GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

04/11/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor    yeni  

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


DIŞ HABERLER 


Kıran kırana bir yarış

ABD başkanlık seçimine günler kala Gore ile Bush arasındaki mücadele kıran kırana devam ederken Başkan Clinton, Gore için büyük çaba sarf ediyor.

ABD başkanlık seçimi için geri sayım başlarken, Demokrat Parti'nin başkan adayı Al Gore'un anketlerdeki gidişatını beğenmeyen Başkan Bill Clinton, siyahlar ve Hispaniklerden Gore için oy istedi. ABC radyosunda Tom Joyner şova katılan Clinton, "Bu seçimi kazanmak zorundayız." diyerek, başta siyahlar ve Hispanikler olmak üzere tüm azınlıklara seslendi. Clinton, "Dostlarımız bize oy verirse, kesinlikle kazanacağımıza inanıyorum." dedi ve kendisinden sonra Beyaz Saray'a gelebilecek "en iyi adayın" Demokrat Parti'nin adayı Gore olduğunu söyledi. Clinton, kilit eyaletlerde Gore için oy istemeyi sürdürüyor.

Nader'e yoğun baskı

Radyo programında, Gore'a en büyük tehdit olarak kabul edilen Yeşiller Partisi başkan adayı Ralph Nader'ın reklamlarının parasını Bush kampının ödediği dedikodularına ilişkin görüşü sorulan Clinton, "Bu size ne anlatıyor?" diyerek, Nader'a giden oyların Bush'a yarayacağına ilişkin yaygın görüşe katıldığını ima etti. Nader'ın oy kitlesi içinde bulunan işçiler, gay ve lezbiyenler, kürtaj hakkı savunucuları, liberaller ve Demokratlar Yeşiller Partisi başkanını, Gore'un yolunu kesmekten alıkoymaya çalışıyor.

Bush'un foyaları

ABD başkanlık seçimlerinde gelenek bozulmayarak, seçim tarihine yaklaşıldıkça adayların ilginç sırları da ortaya dökülmeye başlıyor. Al Gore'u, Bush karşısında zor duruma düşen Yeşiller Partisi başkan adayı Ralph Nader'ın homoseksüel olduğu iddialarından sonra, şimdi de alkolle yıllarca başının dertte olduğu bilinen Bush'un, 1976 yılında, sarhoş halde araç kullanırken polis tarafından yakalanarak gözaltına alındığı ortaya çıktı. Bush'un zekası ve başkanlık için yeterli olup olmadığı konusu da giderek önem kazandı. Bazı yorumcuların, "aptal tavuk" nitelendirmesini kullanmaktan kaçınmadığı Bush'un birçok gafı bulunuyor. Bush, aynı tümce içinde mantık hatalarını da sık sık yapıyor. Öte yandan, Financial Times gazetesi tarihinde bir ilke imza atarak, başkanlık seçiminde, resmen Gore'u destekleme kararı aldı. Washington




Seçimin portresi: 355 milyon dolarlık seçim

Başkan adayları seçimlerde kazanabilmek için hiçbir harcamadan kaçınmıyor. Harcanan paraların kaynağı ise bağışlar.

Amerikan yasalarına göre şahsi bağışlar bin doları geçemiyor. Yüklü bağışları ancak şirket ve dernekler yapabiliyor. Bağışlar hem yetkililer hem de rakip partiler tarafından çok sıkı denetleniyor. Harcama kalemleri arasında reklamlar ilk sırayı alıyor. Her eyaletin özelliğine göre reklamlar hazırlanıyor. Bu arada kampanyayı yürüten profesyonellere de ciddi miktarlarda ödeme yapılıyor. Bu seçim dönemimde toplanan rakam 355 milyon, harcanan miktar ise 270 milyon doları aşmış durumda. Bağışların yanında oy oranında federal hükümet de yardımda bulunuyor. Seçim için Bush'a şimdiye kadar 67,5 milyon dolar bağış yapıldı. Toplam bütcesi 187,2 milyon dolar olan Bush şimdiye kadar 166 milyon dolar harcadı. Gore ise 133,1 milyon dolarlık bir seçim bütçesine sahip. Bu miktardan şimdiye kadar 99,8 milyon doları kampanyalarda kullanıldı.

Nasıl seçilecekler

Amerikan seçimlerinde başkan, halkın seçtiği delegeler tarafından belirleniyor. 7 Kasım'da 200 milyon seçmen, eyaletlerin nüfusuna göre belirlenen delegeleri belirleyecek. Toplam seçici delege sayısı, Amerikan Kongresi'ni oluşturan Temsilciler Meclisi'ndeki 435, Senato'daki 100 ve Washigton DC bölgesindeki 3 temsilciden oluşan 538 kişi. Toplam 538 delegenin 270'ini alan partinin adayı, başkan seçilecek. Bir eyalette oyların çoğunu alan parti, tüm seçici delegelere sahip oluyor. Bu nedenle,Kaliforniya 54, New York 33, Teksas 32 ve Florida 25 delege ile seçimin sonucu açısından önem arz ediyor. Emrah Ülker/New York




Bush önde ancak...

ABD'de, son kamuoyu yoklamalarına göre Bush hâlâ Gore'un önünde yer alıyor.

Reuters-MSNBC anketinde Bush, yüzde 45'e yüzde 42, ABC anketinde ise yüzde 49'a 42 Gore'un önünde yer aldı. Ancak Gore'un kilit eyaletlerdeki üstünlüğü sonuçların tahminini güçleştiriyor.




Shelton'a Tayvan uyarısı

Çin askeri yetkilileri, ABD'yi Tayvan'a silah satmaması konusunda uyardı.

Çin Savunma Bakanı Orgeneral Chi Haotian, dün Pekin'de Amerikan Genelkurmay Başkanı Henry Shelton ile görüşürken, ABD'nin Tayvan'a sürekli silah satmasının Tayvan sorununun barışçı yolla çözümüne yararlı olmayacağı ve Çin-Amerikan ilişkilerini de olumsuz etkileyeceğini söyledi. Pekin




Füze de esaslı çözüm yok

ABD ile K. Kore arasında Malezya'da yapılan füze görüşmeleri sona erdi.

Görüşmelere katılan ABD dışişleri bakan yardımcılarından Robert Einhorn, Pyongyang'ın füze programının ele alındığı görüşmelerde önemli gelişmeler kaydedildiğini, ancak esaslı konuların halen çözülmediğini söyledi. K.Koreli yetklililer ise 'görüşmelerin ciddi ve yapıcı olduğunu' söylediler. Kuala Lumpur




Moskova-Pekin işbirliği

Çin ve Rusya başbakanları arasındaki düzenli görüşmelerin beşincisi için dün sabah Pekin'e gelen Rusya Başbakanı Mihail Kasyanov, Çin Cumhurbaşkanı Jiang Zemin tarafından kabul edildi.

Görüşmelerde, Çin ve Rusya arasında ekonomi, ticaret, bilim ve teknoloji alanlarındaki temas ve işbirliğinin daha da derinleştirilmesi için ortak çaba harcanacağını belirtildi. Jiang Zemin, görüşmede karmaşık uluslararası durumun Çin ve Rusya'dan aralarındaki koordinasyon ve işbirliğini daha da yoğunlaştırmalarını istediği görüşünü dile getirdi. Rusya Başbakanı Kasyanov da görüşmelerde, Çin-Rus ilişkilerinin içeriğini zenginleştirmek için ortak çaba harcamaya hazır olduklarını kaydetti. Kasyanov, Zemin ile görüşmesi öncesi Çin Başbakanı Zhu Rongji ile bir araya geldi. Zhu, 'Çin-Rus ilişkilerinin tarihinin en iyi döneminde ve iki ülke arasındaki samimi ilişkilerin ortak gelişmenin sonucu olduğunu.' belirtti

Görüşmeden sonra iki başbakan ortak bir bildiriye imza attılar ve iki ülke arasında ekonomi, bilim ve teknoloji alanlarında işbirliği anlaşmasının imza törenine katıldılar. İki tarafın, aralarındaki "eşitlik ve güvene dayalı stratejik ortaklık ilişkilerinin" gelişmesinden memnunluk duydukları kaydedilen ortak bildiride, Tayvan sorunuyla ilgili olarak, bu sorunun Çin'in iç işi olduğu ve yabancı güçlerin soruna müdahale etmesine izin verilmeyeceği yinelendi. Kasyanov, dün İtar-Tass'a yaptığı bir açıklamada da "Rusya, Çin ve Hindistan stratejik ekseninin kurulmasına hazır olduklarını" söyledi. Pekin/Moskova




Bir dargın bir barışık

İnişli-çıkışlı bir grafik izleyen Türkiye-Yunanistan ilişkileri, Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın bu ülkeye yaptığı ziyaretle bir kez daha bahar havasını yaşıyor.

İnişli-çıkışlı bir grafik izleyen Türk-Yunan ilişkileri, Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın Atina ziyaretiyle bir kez daha bahar havasını yaşıyor. Dün Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'le bir araya gelen Yılmaz, daha sonra Cumhurbaşkanı Kostis Stefanopulos tarafından da kabul edildi. Stefanopulos'un Yılmaz'ı 'Yorulmadığınızı umarım.' sözleriyle karşıladığı görüşme, yaklaşık yarım saat sürdü. Yılmaz, görüşmenin basına açık başlangıç bölümünde Stefanopulos'a Atina'ya Türk-Yunan İş Konseyi toplantısı için geldiğini söyledi. Stefanopulos ise 'Toplantının iyi gittiğine eminim.' cevabını verdi.

Yarım saat süren Simitis-Yılmaz görüşmesiyle ilgili olarak bilgi veren Yunanistan Hükümet Sözcü Yardımcısı Tilemahos Hitiris, Simitis'in Yılmaz'la yaptığı görüşmede, Atina'nın Türkiye'ye yönelik iyi komşuluk ilişkilerine dayalı politikasını teyit ettiğini söyledi. Hitiris, 'Sayın Simitis, görüşmede, Türkiye'nin Helsinki kararlarına uyumu konusunu gündeme getirdi. Tatbikatlar konusunda ise daha önce üzerinde anlaşılmış bir konuda geri adım atılamayacağını kaydetti. Simitis, görüşmede, Türk-Yunan ilişkileri ve Kıbrıs konusunda Türkiye'den beklenen ilerlemenin görülmediğini de Sayın Yılmaz'a iletti.' dedi.

Gazetecilerin, Yılmaz'ın Türkiye'de bir televizyon kanalına yaptığı, 'Yunanistan ile el sıkışan daha sonra parmaklarını saymalıdır.' şeklindeki ifadelerini konu alan sorularını da yanıtlayan Hitiris, 'Sayın Yılmaz bu ifadesinin bir şaka olduğunu söyledi. Biz de bu ifadenin Türk mizah anlayışının ürünü olduğuna inanıyoruz.' diye konuştu.

'Aramızda aşılmaz sorunlar yok'

Yılmaz, Türkiye ile Yunanistan arasında aşılmaz sorunlar olmadığını söyledi. Yılmaz, dün Atina'da Türk-Yunan İş Konseyi tarafından düzenlenen işbirliği konferansının açılış konuşmasını yaptı. Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin, aralarındaki siyasi sorunların ele alınmasına imkan verecek olgunluğa ulaştığı kanısında olduğunu belirten Yılmaz, iki ülke arasındaki diyaloğun bugünkü çerçevenin dışında da geliştirilebileceğini kaydetti.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu'ya dün akşam birlikte oldukları yemekte, 'Diyaloğa 12 yıl önce başlasaydık ve ısrarlı bir biçimde sürdürseydik, bugün sözü edilen aramızdaki ticaret hacmine ilişkin rakamlara ulaşmış olur ve büyük bir olasılıkla aramızdaki sorunları çözmüş olabilirdik.' dediğini belirten Yılmaz, bir yıldan biraz fazla bir zaman içinde somut sonuçlar elde edildiğinin de altını çizdi.

İki ülke arasındaki ilişkilerin rakamsal boyutlarına da değinen Yılmaz, ticaret hacminin 1999 yılının ilk 6 ayına oranla yüzde 33,3 artış gösterdiğini ve 491,6 milyon dolara ulaştığını kaydetti. Türk-Yunan İş Konseyi Eşbaşkanı Şarık Tara ise konuşmasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok iyi gittiğini söyledi. Atina




Sezer'den Esad'a davet

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e, Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad'ın mesajını getiren Suriye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Abdülhalim Haddam, Türkiye'nin daha önce üzerinde durduğu ve 'iki ülke ilişkilerinin geleceğine yön verecek bir ilkeler bildirisini' kabul etmenin, her iki ülkenin de çıkarına olacağı görüşünü iletti.

Suriye'nin, ilk aşamada imzalanacak olan ilkeler bildirisini temel alacak ve iki ülke ilişkilerinin geleceğini yönlendirecek bir 'anlaşmanın' hazırlanması isteği de, Türkiye tarafından da memnuniyetle paylaşıldı.

Beşşar Esad'ı Türkiye'ye davet eden Sezer, o tarihe kadar, anlaşma görüşmelerinin 'iki cumhurbaşkanının imzalayacakları olgunluğa getirilmesi' temennisinde bulundu. Konuyla ilgili olarak bilgi veren Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü ve Dışişleri Başdanışmanı Tacan İldem, görüşmenin, 'çok içten ve sıcak' bir ortamda geçtiğini belirtti. İldem, 'Bundan bir süre önce bizim üzerinde durduğumuz önemli bir konu; iki ülke ilişkilerinin geleceğine yön verecek bir ilkeler bildirisinin sonuçlandırılmasıydı. Suriye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Haddam, bu nitelikte bir ilkeler bildirisini kabul etmenin, her iki ülkenin de çıkarına olacağı görüşünü belirtti.' dedi.

İldem, bir gazetecinin, iki ülke arasında ilkeler bildirisinin imzalanabilmesine olanak sağlayacak biçimde, görüşme sırasında 'Hatay ve su konularının' ele alınıp alınmadığını sorması üzerine, 'Suriye'nin ilkeler bildirisini imzalama niyetini ifadesi sanırım yeterli cevabı oluşturur.' dedi. Ankara




Rusya, İKÖ'ye üye olsun

Rusya Müslümanları, Rusya'nın İslam Konferansı Örgütü'ne (İKÖ) üye olması için Dışişleri Bakanlığı'na resmi başvuruda bulundu.

Parlamentoda (Duma) grubu bulunan Refah Partisi ve diğer bazı Müslüman temsilcilerin hazırladığı ve Rusya Dışişleri Bakanlığı'na sunulan öneride, Rusya'nın söz konusu örgüte üye olmasıyla başta Ortadoğu'da olmak üzere dünyanın pek çok yerindeki sorunun çözüme kavuşturulacağı öne sürülüyor. Söz konusu teklifi hazırlayanlardan Rusya Asya Müslümanları Dini İdare Başkanı Nafigulla Aşirov, Rusya'nın İKÖ'ye üye olması durumunda, başta Filistin olmak üzere birçok uluslararası sorunun giderilme imkanının elde edileceğini iddia etti. Katar'ın Dışişleri Bakanı Cabir El Tani'yi kabulünde konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise, İslamiyet ve Hıristiyanlığın asırlarca Rusya'da uyum içinde yaşadığını, Rusya'nın İKÖ ile çok yakından ilgili olduğunu söyledi.

Mirza Çetinkaya / Moskova




Keşmir'de patlama: 6 ölü

Keşmir'in Hindistan'ın kontrolü altındaki kısmında bir aracın kara mayınına çarpması sonucu aralarında bir Şii toplumu liderinin de bulunduğu 6 kişinin öldüğü bildirildi.

Polis yetkilileri, yazlık başkent Şrinagar'ın 15 km. batısında bulunan Kanihama köyünde meydana gelen patlama sonucu, Şii lider Ağa Seyid Mehdi ve diğer 5 kişinin öldüğünü belirttiler. Soruşturmanın devam ettiğini ifade eden yetkililer, ölenlerden ikisinin güvenlik görevlisi ve birinin de şoför olduğunun belirlendiğini kaydettiler. Şii lider Mehdi'nin muhalefetteki Kongre partisinin Cammu ve Keşmir'deki üst düzey mensuplarından biri olduğu ifade ediliyor. Şrinagar




Güvenlik Konseyi'nde kavga

Kudüs, Gazze ve Batı Şeria'da yaşayan Filistinlileri korumak üzere bölgeye BM gücü gönderilip gönderilmemesi, Güvenlik Konseyi'nde ciddi bir sorun haline dönüştü.

FKÖ'nün BM Temsilcisi Nasır el-Kidwa'nın Güvenlik Konseyi Başkanlığı'na başvurarak İsrail askerlerinin çok sayıda sivili öldürdüğünü bildirmesi ve Filistinlilerin korunması için bölgeye BM gücü yollanmasını istemesi üzerine, İsrail ve onu destekleyen ABD'nin öneriye sıcak bakmadığı, diplomatik kaynaklar tarafından ifade edildi.

Holbrooke devrede

7 Ekim'de konseyde İsrail'i, sivil halka karşı gereksiz yere aşırı güç kullandığı için kınayan bir karar tasarısı kabul edilmesinden sonra konuşan ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Richard Holbrooke da, 'konunun bir daha konseye gelmesine izin vermeyeceklerini' ifade etti. ABD, söz konusu oylamada çekimser kalmayı tercih etmişti.

Filistin temsilcisinin girişiminden sonra, önceki gün BM Genel Sekreteri Kofi Annan'la bir araya gelen İsrail Dışişleri Bakanı Şlomo Ben-Ami, 'Filistin halkını korumak üzere bölgeye BM gücü gönderilmesini öngören bir tasarının konseye sunulması halinde, ABD'nin bunu veto edeceğine söz verdiği' iddiasında bulundu. Bu konu, Amerikan kaynaklarınca resmen doğrulanmamakla birlikte, Amerikalı diplomatlar 'sorunun Güvenlik Konseyi'nin işi olmadığını ve İsrail ile Filistin arasında çözümlenmesi gerektiğini' savundular.

Bu gelişmelerin ardından, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Filistin'deki durumu, 8 Kasım'da yapacağı kapalı toplantıda ele almayı kararlaştırdı. Bu toplantıda, El-Kidwa'nın bölgeye 2 bin kişilik BM gücü gönderilmesi yolundaki talebinin gündeme gelip gelmeyeceği henüz belli olmadı. New York




İsrail'den 24 saat mühlet

İsrail güvenlik kabinesinin önceki gece bir toplantı yaptığı ve Filistin Özerk Yönetimi'ne, Uluslararası İşbirliği Bakanı Şimon Peres ile Filistin lideri Yaser Arafat arasında varılan ateşkes anlaşmasını onaylaması için 24 saat süre tanıdığı bildirildi.

İsrail radyosu, güvenlik kabinesinin Kudüs'teki bombalı saldırının ardından Filistinlilere karşı yaptırımlara devam edilip edilmemesini görüşmek üzere önceki gece toplandığını duyurdu.

İsrail polis kaynakları da, polis ve askerin yeni saldırılar düzenlenmesi olasılığına karşı azami düzeyde alarma geçirildiğini belirttiler. Güvenlik önlemlerinin özellikle alışveriş merkezleri, pazar yerleri, başlıca otobüs durakları ve diğer kamuya ait yerlerde artırıldığı kaydedildi. İsrail güvenlik güçleri ayrıca, cuma namazı için Mescid-i Aksa bölgesine sadece 45 yaşını aşkınların girebileceğini açıkladılar.

Bir Filistinli daha öldürüldü

Batı Şeria'nın kuzeyindeki Tulkarem kenti girişinde, İsrail askerleriyle Filistinliler arasında çıkan çatışmada 1 Filistinli öldürüldü. 25 yaşındaki Halil Barud'un İsrail askerlerinin kurduğu bir barikat yakınlarında göğsünden vurulduğunu bildirdi. Batı Şeria'nın El Halil ve Ramallah kentlerinde de Filistinli gençlerle İsrail askerleri arasında çıkan çatışmalarda 18 Filistinli yaralandı. Dış Haberler Servisi




Ortadoğu'da zirve umudu

Filistin ve İsrail yönetimlerinin harcadığı çabalar sonucu bölgedeki çatışmaların şiddetinde azalma gözlenirken, yeni bir barış umudu daha yeşerdi.

ABD'de seçimlerden sonra yapılması öngörülen Arafat-Barak zirvesi için somut adımlar atılıyor. Filistin müzakere heyetinin başkanı Saib Erekat, Washinton'da yaptığı açıklamada, "Arafat, Clinton'la görüşmek için Washington'a gelme davetini kabul etti, ancak kesin tarihler üzerinde çalışıyoruz" dedi.

İlk aşamada Barak ve Arafat'ın Clinton'la ayrı ayrı görüşmesi planlanırken, Beyaz Saray sözcüsü Jake Siewert, "Clinton gelecek hafta sonunda Barak ile Arafat'ı Washington'da bir araya getirmeyi umuyor" diye konuştu. Barak, Clinton'ın davetine henüz cevap vermedi.

İsrail'den 24 saat mühlet

İsrail güvenlik kabinesi ise Filistin Özerk Yönetimi'ne, Uluslararası İşbirliği Bakanı Şimon Peres ile Filistin lideri Arafat arasında varılan ateşkes anlaşmasını onaylaması için 24 saat süre tanıdı. Ancak ardından daha 'esnek' açıklamalar yapıldı. İsrail güvenlik güçleri de Kudüs'teki bombalama olayının ardından yeni saldırı ihtimaline karşı azami alarma geçti. Dün ayrıca, cuma namazı için Mescid-i Aksa'ya 45 yaşından büyüklerin girmesine izin verildi.

Dün Batı Şeria'nın kuzeyindeki Tulkarem ile Hizme'de, İsrail askerleriyle Filistinliler arasında çıkan çatışmalarda da, 18 ve 25 yaşlarında 2 Filistinli daha öldürüldü. Dünkü çatışmalarda onlarca Filistinli de yaralandı. Dün geç saatlerde ise İsrail tankları, ağır otomatik silahlarla ateş açan Filistinli göstericilere karşılık vermek amacıyla, Beytüllahim yakınlarındaki Beyt Sahur kentine ateş açtı.

Bu arada Berlin hükümetinin önerisiyle, Alman ordusunda görev yapan 6 doktor, yaralı Filistinlilerin tedavisi için Gazze'ye geldi. Bazı yaralı Filistinlilerin de Almanya'da tedavi edileceği öğrenildi. Dış Haberler Servisi




Kaza sebebi pilotaj hatası

Singapur Havayolları şirketi (SIA), Tayvan'da 81 kişinin ölümüne sebep olan uçak kazasının sorumluluğunun tamamen şirkete ait olduğunu bildirdi.

SIA Yönetim Kurulu Başkanı Cheong Choong Kong, Boeing 747-400 uçağının düşmesine pilotaj hatasının neden olduğunu söyledi. Cheong, havaalanlarının güvenlik standartlarının da ciddi şekilde göz önüne alınması gerektiğine dikkati çekti. Singapur



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.