Konut teslimi yakın
Mahkeme yoluyla hak sahipliği kazananların artması sonucu 39 bin 376 kalıcı konut yapılması gerekiyor. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Ali Helvacı, konutların çoğunun yıl sonunda biteceğini söyledi.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı denetiminde yapımı sürdürülen 23 bin 650 adet kalıcı deprem konutundan, öncelikle Bolu'dakilerin teslim edilmesi bekleniyor.
Deprem bölgesindeki kalıcı konutlarda inşaatların gerçekleşme seviyesi yüzde 45–50–70 ve 85 arasında değişirken, yüzde 85 gerçekleşme oranıyla bitime yakın Bolu'daki bin 458 konutun, en erken teslim edileceği belirtildi. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Ali Helvacı, "Konutların büyük bölümünü, taahhüt ettiğimiz gibi yıl sonunda teslim edeceğiz." dedi.
Önce kur'alar çekilecek
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Ali Helvacı, konutların normal olarak iş programında belirtildiği sürede teslim edileceğini bildirdi. Teslimatların bölüm bölüm ya da aynı anda olabileceğini ifade eden Helvacı, "Şu anda onun planlarını yapıyoruz. Ama öncelikle kur'alar çekilecek." diye konuştu.
Helvacı, bakanlık tarafından ihalesi yapılan ve bakanlığın sorumluluğunda yaptırılan konutların büyük bir bölümünün yıl sonunda teslim edileceğini ve bu konuda daha evvel verdikleri sözlerinin geçerli olduğunu kaydetti. Helvacı, halen yapımı devam eden konutlardan, inşaat seviyelerine göre gerçekleşme oranı en yüksek yüzde 85 ile Bolu'daki bin 458 konutun geldiğini ve bunu yüzde 70 ile Kocaeli'deki konutların izlediğini bildirdi.
Henüz başlanmayan var
Dünya Bankası kredisiyle yaptırılacak konutların inşaasına ise henüz başlanmadı.
Bakanlık yetkilileri, Dünya Bankası'nın yaptıracağı konutların yer seçimi ve kamulaştırmalarının bakanlık tarafından yapıldığını ve konutların ihaleye çıkarılma aşamasına gelindiğini bildirdiler. Yetkililer, her türlü ön çalışmanın yapıldığını belirterek, bir an evvel Dünya Bankası'nın ihale açmasını beklediklerini kaydettiler.
Dünya Bankası kredisiyle yaptırılacak konutlar için Bakanlık tarafından toplam 579 hektarlık alan kamulaştırılırken, kamulaştırmalara karşın 22 trilyon 459 milyar 449 milyon lira ödeme gerçekleştirildi.
İstimlâk edilen yerler
Yetkililerden alınan bilgiye göre, yapımı gerçekleştirilecek 12 bin 68 adet Dünya Bankası konutu için kamulaştırılan alanlar ile bu alanlara ödenen kamulaştırma bedelleri şöyle: Kocaeli: Merkez Gündoğdu: 2.820 konut için 94 hektarlık alan kamulaştırıldı. (Kamulaştırma bedeli: 4.951.758.909.TL.)
Gölcük Saraylı (Şirinköy): 3 bin 592 konut için 135 hektar (12.234.315.325.000. TL.)
Körfez–Hereke: 980 adet konut yapılacak. 35 hektarlık alan kamulaştırıldı. (Orman'dan tahsis)
Gebze Şekerpınarı: 558 konut yapılacak. 108 hektarlık alan kamulaştırıldı. (Kamulaştırma bedeli: 3.273.375.000.000.TL)
Sakarya: Merkez–Camili–Kayrancık: 2 bin 608 konut yapılacak. 140 hektarlık alan kamulaştırıldı. (Kamulaştırma bedeli olarak 2.000.000.000.000. TL. ödendi)
Düzce: Merkez Kazıkoğlu'nda 622 konut için 29 hektarlık alan, Gölyaka'da 282 konut için 17 hektarlık alan ile Cumayeri'nde 100 konut için 21 hektarlık alan Orman'dan bedelsiz olarak tahsis edildi.
Karamürsel Merkez'de yapılacak 506 konut için yaklaşık 35 hektarlık alanda bakanlığın yer seçimi çalışmaları devam ediyor.
Yetkililer bakanlık tarafından yapımı devam eden konutların ise bitirilme aşamasında bulunduğunu belirttiler.
Halen bakanlığın dış kredili olarak yaptırdığı 15 bin 502 konut ile iç finansman olarak devletin kaynaklarından karşılanarak yapımı sürdürülen 7 bin 650 konutla birlikte, toplam 23 bin 152 konutun yapımının kısa sürede bitirileceğini bildirdiler.
Bakanlığın kontrolündeki konutların halen 7 bini Düzce'de, 650'si İstanbul İkitelli'de, bin 458'i Bolu'da, 2 bin 202'si Sakarya'da, 6 bin 772'si Kocaeli'de ve 5 bin 120'si ise Yalova'da bulunuyor.
Konutların yer seçimlerinde kamulaştırma bedeli olarak 42 trilyon 650 milyar lira kamulaştırma bedeli ödendiği belirtildi.
Hak sahipliği sayısı değişiyor
Öte yandan Bakanlığın yaptırmayı planladığı konut sayısının her geçen gün değiştiğine dikkati çeken Bakanlık yetkilileri, bunun, eskiden hak sahibi görünmeyen bazı vatandaşların, mahkeme kararıyla hak sahibi olmalarından kaynaklandığını bildirdiler. Yetkililer, yapımı gerçekleştirilecek kalıcı konut sayısının en son gelen rakamlara göre 39 bin 376'ya ulaştığına dikkati çektiler. Bu konuda sıkıntıları bulunduğunu belirten yetkililer, planlanan konut sayısının sürekli değiştiğini kaydettiler. Bakanlığın planına göre 574 adet hibe konut, 15 bin 502 adet dış kredili, 7 bin 650'si iç kaynaklardan, 12 bin 68'i de Dünya Bankası kaynaklarıyla olmak üzere, toplam 35 bin 794 adet konut yapılacak.
İnşaatlarda aksama yok
Yetkililer, inşaatlardan hiçbir sorunları olmadığını, bir müsteşar yardımcısının koordinatör olarak kalıcı konut bölgelerinde görev yaptığını belirtirken, burada en önemli sorunun doğal etkenler olduğuna işaret ettiler.
Hava durumunun inşaatların yapımını etkilediğine dikkati çeken yetkililer, "Neyse ki son zamanlarda hava çok iyi gidiyor. Tabii bizim de çalışmalarımız iyi gidiyor." diye konuştular.
Kalıcı deprem konutlarını, "Asrın en büyük organizasyonu" olarak niteleyen bakanlık yetkilileri, konutların şehirlerin gelişimine göre, çağdaş normlarda yapıldığını kaydettiler.
Depremle yıkıldık bankayla tükendik
Yönetimi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilen Yurtbank'ta off–shore hesapları bulunan Kocaelili yaklaşık 350 mudi, banka eski yöneticileri hakkında İstanbul Mali Şube Müdürlüğü'ne şikayette bulundu.
Kocaeli'den bu sabah 3 otobüsle hareket ederek İstanbul'a ulaşan mudiler, Mali Şube Müdürlüğü'ne başvurarak, "çete halinde bankacılık faaliyeti aracılığıyla dolandırıcılık yaparak zimmetlerine para geçirdiklerini" iddia ettikleri 24 eski banka yöneticisi hakkında şikayet dilekçeleri verdiler.
Mudilerin dilekçelerinde, Yurtbank'ın eski sahibi Ali Avni Balkaner ile banka eski yöneticileri Pelin Balkaner, Muzaffer Hakan Balkaner, Ahmet Uğur Balkaner, Zeynep İlker, Süleyman Ekiz, Mustafa Nihat Yurdakök, Engin Aras, Aydoğan Semizer, Bayram Eser, Murat Yanık, Cantürk Dedeoğlu, Metin Ataşen, Ömer Yüksel, Cengiz Oğuz, Sinan Solok, Tülin Türkgüngör, Özcan Kaşlıoğlu, Mustafa Kırali, Bülent Okandar, Haluk Onaran, Kürşat Darbaz, Ayhan Demir ve Gürcihan Sakal için yasal işlem yapılması isteniyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde, Yurtbank'ta off–shore hesapları olan Kocaelili mudiler adına açıklama yapan Raşit Yıldız, bankaya yatırdıkları paraların kendilerinin haberi olmadan off–shore hesaplarına aktarıldığını kaydederek, "Marmara depremiyle yıkılmıştık. Bu olaydan sonra ikinci kez yıkıldık" dedi.
Bu arada, emniyette gözlem altında bulunan banka eski yöneticilerinin ifadeleri sonucu, off–shore hesaplarına yatırılan paraların büyük bölümünün borsada batırıldığı öne sürüldü. İSTANBUL
İstimlâkzedeler yine gösteri yaptı
Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde, toprakları Türkiye Kömür İşletmeleri'nce (TKİ) istimlak edilen 14 köyün halkından bir grup, Çalışma Bakanlığı önünde protesto eylemi yaptı.
İstimlak işlemleri öncesinde kendilerine iş verileceği ve işe almada öncelik tanınacağı gibi vaadlerin tamamen unutulmasından yakınan köylüler, Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğde, taşınmaz malları kamulaştırılan ya da kamulaştırma nedeniyle geçim imkanını kaybedenlerin kamulaştırma yapan kuruluş tarafından sınavsız işe alınmasının kesin hüküm olarak yer aldığını hatırlattılar.
Linyit havzası üzerinde bulunan Beke, Ömerler, Bozbelen köylerinin tamamen kamulaştırıldığı, Gürağaç, Hamitabat, Demirbilek, Karakaya, Yörgüç, Küçükilet köylerinin de linyit üretim havzası içinde olduğu ve kamulaştırma faaliyetlerinin başladığı öğrenildi.
İş bırakma eylemine destek
Kocaeli Sendikalar Birliği (KSB), Emek Platformu'nun iş bırakma eylemini destekleme kararı aldı.
KSB Sekreteryası'ndan yapılan yazılı açıklamada, platformun iş bırakma eyleminin demokratik bir hak arayışı olarak nitelendirildiği belirtilerek, "Bu haklı eylemi destekliyoruz. Bu destek, birlik üyesi her sendikanın, üyeleriyle demokratik etkinlikler belirlemesi somutunda olacaktır" denildi. Birliğin, bölgedeki çalışma yaşamından kaynaklanan her soruna, sendika ayrımı yapmaksızın sahip çıkacağına değinilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi: "Birlik üyesi her sendika, diğer tüm sendikaların sorunlarını, kendi sorunu gibi algılayan bir sendikal birliğe ulaştığının altını çizer. Birlik bünyesindeki sendikaların üyeleri, tüketimden gelen gücünü kullanarak, sendikasız işçi çalıştıran işyerlerinin üretmiş olduğu ürünleri tüketmeyecektir."
2001 yılı bütçesi ve yerel yönetimler yasası hakkındaki düşüncelerin de dile getirildiği açıklamada, şöyle devam edildi: "IMF direktifleri doğrultusunda hazırlanan ve çalışanları daha da yoksulluğa itecek, eğitim, sağlık, ve sosyal güvenlik haklarını yok sayacak 2001 yılı bütçesine karşı demokratik haklar kullanılarak, halktan yana bütçe için mücadele edilecektir. Yerel Yönetimler Yasası'nın bir an önce çıkarılması zorunludur. Çünkü, bölgemizdeki bütün belediyeler, deprem sonrası yaşadıkları sıkıntıları aşmak bir yana, gelirlerindeki düşüş nedeniyle hizmet üretemez hale gelmiştir. Bu nedenle, yasanın çıkarılıp, bu kurumlarda çalışan işçi arkadaşlarımızın mağduriyetleri de önlenmelidir." İZMİT
Cumhuriyet'in haberi asılsız
Tekirdağ Tarım İl Müdürlüğü, 16 Kasım 2000 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan "Tekirdağ limanında tehlike" başlıklı haberin asılsız olduğunu açıkladı.
"Tekirdağ limanına gelen ve Bunge Gıda Ticaret AŞ'ye ait buğday tohumunun fiili ithali için Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı, Tekirdağ Gümrük Müdürlüğünün 14–11–2000 tarih ve 15402 sayılı yazıları ile Tekirdağ Tarım İl Müdürlüğü'ne müracaatı yapılmıştır. Bunun üzerine, gümrük yetkilisi ve firma yetkilisi ile birlikte aynı gün gemiden numuneler alınmıştır" denilen açıklamada, alınan numunelerden bir bölümünün standart analizleri ve alfatoksin analizinin yapılması için Tekirdağ İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğü'ne, diğer bir bölümünün de İstanbul İl Laboratuarı'na gönderildiği belirtiliyor.
Tarım İl Müdürlüğü, Tekirdağ İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğü'nden alınan muayene ve analiz raporunda herhangi menfi bir bulguya rastlanmadığını, İstanbul İl Laboraruarı'ndan gelecek tahlil sonucunun ise beklendiği ve malın girişi ile ilgili bir işlem yapılmadığını bildirdi.
12 bin aileye tüp dağıtılıyor
Kocaeli'de, çadırkent ve prefabrik konutlarda barınan depremzedelere, LPG tüpü dağıtımına başlandı.
Vali Yardımcısı Kamil Sarıarslan, yaptığı açıklamada, 3 çadırkentte 505 aileden 1763 ve 4 prefabrik konut alanlarında 11 bin 823 aileden 46 bin 619 olmak üzere, toplam 12 bin 328 aileden 48 bin 382 kişinin barındığını söyledi.
Ailelerin tümüne LPG tüpü dağıtımına başlandığını ifade eden Sarıaslan, "Planlanan, ayda 2 LPG tüpü dağıtılmasıdır. Ancak, havaların öngörülenden çok soğuk geçmesi halinde, tüp sayısı artırılacaktır. Depremzedelerin kış aylarındaki sorunlarını giderme yönündeki çalışmalarımız aralıksız sürüyor" diye konuştu. İZMİT
Sakarya üvey evlat
Sakarya Barosu Başkanı Avukat Fikret Erdem, depremden sonra Adapazarı'nın hâlâ üvey evlat muamelesi görmeye devam ettiğini söyledi.
17 Ağustos depreminden en çok hasarı alan Adapazarı'nın Ankara tarafından ihmal edilmesi tepkileri artırırken, son olarak Sakarya Barosu da patladı. Sakarya Barosu Yönetim Kurulu adına bir açıklama yapan Başkan Fikret Erdem, hükümetin mevcut problemleri çözeceğine, yeni problemler ortaya çıkardığını söyledi.
Kinci deprem
Erdem, yaptığı yazılı açıklamada, deprem sebebiyle işyerleri yıkılanların yanı sıra, şehirdeki altyapı çalışmalarıyla ayakta kalan işyerlerinin de ticari hayatta olumsuz yönde etkilendiğini belirterek alışverişlerin il dışına çıktığını söyledi. Hükümetin deprem sonrasında 1 yıl ödemesiz, 2 yıl geri ödemeli olarak yıllık yüzde 20 faizle alınan kredilerin Halk Bankası tarafından geri ödenmesinin istendiğini belirten Erdem, "Bu durum Sakarya'nın ticari hayatını fevkalade etkileyecek, ayağa kalkma çabası içerisindeki esnaf ve serbest meslek gruplarının ikinci bir deprem yaşamalarına neden olacaktır." dedi. Halk Bankası kredileri konusunda hükümet tarafından uygulanan sistemin geçmişte Erzincan depreminin çok gerisinde kaldığını ifade eden Fikret Erdem şunları söyledi: "3838 sayılı Erzincan Yasası'nın 18. maddesinde bu kredilerin 2 yıl ödemesiz olacağı hükme bağlanmışken ve bölgede çalışan devlet memuru statüsündeki personele 7269 sayılı Kanun'a uygun olarak fazla çalışma ücreti yanı sıra en yüksek devlet memuru maaşının yüzde 50'si oranında aylık tazminat ödenmesi hususu da dahil birçok konuda bu kanun uygulamasının çok gerisinde kalan düzenlemelerle Sakaryalı depremzede mağdur edilmiştir. Mali yükümlülükler açısından Sakarya'da halen 'mücbir sebep' şartları devam etmektedir."
Erdem, Sakarya milletvekillerinin Adapazarı'nın meselesini gerekli yerlere taşımada başarısız olduklarını ve hükümete Sakarya'nın sesini duyuramadıklarını sözlerine ekledi. (Duran SAVAŞ)
Ekonomi darbe yedi
Özelleştirilen bankaların battıktan sonra yeniden devlete devredilmesi sonucu ekonominin ağır darbe yediği belirtilerek garantinin kaldırılması istendi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Vekili Mahmut Yılmaz, liberal ekonominin kurallarının tam anlamıyla uygulanabilmesi için bankalar üzerindeki devlet garantisinin tamamen kaldırılması gerektiğini söyledi.
Yılmaz yaptığı açıklamada, sermaye yapısı yeterli olmadığı halde, bazı iş çevrelerinin banka satın alma yoluna gittiklerini belirterek, bu durumun ileride telafisi zor ya da mümkün olmayan ekonomik kayıplar doğurduğunu bildirdi.
"İçi boşaltılarak" Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalara dikkati çeken Yılmaz, yakın geçmişte yaşanan deneyimlerin bu savını doğruladığını söyledi.
Başarılı adımlar atılamadı
Yılmaz, enflasyon ile mücadele ve istikrar programının, yalnızca para politikalarıyla sınırlı tutulduğunu, yapısal önlemler konusunda ise başarılı adımlar atılamadığını öne sürerek, şöyle konuştu: "Enflasyon ile mücadele konusunda tek somut politika, Merkez Bankası tarafından ortaya konulan ve başarılı da olan para politikası. Ancak bu yeterli değil. Mutlaka yapısal tedbirlerle desteklenmesi gerekir. Ne yazık ki irili ufaklı kurulan yeni özel bankalar, ya da özelleştirilen devlet bankaları ile yaşadığımız deneyimler, hiç iç açıcı değil. Üstelik bu bankaların tüm işlemleri devlet garantisi altında. Bankalar üzerindeki devlet garantisi tamamen kaldırılmalı. Bir anlamda önce özelleştiriyorlar sonra devletleştiriyorlar. Bu yolla bir yere varılamaz."
Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan İş güvencesi Yasa Tasarısı'nı da eleştirerek, "İşverenin güvencesinin olmadığı bir yerde işçinin de güvencesi zor olur." dedi.
Enflasyonun düşüş trendini sürdürmesine rağmen, ekonominin lokomotifi konumundaki ihracatta beklenen artışın gerçekleşmediğini anlatan Yılmaz, tasarının hayata geçmesiyle işverenlerin mahkemelerle uğraşmak zorunda bırakılacağını savundu. BURSA
Kirli su paniği
Gemlik'te içme sularının bulanık, kokulu ve kirli olduğu iddiası halk arasında paniğe neden oldu.
Kaymakam Sadettin Genç ile Belediye Başkanı Mehmet Turgut, hastane ve sağlık ocaklarını gezdi. Turgut, sağlık görevlilerinden aldığı bilgiye göre, şu ana kadar resmi bir şikayetin ulaşmadığını belirterek, "Vatandaşları suyu kaynatarak içmeliler." dedi. GEMLİK
Kaçak etin göstergesi
Kaçak et konusunun yıllardır kanayan bir yara olduğunu söyleyen Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Batmaz, hayvancılık sektörünün kazanç kapısı olabileceğini vurguladı.
Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Batmaz, kamuoyunun gündeminde olan kaçak et operasyonlarının, ülke hayvancılığının içinde bulunduğu olumsuz gelişmelerin bir sonucu olduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Batmaz, "Etin kilosunun 3 milyon liraya satıldığı bir dönemde kilosu 1 milyon liraya satılan sucuk–salam gibi et ürünleri, kaçak giren etlerin nerelerde değerlendirildiğinin göstergesidir." dedi.
Et açığı 350 bin ton
Prof. Dr. Batmaz yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'de 350 bin ton dolayında et açığı bulunduğunu, bunun çeşitli kaynaklardan karşılandığını bildirdi. Kaçak et sorununu, "yıllardır kanayan bir yara" olarak nitelendiren Prof. Dr. Batmaz, bu konuda yapılan sorumsuz açıklamaların kamuoyunu rahatsız ettiğini kaydetti.
Et sanayiinin, gerek ülke insanının yeterli ve dengeli beslenmesine sağladığı katkı, gerekse ekonomiye sağladığı ek kaynak ve yeni istihdam imkanları sunması nedeniyle özel bir önem taşıdığına işaret eden Prof. Dr. Batmaz, şöyle devam etti:
"Hayvancılık, ekonomimizi 2000'li yıllarda taşıyacak lokomotif sektörler arasında yer alır. Bütün olumsuz tabloya rağmen, Türkiye'deki hayvancılık potansiyeli elverişli önlemler sayesinde harekete geçirilirse, hayvansal üretim, gıda sanayii ve Türkiye ekonomisi açısından bir can yeleği olabilir."
Polisiye tedbirle önlenebilir
Prof. Dr. Batmaz, kaçak yollardan yurda giren etlerin soğukta depolanmasının ekonomik olmadığından en kısa sürede piyasaya sunulduğunu ifade ederek, "Etin kilosunun 3 milyon liraya satıldığı bir dönemde kilosu 1 milyon liraya satılan sucuk–salam gibi et ürünleri, kaçak giren etlerin nerelerde değerlendirildiğinin göstergesidir. Bunun kontrol altına alınması, ancak polisiye tedbirlerle mümkün." dedi.
Et üretim açığının kapatılması için hayvancılık sektörüne yapılacak yatırımlarla bol miktarda ve kaliteli ürünlerin elde edilmesi halinde döviz kaybının önemli oranda azalacağına dikkati çeken Prof. Dr. Batmaz, bu sayede kaçak et yoluyla gelen salgın hastalıkların da önlenmesinin mümkün olacağını sözlerine ekledi.
22 belediyenin prim borcu: 11,9 trilyon
Zonguldak'ta, 22 belediyenin sigorta prim borcu toplam 11 trilyon 907 milyar liraya ulaştı.
Edinilen bilgiye göre, Sosyal Sigortalar Kurumu'na (SSK) prim ve gecikme ile tasarruf ve sosyal yardım zammı borçlarının toplamı bakımından Zonguldak Belediyesi 5 trilyon 200 milyar lirayla başı çekiyor.
Yetkililer, ödemelerin bir an önce yapılması için belediyelerin uyarıldığını belirttiler.
Zonguldak belediyelerinin borçları şöyle:
Belediye Borç miktarı
(milyar TL)
Kozlu : 1.700
Alaplı : 1.230
Çaycuma : 900
Kilimli : 650
Devrek : 491
Gülüç : 375
Armutçuk: 233
Gelik : 185
Saltukova: 125
Muslu : 120
Çatalağzı: 120
Filyos : 95
Gökçebey: 95
Ormanlı : 82
Eğerci : 78
Perşembe: 65
Sivriler: 42
Öğberler: 38
Gökçeler: 35
Güneşli : 27
Gümeli : 21
Sobaya tiner dökünce yandı
Edirne'de, mobilyacıda çırak olarak çalışan genç, yanan sobaya tiner atmak isterken yandı ve hastanede tedavi altına alındı.
Alınan bilgiye göre, Küçük Sanayi Sitesi'nde Necip Pazarcı'ya ait Duygu Mobilya atölyesinde çalışan ve Erkek Yetiştirme Yurdu'nda barınan Yasin Çobanoğlu (16), işyerine geldiğinde, sobanın içindeki odunları yakmaya çalıştı. Çobanoğlu, odunları tutuşturmakta güçlük çekince tiner döktü. Tinerin parlaması sonucu giysileri yanmaya başlayan Çobanoğlu, çevre dükkânlarda çalışanların müdahalesi ile söndürüldü. Çobanoğlu, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik Cerahi Bölümü'ne kaldırıldı. Vücudu 3. derece yanan Çobanoğlu'nun hayatî tehlikesi devam ediyor.
Kaçak işçi çalıştırana ceza
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, 1 milyon yabancı kaçak işçi çalıştırıldığını belirterek "Yabancı kaçak işçi çalıştırılmasını önlemek için sert tedbirler alacağız" dedi.
Bakan Okuyan, Adapazarı SSK Hastanesi'nde incelemelerde bulunmak için geldiği Sakarya'da basın mensuplarının sorularını cevaplandırırken, yabancı kaçak işçi sorununu gündeme getirdi. Türkiye'de başka ülkelerden gelen 1 milyon kaçak işçi bulunduğunu ifade eden Okuyan, bunların Türkiye'de işsiz gezen Türk işçilerin haklarını yediğini söyledi.
Yapacakları yasal bir düzenleme ile kaçak işçi çalıştırılmasının önüne geçileceğini dile getiren Yaşar Okuyan "Kaçak işçi çalıştıran yerlere kaçak işçi başına 2,5 milyar lira ceza kesilecek. Eğer aynı işyeri ikinci denetimde de kaçak işçi çalıştırdığı görülürse bu kez işçi başına 5 milyar lira ceza kesilecek. Türkiye'de kaçak işçi çalıştırılmasının önüne geçmekte kararlıyız" dedi.
İşveren sendikalarının baskısıyla İş Güvenliği Yasa Tasarısı'nın geciktirildiği yolundaki bir soruya ise Bakan Okuyan "Hangi sendikadan bahsediyorsunuz? O sendika işçi güvenliği için ne yapmış? Söz konusu tasarıyı mutlaka hayata geçireceğiz. Bunu kimse önleyemeyecek." şeklinde konuştu.
SSK hastaneleri önünde yığılmaları engellemek için telefonla randevu sisteminin yaygınlaştırılacağını ve 1 yıl içerisinde tüm SSK hastanelerinde bu uygulamaya geçileceğini ifade eden Okuyan şöyle konuştu: "SSK hastaneleri özel hastanelerle rekabet edecek bir düzeye gelecek. Hatta SSK hastaneleri, özel hastanelerden daha gözde olacak."
Aldıkları tedbirlerle SSK'da 3 milyar dolarlık tasarruf sağladıklarını vurgulayan Okuyan, SSK'nın son 8 yılda ilk defa bu yıl hazineden destek almadan hizmetlerini sürdürdüğünü söyledi.
(DURAN SAVAŞ)
BSEC Marmara-1 iş başında
Karadeniz Ekonomik İşbirliği çerçevesinde Ukrayna'dan kiralanan dünyada 6, Türkiye'de yalnızca bir adet bulunan ve İzmit Büyükşehir Belediyesi yan kuruluşu İZAYDAŞ işletmesinde faaliyet gösteren BSEC Marmara—1 gemisi İstanbul—Tuzla'da ekolojik faaliyetlerine başladı.
BSEC Marmara—1, gemilerin sintinesinde bulunan yağlı ve kirli suları alıp, ayrıştırıp temiz bir halde denize bırakmak, gemiler boş iken dengeyi sağlamak için balast tankına aldığı suları temizleyerek denize basmak ve gemi tankerlerini yıkamak ve gazlardan arındırmak için 15.11.2000 tarihinden itibaren İstanbul—Tuzla'da İstanbul Büyükşehir Denizcilik Limanı'nda konuşlanarak ekolojik faaliyetlerine başladı.
İlk lisanslı ekolojik gemi
Arıtma gemisi olarak Çevre Bakanlığı'ndan "işletme lisansı" alan ve bu suretle Türkiye'de ilk lisanslı ekolojik gemi olma özelliğini de taşıyan BSEC Marmara—1 gemisi günlük 500 ton slop ve balast arıtma imkanına sahip. İki bin 200 tonluk depolama kapasitesine de sahip olan gemi denizlerin gemiler tarafından kirlenmesinin önlenmesi açısından önem arz ediyor.
(FİKRİ KAYA)
Fransa Büyükelçisi Bursa’da
Çeşitli inceleme ve araştırmalar yapmak için Bursa'ya gelen Fransa Büyükelçisi Berrard Garcia, Vali A.Fuat Güven'e yaptığı ziyarette Fransa'nın Türkiye ile yakın diyaloğlar içinde olduğunu ve AB'ye girme konusundaki çalışmalarını desteklediğini belirtti.
Helsinki'de yapılan toplantıda Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın Türkiye'nin AB'ye girmesi taraftarı olduğunu ve bundan sonra da gayretlerini devam ettireceklerini ifade eden Garcia, "Belgeler değiştirilmiş olsa bile ifadede zorlayıcı bir durum yoktur. Pazartesi AB'ye sunulacak belge farklı da aynıda olabilir." şeklinde konuştu.
Dostu—düşmanı bilmeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yer yer sıkıntıya girdiğini ve kanunların tam uygulanamadığını dile getiren Büyükelçi Garcia, "Demokrasinin tam uygulandığı Fransa'da bile yer yer bu tür sıkıntılar yaşanıyor." dedi. Türkiye ile ilişkilerini geliştirerek devam ettirmek istediklerini dile getiren Büyükelçi Garcia, "Bazı odaklar Türkiye'nin AB'ye girmesini ve Fransa ile sıcak ilişkide olmasını istemiyorlar. Türkiye de dostunu düşmanını iyi bilmeli." tavsiyesinde bulundu.
(Kahraman ŞAHİNTAŞ)
Gönen’de vergi verenlere ödül
Balıkesir'in Gönen ilçesinde, 1999 yılı faaliyetlerinden dolayı en yüksek gelir ve kurumlar vergisi ödeyen kişi ve kuruluşlar plaketle ödüllendirildi.
Gönen Ticaret Odası Başkanı Emin Mehmet Karatan, her yıl düzenledikleri ödül töreniyle işadamlarını vergi vermeye teşvik etmeye çalıştıklarını hatırlattı.
2001 yılı bütçesinde, bazı ek vergilerin alınmaya devam edeceğini belirten Karatan, yüksek vergi oranlarının kayıtdışı ekonominin büyümesine sebep olduğunu öne sürdü.
Karatan, toplumsal barışın sağlanabilmesi için sabit ve dar gelirlilerin vergi yükünün hafiletilmesi gerektiğini savundu.
Plaketle ödüllendirilen kişi ve kuruluşlar şöyle: "Ali Can Selen, Müfit Soygül, Hayrettin Çoban, Zafer Narman, Atabey Soykan, Furina Besin Maddeleri Ltd. Şti., Benek Tekstil Ltd. Şti., Teksüt AŞ, Özer Gıda Ltd. Şti., Sarıköy Tarım Ürünleri AŞ."
Elektriği sis kesti
İstanbul'da birçok semtin uzun saatler boyunca elektriksiz kalmasına, kirli, sisli ve rutubetli havanın cihazlarda arızalara yol açması sebep gösterildi.
İstanbul'da başlayan yoğun sis, kentin Avrupa yakasının büyük bölümünü elektriksiz bıraktı. Önceki gece bastıran ve dün sabah da etkisini sürdüren yoğun siste, Ambarlı Santralı'ndaki elektrik şebekesine su zerrecikleri sızdı.
TEAŞ görevlileri, birçok semti karanlıkta bırakan arızayı gidermek için dün yoğun çaba sarfetti. Türkiye Elektrik Üretim A.Ş (TEAŞ) yetkilileri, İstanbul'da Küçükçekmece, Bahçelievler, Bağcılar, Taksim, Kasımpaşa'nın bir bölümü ile Bakırköy, Florya, Yeşilköy, Halkalı, Mahmutbey, Beylikdüzü ve Yenibosna semtlerinde dün meydana gelen elektrik kesintilerinin, "kirli, sisli ve rutubetli hava nedeniyle, Ambarlı Santralı, izolatörler ve teçhizatta meydana gelen arızalardan kaynaklandığını" belirttiler.
Elektrik yoksa su da yok
Öte yandan İSKİ, İstanbul'da önceki geceden itibaren meydana gelen su kesintilerinin TEDAŞ'ın uyguladığı elektrik kesintisinden kaynaklandığını açıkladı.
İSKİ'den yapılan yazılı açıklamada, dün 02.20'den itibaren kesilen elektrikler nedeniyle İSKİ tasfiye merkezlerinde aksamalar yaşandığı; ancak bunların da 3 saat içerisinde düzene sokulduğu belirtildi. Açıklamada su sıkıntısının bulunmadığına dikkat çekilirken, TEDAŞ'ın düzenli elektrik vermesiyle bu sorunun da ortadan kalkacağı ifade edildi.
Batı taklitçiliği ilerletmedi
İslami İlimler Araştırma Vakfı (İSAV) Başkanı Prof. Dr. Ali Özek, maddi, manevi ve ilmi bakımdan yenilenmenin kaçınılmaz olduğunu söyledi.
İslami İlimler Araştırma Vakfı (İSAV) tarafından düzenlenen "Modernleşme, İslam Dünyası ve Türkiye" konulu sempozyum, Topkapı Eresin Otel'de başladı.
Yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda akademisyen ve ilim adamının katıldığı sempozyumun açılışında İSAV Başkanı Prof. Dr. Ali Özek, çarpıcı bir konuşma yaptı.
Maddi, manevi ve ilmi bakımdan yenilenmenin kaçınılmaz olduğuna değinen Prof. Dr. Ali Özek, Avrupa'nın aksine 17. asırdan sonra İslam ülkelerinde yenilenme anlayışının statükoculuğa terkedildiğini, İslam ülkelerinin batı medeniyetlerini taklitten öte geçemediğini söyledi.
Aynen almak hata idi
Kendisini yenileyemeyen sistemlerin zamanla cazibesini ve çekiciliğini kaybetmeye mahkum olduğunu vurgulayan Prof. Özek, 17. asırdan sonra islam ülkerindeki idarecilerin kendi sistemlerini yenileme yerine batının sosyal ve hukuki sistemlerini olduğu gibi alma yoluna gittiklerini kaydetti. Prof. Özek, modernleşme diye adlandırılan sürecin tarihi, psikolojik, sosyolojik ve dini yönlerini iyi tesbit etmek gerektiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti:
"Neden bu ülkeler kendi sistemlerini yenileme yerine, başka sistemleri alma yoluna gitmişlerdir? Eğer İslam alimleri, devleti yönetenlerin ihtiyaç duydukları yenilikleri kendi sistemleri içinde gerçekleştirebilselerdi, özellikle İslam ülkeleri bugün bulundukları konumdan başka bir konumda olurlardı."
Oturum başkanlığını Prof.Dr. Salih Tuğ'un yaptığı sempozyumun ilk gününde Sabancı Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şerif Mardin, "Genel hatlarıyla modernleşme" konulu bir tebliğ sundu. Yarın sona erecek sempozyumda, Notre Dame Üniversitesi'nden Prof. Dr. Fred. Dallmayr, İngiltere Exeter Üniversitesi'nden Prof. Dr. Grace Davie, Mısır Amerikan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ernest Wolf Gazo de birer tebliğ sunacaklar. İSTANBUL (CHA)
Bulut'tan Zaman'a ziyaret
Bahçelievler Belediye Başkanı Saffet Bulut, Zaman Gazetesi Genel Müdürü Recep Uzunallı'yı ziyaret ederek yerel yönetimlerin içine düştükleri sıkıntılar hakkında bilgi verdi.
Saffet Bulut, "Yerel yönetimler olarak hem ekonomik sıkıntılar, hem de yetki sıkıntısı yaşıyoruz. Devlet büyüklerimiz vatandaşın sağlık ve huzurunu düşünüyorlarsa belediyeleri hem ekonomik olarak, hem de yetki bakımından güçlendirmeli." dedi.
Son zamanlardaki gıda zehirlenmeleri konusuna da değinen Bulut, "Son birkaç yıla kadar ülkemizde gıda zehirlenmeleri çok nadir yaşanmasına rağmen merkezi idarenin işyeri denetim yetkimizi alarak il sağlık müdürlüklerine devretmesinden sonra özellikle okul ve yurtlarda gıda zehirlenmesi vakaları yaşanmaya başlandı." şeklinde konuştu.
Zaman Gazetesi Genel Müdürü Recep Uzunallı ise vatandaşların huzur ve refahı açısından Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı'nın bir an önce kanunlaşmasını arzu ettiklerini söyledi. Uzunallı ayrıca gazetemizin yeni atılımları hakkında Saffet Bulut'a bilgi verdi. İSTANBUL (ZAMAN)
Becel’den başarılı muhabirlere ödül
Becel'in Türkiye Spor Yazarları Derneği işbirliğiyle düzenlediği yarışmada Zaman Gazetesi foto muhabiri İbrahim Usta üçüncülüğü kazandı.
amuoyuna kalp sağlığıyla ilgili mesajların daha etkin bir şekilde iletilmesi amacıyla düzenlenen fotoğraf yarışmasında dereceye girenler ödüllerini aldılar.
Çeşitli medya organlarında yayınlanan 15 haber fotoğrafı arasında yapılan değerlendirmede Cumhuriyet Gazetesi'nden Kerem Kaçarlar birinci, Fanatik Gazetesinden M. Ali Canbek ikinci, Zaman Gazetesinden İbrahim Usta üçüncü oldu.
Birinciye 1500 dolar
Birincilik ödülünün 1500 USD, ikincilik ödülünün 1000 USD, üçüncülük ödülünün 500 USD olduğu yarışmada dereceye giren üç kişiye ayrıca plaket verildi.
Türkiye Spor yazanları Derneği'nde verilen bir kokteylin ardından yapılan ödül töreninde yarışmacılara plaketlerini Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Salih Sezer, ödüllerini ise Becel ürün Müdürü Aymin Zoral sundu.
Becel'in Atletizm Federasyonu işbirliğiyle düzenlediği Becel Bayanlar Koşusu, 17 Kasım Eylül 2000 tarihinde, Şaşkınbakkal Sahilyolu–Suadiye Sapağı–Bağdat caddesi,– Şaşkınbakkal parkurunda 4 kilometrelik bir mesafede yapılmıştı. (Murat UÇAR / İstanbul CHA)
Özürlüler Gürtuna'yı ağlattı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ali Müfit Gürtuna, özürlülere yardım töreninde gözyaşlarını tutamadı.
Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Vakfı'nın işbirliği ile gerçekleştirilen organizasyonda Gürtuna, on özürlü vatandaşa bizzat kendi eliyle birer tekerlekli sandalye hediye etti.
Sinevizyon gösterisiyle başlayan törende özürlü bir çocuğun okuduğu şiir üzerine duygulanan Gürtuna, yanına gelerek bir süre sohbet etti. Çocuğa bir tekerlekli sandalye hediye sözü veren Gürtuna, gözyaşlarına hakim olamadı.
Asıl özür, yardım etmemek
Özürlü insanların içlerinde bulunduğu durumun özür olmadığını söyleyen Gürtuna, asıl özürün onları horlamak, toplumdan dışlamak ve onlara yardım elini uzatmamak olduğunu dile getirdi.
"Bunların içerisinden ileride çok değerli insanlar çıkacaktır. Kimisi sanatçı, kimisi politikacı, kimisi de büyük bir iş adamı olabilecektir." şeklinde konuşan Gürtuna, özürlü vatandaşlar için ellerinden gelen herşeyi yapmaya hazır olduklarını söyledi.
Özürlü insanları topluma kazandırmak gerektiğine değinen Gürtuna, topluma kazandırıldığı takdirde halledilemeyecek hiçbir mesele kalmayacağını belirtti. Özürülülerle tek tek ilgilenen Gürtuna, tekerlekli bir sandalyeye binerek fotoğraf çektirdi. (Mithat ÖNAL/ İstanbul CHA)
AB yolu engebeli
Devlet Planlama Teşkilatı AB Genel Müdürlüğü, Kurucu Genel Müdürü Prof. Dr. Rıdvan Karluk, AB Katılım Ortaklığı belgesinde yer alan kültürel çeşitlilik ve Kıbrıs'la ilgili maddelerden kaynaklanan sorunun kolay aşılamayacağını söyledi.
MÜSİAD tarafından düzenlenen "Avrupa Birliği –Türkiye İlişkileri Bağlamında AB Katılım Ortaklığı Belgesi" adlı toplantıda Prof. Dr. Rıdvan Karluk, Doç. Dr. Davut Dursun ve Gazeteci Akif Emre görüşlerini açıkladılar.
Belgede anadil ile yayın yasağının kaldırılmasının istendiğini belirten Karluk, Gürcü, Laz, Çerkez, Arnavut, Ermeni gibi anadili bulunan vatandaşlara da bu şekilde kendi dilleri ile yayın yapma hakkının doğacağını söyledi. Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Davut Dursun da, "Türkiye 1999'dan bu yana önemli ve olumlu bir yola girdi. Ancak Türkiye bu yolda sorumluluğunu yerine getirmek için ciddi adımlar atmış değil." diye konuştu. Gazeteci Akif Emre ise, bu konuda romantik bir tavır sergilemenin yanlış olduğunu ifade etti. (Murat AYDIN / İstanbul CHA)
İstanbul şiirleri CD'de
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından Cumhuriyet dönemi şairlerinin İstanbul'u konu alan şiirlerinden derlenerek hazırlanan "Şiir Şehir İstanbul" albümü şiirseverlerin ve İstanbulluların beğenisine sunuldu.
15 şiirlik bir kitap ile bu şiirlerin ünlüler tarafından okunduğu bir CD şeklinde hazırlanan albümün tanıtım kokteyli, önceki akşam Yerebatan Sarnıcı'nda yapıldı. Kültürel mirasın şimdiye kadar tam anlamıyla bugüne taşınamadığını ifade eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, "Bundan sonra tarihi mirasımızı yaşatmak için bir şeyler yapalım. İşte bu güzel albüm, böylesine bir anlayışla hazırlandı. Amacımız, sanata, kültüre olan ilgiyi yeniden artırmak ve İstanbul'un bir kültür merkezi haline dönüşmesi çabasında bir adım daha atmak" dedi. Gecede, albümün CD'sinde şiirleri seslendirenlerden Çiğdem Tunç, Kenan Işık, Kerem Yılmazer, İbrahim Sadri gibi ünlüler, bu şiirleri davetlilere canlı olarak da okudular. Gürtuna da, bu ünlülere albüme katkılarından dolayı bir plaket sundu. İSTANBUL (CHA)
Çifte mağdur şikayet etti
Marmara depreminden sonra bir de Yurtbankzede olan 100 kişi, İstanbul Emniyeti'nde suç duyurusunda bulundu.
Depremle birlikte büyük acı yaşayan depremzedeler, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen Yurtbank'a yatırdıkları paraların kendilerinden habersiz off shore hesaplarına aktarıldığını ve paralarını alamadıklarını ifade ettiler. Depremzedeler adına açıklama yapan avukat Raşit Yıldız, deprem bölgesinde yaklaşık 350 depremzedenin offshore mudisi olduğunu bildirdi. Depremzedeler, "Bizi mağdur eden Yurtbank'ın sahibi Ali Avni Balkaner'den şikâyetçiyiz. Bizi aldattılar. Paralarımızı iade etsinler." diyerek tepkilerini belirttiler. Bu arada Egebank ve Yurtbank soruşturması kapsamında gözlem altına alınanların sayısı 40'a ulaştı. Aralarında Yahya Murat Demirel'in kız kardeşi Neslihan Demirel'in de bulunduğu 19 Egebank sanığı ile 21 Yurtbank sanığının İstanbul polisindeki sorguları devam ediyor.
ERCAN GÜN / İSTANBUL (CHA)
|