
Afrika'da Türk aslanı
Ticarette başarı doğru zamanda doğru yerde olmayı gerektirir. Bu düşünceyle yola çıkan birkaç genç müteşebbis Afrika'nın batısında 120 milyonluk nüfusu ile büyük bir pazar olan Nijerya'ya açılıyorlar. Şirketlerinin ismi ise Armada yani "yenilmez deniz gücü". Kara kıtadaki her türlü zorluğa rağmen Armada International yoluna devam ediyor.
31 yaşında genç bir işadamı olan Ömer Cürebal, deniz işletmeciliği eğitiminin ardından Nijerya ile iş yapmaya başlıyor. Bugün ise iki arkadaşıyla birlikte kurduğu Armada International şirketi ile Nijerya'ya ülkemizden önemli ölçüde gıda maddesi ihraç ediyor. Gelecekteki hedefi ise bu ülkede tarım sektöründe yatırım
yapmak.
Ömer Cürebal-Armada International
1969 Ordu doğumlu. 9 Eylül Üniversitesi Deniz İşletmeciliği'nden 1993 yılında mezun oldu. Bir süre çeşitli firmalarda deniz taşımacılığı üzerinde çalıştıktan sonra 2 arkadaşıyla beraber ortak şirket kurarak Nijerya'ya ülkemizden mal ihracına başladı. 3 yıldan bu yana da Nijerya'nın Lagos şehrinde Tamek, Altınyağ ve Güral Cam ürünlerinin distribütörlüğünü yapıyor. Evli ve bir çocuk babası.
Nijerya maceranız nasıl başladı?
Bizim Nijerya maceramız 1996 yılında başladı. Daha önce çalıştığım Çanakkale Çimento adına buraya mal ihracatı yapıyorduk. O dönemde askeri yönetim burada hakimdi; ama pazar yapısı o yıllarda daha da canlıydı. Başkent Abuja'da inşaat sektörü, demir ve çimento kullanımı çok hızla gelişiyordu. Lokomotif sektör olan inşaat sektöründeki bu canlılık diğer alanlara da yansıyordu. Ben 1998'in başında istifa ederek burada Armada International şirketini kurdum. Benim o dönemde İzmir'de zaten birkaç arkadaşla birlikte 1993 yılında kurduğum Armada isimli bir şirketim de vardı.
Armada'nın kelime manası nedir?
Armada, "Yenilmez deniz gücü" anlamını taşıyor.
Siz de deniz aşırı ticarette başarı düşüncesiyle bu ismi tercih ettiniz herhalde...
Evet, zaten Armada şirketimiz ülkemizde gemi acenteliği ile işe başladı.
Neden Nijerya?
Nijerya ekonomisi tamamen ithalata dayalı. Üretimi pek olmayan ve her türlü malı özellikle Avrupa ülkelerinden ve Uzakdoğu'dan ithal eden bir ülke konumunda. Bizim geldiğimiz 1996-98 yıllarında mallarda fiyat artışı da fazla yoktu. Sonraki yıllarda ise kurlardaki değişiklik hızlanarak adeta devalüasyon ortamı oluştu. Bu da tüm ihracatçıları olduğu gibi bizim satışlarımızı da etkiledi.
Türkiye'den Nijerya'ya hangi ürünleri satarak işe başladınız?
İlk başlarda salça ve makarna ihraç etmeğe başladık. Başta ürünlerini alıp sattığımız Tamek'in bir süre sonra Nijerya distribütörü olduk. Gelişen süreç içerisinde Tamek'in yanı sıra Altınyağ ve Güral Cam'ın da yurtdışı bayiliğini aldık. Böylece salçadan yağa, bardaktan tabağa kadar çeşitli ürünleri Nijerya'da pazara sürmeye başladık. Tamek, konserveden salçaya ve meyve suyuna kadar çok farklı ürünleri üretiyor. Ayrıca şu anda Pastavilla Makarna ile de görüşmelerimiz son aşamaya geldi. Yakında onların ürünlerini de Batı Afrika pazarına sunmayı planlıyoruz.
Şirkette ortağınız var mı?
Biri Türkiye'de biri de Nijerya'da olmak üzere iki ortağım var. Ateş Bey, Türkiye'deki gümrük işlerimizi hallediyor. Diğer ortağım Hakan ise iki yıldır Nijerya'da sürekli işlerimizin başında. Biz baştan beri arkadaşlarımla birlikte hareket ettik. İlk önceleri ben geldim Nijerya'ya. Burada altyapı çalışmalarını tamamladım. Yani neleri alıp satabileceğimizi araştırdım, fiyatları kıyasladım. Bu araştırmalarımız bittikten sonra Armada International adına burada ofis kurduk.
Yıllık ihracat potansiyeliniz ne kadar?
Başlangıçta ayda 20 konteyner mal getiriyorduk. Şu anda ise 10 konteyner civarında bir mal sevkıyatımız var. Ama burası her zaman için potansiyeli yüksek bir ülke. Biz de burada önemli bir pazara ulaştık. Sonuçta bu düşünce ile ticarete devam ediyoruz. Fiyatların kıpırdaması ile birlikte eski günlerdeki satış hacmine ulaşmayı hedefliyoruz.
Şu anda yıllık satış hacminiz ne kadar?
1998 yılında Nijerya'ya bin 200 ton civarında mal getirmiştik. Geçen yıl ise bu rakam 2 bin tona kadar yükselmişti. Ancak bu artış bu yıl yaşanan olumsuz ekonomik şartlar nedeniyle sekteye uğradı. Bizim ortalama 1 milyon dolarlık bir ihracat potansiyelimiz var.
Şirketinizde kaç kişi çalışıyor?
Biz aslında yeni bir şirketiz. Bizimle beraber 16 kişi çalışıyor. Bunların 6 tanesi güvenlik görevlisi. Çünkü burada depodaki malların iyi korunması şart.
Türkiye'ye ne kadar zamanda bir gidiyorsunuz?
Biz bu ülke ile ticarete başlar başlamaz burada bir ev tutarak yerleşik hayata geçtik. Altı ayda bir de hava değişimi için Türkiye'ye gidiyoruz. Burası Ekvator'a çok yakın olduğu için insan zaman zaman çok bunalıyor.
Ailenizi ne zaman bu ülkeye getirdiniz?
Eşimi bu yıl Nijerya'ya getirdim. Daha önce getirmedim; çünkü eşim hamileydi. Bu yıl bir çocuğumuz oldu ve sonrasında o da buraya geldi. Aslında burada bizleri zorlayan tek şey, boş zamanda yapacak bir şeyinizin olmaması. Evdeki yaşam ise aynı şekilde sürüyor. Hatta siz burada eşiniz ve çocuğunuzla daha yakından ilgilenmek zorundasınız. Onlarla daha çok birlikte vakit geçiriyorsunuz.
Sizin Türkiye'den 7 bin kilometre uzakta bir Afrika ülkesinde iş yapmanız konusunda aileniz ne düşünüyor?
Atalarımız, "İnsanın doğduğu yer değil, doyduğu yer önemli." demişler. Biz de bir şekilde buralara gelip ticarete başladık ve devam ediyoruz. Ancak gurbette olmak elbette çok kolay bir olay değil. Şu anda direkt uçuş olmadığı için karayolu ile Hakkari'ye gitmek ile Nijerya'ya gelmek arasında bir fark yok. Burası aktarma sebebiyle uçakla 15 saat sürüyor.
Burada pek fazla Türk işadamı yok herhalde?
Evet, buradaki Türk topluluğu pek fazla sayılmaz. Netaş'ın buradaki işletmesinde çalışan birkaç Türk mühendis arkadaş var. Ayrıca bizim gibi Türkiye'den buraya mal ihraç eden Zübeyir Gülabi ve Mehmet Balcı gibi tüccar arkadaşlarımız var. 11 senedir burada ticaretle uğraşan Ali Kilci Bey ve 20 seneden bu yana Kano kentinde yedek parça üretimi ile uğraşan Kemal Bey var. Ayrıca bir de buradaki Türk kolejlerinde görev yapan öğretmen arkadaşların aileleri var. Hepsini bir araya toplasak 120 milyonluk bir ülkede 100'ü ancak bulur. Bu da tabii ki Lagos, Abuja ve Kano gibi farklı şehirlere yayılmış vaziyettedir. Geçen hafta Türkiye'den gelen İŞHAD üyesi işadamları vesilesiyle bir araya gelme imkanı bulduk. Yoksa kendi aramızda çok sık görüşme imkanına da sahip değiliz.
Geçen hafta ülkenin en büyük fuarında Türk firmaları ile birlikte siz de geniş bir stant açtınız. Fuarda yeni bağlantılar gerçekleştirebildiniz mi?
Lagos Fuarı'nda biz, bu yıl ikinci kez yer aldık. Fuarda yer alan diğer Türk firmaları ile birlikte büyük bir ilgi ile karşılaştığımızı söyleyebilirim. Gelecek yıllarda daha büyük stantlar açarak fuarda yer almayı hedefliyoruz. Çünkü bu fuar, yılda bir defa yapılan bu bölgenin en büyük fuarı hüviyetinde. Aslında Türk devleti öncülüğünde geniş bir şekilde fuarda yer almak çok daha güzel sonuçlar verebilir.
Genel olarak bu ülkedeki potansiyeli nasıl görüyorsunuz?
Nijerya, 120 milyonluk nüfusu olan devasa bir ülke. Afrika ülkeleri içinde doğal kaynak olarak en fazla potansiyeli olan bir bölgede yer alıyor. Her türlü maden mevcut ve yer üstüne çıkarılmayı bekliyor. Halen Nijerya dünyanın en büyük 5. büyük petrol üreticisi ülke ve petrole dayalı bir ekonomi oluşmuş. Ülkedeki tarımsal imkanlar ise son yıllardaki yanlış politikalar yüzünden nispeten sekteye uğramış durumda. Sık sık yönetime el koyan askeri rejimlerin etkisi ile yabancı ülkeler buraya biraz soğuk bakıyorlar. Mevcut rafinerilerin parçaları yabancı ülkelerden demokratik rejimin sekteye uğraması nedeniyle getirtilemiyor. Rafineriler bu sebeple ancak yüzde 15 kapasite ile çalışabiliyor. Hatta Nijerya ham petrolü ihraç edip benzin ithal etmek zorunda kalıyor. Bu yüzden benzin istasyonları önünde kuyruklar oluşuyor. Benzinin litresi ise 20 cent civarında satılıyor ki bu dünyadaki en ucuz fiyat. Bu yüzden komşu Afrika ülkelerine buradan kaçak mazot ihracı söz konusu. Yatırım açısından en büyük dezavantajı ülkenin elektrik problemi. İmalata dayalı bir sektör kurduğunuz zaman jeneratöre dayalı bir sistem kurmak zorundasınız. Ancak yine de mazotun ucuz olması sebebiyle enerji faturanız bizdekinden daha az olacaktır. İşçi ücretleri oldukça düşüktür. Ülkede orta sınıf yok. Çok zengin 10-15 milyonluk bir tabaka var, geri kalan ise fakir insanlar.
Siz ileride bu ülkede yatırım yapmayı düşünüyor musunuz?
Evet, bizim bundan sonraki hedefimiz bu ülkede imalata dayalı bir yatırım yapmak. Özellikle tarıma dayalı bir üretim gerçekleştirmek istiyoruz. Çünkü burası aslında tarımsal üretim açısından son derece zengin bir ülke. İşlenebilir toprakları son derece verimli. Meyve suyu yatırımı veya salça üretimini düşünebiliriz. Ayrıca, biz zaten şu anda susamı buradan ülkemize ihraç ediyoruz. Aslında buradan kakao ve kahve ihracı da mümkün. Ancak bizim yerli firmalar kakaoyu her nedense Avrupa ülkeleri üzerinden ithal etmeyi tercih ediyorlar. Hollanda ve Belçikalı firmalar Nijerya'da üretilen kakaoyu paketleyip bize yüksek fiyatla satıyorlar.
Nijerya'da çeşitli kabile ve farklı dinler bir arada yaşıyor. Sizin bu ülke hakkında gözlemleriniz nelerdir?
Nijerya'da aslında 3 tane büyük millet bir arada yaşıyor. Bunlar Hafsa dediğimiz kuzeyde yaşayan Müslüman kesim, İbo dediğimiz Kamerun sınırına yakın yaşayan Hıristiyan kavim ve Yoruba diye isimlendirilen Lagos ve çevresi deniz kıyısında yaşayan insanlar var. Milletler arasında zaman zaman etnik çatışmalar yaşanmakta. Hatta İbolar, geçmişte kendileri bağımsız devlet kurmak istemişlerdir. Ülkenin yüzde 60'a yakını Müslüman olmasına rağmen şu anki devlet başkanı Obesanju bir Hıristiyan'dır. Kendisi 1978-80 yılları arasında askeri rejimin başındaki generaldir. Ülkede 200'ü aşkın yerel kabile ve 200 ayrı etnik dil vardır. Nijerya'nın resmi dili İngilizcedir; ama herkes kendi yerel dilini konuşmakta da özgürdür.
Nijerya halkının beyaz insanlara bakışı nasıl?
Nijerya halkının genel olarak beyazlara bakışı pek de olumlu değil, kendilerini sömüren insanlar olarak görüyorlar. Geçmişte buraya gelen Hintli ve Lübnanlı işadamları da bu insanları kandırmışlar. Genel olarak beyazları Oibo diye isimlendiriyorlar ve para babası olarak görüyorlar. Beyazın parasız olma şansı yok, beyaz her zaman patron ve efendi.
Siz en çok hangi konuda zorlanıyorsunuz?
Bu ülkeden para transferi çok kolay olmuyor. Biz bir defasında buradaki bir işadamı dostumuzun yardımı ile banka aracılığıyla parayı transfer ettik ve ben de hemen ardından Türkiye'ye gittim. O para ile yeni mallar alıp dönmeyi planlıyoruz. 3-4 gün geçti; ama para halâ Türkiye'deki bankaya ulaşmadı. Sonra biz o paranın yanlışlıkla Hindistan'a transfer olduğunu öğrendik. Bizim çek, Hintli bir işadamının çeklerine eklenmiş. Ondan sonra o paranın tekrar geri gelişi bizi oldukça uğraştırdı.
Nijerya-Türkiye ilişkileri hangi seviyede?
Bizleri ülkemize gelen Nijeryalı futbolculardan tanıyorlar. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üye olduğunu zannediyorlar. İki ülke dış ticareti toplam 50 milyon dolar seviyesinde. Geçen yıl bu ülkeden sıvılaştırılmış doğalgaz aldık; ancak devamı gelmedi. Doğalgaza karşılık bu ülkeye mal satmak mümkün. Dubai'den buraya direkt uçak seferleri var ve ticareti önemli ölçüde artırıyor. THY'nin Güney Afrika'nın yanı sıra batı Afrika'nın merkezi olan Nijerya'ya sefer yapması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Avrupa'dan gelen uçak seferlerinde yüzde 80 civarında bir doluluk oranı var. Ulaşım eğer kolaylaşırsa iki ülke arasındaki yolcu trafiğinin artacağı kanaatindeyim. Ayrıca, bizim Müslüman olmamız dolayısıyla Hafsaların bir ilgisi var. Zaten bundan 3-4 yıl önce Erbakan da İslam ülkeleri arasındaki D-8 Grubu'nu kurma düşüncesiyle önce buraya gelmişti. Ülkedeki Hıristiyan nüfus ise bu projeye "İslam Paktı" oluşur düşüncesiyle karşı çıkmıştı.
Zaten Batı Afrika ülkeleri kendi aralarında bir örgütlenme içine girmişler.
Evet, burada Ecowas adı verilen ve 8 ülkenin üye olduğu bir birlik var. Bu birlik hem serbest dolaşım, hem de gümrük birliğini içeriyor. İleride ise Euro benzeri ortak bir Eco-unit adı verilen ortak para birimine geçmeyi planlıyorlar. Bu birliğe üye herhangi bir ülkede imalat yapan bir firma, diğer ülkelere malını gümrüksüz rahatlıkla satabilecek.
Nijerya'da yatırım için şu dönemde sizce uygun bir ortam var mı?
Ticaret aslında bir nevi doğru zamanda, doğru yerde olma erdemidir. İnsanlar bazı şeyler yüzünden bekledikleri zaman treni kaçırmış da olabilirler. Bu ülke zaten ekonomik düzene kavuştuğu zaman Batılı yatırımcıların hücumuna uğrayacaktır. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerden gelecek yatırımcılar içinse çok geç olabilir. Ayrıca biz Türkler için Nijerya ülke yapısına adapte olmak çok daha kolay. Bizde de 20 sene önce devletçi politikalar ile buradakine benzer şartlar mevcuttu. Bu ülkede yatırım yapmak iki türlü risk taşıyabilir. Birincisi; kurlardaki oynama, ancak burada yatırım yaparsanız bu bir avantaj haline gelebilir. İkincisi ise ülkede yaşanan etnik çatışmalar ekonomik hayatı da belirli dönemlerde olumsuz etkileyebiliyor. Ancak bana göre dünya sermayesi bundan sonra artık Afrika'ya doğru yönelecek. Çünkü dünyada yeraltı kaynakları kullanılmamış tek kıta burası. Nijerya'da hâlâ dünyanın en zengin karbon oranlı kömür rezervleri var ve tek kazma vurulmamış durumda. Mevcut çelik sanayiinin hammaddesi olan kömür ise, Güney Afrika'dan ithal ediliyor. Ayrıca uranyum, platin ve altın madenleri mevcut.
Uche, Shorunmu gibi Nijeryalı futbolcular ülkemizde oldukça başarılı performans sergiledi. Sizce daha başka yetenekli futbolcu var mı bu ülkede?
Elbette, bu ülke insanı çok hareketli ve futbol konusunda da yetenekli. Afrika kupalarında Nijerya her zaman ön sıralarda yer almış bir ülke. Ancak futbolcuların genç yaşta transfer edilip kısmen yetiştirilmeleri gerekiyor. Ülkemizde ise antrenörler futbolcu yetiştirmek yerine yaşlı futbolcuları oynatmayı tercih ediyorlar. Sadece 10 bin dolara bile birinci ligde oynayan futbolcuları Türkiye'ye transfer etmeniz mümkün. Böylece Okocha'dan elde edilen kâr başka oyunculardan da elde edilebilir.
Bu ülkede açılan Türk kolejleri konusunda sizin düşünceniz nedir?
Türk kolejleri hakkında söylenecek zaten fazla bir şey yok. Bizim devletimizin yapamadığını yapan insanlar olarak biz her zaman onları alkışlıyoruz. Elimizden geldiği kadar burada bulunan az sayıda insan olarak birbirimizi desteklemeye çalışıyoruz. İstiklal Marşı'nın bu okullarda en az bir Türk öğrenci kadar güzel söylenmesinden gurur ve keyif alıyorum. Hatta özellikle cuma günleri saat 15.00 civarında okula giderek töreni izliyorum. Bu kolejlerde Türkçenin öğretilmesi ise ayrıca çok güzel bir olay. Ben, herkesi yurtdışına çıktıklarında bu kolejleri ziyaret etmeye ve bu olayları bifiil yaşamaya davet ediyorum. Bugün Nijerya'daki kolejlerde okuyan gençler ileride birer Türk dostu insan olarak yetişecekler ve herhalde o zaman Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkiler daha da farklı olacak.
|