Ormanları bürokrasi yakıyor
Çevre Bakanlığı yetkilileri, Türkiye'de gereksiz yazışmaların yapılmaması halinde 2 milyon 500 bin yetişmiş ağacın kesilmekten
kurtulacağını bildirdiler.
Türkiye'de gereksiz yazışmalara yılda 1 milyon ton kağıt gidiyor. Yetkililer, gereksiz yazışmaların yapılmaması halinde 2 milyon 500 bin yetişmiş ağacın kesilmekten kurtulacağını bildirdiler. Çevre Bakanlığı'nın hazırladığı "Garip ama gerçek. Bunları biliyor musunuz?" başlıklı bir broşürde insanların farkına varmadan elindeki kaynakları nasıl yok ettiğine dikkat çekiliyor. Broşüre göre, gereksiz yazışmaların yapılmaması halinde 2 milyon 500 bin yetişmiş ağaç kesilmekten kurtulacak. Araştırmalara göre bir büro elemanı yılda 81 kilo yüksek vasıflı kağıdı çöpe atıyor. İnsanların birbirlerine gönderdikleri mektupların yüzde 44'ü okunmuyor. Bir insan ömrünün 8 ayı ise gereksiz yazışma zarflarını açarak geçiyor. Yalnızca 100 bin aile gereksiz yazışmaları durdurursa her yıl 150 bin ağaç kesilmeyecek. Bir ton kullanılmış beyaz kağıt geri kazanıldığında 16 çam ağacı, bir ton gazete kağıdı geri kazanıldığında ise 8 çam ağacının kesilmesi önlenmiş olacak.
Broşüre göre, Türkiye'de doğal olarak bulunan 9 bin bitki türünden, 3 bini sadece Türkiye'ye özgü. Türkiye'de doğal olarak 120 memeli hayvan, 440 kuş, 13 sürüngen, 350 balık türü yaşıyor ve 15 memeli, 46 kuş, 18 sürüngen türü yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Dünyanın büyük kuş göç yollarından ikisi Anadolu'dan geçiyor. Türkiye'de uluslararası öneme sahip 56 sulak alan bulunuyor. Sulak alanlar biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en verimli bölgeleri olarak tanımlanıyor. Türkiye'deki toprakların üçte ikisi su veya rüzgar erozyonunun etkisi altında. Bu nedenle her yıl 1 santimetre kalınlığında ve Kıbrıs adası büyüklüğünde toprak yok oluyor.
Bir otomobile yarım ton su
Bir otomobilin hortumla yıkanması yaklaşık yarım ton suya mal oluyor. Geri kazanılan bir ton cam ile yaklaşık 100 litre petrol tasarrufu sağlanacak. Doğaya atılan atıkların yüzde 60'ı boya ve boya ürünleri. 3,7 litre benzin yaklaşık 3 milyon litre içme suyunu kirletiyor. Büyük bir kayın ağacı 72 kişinin bir günlük oksijen ihtiyacını karşılıyor. Bir cam şişe doğada 4 bin, plastik bin, çiklet 5, bira kutusu 10–100 ve sigara filtresi ise 2 yıl süreyle yok olmuyor. Dünyadaki mevcut suların ancak yüzde 1'i kullanılabilir nitelikte. Dünyada her gün sağlıksız sulardan 25 bin kişi ölüyor. Dünya yüzeyinin yüzde 6'sı çölleşmiş, yüzde 29'u da çölleşme yolunda.
Umut 2000'in Türkiye hedefi
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), depremzede çocuklar için başlattığı 'Umut 2000' projesinin, yurdun dört bir yanına yaygınlaştırılmasını hedefleyen Ateş Böceği Projesi'ni hayata geçiriyor.
Deprem bölgesinde 25 bin çocuğu, bilgisayarla ve yeni bir eğitim anlayışıyla tanıştırdıklarını söyleyen TEGV Başkanı İbrahim Betil, bu yıl 10 yeni sponsorun katkılarıyla 100 binin üzerinde çocuğa ulaşarak yeni bir umut projesi oluşturmayı amaçladıklarını belirtti. (Fatih UĞUR)
Kule eylemcilerine ödül
Amerikan Hava Kuvvetleri, bir süredir THY ile kanlı bıçaklı olan hava trafik kontrolörlerine güvenli hizmetlerinden dolayı plaket verdi.
Amerikan Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Türk hava sahası içinde ABD'nin askeri ve sivil uçaklarına iniş ve kalkışlarında verdikleri güvenli hizmetlerden dolayı, Atatürk ile Esenboğa hava limanlarında görev yapan hava trafik kontrolörlerini bir plaketle ödüllendirdi. Atatürk Hava Limanı Uçuş Kontrol Merkezi'nde düzenlenen törende kısa bir konuşma yapan ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nde görevli hava ataşesi Pilot Albay Dennis Danielson, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Atatürk Hava Limanı Başmüdür Yardımcısı Olcay Kılıçoğlu'nu yaptıkları çalışmalardan dolayı kutlayarak plaket verdi. Bu arada DHMİ yetkilileri, eylem olarak adlandırılan sıkıntının tümüyle THY uçaklarının aynı saat diliminde iniş ve kalkışına göre düzenlenen uçuş programından kaynaklandığını belirterek, "THY, tarifesini şirketin çıkarları yönünde düzenliyor. Meydan kapasitesini ise göz ardı ediyorlar. Diğer yandan kontrolör arkadaşlarımız da, normal prosedürü uygulayarak güvenli hizmet vermek için özveriyle görev yapıyorlar." diye konuştular.
Tepemiz vızır vızır
Türk hava sahası, tüm kıtaları birbirine bağlayan ve her gün binlerce yerli ve yabancı uçağın geçiş yaptığı uluslararası bir hava koridoru oldu.
Türk semalarını kullanan uçak sayısı da bu yılın ilk on ayındaki rakamlara göre, 223 bin 578'e ulaştı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) yetkilileri, Brüksel'deki Eurocontrol (Avrupa Hava Trafik Kontrol Merkezi) verilerine göre, Türkiye'nin Avrupa ülkeleri arasında hava trafiğinde son yıllarda en yoğun artışa sahne olan ülkeler arasında yer aldığını söylediler.
İstanbul Atatürk Hava limanı, Avrupa hava limanları sıralamasında günde iniş ve kalkış yapan 500–600 uçak ile 6. sırada yer alıyor. Kontrol ettiği hava sahası Türkiye coğrafyasının üçte biri olan İstanbul Hava Trafik Kontrol Merkezi, Türkiye hava trafiğinin de üçte ikisini yönetiyor.
YÖK hocayı hastanelik etti
Bir süre önce YÖK tarafından görevinden uzaklaştırılan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Saim Arı, görevinden ihraç edildiğine dair kendisine resmi tebligat yapılmadığı halde, aralık ayı maaşının keyfi olarak yatırılmaması sonucu sinir krizine girdi.
Arı, maaşını çekmek için gittiği ATM'de maaşının yatırılmadığını görünce depresyon geçirdi. Arkadaşları tarafından YYÜ Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Saim Arı, tedavi altına alındı. Arı, geçtiğimiz mayıs ayında görevden uzaklaştırılmıştı. Saim Arı'nın avukatı Veysel Sönmezsoy, müvekkilinin bir grup öğrencinin iftirasıyla karşı karşıya kaldığını, üniversite yönetiminin de öğrencilerden aldığı bilgileri çarpıtarak YÖK'e ilettiğini ileri sürdü. Alihan Hasanoğlu / Van CHA
Tasarı tahrik sebebi
'Memura kolay ihraç yasa tasarısı'nın Meclis'e getirilmesini tahrik olarak yorumlayan Akay, "Ülkesini seven herkes bu tasarıya tepki koymalıdır." dedi.
Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu–Sen) üyesi on binlerce memur bugün Ankara Kızılay Meydanı'nda hükümetin dayatmayla getirdiği 'memura kolay ihraç yasa tasarısı'nı protesto edecek. Memurlar mitingde 'kolay ihraç tasarısı'nın aleyhine sloganlar atacak ve dövizler taşıyacak.
29 gün önce Yalova'dan yürüyüş başlatan ve dün Ankara'ya ulaşan Türkiye Kamu–Sen Genel Başkanı Resul Akay, "Bu yürüyüşün bir bölümünü 'Parlamento'ya ve hükümete teşekkür yürüyüşü'ne dönüştürmek isterdik. Ancak bu fırsatı vermediler. Sesimize kulak tıkadılar; eylemimizi görmezlikten geldiler." dedi.
Siyasî bir hesaplaşma
Memurlar seslerini duyurmak için yollarda yürürken, 'Memura kolay ihraç yasa tasarısı'nın Parlamento'ya getirilmesini tahrik olarak değerlendiren Akay, "Kamu çalışanlarının feryadını duymayan hükümet, Parlamento'ya, kıyım yasa tasarısını alel acele getirdi. Bu, memurla siyasî bir hesaplaşmadır. Keyfîliklere ve hukuksuzluklara zemin hazırlayan düzenleme getirerek kamu çalışanlarını tahrik etmektedirler. Somut tahriklerle Ankara'ya giriyorum. Güzel duygularla Ankara'ya adım atmak isterdim." şeklinde sitemini dile getirdi.
Kesin infaz tasarısına ihtar
İnsanlığa, Anayasa'ya ve hukuka aykırı olan bu yasanın çıkmaması için her türlü girişimde bulunacaklarını belirten Akay, tepkisini şöyle dile getirdi: "Kesin infaz yasasının çıkmaması için Ankara Kızılay Meydanı'ndan gerekli ihtar yapılacaktır. Bu ihtarımız doğru anlaşılmazsa her şeyi yapacağımızı bilsinler. Bu tasarının yasalaşması kamuda şiddeti, gerilimi, çatışmayı ve sürtüşmeyi artıracaktır. Ülkesini ve vatanını seven herkesin karşı çıkması ve tepki koyması gereken bir tasarı bu."
Sıra memura gelmez
"Kimse cumhuriyetin nitelikleri ve üniter yapısının arkasına sığınmasın." diyen Akay, "Eğer cumhuriyetin niteliklerini zarar verenler yargılanacaksa, Parlamento ve hükümet üyelerinden başkalarına sıra gelmez. Anayasa'da belirtilen cumhuriyetin nitelikleri hükümetin ve Parlamento'nun ayakları altında çiğneniyor." şeklinde konuştu.
Dün "Demokrasi ve İnsan Haklarına Saygı Etabı"nı Atatürk Orman Çiftliği'nde tamamlayan Türkiye Kamu–Sen Genel Başkanı Resul Akay, miting hakkında şunları söyledi: "Geceyi AOÇ'de kuracağımız 'maaşzede çadırı'nda geçireceğiz. Öğle saatlerinde Anıtkabir'e giderek Atatürk'ün manevî huzuruna çıkarak hükümetin politikalarını şikâyet edeceğiz. Daha sonra Gençlik Caddesi'nden Kızılay'a yürüyerek Kızılay Meydanı'nda büyük buluşmayı gerçekleştireceğiz. Memur kıyımını protesto edeceğiz." (Şahin Ali ŞEN)
Diyanet'ten kitap atağı
Kur'an meali çalışmalarını büyük ölçüde tamamlayan Diyanet, şimdi de tefsir, sahih hadis mecmuası ve dinî kavramlar sözlüğü hazırlıyor.
Devlet Bakanı Fikret Ünlü, Meclis Bütçe-Plan Komisyonu'nda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütçesi görüşülürken bir konuşma yaptı. Yıllardan beri halkın beklediği Kur'an-ı Kerim meali çalışmalarının büyük ölçüde tamamlandığını belirten Ünlü, "Kutsal kitabımızın doğru şekilde anlaşılmasına olanak sağlayacak tefsir çalışması da başlatıldı. "Konulu Tefsir" yazımı ile ilgili alt yapı çalışmaları tamamlandı. Tefsirin örnek fasikülü 2001 Nisan, birinci cildi ise 2001 Ekim ayında yayınlanacak." şeklinde konuştu.
Sahih hadis mecmuası yazılıyor
"Toplumda dinî terimlerin yanlış anlaşılmasının sebep olduğu bazı olumsuzlukların giderilmesi amacıyla dinî kavramlar sözlüğü hazırlanacağını açıklayan Ünlü, sözlüğün 2001 yılı başında piyasaya sunulacağını belirtti. Fıkıh ve hadis kitapları ile ilgili olarak da kapsamlı bir çalışma başlatıldığını ifade eden Ünlü, "Çalışmada ilahiyat fakültesi öğretim üyeleri ile Başkanlık mensupları görev aldı. Bu kapsamda dinin aslından olmayıp, zamanın gelenek ve göreneklerine dayanan ve bugünün koşullarına göre yeniden değerlendirmeye gereksinim duyulan yorum ve görüşler saptanacak; günümüzün sorunlarına çözümler üretmeye yönelik yorumlar belirlenecek. Hadis kitaplarında Kur'an–ı Kerim'in ruhuna ters düşen ve Peygamber'imize ait olmayıp O'na dayandırılan hadisler belirlenerek değerlendirmesi yapılacak; sahih hadislerden oluşan bir hadis mecmuası hazırlanacak." dedi.
Ünlü, Diyanet'in 88 bin 489 kadrosu olduğunu, bunun 11 bin 894'ünün boş olduğunu söyledi. Ünlü, 111 vaiz, 25 murakıp, 3 bin 822 imam hatip ve 42 müezzin–kayyım kadrosuna açıktan atama izni alındığını belirterek, atamaların bu yıl içinde gerçekleştirileceğini söyledi. Ünlü ayrıca, 1.500 açıktan vekaleten ve 500 eski görevliler için açıktan atama izni istendiğini, açık bulunan 720 vaiz ile 60 cezaevi kadrolarına kurum içi ve kurumlararası nakil yoluyla atama yapılması için sınav duyurusu yapıldığını açıkladı. Ankara (ZAMAN)
PKK'dan ölüm emri
Terör örgütü PKK içerisinde görüş ayrılıkları tırmanırken, örgüt yönetimi ve Abdullah Öcalan'a muhalif olan 10 kişi hakkında "ölüm emri" çıkarıldığı öğrenildi.
Alınan bilgiye göre, terör örgütü PKK'nın sözde Başkanlık Konseyi örgüte bir talimat göndererek, "hedef kişiler" ve "çete" diye nitelendirdiği 10 kişinin cezalandırılmasını istedi. Terör örgütünün, DEP eski milletvekili Mahmut Kılınç, Yüksekova eski Belediye Başkanı Nejdet Buldan, örgütün Merkez Komite eski üyeleri Selahattin Çelik, Selim Çürükkaya, kardeşi Dr. Süleyman kod adlı Sait Çürükkaya, Zeki kod adlı Ayhan Çiftçi, Yılmaz kod adlı Yıldırım Kaya, Azman kod adlı Zeki Öztürk, Bilge kod adlı Hüseyin Topgider, Rızgari Merkez Komite eski üyesi Hatice Yaşar'ın "infaz edilmesi" için talimat verdiği belirlendi.
Aslan'a silahlı saldırı
Kamuoyunda "Gazinocular Kralı" olarak tanınan Fahrettin Aslan, Taksim'de uğradığı silahlı saldırı sonucu bacağından yaralandı. Fahrettin Aslan, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde dün saat 13.45 sıralarında, bir kişinin silahlı saldırısına uğradı.
Saldırıda bacağından yaralanan Aslan, kaldırıldığı Alman Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Polis kısa sürede saldırgana ulaştı. Saldırıyı düzenleyen kişinin, Taksim'deki Samara Diskotek'in işletmecisi Vural Sinan olduğu belirlendi. Sinan, 1 adet tabancayla birlikte yakalanarak gözlem altına alındı. Aslan'ın sağlık durumuna ilişkin, Dr. Fikret Tanırgan ve Operatör Dr. Yasin Yavuzer ayrı ayrı açıklama yaptı. Dr. Tanırgan, Fahrettin Aslan'ın sağ ayak bileğinin üzerinden bir kurşunun girip çıktığının belirlendiğini anlatarak, bu kurşunun bir parçasının içeride kaldığını bildirdi. Bu nedenle ayak bileğinde "parçalı kırık" oluşan Aslan'ın genel durumunun iyi olduğunu ifade eden Dr. Tanırgan, bilincinin de açık bulunduğunu kaydetti. Dr. Yavuzer de, damar ve sinirlerinde problem olmayan Fahrettin Aslan'ın yarın (bugün) ameliyata alınacağını söyledi. İstanbul CHA
Bedava sağlık kontrolüne hücum
Samsun'da özel bir hastane ve 2 ilaç firması tarafından vatandaşlara ücretsiz kan şekeri ve tansiyon ölçümü yapıldı.
Büyük Anadolu Hastanesi ile Novo Nordisk ve Ali Raif ilaç firmaları tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen kan şekeri ve tansiyon ölçümüne vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, hastane bahçesinde uzun kuyruklar oluştu. Gün boyunca süren olan ölçümler için gelen vatandaşlar, "Böyle bir organizasyonu düzenledikleri için hastane ve firma yetkililerine teşekkür ederiz. Bu ölçümler dışarıda 5–6 milyon liraya yapılıyor." dediler.
DESTEK ÇOK AMA
Parti temsilcileri yine belediye başkanlarına destek sözü verdiler. Aynı sözler daha önce de verilmişti. Ancak ortalıkta somut bir icraat yok.
Belediye başkanları ile siyasi parti temsilcileri, dün Ankara Sheraton Otel'de düzenlenen bir toplantıda yerel yönetimlerin sorunlarını tartıştılar. Başkanlar, belediyelerin ellerindeki yetkilerin alındığını belirtirken, siyasi parti temsilcileri, yerel yönetimler yasa tasarısının bir an önce yasalaştırılması konusunda görüş birliğine vardılar. Türk Belediyeler Birliği Başkanı Aytaç Durak'ın başkanlık ettiği ve 30'a yakın belediye birliği başkanının katıldığı toplantıda özetle şu görüşler dile getirildi:
Afyon Bel. Bir. Başkanı Hayrettin Barut:
Sorunlar yetki kargaşasından kaynaklanıyor. Bu konunun çözüme kavuşması için yasal düzenleme şart. Başkanların maaşlarına haciz geldi. Bizim de kamu kuruluşlarında alacaklarımız var. SSK borcunu ödemiyor diye biz de onların sularını mı keselim?
Çukurova Bel. Bir. Başkanı Zeki Ünal:
SSK alacakları nedeniyle belediye başkanlarının sorumlu tutulması yanlış. Maliye ve SSK alacaklarının faizleri silinsin ve borçlar belli bir takvimle tahsil edilsin.
İç Anadolu Bel. B. Başk. Tuncay Alemdaroğlu:
Toplantıda bilinenleri anlatmakla sorun çözülmez. Tedbirler ve acil eylem planları ortaya konsun.
Hatay Bel. Bir. Başkanı İdris Şentürk:
Toplantıyı "ağlama duvarı" olmaktan çıkarıp çözüme yönelik önerileri tartışalım.
Muğla Bel. Bir. Başkanı Osman Gürün:
Hükümet yetki devrine gitmeli. Kaynağımız, yetkimiz yok, sorunlarımız çok.
Yalvaç Belediye Başkanı Tekin Bayram:
AB'ye girerken sorunları yerinden çözmeliyiz. Gelin yerel yönetimler yasasını 2-3 ay içinde çıkaralım.
Belediyeler Birliği Başkanı Aytaç Durak: Kendimizi medyaya anlatamıyoruz. Medyayı bilgilendirip kamuoyunun rüzgarını yanımıza almalıyız.
FP Genel Başkan Yard. Veysel Candan:
Yeni yasa tasarısının hazırlanması çalışmalarında ben de bulundum. Bu tasarı da başkanları sınırlıyor, valinin onayını şart koşuyor.
CHP Yerel Yön. Birimi Bşk. Ali Dinçer:
SSK borçlarının haciz yöntemiyle tahsili "Deli Dumrul" yöntemi. Banka soyanlar hâlâ ortada geziyor. Başkanlar da banka kurup soysunlar mı?
DSP Grup Başk. Vekili Emrehan Halıcı
Belediye başkanlarının şikayetleri hizmet kaygısından. Bu işin çözüm yeri Parlamento ise medya ya da sokakları tercih etmeye gerek yok.
ANAP Gn. Başk. Yard. Cengiz Altınkaya:
10-12 yıl önce belediyeler harıl harıl iş yapıyordu. Çare, belediyelerin elinden alınanı geri vermekte. Bıçak kemiğe dayandı. Acil önlemleri destekleyeceğiz.
MHP Gn. Başk. Yard. Ziya Yılmaz:
MHP olarak çözüme yönelik öneriler için çalışma yapıyoruz. Atılacak adımlara hep beraber varız.
DYP Antalya Milletvekili Kemal Çelik:
Belediyelere kaynak aktarımında partizanlık yapılıyor. İçişleri Komisyonu'ndayım. 1,5 yıldır yerel yönetimler yasa tasarısını bekliyoruz. Parlamento diyorsunuz ama parlamentoyu hükümet çalıştırır.
Gürtuna: Biz de müdürlerin suyunu mu keselim
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, SSK primlerini ödeyemeyen belediyelerin mallarına ve başkanların maaşlarına haciz konmasını eleştirdi.
Gürtuna, bu durumda aynı yetkilerin kendilerine de verilmesi gerektiğini belirterek, "O takdirde İSKİ'ye borcu olan kamu kurumlarına da, genel müdürlerine de haciz gidebilsin. Birçok kurumun bize doğalgaz, su borcu var." dedi. Gürtuna, "Aynı yetkiler belediyelerimize de tanınırsa siz bu yetkiyi kullanır mısınız?" şeklindeki sorumuza şu karşılığı verdi: "Ben özel bir kasıt olmadığı sürece kullanmak istemem. Biz neticede uyum içinde çalışmak zorundayız. Bizler şehrine, ülkesine hizmet vermeye çalışan kurumlarız. Ama verimli de çalışması lazım, ona katılıyorum, hesapsızlık olmaz. "
Başkan Gürtuna, "Başkanların moralini yüksek tutmak lazım. Neticede zor şartlarda hizmet vermeye çalışan insanlar. Böyle bir dönemde belediyelerimizin rencide edilmemesi gerekir. Bir yandan belediyelerin eli kolu bağlanıyor, bütün kaynakları kısılıyor ondan sonra da şahsi haciz götürülüyor." diye konuştu. (Ahmet DÖNMEZ)
Kaya'nın cenazesi bugün
Ahmet Kaya'nın cenazesi, bugün Paris Pere-Lachaise Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
Sanatçının eşi Gülten Kaya, Paris Kürt Enstitüsü Başkanı Kendal Nedal ile Paris'te düzenlediği basın toplantısında, "Ahmet Kaya'nın en büyük özlemi Türkiye'ye dönmekti. Bu özlem içerisinde onu uğurlayacağız. Ülkesine, Türkiye'ye küsmüştü. Bunun için burada kalması gerekiyor." dedi. Gülten Kaya, "Türkiye'nin radyo-televizyonlarında Kürtçe şarkılar söylenene kadar mezarının burada kalmasını istediğini" ifade etti.
'Yurtseverliği tartışılamaz'
Ahmet Kaya'nın "yurtseverliğinin hiçbir zaman tartışılmayacağını" savunan Gülten Kaya, sanatçının, "bu çağa hiç yakışmayan uygulamalara" maruz kaldığını ileri sürdü. Gülten Kaya, "O her zaman Türkiye Cumhuriyeti kimliğini taşımaktan onur duydu; ancak bununla birlikte insanların kültürel kimlikleriyle de tanınması gerektiği fikrini savundu." diye konuştu. Gülten Kaya, Fransa'da yaşayıp yaşamayacağına ilişkin soruya cevabında, kendisinin zaten İstanbul'da yaşadığını ve ara sıra Ahmet Kaya'yı görmek için Paris'e geldiğini belirterek, bundan sonra da İstanbul'da yaşamaya devam edeceğini söyledi. Paris A.A
16 trilyonluk hayali fatura
Bursa polisi, hiçbir faaliyet göstermeden sadece bir tabela üzerinden işlem yürüterek 11 paravan şirket aracılığıyla 16 trilyon liralık naylon fatura düzenleyen 7 kişiyi yakaladı.
Aralarında Kartal-1 operasyonunda adı geçen U.T.G.S AŞ'nin alt firması olan Talay Dış Ticaret AŞ ve Ze-RE Tekstil Ticaret AŞ yetkililerinin de bulunduğu 7 kişi, polisteki sorgularından sonra adliyeye sevk edildi. Bursa Emniyet Müdürü Halil Aydın Genç, "Ekonomik terörizme göz yummam. Sadece bir tabela aracılığıyla naylon fatura düzenleyip devleti zarara sokan 7 sanığı ele geçirdik. Operasyonlarımız bundan sonra da devam edecek." dedi. Söz konusu operasyonda yakalanan kişilerin kimlikleri şöyle: Fikret Kardaş (51), Gülbey Kutluay (44), Zekeriya Öztürk (50), Mustafa Genç (42), Cemalettin Öztan (55), Hasan Akti ve Yakup Karaduman.
lFatih KARAKILIÇ/ Bursa CHA
Sıfırlar arttıkça artıyor
Balina operasyonu giderek büyüyor. Şu ana kadar 400 milyon dolarlık hayali ihracat ortaya çıkarıldı. Bu rakamın 1 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor.
Operasyon çerçevesinde Gürcan Güngören (38) ile Hasan Şahin (56) Mali Şube'de yapılan sorgularının ardından dün DGM'ye sevk edildi. Eski vergi denetmeni Hasan Şahin, sorgusunda vergi iade müdürlüklerindeki görevlilere jest adı altında rüşvet verildiğini ve bazı müdürlerin Kıbrıs'ta tatile gönderildiğini dile getirdi. Şahin ifadesinde "Ben baba balina değilim. Asıl baba balinalar Ahmet Öztürkmen ile Bahri Ergin'dir. Kaçmaktan yoruldum. Suçum neyse çekmeye hazırım." dedi. Öte yandan son bir hafta içerisinde 3 operasyon yapan Mali Şube ekipleri olayla ilgili olarak 20 sanığı gözaltına aldı. DGM'ye sevk edilen 18 sanıktan 6'sı tutuklandı.
lRamazan ERCAN / İzmir CHA
Orduevinde patlama
Adana Orduevi yemekhanesinde dün sabah saat 07.30 sıralarında meydana gelen patlamada 12 kişi yaralandı.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde tedavi altına alınan 12 kişiden durumları ağır olan Şafak Gökmen ve Mustafa Çürük, saat 11.50'de Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ait helikopterle Ankara GATA'ya gönderildi. 6. Kolordu Komutanı Korgeneral Oktar Ataman, Balcalı Hastanesi'nde tedavi altında bulunan yaralıları ziyaret etti. Patlamanın yarım kalan sanayi tüplerinin dolum için boşaltıldığı sırada meydana geldiği kaydedildi. lAytekin Gezici / Adana CHA
Emniyet müdürüne soruşturma açıldı
Giresun Valisi Ali Haydar Öner, İl Emniyet Müdürü Ahmet Demirci hakkında, basına izinsiz demeç verdiği gerekçesiyle soruşturma açtı.
Vali Öner, kendisinin il dışında bulunduğu sırada Emniyet Müdürü Demirci'nin yerel bir televizyon kanalında, fuhuş operasyonları ve Emniyet Müdürlüğü hakkında açıklamalar yaptığını hatırlatarak, şunları söyledi: "Emniyet Müdürü, yasağa rağmen basına demeç vererek ve halen soruşturması süren bir dava hakkında konuşup kamuoyunu yanıltmıştır. Demirci, iki ayrı suç işlemiştir. Bu nedenle hakkında soruşturma açtırdım. Fuhuş operasyonları ile ilgili soruşturmalar devam ediyor. Bu soruşturmalar adli ve disipline yönelik soruşturmalardır. Her gün karşımıza yeni suçlamalar yeni suiistimaller çıkıyor. Bunları gördüğümde 'Neler olmuş?' diye hayrete düşüyorum. Bu konuda bizi zan altına bırakanlar yarın mahcubiyet duyacaklar. Yanlış işlere karışan görevli sayısı 2 değil, başkaları da var. Bunların kimliği zamanla ortaya çıkacak."
Eğitimde sorunlar aynı
MEB ve YÖK'ün Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki bütçe tasarıları görüşmelerinde eğitimin "çözülemeyen" sorunları tartışıldı.
Meclis Plan Bütçe Komisyonu'nda MEB ile YÖK'ün bütçe tasarıları görüşmelerine yine kronikleşen sorunlar damgasını vurdu. Komisyon çalışmalarında "başörtüsü, YÖK, ÖSS sistemi, imam hatip liseleri, 12 yıllık eğitim, öğretmen ve öğretim üyelerinin maddi sıkıntıları ile özgürlük" konuları tartışıldı. Bakanlık ve YÖK'ün bütçeleriyle ilgili söz alan üyeler eleştirilerini dile getirirdi. FP'li Zeki Ergezen Milli Eğitim Bakanı'na "12 yıllık eğitime nasıl geçileceğini" sordu. Bakana, "Siz milleti darıltmayın, bu millet size 5 trilyon değil 500 trilyonu da verir" diyen Ergezen, "Halkın sizinle derdi var. İrtica adı altında milletin çocukları okutturulmuyor. İHL'lerde öğrenciler panzerlerle kontrol ediliyor" dedi.
DYP'li Celal Adan, üniversitelerin millete rağmen yönetilemeyeceğine vurgu yaparken, düşünce farklılıklarının cezalandırılmasının ülkeye güç kaybettirdiğini söyledi. Halk desteği olmadan hiçbir problemin çözülemeyeceğine işaret eden Adan, "Halkla bütünleşmeden, baskı ve otoriteyle bu iş olmaz. Üniversiteyi halka açın. Halk YÖK'ten o kadar korkmuş ve bıkmış ki, ona ufak bir tepki gösteren Cumhurbaşkanı'na koşuyor" şeklinde konuştu. MHP'li Hakkı Duran, başörtülü bir doktorla başörtüsüz doktora aynı bakılmasını isteyerek, uzlaşmacı kültüre ancak eğitimle ulaşılabilineceğini söyledi. 30 kişilik sınıf hedefinin hayal olduğunu öne süren DYP'li Mehmet Sağlam, bakanlığın halen 8 yıllık eğitimin altyapısını hazırlayamadığını ifade etti. MGK kararlarından hemen sonra Bakan'ın 12 yıla geçileceğini açıklamasını hayretle karşıladığını söyleyen Sağlam, Bostancıoğlu'na, "Derslik lafını geçin de ne kadar okul yaptığınızı söyleyin." dedi. DSP'li Gaffar Yakın ise paralı eğitime geçilmesini teklif etti.
YÖK Başkanı Gürüz: Bu iş yürümez
Bakan Metin Bostancıoğlu ile YÖK Başkanı Kemal Güzüz ise bütçelerinin yetersizliğinden yakındılar. Bostancıoğlu ile Güzüz, kurumlarına ayrılan bütçe ile eğitimde amaçlanan hedeflere ulaşılmasının zor olduğunu kaydettiler. Gürüz, "Bu bütçeyle bu iş yürümez" dedi. (İbrahim ASALIOĞLU)
Soykırımı anlatacak
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erkut Yücaoğlu, Pazartesi Günü Brüksel'de Avrupa Parlamentosu üyelerine bir yemek vereceklerini ve özellikle Ermeni Soykırımı Meselesini anlatacaklarını söyledi.
Yücaoğlu, "Bizimle beraber Ermeni asıllı Türk vatandaşları da onlara gerçekleri anlatacak. Her platformda ülkemizi daha iyi tanıtmak zorundayız" dedi. Yücaoğlu, Kıbrıs ve Ermeni meselelerinin Türkiye'nin üyelik süreci ile ilgili temel konular ve şartlar olmadığını bu yüzden de yapılması gereken diğer reformların aksatılmadan hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. İSTANBUL
|