GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

16/11/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


Hüseyin GÜLERCE

Denge

Kürtçe yayın

Avrupa Birliği Komisyonu'nun hazırladığı Katılım Ortaklığı Belgesi'nde yer alan, "Türk vatandaşlarının anadillerinde radyo ve televizyon yayınlarının önündeki engellerin kaldırılması" ifadeleri, Kürtçe yayın tartışmasını yeniden gündeme getirdi.

Tartışmanın, hükümet ortakları arasında bir çatallaşma görüntüsü vermesi ve Bahçeli ile Yılmaz'ı kamuoyu önünde karşı karşıya getirmesi, çözüm için gerekli zeminin oluşmasını zorlaştırıyor.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, AB'nin iyi niyetli yaklaşım içinde olmadığını, Türkiye'nin, etnik çatışma ve ayrışmayı körükleyecek kültürel ya da etnik haklara sıcak bakamayacağını söylüyor. "Sosyal dokunun kaldıramayacağı düzenlemeleri kabul edemeyiz." diyor.

ANAP Genel Başkanı Yılmaz ise, "Avrupa Birliği bizden Kürtçe yayın yapan özel bir televizyon kurulmasını istemiyor, bizim de böyle bir taahhüdümüz yok zaten." diyor.

Yılmaz'ın dediği şu: Güneydoğu'da ve Doğu'da vatandaşlarımızın önemli bir bölümü çanak antenlerle Kürtçe yayın yapan televizyonları izliyor. Bu yayınlarda bölücülük, ayrılıkçılık da var. Devlet olarak bundan rahatsız olmalıyız. Bölücü olmayan, ayrılıkçı olmayan; ama Türkçe bilmediği için Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri izleyemeyen vatandaşlarımızın bu ihtiyacını biz karşılayalım. Teknolojinin geliştiği bir ortamda cezalarla, yasaklarla bir yere varamayız...

Başbakan Ecevit'in yaklaşımı da Yılmaz'a destek verir tarzda:

"Çağdaş iletişim teknolojisi sınır tanımıyor. Şu sırada Kuzey Irak ve Avrupa'dan Kürtçe yayınlar alınıyor. Bunu göz önünde tutarak bir sonuca varmak lazım."

AB istedi diye değil; ama gerçekten "makûl" bir yol bulmamız gerekiyor.

Maddî imkansızlıklarına rağmen yüzbinlerce insan evlerinin çatılarına çanak anten kurduruyorsa, bu gerçeği görmezlikten mi gelelim? Irak gibi, Suriye gibi, İran gibi bu çanak antenleri mi söktürelim? Mümkün mü bu?

Kaldı ki yasaklar, insanları her zaman tahrik etmiştir.

Bir zamanlar Kürtçe türkü ve şarkı kasetleri yasaktı. İnsanlar inadına bunları alıyor ve bangır bangır çalıyorlardı. Yasak kalktı, bunlara rağbet birden düştü. Şimdi çok ciddi bir talep azalması var.

Güneydoğu'da normalleşme tamamlanmadan sonuna kadar Kürtçe yayın serbestliği bölge insanı için de zararlı olabilir. Öyleyse bir "makûl" yol bulmalıyız.

Makûl yol ne olabilir?

Bir defa inisiyatif hükümette olmalıdır. Kötü niyetlilerin ellerindeki kozları almak gerekir. TRT kanalıyla haberler Kürtçe verilebilir. Kürtçe türkü ve şarkılara da yer verilir.

Kimileri, "Hangi Kürtçe efendim? Zazaca da var.." gibilerinden itirazlar yükseltiyor.

Siirt, Bitlis ve Tillo Kürtçesi esas alınır. Zazaca bilenlerin büyük çoğunluğu zaten Kürtçe de biliyor.

Radyo yayınlarında bir problem olmaması gerekir. TRT'nin Türkiye'nin Sesi radyosu halen 25 dilde zaten yayın yapıyor. Ki bunların içerisinde Arapça, Arnavutça, Boşnakça, Gürcüce, Hırvatça, Tatarca var. Hatta Bulgarca, Yunanca, Almanca, İngilizce, Çince, Farsça, Fransızca, İspanyolca, Macarca, Rusça, Romence ve Sırpça da var.

Kürtçe de olursa herhalde kıyamet kopmaz.

Sağır ve dilsiz vatandaşlarını düşünen bu devlet, el işaretleriyle televizyon haberleri seyrettiriyor da, Kürtçeden başka dil bilmeyen vatandaşlarını ülke sınırları dışından yayın yapan televizyonlara neden terk ediyor?

Üniter yapımızın bozulmasını önlemek için bütün hassasiyetimizi sürdürelim. Ama başımızı kuma gömerek değil.

Kendi insanımıza güvendiğimizi göstererek, daha hoşgörülü ve kucaklayıcı olarak, yasaklara umut bağlamadan, aklımızı ve çağın teknolojisini kullanarak cesur adımlar atmaktan korkmayalım. Devlet; vehimleri ve korkuları, milletinin dinamikleri ve desteğiyle aşmasını bilen ortak akıldır. Hem de ne akıl...


h.gulerce@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

12/ 10/ 2000... Beklenen parti
17/ 10/ 2000... Sadece medya mı kirli?
19/ 10/ 2000... Meclis Başkanlığı seçimi ve MHP'nin fotoğrafı
24/ 10/ 2000... Tantan yeni bir şey söylüyor...
26/ 10/ 2000... AB için dinimizi değiştirecek değiliz
31/ 10/ 2000... Üç koldan...
02/ 11/ 2000... MHP kongresi
07/ 11/ 2000... Andıç denilen bumerang...
09/ 11/ 2000... Bush mu acaba?
14/ 11/ 2000... Evren'den icazet belgeleri


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.