Türkiye Teksas'a döndü
"Hapishaneler adeta kevgire dönmüş. Cezaevi içinde silah, el bombası ne geziyor? İsteyenin cep telefonu, silahı, el bombası var. Öte yandan iktidar uyuyor. Bütün hapishaneler fokur fokur kaynıyor."
FP Genel Başkanı Recai Kutan, beceriksiz iktidar nedeniyle Türkiye'nin adeta Teksas'a döndüğünü' belirterek, "Hapishaneler adeta kevgire dönmüş. İsteyenin cep telefonu, silahı, el bombası var. Öte yandan iktidar uyuyor." dedi.
FP il başkanları, partinin Ankara il binasında toplandı. Toplantıda konuşan FP Genel Başkanı Kutan, Türkiye'nin gündeminin çok süratli geliştiğini belirtti.
Hapishaneler fokur fokur
Cezaevlerinde yaşanan olaylara değinen Kutan, 'bütün hapishanelerin fokor fokur kaynadığını' vurguladı. Kutan, şöyle konuştu: "Beceriksiz iktidar nedeniyle Türkiye, adeta Teksas'a döndü. En son Uşak'ta iki mafya grubu birbiriyle çatıştı, 6 kişi öldü. Hapishane içinde silah, el bombası ne geziyor? Hapishaneler adeta kevgire dönmüş. İsteyenin cep telefonu, silahı, el bombası var. Öte yandan iktidar uyuyor. Bütün hapishaneler fokur fokur kaynıyor. Servisçiler de birbirine girdi. Kimsenin Türkiye’yi Teksas’a çevirmeye hakkı yok. Türk milleti tedirgin ve çıkış yolu arıyor.”
Vurgun ve talan dönemi
Türkiye’de tarihin hiçbir döneminde son üç hükümet döneminde olduğu kadar pervasız vurgunlar yaşanmadığını savunan Kutan, sadece bankaların içini boşaltanların değil, buna destek veren siyasiler ve bürokratların da açıklanması gerektiğinin altını çizdi. Kutan, şunları kaydetti: "Sermayenin yanında politikacı, bürokrat ve medya var. Bu dörtlü soygun ve talanları el ele, kol kola yürütüyor. Artık ihaleler partilerde dağıtılır hale geldi. İçişleri Bakanı Tantan, 'yolsuzluk ekonomisinin mimar ve aktörlerinin saygın insanlar olarak topluma lanse edildiklerini' söyledi. Ancak bu sefer sert kayaya tosladılar. Bir yandan Tantan, bir yandan Temizel... İnşallah bu çalışmaları aynen devam eder. FP bu çalışmaları destekleyecektir." Ankara
Yenilikçilerden seminer atağı
Fazilet Partisi’nde kamuoyunda yenilikçiler olarak bilinen milletvekilleri, çeşitli konularda seminerler düzenliyorlar.
Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan Politik Araştırmalar Merkezi’nde (PAM) yapılan seminerlerden sonuncusunun konusunu, “bankalar” oluşturdu. FP İstanbul Milletvekili Ali Coşkun, yenilikçilerin büyük ilgi gösterdiği, gelenekçilerden de katılanların bulunduğu seminerde, milletvekillerine “Türk ekonomisi ve bankacılık” konularında bilgi verdi. PAM’da önümüzdeki günlerde yapılacak seminerde, Maliye eski Bakanı Abdüllatif Şener, 2001 yılı bütçesi üzerinde duracak. ‘Yenilikçilerin üssü’ olarak da adlandırılan PAM’da geçtiğimiz günlerde de, “ekonomide yeni trendler” konusu ele alınmıştı. (Sadullah ÖZCAN / Ankara ZAMAN)
Yazıcıoğlu: Asıl sorun korkak politikacı
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, Türkiye'nin en önemli sorununun korkak politikacılar olduğunu savundu.
Yazıcıoğlu, "Ülkenin sömürülmesi ve milletin değerlerinin çiğnenmesi karşısında her şeye başüstüne diyen ve emir eri gibi davranan korkak politikacıları başımızdan atmadan hiçbir şeyi çözemeyiz." dedi.
Partisince Mersin'de düzenlenen mitingde konuşan Yazıcıoğlu, hükümete yüklendi. Ortaya çıkan birkaç soygun ile Türkiye'nin temizlenemeyeceğini ifade eden Yazıcıoğlu, şöyle konuştu: "Temiz siyasete dürüst yönetime ve adalete ihtiyaç var. Medyadan, işadamından, bürokrat ve siyasetçiden oluşan bir dörtlü sacayağı var. Siyasetçi evet demeden yolsuzluk yapılamaz. Hesap vermesi gereken siyaset ayağıdır.” (Ümit PITIR / Mersin CHA)
FP'den teşkilata bilgi notu
FP’de, son günlerde tekrar alevlenen yenilikçi–gelenekçi tartışması üzerine Genel Merkez bir dizi önlem kararı aldı.
Buna göre, yenilikçiler tartışmada ısrar ederlerse, teşkilatlara Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan hakkında çeşitli tarihlerde basında yer alan haber ve yazılara yer verilen bir bilgi notu gönderilecek. Abdullah Gül’ün kongre döneminde bastırdığı broşürden de bazı alıntılar yapılacak olan bilgi notunda, Tayyip Erdoğan hakkında ise Milliyet gazetesi yazarı Güneri Cıvaoğlu’nun 24 Eylül 1998 tarihli köşesinde yayınlanan, “FP üzerinde bulutlar” başlıklı yazısı yer alacak. Güneri Cıvaoğlu, Yargıtay’ın, Erdoğan’ın bir yıllık hapis cezasını onaylamasından sonra yazdığı yazıda, siyasetin tepesindeki bir plandan bahsederek, onamanın bu plana aykırı olduğunu iddia etmişti.
Abdullah Gül de, 14 Mayıs kongresinden önce genel başkanlığa adaylığını koyduğunda iki broşür bastırmış, birinde kendisini tanıtırken diğerinde de basında kendisi hakkında yayınlanan iki röportaja yer vermişti. FP, söz konusu röportajlardan, özellikle partiyi suçlayıcı bölümleri alarak, eleştirilerin dışardan bir kişinin bakışı ile yapıldığı tezini işleyecek. (Emine DOLMACI / Ankara ZAMAN)
MHP'de değişim kongresi
İktidardaki ilk kongresini bugün yapacak olan MHP, tüzük ve program değişikliğini de oylayacak. 1383 delegenin katılacağı kongrede, genel başkanlık yarışı beklenmiyor.
MHP’nin, parti tüzük ve programındaki değişikliklerin de oylanacağı 6. Olağan Büyük Kongresi bugün yapılıyor. Atatürk Spor Salonu’nda saat 10.00’da başlayacak olan kongrede, genel başkanlık yarışı beklenmiyor. Genel Başkan ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli’nin kongrede yapacağı konuşmanın, ‘içe ve dışa dönük’ mesajlar içermesi bekleniyor. Bahçeli’nin konuşmasında, “yüzyılı yorumlayacağı” belirtiliyor.
1383 delegenin oy kullanacağı kongrede, Devlet Bahçeli’nin karşısındaki tek aday, 1970–1975 yılları arasında MHP Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulunan ve Merkez Karar Kurulu üyesi olan Şerafeddin Toperi. Parti içindeki muhaliflerin kongrede nasıl bir tutum sergileyecekleri merak ediliyor.
Çekinceli değişim
MHP kongresinde değişim rüzgârı esecek. Ancak, değişimin sınırını, geleneksel ideoloji belirleyecek. Yeniden yapılanma ve merkeze açılma ışığında, yeni söylem ve vitrin gündeme oturacak. Liste mücadelesi yaşanacağı kongrede Bahçeli hakimiyeti ve üslubu partide kökleşecek. Artık stajın bittiği mesajının verileceği kongre, “iktidar yürüyüşünün” ve “merkez politikalarının” altyapısını oluşturma platformuna dönüşecek. Kongre, MHP’nin geleceğine damgasını vuracak, yeni vitrin, parti tüzüğü ve programı netleşecek.
Değişimin sınırı
Yıllardan beri savunulan ve dönemsel olarak revizyona uğrayan temel görüşleri, “merkeze açılma” hedefi ışığında yeniden şekillenecek. Parti programında, geleneksel ideoloji yeniden ifade edilecek. AB, insan hakları, demokrasi, yeni milliyetçilik, Güneydoğu, ekonomi, laiklik ve din ilişkisi gibi hassas konularda, günün şartlarına göre MHP duruşu verilecek. Ancak, “değişimle” ifade edilen bu yeniden yapılanma, “köklü ideolojinin” belirleyeceği çekincelerle sınırlı olacak. MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici’nin, “Değişim normal; ancak ideolojide taviz vermeyiz” sözleri MHP’deki genel eğilimi yansıtıyor. Bu, tabana dönük endişeleri de içeriyor.
Liste ve vitrin
MHP kadroları, Devlet Bahçeli’nin siyasî üslubuna ayak uyduracak, merkez politikalar üretebilecek ve iktidar yolunu açacak kaliteli isimlerle yenilenecek. Bahçeli’nin, akademik çevreler başta dışarıdan yeni isimleri MHP vitrinine kazandıracağı konuşuluyor. ‘Bahçeli hakimiyetinin’ kökleşeceği belirtilirken, kongrede listelerde yer bulamayan ‘hoşnutsuzlar grubu’ doğurabileceği hatırlatılıyor.
Bu noktada kongre, “MHP içi dengelerin oturması” açısından da önem taşıyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Verkaya, bu konuda, “MHP’nin siyasî omurgası zaman içinde oturacak. Kongreyi önemli kılan, MHP’nin kendi bütünlüğünü ortaya koyması ve iç bütünlüğünde bir problem olmadığını deklare edecek olmasıdır.” diyor.
Kongre, aynı zamanda “tabanla buluşma” platformu olacak. Parti politikaları ve değişim çabaları taban nezdinde meşrulaştırılırken, parti bütünlüğü hedeflenecek. (Zekai ÖZÇINAR / Ankara)
Öteki ülkücüler!
MHP kongresi, partideki mevcut yapılanmanın dışında bulunan ve yönetime tepkili “diğer ülkücüler” açısından da yol gösterici olacak.
Yine, kongrenin BBP ve ATP’ye dönük yansımaları izlenecek. Hareketin simge isimlerini barındıran bu kesim, MHP yönetimine, “geleneksel ideoloji, kimlik ile tabanı temsil eden kadrolardan sapma, hükümette taviz verme ve tasfiye edilme” şeklindeki sert eleştiriler yöneltiyor. Kendi içinde de bütünlük oluşturmayan bu kesimin kongreden sonra, “daha sert iç muhalefet ya da yeni arayış” içine girebileceği konuşuluyor.
Mücadeleye devam
MHP'nin simge isimlerinden Muharrem Şemsek, "tabanın mevcut yönetimden rahatsız olduğu, ülkücülerin tasfiye edildiği, çizgiden uzaklaşıldığı" eleştirilerinin dikkate alınmasını istedi. Şemsek, "Konumumuz ne olursa olsun, davanın geleceği için bütün MHP'lilerle elbirliği içinde mücadeleye devam edeceğiz." dedi.
Genel Sekreter eski Yardımcısı Naci Memiş ise, ideoloji etrafında kenetlenip kitleselleşme şansının kullanılamadığını savundu. Ülkücü görüşe sahip bütün kesimlerin bir araya getirilmesini isteyen Memiş, şöyle konuştu: "BBP, ATP, Aydınlar Ocağı, Türk Ocakları, Kamu–Sen nerede? Kongreden beklenen çıkmazsa, tabanın ayağa kalkması kaçınılmazdır. İdeolojiyi partiye hakim kılmak için muhalefetimiz sürer."
MHP'de son dakika anketi
Kongreden bir gün önce anket yapan MHP, delegelerin nabzını tutmaya çalıştı. Anketteki sorular, medyada 'tabanın eleştirileri' olarak yer alan konular üzerinde yoğunlaştı.
MHP, bugün yapılacak kurultay öncesinde kongre delegelerine yönelik ilginç bir kamuoyu yoklaması yaptı. Yapılan ankette, ‘MHP’lilerin kendilerine uygun buldukları sıfattan, demokrasiyi nasıl tanımladıklarına kadar’ bir dizi ilginç soru yer aldı.
Anketin, delegelerin nabzını tutma adına kongre öncesinde önemli olduğunu kaydeden MHP’liler, son günde yapılmasının gerekçesini ise şöyle açıkladılar: “Daha önce yapmayı düşünüyorduk, ama delegelerin bir araya geldiği son günde yapılmasının daha kolay ve sağlıklı olduğunu düşündük.”
Ağırlık, taban eleştirilerinde
Anketteki sorular, medyada ‘tabanın eleştirileri’ olarak yer alan konular üzerinde yoğunlaştı. Anket kağıtlarının üst kısmında, “Kongre ile ilgili size hiçbir soru sorulmamaktadır.” açıklaması dikkat çekerken, delegelere ağırlıklı olarak, partinin yenilenen imajının nasıl değerlendirildiği istikametinde sorular yöneltildi. Ankette şu sorulara yer verildi: “Ülkede birlik ve bütünlüğü sağlamak için yapılan ortaklıklar sizin için ne kadar önemlidir?, Milliyetçiliği nasıl tanımlarsınız?, MHP’ye oy verme nedeniniz?, Toplumun en çok saygı duyduğu kuruluş hangisidir?, Koalisyon size göre hangi partiler arasında kurulmalıydı?, Demokrasiyi nasıl tanımlarsınız?, İslamcılığı nasıl tanımlarsınız?, Devleti nasıl tanımlarsınız?, MHP’nin yaptığı hangi iş sizin için önemlidir?, Olumsuz sıfatları en çok hak eden parti hangisidir?, Başınıza bir iş gelse Ankara’da partililerden kimi ararsınız?, MHP’li yöneticilerde bulunması muhtemel özelliklerden en önemlisi hangisidir?” gibi sorular soruldu. (Habib GÜLER / Ankara ZAMAN)
Toskay: İdamda anlaşabiliriz
MHP’li Devlet Bakanı Tunca Toskay, idam konusunda ortaklarıyla anlaşabileceklerini söyledi. Koalisyonda böyle bir eğilimin oluşmaya başladığını belirten Toskay, “Bazı, çok dar bir alanda uygulanmasının dışında, idamın kaldırılması gibi bir uzlaşma sağlanabilir diye düşünüyoruz.
Zaten böyle bir eğilim de ortaya çıkmaya başladı.” dedi.
CNN–TÜRK’e açıklamalarda bulunan Devlet Bakanı Toskay, MHP’nin en üst düzeyde demokratik hak ve hürriyetleri arzu ettiğini de dile getirdi. Toskay, bunu ‘AB istiyor diye değil, vatandaşlar hak ettiği için’ istediklerini ifade etti.
MHP’li Bakan Toskay, partisinin türban sorununa bakışını da anlattı. Türban tartışmalarının Türkiye’yi böldüğünü kaydeden Toskay, 28 Şubat’ın ‘bu durumu açığa yansıttığını’ vurguladı. Toskay, şöyle konuştu: “Biz MHP olarak bu tartışmanın hep dışında kalmaya bilfiil özen gösterdik. Çünkü zıtlaşarak, tansiyonu yükselterek bir toplumda sosyo–kültürel bir problemi çözemezsiniz.”
Türkiye iyiye gidiyor
ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Türkiye’nin iyiye gittiğini söyledi. Ülkenin daha da iyiye gideceğini belirten Yılmaz, “Yeter ki birliğimiz bozulmasın, memlekette huzur olsun, içimize fitne sokanlara inanmayın. Türkiye’nin geleceği aydınlıktır.” dedi.
Adana ve Hatay’da çeşitli açılış ve temel atma törenlerine katılan Yılmaz, Adana’nın Ceyhan ilçesine bağlı Sarımazı beldesi belediye hizmet binasını hizmete açtı. Yılmaz, şöyle konuştu: “Türkiye iyiye gidiyor ve daha da iyiye gidecek. Yeter ki birliğimiz bozulmasın, memlekette huzur olsun, içimize fitne sokanlara inanmayın. Türkiye’nin geleceği aydınlıktır. Rahmetli Turgut Özal’ın dediği gibi; Türkiye’yi 21. yüzyılın ilk 10 ülkesi arasına sokmaya ant içtik.”
Yerel yönetimler yasası
Yerel yönetimlerin sıkıntılarına da değinen Yılmaz, belediyelerle ilgili reformu, Türkiye’nin en öncelikli sorunu olarak gördüklerini anlattı. Mahalli idareler yasasının yılbaşından önce çıkacağını açıklayan Yılmaz, yasayla belediyelerin daha fazla maddî imkâna kavuşacaklarını kaydetti. Daha sonra Yılmaz'a Sarımazı Belediye Başkanı Erol Kahraman tarafından beldenin altın anahtarı verildi ve Yörük halısı armağan edildi. Ceyhan ZAMAN
Atina'dan Adana'ya
ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Yılmaz, Atina'daki temaslarının ardından dün Adana'ya geldi. Yılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'le birlikte Adana ve Mersin'de bir dizi açılış ve temel atma törenine katıldı. Yılmaz, törenlere helikopterle gitti.
Çiller'den istifa çağrısı
DYP lideri Tansu Çiller, Türkiye’nin hükümet zaafiyeti ile karşı karşıya olduğunu savunarak, iktidarı istifaya çağırdı.
Batık bankalardan sonra cezaevlerinde yaşanan olayların, ‘hükümetin zaafiyetlerinin son halkası’ olduğunu ileri süren Çiller, “Yaşanan bu olaylardan bir tanesi bile demokratik ülkelerde hükümeti götürmeye yeter.” dedi.
DYP Beşiktaş İlçe Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenleyen Çiller, mahkumların hapishaneye, hatta ilin yönetimine el koyduğunu belirtti. Çiller, İçişleri Bakanı Tantan’ın uyarılarına rağmen önlem almayan hükümetin hiç beklemeden istifa etmesi gerektiğini iddia etti.
Toplumun sağır ve dilsiz olmadığını dile getiren Çiller, demokratik tepkinin sokaklara doğru gittiğine dikkat çekti. Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Çiller, “cezaevi olaylarının, ‘Tantan’ın bu işin örtbas edilmesine izin vermeyin.’ sözleriyle örtüşüp örtüşmediği” sorusuna, “Toplum Sayın Tantan’ı hükümetten ayrı bir noktada görmek istiyor. Kamuoyu bu meseleleri unutacak durumda değildir. Bunları unutmak mümkün değildir.” cevabını verdi. (Altan CANKUT / İstanbul ZAMAN)
MGK kararı üzücü
DYP İstanbul Milletvekili Celal Adan, son MGK toplantısında imam hatip liselerine kız öğrenci alınmaması yönünde tavsiye kararına varılmasının üzücü olduğunu söyledi.
Adan, yaptığı yazılı açıklamada, bu tip kararların devletin vatandaşlarına vermekle yükümlü olduğu eğitim özgürlüğünü kısıtladığı gibi, toplum hayatını verimli kılan unsurları da yok ettiğini belirtti.
İmam hatip liselerinin milletin talebiyle devlet tarafından açıldığına işaret eden Celal Adan, devletin din eğitimi veren kanalları kapatamayacağını ifade etti. Adan, açıklamasında şunları kaydetti: “Laiklik, farklı dinlere ve inançlara eşit haklar vermiştir. Nüfusunun yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede devleti idare edenler, ideolojik takıntılarla bu kuralı atlama lüksüne sahip değildirler. Devlet, din eğitimi veren kanalları kapatamaz. Var olan kanalları işlevsizleştiremez. Vatandaşın bu konudaki talebine kulak tıkayamaz. Akıllı devlet, problemlerini milletiyle beraber çözen devlettir. 13–14 yaşındaki kızların imam hatip liselerine alınmaması anayasayla, laiklikle, demokrasiyle çelişir.”
|