsuzluğa neden olmayabilir. Burada önemli olan şey, gelen müşterilerin bize varolan rahatsızlıklarını söylememesi. Örneğin, bulantım var diyerek gelen bir hanım bize hamile olduğunu söylemeden Çin Çayı alıyor. Oysa Çin Çayı bebeğin gelişimini olumsuz olarak etkileyebilir." diyor.

(Pınar ACAR)




Mamak çöplüğü yeniden faaliyette

Ankara ZAMAN - Ankara Valisi Yahya Gür, Mahalli Çevre Kurulu, Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki belediyelerin çöplerini Mamak'taki eski çöp döküm alanına dökmelerini kararlaştırdığını bildirdi.

Ankara Valisi ve Mahalli Çevre Kurulu Başkanı Gür'ün yaptığı yazılı açıklamada, kurulun bugünkü toplantısında 1 Ağustos'tan bu yana Yenimahalle, Sincan, Etimesgut ilçelerine ait çöplerin Sincan ilçesi Yenikent beldesi Çadırtepe çöplüğüne, Çankaya, Mamak, Altındağ ve Keçiören ilçelerinin çöplerinin ise Mamak'taki eski çöp döküm alanına dökülmesine ilişkin Yenikent Belediyesi'nin açtığı dava üzerine verilen yürütmeyi durdurma kararıyla ortaya çıkan durum görüştüğünü belirtti.

Gür, açıklamasında şunları kaydetti: "Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin bu kararının Valiliğe 4 Ekim 2000 tarihinde tebliğ edildiği, Valilikçe yürütmeyi durdurma kararının kaldırılması için 9 Ekim 2000 tarihinde itiraz edildiği, mahkemenin bu itirazı da reddettiği 26 Ekim 2000 tarihinde kararın tebligata verildiği öğrenilmiş, fakat kararın henüz Valiliğe ulaşmadığı görülmüştür. Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına 2577 sayılı kanunun 28. maddesi gereğince uyularak, 3 Kasım tarihinden itibaren Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde kalan belediyelerin çöplerini Mamak'taki eski çöp döküm alanına dökmelerine Mahalli Çevre Kurulu'nca karar verilmiştir."



| Aksaray | Ankara | Çankırı | Eskişehir | Karaman | Kayseri | Kırıkkale | Kırşehir | Konya | Nevşehir| Niğde | Sivas | Yozgat |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.