GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

04/11/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor    yeni  

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


 


28 Şubat'ın zararları

Şakir Süter, Akşam'daki köşesinde diyor ki: "Bu temizlik operasyonu, '28 Şubat'ın ekonomik versiyonu' olarak tarihe geçecektir!"

Elimizde hiç bir bilgi ve belge yok. Sadece gördüklerimizi tercüme etmeye çalışıyoruz. Ne paramız var, ne de paranoyamız. Söyleyeceklerimiz itham değil; sadece tahminden ibaret.

Bize kalırsa son banka ağırlıklı operasyonların 28 Şubat Kararları'yla bir alakası yok. Eğer olsaydı, 28 Şubat Paşaları'nın, adı geçen 'sabık' bankalarla bir alakası olmaması gerekirdi. Halbuki var. Hatta Zaman'da "Şüphelenmeye başladığımda Etibank'tan ayrıldım." diyen Vural Paşa'ya da sormak istiyoruz. Madem şüphelendiniz, niye müdahale etmediniz ve ettirmediniz? Sadece ayrılmak yetiyor muydu?

Siz ki, iktidarları yerinden eden, hükümetleri deviren, yargı mensuplarına brifing veren, gazetecileri susta durduran, ticari kurumların paralarını bloke eden...vs. gücün sahibiydiniz. Neden bankalara müdahale etmediniz? Gücünüzün yetmediğini söyleyemezsiniz herhalde!

Tekrar ediyoruz: Son uygulamalar, bize hiç de '28 Şubat Kararları'nın devamıymış gibi gelmiyor. Hatta, 28 Şubat Konseptinin rağmına bir çalışma olduğunu düşünüyoruz.

Sebebine gelince; 28 Şubat, bütün sivil inisiyatifi ve iktidarı fiilen tasfiye etti. Yeni dönemde ise, hiç bir askeri yetkilinin açıklama yaptığını, işlere müdahale ettiğini (bir iki istisna dışında) görüyor ve duyuyor musunuz? Anladığımız kadarıyla iktidara destek veriyorlar. Yapılan temizlik operasyonunu onaylıyorlar. Ancak kendilerine maletmiyorlar. Hiç bir zaman vitrine kendileri çıkmıyorlar.

"Asker burada, hükümet ve sivil otorite nerede?" diye sormuyor ve bazı maşalarına sordurmuyorlar. Oynayan taşlar yerine oturmaya başladı.

28 Şubat Kararları'nın zararları yeni yeni telafi ediliyor.

 


GÜZEL YASAK

Pazar günü Poli-Diyalogda yayınlanmıştı. Konya'nın Karkın kasabasında 30 yıldır şans oyunlarının ve alkolün yasak olduğu duyurulmuştu. Meğer bu durumda olan tek yer Karkın değilmiş.

Erzincan'ın Üzümlü ilçesinde ve Balıkesir'in Havran ilçesinde yaklaşık yarım asırdır kumar oynamak ve içki içmek yasakmış. Üzümlü ve Havranlılar, bölgelerindeki en huzurlu yerleşim yerleri olduklarını söyleyip, 'uzun zamandır bölgelerinde asayişi bozucu ciddi bir olayın olmadığını' belirtiyorlar.

Genelde yasaklara karşıyız; ama böylesi huzur getiren yasaklara da lafımız yok.




ŞANSSIZ

Bir sürü insan haklarının yaşanamadığı, özgürce düşünmenin ya da düşündüğünü özgürce söylemenin sıkıntı verdiği bir ülkede yaşamanın şanssızlık olduğunu söylerdik. Daha şanssızları da varmış.

Brezilya'nın Sao Poulo şehrinde yaşayan 16 yaşındaki Fraciele Raimundo'ya felaketler hep arka arkaya gelmiş. Hamile olan Raimundo, sokakta dolaşırken, serseri bir kurşuna hedef olmuş.

Ameliyatta kurşunu bulamamışlar; ama bebeğini kaybetmiş. Sonra kurşunu bulmak için yeniden ameliyat olmuş. Bu sefer kurşunu bulmuşlar; ama 16 santimlik kerpeteni içinde unutmuşlar. Bütün bunlar olurken de, nikah tarihi uçup gitmiş.




Sus yoksa!

Yaramaz çocuklarıyla başa çıkamayan anne babaların sıkça başvurdukları yöntemdir: "Sus, yoksa seni öcüye vereceğim!" Tarihte bu sözün başka bir versiyonunu da gördük.

Osmanlı İmparatorluğu zamanında çocukları ile başa çıkamayan anneler bu sefer çocuklarını, "Sus yoksa Türkler geliyor!" diye korkutuyorlardı.

Bu sözün bugünlerde başka bir versiyonu konuşuluyor.

Nüfus sayımından sorumlu Devlet Bakanı Tunca Toskay, yanlış beyanlardan şikayetçi. Yanlış beyanların devlete hem zaman hem de mali açıdan büyük zarar verdiğini belirten Toskay şöyle diyor: "Kasıtlı yanlış yapan nüfus saymanlarını Tantan'a vereceğim."

Adamcağız iyi ki, arka arkaya yaptığı operasyonlarla yolsuzluğa, hırsızlığa karşı ciddi bir savaş açtı. Artık her şeyi onun yapmasını mı beklemek lazım?




Özgür deme, değilim!

Teksasvâri şapkasıyla yurdumun dört bir yanını otostop yaparak dolaşan bir kızcağız vardı. Kendisinin özgür olduğunu söylüyordu. Çünkü elinde "hazır kâârt" vardı. Peşinde başka bir özgür delikanlı telefonunu tanıdık tanımadık herkese uzatıyordu. Sonra ne mi oldu? Devlet kartına el koydu.

Eskiler ne demiş? "Güzelliğine güvenme, bir sivilce yok eder!" Bizim de ilave etmemiz lazım: "Özgürlüğüne güvenme, devlet el koyar!"

Şimdi merak ediyoruz; acaba o Teksas şapkalı kız hâlâ dağ taş dolaşıyor mu? Yine "Ben özgürüm!" diye şarkı söylüyor mu?

"Bankacı deme değilim, gazeteci deme değilim, soyguncu deme değilim, ben özgürüm!" Yoksa üzgün mü?




Kesişim

Ahmet Levent, iki kurum arasında yaşanan ilginç bir hadiseyi aktarıyor: Darıca Belediyesi, TEDAŞ'a olan borcunu ödemeyince yetkililer gider, belediyenin en işlek bir parkının elektriğini keser. Bunun üzerine belediye görevlileri olaya el koyar. Araştırma sonunda TEDAŞ'ın su borcunu ödemediği anlaşılır. Hemen TEDAŞ'ın suyunu keserler. Sonunda olay tatlıya bağlanır. Parkın ışıkları yanmaya devam eder, TEDAŞ'ın da suları akmaya.




Atmayalım da besleyelim mi?

Kulakları çınlasın, Kenan Paşa'mızın tarihe geçen bir cümlesi vardı: "Asmayalım da besleyelim mi?" Bunu idam mahkumları için söylemişti. Şimdi varmısınız, denize attığı plaketleri için de "Ne yani atmayıp da besleyelim mi?" desin. Hatta bir atasözüne uyarlama yapıp "plaketi denize at, balık bilmezse Halık bilir" de diyebilir. Yakışır ona.




Peşin peşin

Türk Telekom aldığı yeni kararla bundan sonra her ay başına aldığı 100 kontörlük peşinatı iki taksitte yılın başında alacakmış. Ocak ve şubat aylarında peşin peşin 14 milyon 400 biner lirayı bayılacağız. Bakan, uygulamanın iptal edildiğini duyurdu. Dileriz hayata geçirilir.



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.