İte kaka...
Şampiyonlar Ligi'nde büyük ölçüde ümidini kesen, ununu eleyip eleğini asan Beşiktaş, mahalli ligimizde zirve için çalışıyor. G.Saray'ın kupalara koyduğu ambargoyu hem de dinamik gençleriyle kırarak Atatürk Kupası'nı aldığı maçtan sonra Bursa engelini rahat aşar diye düşünmüştük.
Fakat Nejat Biyediç'le iyi bir çıkış yakalayan ve iki maçta 6 puan alan Bursa'nın sürpriz golü planları bozdu. İşin hiç de o kadar kolay olmadığını gösterdi. Bir karombolde Ahmet'in golü olmasa iki puanda uçup gidiyordu.
Scala, kalitesi ve karizmasıyla Türkiye liglerinin en klas ismi. Atatürk Kupası maçı sonrasında 'tatlı sıkıntım' diye yorumladığı ve gurur duyduğu gençleriyle Bursa karşısına dikildi. Fevzi, Tunç ve Ali Eren'in ilk onbir şansını iyi değerlendirdiğini söyleyebiliriz. Buna Münch'ün yerine giren İlhan'ı da dahil etmek mümkün. Ancak Tunç'un bu tür maçlara ilk onbirde çıkmasını erken bulduk. İmkansızlık, Scala'yı bu karara itmiştir. Nouma cezalı, Fazlı sakat olunca, Ahmet Dursun-Tunç eşleşmesi yerinde bir karar. Tunç attığı golle de bunu gösterdi; ama daha erken kurtarılmış maçlarda sonradan oyuna sokarak heyecanını yatıştırmak gerek.
Beşiktaş kalesi bir türlü ayar tutmuyor. Altı pastan bile çıkmayan, hep çizgide duran ve hatalı goller yiyen Shorunmu yerini Fevzi'ye bıraktı. Fakat o da öyle savruk hareket ediyor ki aklınız durur. Gereksiz çıkışları, topu oyuna iyi sokamayışı sanırım heyecanındandır. Khlestov ve Erman'ın yerine görev alan Ali Eren ve Tayfur, cılız Bursa atakları karşısında zorlandılar. Beşiktaş'ın orta sahasında Mehmet dün çok aksadı. İkinci yarıda yerini Ayhan'a bıraktı, o da göbeğin çaresi olamadı. İbrahim çıtkırıldım, değmeden yatıyor, Yasin ise hâlâ Ankara'da sanki. Kanatlar yüksek topların ustası Nouma yok diye hiç çalışmadı. Münch ve Nihat'ın hareketlenmemesi Beşiktaş'ın hücum gücünü de düşürdü. Daha fazla tahammül edemeyen Scala, ikisini de oyundan aldı.
Nejat Biyediç'ten sonraki Bursa çok farklı. Futbolcuların yüzüne kan, ayaklarına derman gelmiş. G.Birliği ardından Siirt Jetpa galibiyeti takıma da hava vermiş. Fizik güç olarak Beşiktaş'tan aşağı kalır tarafları yok. Maçın başında buldukları golle moral olarak da üst düzeye çıktılar. Beşiktaş gibi güçlü bir rakip karşısında fazla pozisyon vermeden oynamaları kazandıkları yeni kimliklerinin eseri olsa gerek. Fakat Beşiktaş'ın isminden korktukları için fazla kapandılar. Hücumda fazla çoğalamayınca da pozisyon üretemediler.
Maçın hakemi Serdar Tatlı; ama futbolculara yaklaşımı çok acı. Tavırları sert, mizacı bir Urfalıya hiç yakışmıyor. Kararlarında doğru iyi pozisyon aldı, yanlış düdükler çalmadı, sonuca da tesir etmedi. Ama en önemlisi insanca yaklaşımı onu da düzeltirse iyi olur.
i.ekiz@zaman.com.tr
Yazarımızın en son yazıları
29/
09/
2000...
Üzülme Antep'im
01/
10/
2000...
Hagi&Jardel...
10/
10/
2000...
Biz iyi bir aileyiz...
15/
10/
2000...
Avrasya'nın üç yüzü
17/
10/
2000...
Çeşitleme
19/
10/
2000...
Sinir harbi...
22/
10/
2000...
Bu zeminde bu kadar
25/
10/
2000...
Elin kırılsın Nouma...
27/
10/
2000...
Beynimi kemiren soru
02/
11/
2000...
Anadolu futbolu öldü
|