GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

06/11/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


POLİTİKA 


MHP merkezde kararlı

Zorlu bir iktidar süreci yaşayan MHP, ilk kongresinde, merkez partisi iddiasını pekiştirdi. Modern görünümlü, yarışsız, kavgadan uzak kongrede, Bahçeli'nin konuşması da, 'dış çevrelere' yönelikti.
MHP, 6. Olağan Büyük Kongre’sini dün gerçekleştirdi. 1301 delegenin oy kullandığı kongrede geçerli sayılan 1283 oyun tamamını alan Bahçeli yeniden genel başkan seçildi.

İktidardaki ilk kongresine gelirken parti programında önemli değişiklikler yapan MHP, merkez partisi olma stratejisi doğrultusunda bir adım daha attı. Geçmiş kongrelerde yaşanan tatsızlıkların tekrarından özenle kaçınan ve bunun için her türlü tedbiri düşünen MHP’de, bu görüntü kongre salonunda kendini hissettirdi. Sigara içilmeyen kongre salonunda, delegelerin ve izleyicilerin takım elbise giymeye özen gösterdikleri görüldü. Modern bir kongre havası salona hakimdi. "Devletin başına Devlet gelecek”, “Başbakan Devlet” sloganları arasında kürsüye çıkan MHP lideri Devlet Bahçeli konuşmasında, partisinin geçirdiği sürecin ‘değişim’ değil, ‘gelişim’ olduğunun altını çizdi. Tek aday olarak yarışa giren Bahçeli’nin konuşmasında partinin siyaset arenasında bulunduğu yer tanımlandı ve partinin yeni vizyonu ortaya konuldu.

Alkışlanan mesajlar

Küreselleşme olgusundan hareket ederek milliyetçiliğin ölmediği tezini işleyen Bahçeli, "değişim" noktasındaki eleştirileri de “dünyayı anlayıp gelişme” düşüncesiyle cevaplandırdı. Bahçeli, "Milleyetçi Hareket değişip başkalaşmaz." dedi.

Daha çok dışa dönük mesajlara ağırlık veren konuşma, tribünleri dolduran partililerin zaman zaman yeterli ilgisini çekemedi. MHP lideri Bahçeli, geçmişten, köklerden ve geleceğe yönelik partinin iddialarından bahsedince alkış aldı. “Türk milliyetçileri, vatanı ve milleti için, hiçbir hesap yapmadan canını bile bile seve seve veren bir ruhun ve inancın temsilcisi olmuşlardır.” ifadeleriyle yolsuzlukla mücadele ve başörtüsü sorununu çözme yönünde verilen sözler alkışları da beraberinde getirdi.




Milliyetçilik ölmedi

MHP lideri Devlet Bahçeli, kongre konuşmasında, partisinin din–devlet, demokrasi–cumhuriyet kavramları ve AB'ye yönelik bakışını özetledi; yolsuzluklarla sonuna kadar savaşma, başörtüsü sorununu çözme sözü verdi.

Milliyetçilik ve demokrasi kavramlarının stratejik öneminin kendini iyice hissettirdiğini vurgulayan Bahçeli, ideolojik önyargılarla hareket edenlerin, milliyetçiliği, misyonunu tamamlayan bir fikir olarak gördüklerini aktardı. Bahçeli, "Milliyetçi Hareket'in misyonunu tamamlayıp tamamlamadığını merak edenlere hatırlatmak isterim ki, tarihi kökleri ve iddiaları güçlü olan hareketler varlığını sürekli muhafaza ederler. Değişip, başkalaşmazlar. Ortaya çıkan yeni ihtiyaç ve gelişmelere yeni çözüm arayışları içinde olurlar." dedi.

Bahçeli, konuşmasında şu mesajları verdi:

Irkçılığa hayır

Dinlerin rekabetine değil, dinlerin küresel dayanışma ve hoşgörüyü teoriden pratiğe geçirecek çabalara öncülük edilmesine ihtiyaç vardır. İnsanlığın, zaman zaman karşılaşılan ırkçı ve bölücü faaliyetler ile yeni haçlı seferi zihniyetlerini tamamen mahkum ederek tarihe havale etmesi zorunludur.

Din ve laiklik istismarcıları

Milletimizin ezici çoğunluğu hem kendi inançlarına yeterince bağlı hem de diğer inançlara yeterince saygılıdır. Çatışma ve tartışmaların kaynağı ne dinimiz ne de milletimizdir. Sorunun temelinde 'din istismarcıları'nın yüce İslam dini adına; 'laiklik istismarcıları'nın da Cumhuriyet ve Atatürk adına konuşma inadından bir türlü vazgeçmemeleri yatmaktadır.

Başörtüsü sözü

YÖK, eğitimin kalitesinden daha çok kılık kıyafete zaman ve enerji harcıyor. Partimiz, milletimizi inciten başörtüsü meselesinin yeni gerilim ve çözümsüzlüklere yol açmadan en hakkaniyetli bir şekilde ve mutlaka halledilmesini savunmaktadır. Biz dün böyle düşünüyorduk, bugün de böyle düşünüyoruz. Yarın da böyle düşünmeye devam edeceğiz.

Yolsuzlukla derin mücadele

Türk ekonomisini kanserli hücreler gibi sarmaya başlayan yolsuzluk mikrobu kazınıp atılıncaya kadar bu mücadele derinleşerek devam etmek zorundadır. Biz, Türkiye'yi terörden, yağmalardan ve haksızlıklardan arındırma mücadelesinin sonuna kadar arkasındayız.

AB'ye yeni bakış

Türkiye'nin AB'ye girişi, herhangi bir Avrupa ülkesinin üyeliğinden daha derin bir anlam ve öneme sahiptir. Üyeliğimizin, AB üyesi ülkelerce tartışılması ve hatta eleştirilmesini meşru görüp, milletimizi böyle bir haktan mahrum bırakmaya çalışmak çelişki ve yanlışı oluşturmaktadır. AB'nin Türkiye ile ilişkilerinde Yunanistan'ın arkasına sığınmaktan, Kıbrıs ve Ege sorunlarına tek taraflı yaklaşmaktan vazgeçmesi gerekmektedir. AB ile ilişkilerden rahatsız olunması gereken, teslimiyetçi ya da neme lazımcı tavırlardır. Meseleye çıkarcı veya perakendeci duygularla yaklaşmanın bir değeri yoktur.

Laiklik ve din–devlet ilişkisi

Cumhuriyet ve demokrasi birbirinin, temiz, seviyeli ve ilkeli siyaset de her ikisinin sigortasıdır. Laiklik ise, insan–din–devlet ilişkilerini dengelemek ve düzenlemek üzere geliştirilen bir yönetim şeklidir. Devletin temel görevini, vatandaşlarımızın dini vecibelerini yerine getirmesini kolaylaştırmak, elverişli bir zemin yaratmak şeklinde düşünmek lazımdır.

Demokratikleşme süreci

Demokratikleşme süreci, azınlıkların haklarının tanınması seviyesine indirgenemez, etnik ve dini farklılıkların kamusal alanda belirleyici bir rol oynamasıyla özdeşleştirilemez. MHP, eninde sonunda demokratik düzenin altını oyacak, ayrımcılığa ve parçalanmaya yol açacak girişimleri kabul etmeyecektir. Vatandaşına eziyet eden, çile çektiren kamu hizmeti sistemini ve mantığını mutlaka değiştirmek lazımdır.

MHP'lilere mesajlar

Şeyh Edebalı Hazretleri’nin Osman Gazi’ye dediği gibi, gerçek inanç ve dava adamları sabah doğup akşam ölenlerden olamaz. MHP küçük siyasi hesapların kendi ayaklarına pranga vurmasına izin vermeyecektir. MHP, bütün Türkiye’nin partisidir. Siyaset dersine ihtiyacı olanlar için kendi çizgisinden sapmayacak kadar kararlı; ama ders vermeye devam edecek kadar sabırlıdır.''




Türk siyasetinde Bahçeli'nin 8 hedefi

-Türk siyasetçisinin ve aydınının bir dünya bakış açısı olmalı, alternatif fikir ve politikalar geliştirilmelidir.

-Türk dünyası ile ilişkilerimizde, bağımsızlıklarını kazandıktan sonra geçen 10 yıllık süre boyunca ciddi ilerlemeler sağlayamadığımız bir gerçektir. Yabancı bir gözlükle ya da ideolojik önyargılarla yaklaşmanın, bu anlayış sahiplerine aldatıcı bir tatmin sağlaması dışında, hiçbir faydası dokunmayacaktır.

-Türkiye’de zaman zaman moda bile olan tarihimizle ve kültürümüzle hesaplaşma ya da kavga etme saplantısından bir an önce kurtulmak lazımdır. Osmanlı ile Cumhuriyet’i, Cumhuriyet ile demokrasiyi, devlet ile milleti kavga ettirmenin ya da kavgalı göstermenin bu zamana kadar kimseye bir yararı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır.

-Demokrasimizi ve insan hakları politikalarını elbirliği ile geliştirmenin makul ve mümkün yollarını bulup hayata geçirmek hem zorunlu, hem de önemlidir. Demokratik hukuk devletinin, bütün Türk vatandaşlarının bir arada daha mutlu ve huzurlu yaşamasının asgari şartlarından biri olduğu konusunda tereddüt uyandırmayacak bir samimiyetin ve kararlılığın sergilenmesine ihtiyaç vardır.

-Siyaset kurumunun inisiyatif ve itibar kaybının temel sebeplerinden biri olan seviyesiz, tutarsız ve günübirlik söylem ve davranışlardan ısrarla uzak durulmalıdır. Siyasetçinin, siyaset alanını daraltma değil, siyaseti zenginleştirme ve itibar kazandırma gibi esaslı bir işlevinin bulunduğu göz ardı edilmemelidir.

-Türkiye’nin varlığı ve geleceği, Türkçenin varlığı ve geleceğiyle doğru orantılıdır. Türkçemiz, bir sembol ve anlaşma aracı olmanın ötesinde, bizi millet yapan temel kıymetlerden biridir.

-Ülkemizin birliği ve dirliği için, siyasi ve ekonomik istikrarın toplumsal istikrar ile birlikte oluşturacağı ahenkli bir üçgenin varlığına ihtiyaç vardır. Yoksulluk, işsizlik ve yolsuzluk ile savaşmak üzere milli bir seferberlik başlatılmalı, “acil eylem planları” geliştirip uygulanması gerekmektedir.

-Ülkemizin şimdiden baş döndürücü boyutlara ulaşan küresel yarışta daha fazla geride kalmaması için stratejik öncelik verilecek yatırım alanları ile teknoloji branşlarının çok iyi tespit edilmesi zorunludur. Sanayi politika ve stratejisi 75 yıllık bir maziye sahip olmasına rağmen bugün ülkemizin önder olduğunu söyleyebileceğimiz hiçbir sanayi ve teknoloji dalı yoktur.




'800 gazeteci bizi izliyor'

MHP kongresinde genel başkanlık mücadelesi yaşanmadı. Kongre, Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin'in konuşmasıyla başladı. Çetin, "kongrenin, birilerinin zannettiği gibi ülkenin birlik ve dirliğini bozacak magazinvari haberlerle sulandırılacak bir kongre olmayacağını" belirterek, "milliyetçilerin dimdik ayakta durduklarını gösterecek bir kongre yaptıklarını" söyledi. Divan başkanlığını Ercüment Konukman yaptı.

İl başkanlarına uyarı

Bahçeli, kongreden bir gece önce il başkanlarıyla yaptığı toplantıda, 'herkesin gözünün partinin üzerinde olduğuna' işaret ederek, "800 yerli ve yabancı basın mensubu bizi izleyecek. Adamlarınıza sahip olun. Gürültü, patırtı olmasın." uyarısında bulundu.

Şık kıyafetli delegeler

Bahçeli'nin yerleştirmeye çalıştığı sadelik ve yeni üslup kongre salonuna da yansıdı. Değişimin ilk işareti kılık kıyafetle verildi. Tribünlerde, takım elbiseli, kravatlı partililer "tek tip" görüntü oluştururken, taşkınlık ve slogan boğuculuğu yaşanmadı. Salona orta yaş partililer hakimdi. Ülkü ocaklı gençler, bu sefer salonun dışında beklediler. Salonda sigara içilmezken, temizliğe de özel önem verildi. Görevliler biriken çöpleri anında topladılar. Konuklara vişne suyu, Malatya kayısısı ve Osmaniye fıstığı ikram edildi.

DSP temsilci göndermedi

Kongreyi, ANAP, DYP, FP, CHP ve BBP'den temsilciler izlediler. Başbakan Bülent Ecevit, salona ne temsilci, ne çiçek ne de kutlama mesajı gönderdi. Konukların isimleri, "yuh"alama ihtimaline karşı okunmadı.

Türkü olup geri geldiler

'Bizim çocuklar' adlı sinevizyon gösterisi, kongrede duygusal anlar yaşattı. Geçmişle geleceğin birlikte kucaklandığı kısa metrajlı film, loş ışıkta izlendi. 'Milliyetçi Hareket'in 30 yıllık mücadelesinin anlatıldığı filmde bazı 'şehit' ülkücülerin siyah beyaz fotoğrafları, ekrana geldi. Bu sırada fona, "Yusufiye (taş medrese) çocukları göğüsleriyle ateş, gözleriyle su taşıdılar. O çocuklar, birer türkü olup geri geldiler. Sonra düşlerimiz kadar büyüdük." sözleri yansıdı. O anda salon coştu, duygusal atmosferde gözyaşlarını tutamayanlar oldu. Sinevizyonda ağırlıklı yer verilen Bahçeli için, "Başbuğ'un açtığı parantezi doldurdu. Bilge lider" ifadeleri kullanıldı.

Bahçeli çıktı sloganlar başladı

Bahçeli, bozkurt işareti ile salonu selamladı ve yerine oturdu. Ardından ayağa kalkarak aynı hareketi tekrarladı. Bahçeli'nin konuşması sırasında ses düzeninin bozukluğu coşkuyu azalttı. Ancak Bahçeli'nin laiklik ve başörtüsü vurgusu salonu ayağa kaldırmaya yetti. MHP'yle simgeleşen dini motifli sloganlarının atılmaması talimatına uyulurken, Bahçeli'nin kongre bitiminde salonu terketmesinin ardından Ülkü Ocaklı gençler, bu sloganlarla coştu. "Tekbir–Ya Allah bismillah Allahu ekber– Kahrolsun devrim inadına milliyetçiyiz–Ocaklar yuvamız sürecek davamız." sloganları ard arda geldi.

Karşılıksız sevenler

Delegeler, mehter takımının çaldığı marşlar eşliğinde salona girdiler. Salonun dış cephesini kaplayacak şekilde, "Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik", "Bilge lider, dürüst kadro, ilkeli siyaset. Yüzyılla sözleşme" ve "Sen doğmana bak güzel gün" pankartları asıldı. Salonun dışında kalanlar için de bir dev ekran kuruldu.

Salonda, Alparslan Türkeş, Atatürk ve Devlet Bahçeli'yi yan yana gösteren posterin yanında tavanı kaplayan 15 ton ağırlığında dev Türk bayrağı dikkat çekti. Platformdaki Türkeş–Bahçeli kucaklaşmasını gösteren fotoğraf anlamlıydı. Kırmızı karanfillerle oluşturulan büyük üç hilalli bayrak salonun ortasında yer aldı.

Bahçeli, sabah erken saatlerde Alparslan Türkeş'in mezarını ziyaret etti. MHP heyeti de, Anıtkabir ve Anıtmezar'ı ziyaret etti. Kongrede aday olacağını açıklayan Şerafettin Toperi ise, kendisine baskı yapıldığı gerekçesiyle adaylıktan çekildi.




Devlet Bahçeli'nin liste dengesi

MHP lideri Devlet Bahçeli, Merkez Yürütme Kurulu listesinde denge gözetti. İl başkanları önergesiyle kongreye sunulan tek listede 11'i bakan, 44 milletvekili yer alırken; 31yeni isim yönetime girdi.

Kongrede yapılan tüzük değişikliğiyle, 100 kişiden oluşan MKK ve 85 kişiden oluşan MYK, Merkez Yönetim Kurulu adı altında birleştirildi. 70 kişilik MYK'da görev alacak il başkanlarının mal bildiriminde bulunması zorunlu hale getirildi. Tüzük değişikliğiyle 60 kişilik bir Danışma Kurulu da oluşturuldu. Başkanlık Divanı üye sayısı 23’ten 16’ya indirilirken, partinin Meclis grup başkan vekili sayısı 3’e çıkarıldı. Tüzüğe göre partinin TBMM grup yönetimi de 13 kişiden oluşacak.

Eski başkanlık divanından 7 isim liste dışı kaldı. MYK’ya iki kadın girerken, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Atilla Kaya da listede yer buldu. Listede, geçen kurultaylarda Ramiz Ongun ve Tuğrul Türkeş’i destekleyen ve muhalif diye tanımlanan bazı isimlere de yer verildi.

MHP yeni yönetimi şu isimlerden oluştu:

Tunca Toskay, Hüsnü Yusuf Gökalp, Abdülhaluk Mehmet Çay, Ramazan Mirzaoğlu, Enis Öksüz, Şuayip Üşenmez, Sabahattin Çakmakoğlu, Koray Aydın, Osman Durmuş, Ahmet Kenan Tanrıkulu, Faruk Bal, Şefkat Çetin, Adnan Uçaş, Murat Şefkatli, M. Ziya Yılmazbilen, Şevket Bülent Yahnici, Nazif Okumuş, Mustafa Verkaya, Abdurrahman Küçük, Recai Yıldırım, S. Turan Çirkin, Bülent Didinmez, M. Sait Gönen, Saim Tekin, Ümit Şafak, Ercüment Konukman, Emin Çarıkçı, Esat Öz, Nevzat Köseoğlu, Altay Tokat, Nursafa Pandar, Süleyman Servet Sazak, Ali Güngör, Mehmet Gül, Kürşat Eser, Mehmet Telek, Ali Işıklar, Cumali Durmuş, Şaban Kardeş, Ömer Haluk Pirimoğlu, Mehmet Arslan, Muhittin Çolak, Ercan Koç, İbrahim Halil Oral, Hasan Basri Üstünbaş, Mustafa Enöz, Mükremin Taşkın, Vedat Çınaroğlu, Reşat Doğru, Cahit Tekelioğlu, Mihrali Aksu, Mustafa Zorlu, Nevzat Taner, Orhan Şen, Cezmi Polat, Osman Fevzi Zihnioğlu, Hasan Basri Coşkun, Vahit Kayırıcı, İrfan Keleş, Atilla Kaya, Suat Başaran, Haydar Meral, Mehmet Kuriş, Nezahat Güçlü, Hediye Akdere, Ali Rıza Ercan, Adil Mirmahmutoğulları, Musa Erarıcı, Sahir Solmaz, Refik Üstün.




MHP'nin bütçesi 23 trilyon

MHP Genel Muhasibi Ümit Şafak, partinin tahmini bütçesinde gelirlerin 23 trilyon 35 milyar lira, giderlerin ise 22 trilyon 150 milyar lira olarak öngörüldüğünü açıkladı.

Şafak’ın verdiği bilgilere göre, MHP’nin 6. Olağan Büyük Kongre’si için yaklaşık 97 milyar lira harcandı. Şafak, 24 Kasım 1997–4 Kasım 2000 tarihleri arasındaki parti gelirlerinin 6 trilyon 702 milyar lira, giderlerin ise 4 trilyon 916 milyar lira olduğunu, partinin bankada 1 trilyon 789 milyar lira parası bulunduğunu söyledi. Raporlar daha sonra, delegelerin oylarına sunuldu ve oybirliğiyle ibra edildi.




Çağdaş devlet sucuk üretmez

ANAP lideri Yılmaz: "Devlet baba" anlayışının bitmesi gerekir. Her şeyi üstlenen devlet hiçbir şey yapamamaktadır. Çağdaş devlet kumaş, iplik, lastik, sucuk üretmez. Devlet, eğitim ve sağlığa eğilmeli.

ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, her şeyi üstlenen devletin, hiçbir şeyi yapamadığını belirterek, "Çağdaş devlet, kumaş, iplik, lastik, sucuk üretmez." dedi. İçel'in Tarsus ilçesine bağlı Yenice beldesinde, bir tekstil tesisinin açılışına katılan Yılmaz, devletin ticari faaliyetlerden çekilmesi üzerinde durdu. Türkiye'de bir anlayış değişikliğinin mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, 'devlet baba' anlayışını terk etmenin zorunlu olduğunu vurguladı. Yılmaz, şöyle konuştu: “Çağdaş devlet, kendi işlerini yapan, fertlerin ekonomik faaliyetleri için gerekli ortamı sağlayan, rekabet kurallarını koyan ve bunu denetleyen bir yapıya sahiptir. Her şeyi devletten bekleme anlayışının değişmesi gerekir. Her şeyi üstlenen devlet, hiçbir şeyi yapamamaktadır. Çağdaş devlet, kumaş, iplik, lastik, sucuk üretmez. Devletin görevi, adalet, eğitim ve sağlık hizmetlerini sağlamaktır. Devlet, asli görevlerini en iyi şekilde yapabilmek için ticari faaliyetlerden elini çekmelidir. Bunun yolu da özelleştirmedir.”

Toplumun ittirmesiyle değişim

Daha sonra, Adana’da Büyükşehir Belediyesi’nce yaptırılacak olan arıtma tesisi, Güney Yıldız Projesi ve toplu konut temel atma törenlerine katılan Yılmaz, AB üyeliğinin Türkiye’yi yeni bir değişim projesiyle karşı karşıya bıraktığını kaydetti. Yılmaz, “Bu değişim projesi devletin ittirmesiyle değil, toplumun ittirmesi ve isteğiyle olmaktadır. Artık hiç kimse bu değişim tablosunun karşısında olamayacaktır.” diye konuştu.

Türkiye’de nüfusun dörtte üçünün belediye sınırları içinde yaşamasına rağmen, belediyelerin kaynaklarının yetersiz olduğunu ve hizmet üretmekte zorlandıklarını anlatan Yılmaz, mahalli idareler yasasının çıkması için tüm güçleri ile çalışacaklarını söyledi. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak da, belediyelerin içinde bulunduğu durumu anlattı. (Ferhat GEZER / Adana ZAMAN)




Önce milletle sözleşin

Yazıcıoğlu, MHP'nin 'Yüzyılla sözleşme' sloganını değerlendirirken, ''Millete verdikleri sözleri iktidarda unuttular. Milleti sadece sandıkta hatırlıyorlar.'' eleştirisinde bulundu.

BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, MHP'nin, "Yüzyılla Sözleşme" adındaki yeni programını eleştirerek, "Milleti yalnızca sandıkta fark edenler, şimdi yüzyılla sözleşme yapacaklarmış. Önce milletle sözleşme yapsınlar." dedi.

BBP Genişletilmiş Ankara İl Divan Toplantısı, parti genel merkezinde yapıldı. Toplantı öncesinde konuşan Yazıcıoğlu, aynı saatlerde yapılan MHP kongresine göndermeler yaptı. Türkiye'de bugün, siyasetin kirlendiği, daraltıldığı ve geleceğe ait hiçbir şeyin üretilmediği bir dönem yaşandığını belirten Yazıcıoğlu, bazı siyasi partilerin, iktidar olmadan millete verdikleri sözleri, iktidara gelince unuttuklarını hatırlattı. Yazıcıoğlu, MHP'nin yeni sloganı "Yüzyılla Sözleşme" programını eleştirirken şunları söyledi: "Milleti yalnızca sandıkta fark edenler, şimdi yüzyılla sözleşme yapacaklarmış. Önce sorumluluklarını bilip, kendilerini iktidar yapan kesimlerin beklentilerini yerine getirsinler. Önce milletle sözleşme yapsınlar. Dün, şehit aileleriyle sözleşme yaparak iktidar olanlar, iktidarlarında şehitlerle sözleşmeyi unutmuşlardır. Yoksulluğu önleyeceklerini söyleyenler, bu kesimin haklarını unutarak, kapılar arkasında rant aracı haline gelmişlerdir. Şimdi sanki milletle sözleşmelerini yerine getirmiş gibi yüzyılla sözleşme yapmaktadırlar." Türkiye'nin en önemli sorununun, yolsuzluk ekonomisi olduğuna da dikkat çeken Yazıcıoğlu, yolsuzlukla mücadele için tek tek bazı insanların cezalandırılmasının yeterli olmayacağını, soygun çetelerinin diğer ayaklarının da bulunması gerektiğini ifade etti.

Hükümet üylerinin sürekli, "Terörü önlendik, enflasyonu aşağı çektik." açıklamalarını hatırlatan Yazıcıoğlu, terörün cezaevlerinde devam ettiğinin altını çizdi. Ankara




FP Taner'e yüklenecek

Fazilet Partisi Etibank'ın Dinç Bilgin'e satışında Güneş Taner'in rolüne dikkat çekecek.

FP batık bankalar olayında, işadamı–bürokrat ayağının ortaya çıkarılarak bunların üzerine gidilmesi ve Etibank'ın Dinç Bilgin'e satışında etkin rol oynadığı için Güneş Taner'in üzerinden ANAP'ı vurma kararı aldı.

FP Genel İdare Kurulu, Genel Başkan Recai Kutan başkanlığında dün toplandı. Toplantıda batık bankaların siyasi sorumlularının üzerine gidilmesi kararı alındı.

Bankalar olayında işadamları ve bürokratlar deşifre edilirken, siyasilerin korunduğuna dikkat çekilen toplantıda, Etibank olayı ile ilgili olarak, İstanbul Milletvekili ve Devlet eski Bakanı Güner Taner'in rolünün ortaya çıkarılması kararı çıktı. FP, Taner'in Devlet Bakanlığı döneminde, Hazine'nin karşı çıkmasına rağmen, Etibank'ın Dinç Bilgin'e satılmasına onay verdiğini hatırlatacak. FP, yarın bankalarla ilgili olarak TBMM'de yapılacak genel görüşme oylaması sonrasında ise, hükümet ve bazı bakanlar hakkında gensoru verecek.

Parti içi tartışmalar

Genel Başkan Yardımcılarının bir bölümünün katılmadığı toplantıda, parti içindeki tartışmalar da gündeme geldi. Toplantıda konuşan bazı genel başkan yardımcıları ve GİK üyelerinin "parti içi meselelerin kamuoyu önünde tartışılmasının partiye zarar verdiği, bu konuda tedbir alınması gerektiği" tespitinden sonra söz alan Recai Kutan, "Haklısınız, ben de konuşmalarını istemiyorum. Gerekli uyarıları yaptım. Her arkadaşımız buna dikkat etmeli. Herkesin de dikkat edeceğini umuyorum" dedi.

Emine Dolmacı/Ankara




Herkes haddini bildi

MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, olaysız geçen kongreyle ilgili olarak, "Herkes haddini bildi, herkes dersini aldı." dedi.

MHP 6. Olağan Kongresi'nde birliğin ve bütünlüğün perçinlendiğini belirten Çetin, şöyle konuştu: " Herkes haddini bildi, herkes dersini aldı. Kongre işte böyle yapılır. Kongrede birliğin bütünlüğün perçinleşmesi sağlandı. Ülkücü delegelerin asil ve delikanlı duruşu kongrenin muhteşem bir şekilde sona ermesine neden oldu." diye konuştu.

Liste memnunluğu

Bu arada, Bahçeli'nin listesi MHP'li milletvekilleri memnun etti. MHP Genel Başkan Yardımıcısı Saim Tekin, "MHP verdiği mesajın gereğini listede yaptı. Eski ve yenileri kucaklayan bir liste oldu." derken, MHP Eskişehir Milletvekili Süleyman Servet Sazak ise, " Liste geniş bir yelpazeyi kucaklıyor." değerlendirmesini yaptı. Selim Kuvel/Ankara



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.