Şefkat-Der ve sokak çocuklarımız
Ülkemizdeki son nüfus sayımında sokakta yaşayan barınma imkanından yoksun insanlarımız sayılamadı. Oysa onlar da insandı ve ülke bütçesi hazırlanırken onların da düşünülmesi gerekiyordu. Hatta o kadar önemli ki, ne kadar barınmasız insanımızın olduğunun öğrenilmesi için sokaklarda yaşayan insanlarımız için özel bir nüfus sayımı yapılması gerekir. Geceleri yapılmasında fayda görülen bu nüfus sayımı, barınmasız insanlarımızın yaşam mücadelesi vermeye çalıştığı, köprü altlarında, istasyonlarda, yıkıntı köşelerinde, parklarda, sur diplerinde vb. evsizlerin bulunabileceği mekanlarda yapılmalı.
Ülkemizde sokakta yaşayan barınmasız insanlarımızın sayısı en azından yüz binlerle, korunmaya muhtaç insanlarımızın sayısı ile milyonlarla ifade edilmektedir. Bu insanlarımız aç, bu çocuklarımız sevgiden yoksun bir ortamda yaşamakta ve her türlü şiddete maruz kalmakta, bu vatandaşlarımız suç şebekelerinin, terör örgütlerinin kollarına bırakılmaktadır. Kışa girdiğimiz bugünlerde barınmasız birçok insanımız sokakta her çeşit tehlikeli ve bulaşıcı hastalığa yakalanmakta hatta donarak ölmektedir! Ülkemizde sokaklarda yaz-kış, gece-gündüz demeden yaşam mücadelesi vermeye çalışan insanlarımız arasında özellikle barınmasız, zeka özürlü ve akıl hastası sahipsiz insanlarımız en çok zor durumda. Çünkü bu insanlarımızın çoğu kendilerini, soğuklardan, her türlü şiddetten, çeşitli kötülüklerden korunmayı bilememektedir! Sokaklardaki barınmasız, sahipsiz zeka özürlü ve akıl hastası insanlarımız genel olarak sorunlarını bile anlatmamakta, haklarını hiç arayamamaktadır.
Sokakta yaşayan korumaya muhtaç insanlarımıza sahip çıkmamak aslında bir Anayasa suçu. İnsanlarımıza sahip çıkmak Anayasa'nın 5., 17. , 56. özellikle 60. ve 61. maddelerinde açık bir şekilde belirtilmiştir. Bu konularda, özellikle Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'ndan sorumlu Devlet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı doğrudan sorumludurlar. Bu insanlarımıza sahip çıkmamak, bir Anayasa gereği olmasına rağmen görev ifa edilmiyorsa bilmem ki tarih nasıl yazacaktır?
Gelecekte önemi daha da iyi anlaşılacak olan sivil toplum kuruluşlarımız bu konuda da ciddi adımlar, atmış durumda. Sokakta yaşayan barınmasız insanlarımız için şefkat hareketi olarak ortaya çıkan ve Şefkat Kapısı olarak bilinen Kimsesizleri Güçsüzleri Barınmasızları Açları ve Zor Durumdakileri Korumaya söz vermiş duyarlı insanlarımız Şefkat-Der adında bir kuruluşla halkımıza hizmet zincirine bir halka daha eklediler.
"Özellikle kışın gelmesiyle sokaklarda yaşayan barınmasız insanlarımız yine donarak ölmeye başlamıştır! Hükümetin acele olarak daha fazla can kaybı olmadan bu insanlarımıza sahip çıkmalıdır.'' diyen Şefkat-Der Genel Başkanı Hayrettin Bulan, özellikle bir hukukçu olan Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer Bey'in bu Anayasa'nın ihlal edildiği sorunla ilgili olarak duyarlı olarak, hükümete, ilgili kuruluşlara görevlerini hatırlatması ve bu işin takipçisi olması için göreve davet ediyor. Başkan Bulan, "Biz kısa adı Şefkat-Der olan Şefkat Kapısı Kimsesizleri Güçsüzleri Bakınmasızları Açları ve Zor Durumdakileri Koruma Derneği olarak, bazı sivil toplum kuruluşları ile de işbirliği yaparak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın çok açıkça ihlal edildiği bu önemli sorunların çözümlenmesinde görevlerini yerine getirmeyen bakanlıkları, gerekli tedbirleri almayan Başbakanlık'ı, bazı yetkilileri Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı ihlal ettiklerinden, kanunlarla belirtilen vazifelerini yerine getirmediklerinden dolayı Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız yargısına suç duyurusunda bulunacağız. Bu önemli davada davacılar bizim gibi sivil toplum kuruluşlarının yanında, devlet yetkililerinin Anayasa'da ve diğer kanunlarda belirtilen görevlerini yerine getirmediklerinden dolayı, yaz-kış gece-gündüz demeden sokaklarda yaşam mücadelesi vermeye çalışan barınmasız, kimsesiz güçsüz, aç; sahip çıkılamadığından dolayı çeşitli zararlar gören mağdur duruma düşürülen insanlarımız da davacı olacaktır. Böylelikle çok önemli olan, ülkemizde sokaklardaki barınmasız, sahipsiz, aç, her türlü şiddete maruz kalan, sokaklarda donarak ya da başka şekilde ölen insanlarımızın sorunlarının daha çabuk çözümlenmesi için önemli bir katkıda bulunacağız.'' diyor.
Başkan Hayrettin Bulan'a göre:
Sokaktaki barınmasız insanlar hükümet kararıyla derhal toplatılmalı.
Devletin mevcut tesislerine gerekirse sıkıştırılarak yerleştirilmeli. Bu insanlarımız için çok acele geçici ve kalıcı barınma evleri, yurtlar, rehabilitasyon merkezleri, darülacezeler, gençlik evleri, huzurevleri vb. yapılmalı.
Sokaktaki durumları iyice kötüleşen barınmasız insanlarımız derhal hastanelere yerleştirilmeli.
Soğuktan donarak ölümler başladığı için barınmasız insanlarımız normal yerlere yerleştirilmezse, gerekirse polis karakollarına, hatta spor salonlarına, cami altları vb. yerleştirilmeli ve sonradan daha uygun yerlere nakledilmeli.
Ülkemizdeki sokakta yaşayan insanlarımız için hükümet, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, işadamları, medya kuruluşları, aydınlar, sanat çevreleri vb. herkes işbirliği yapmalı.
Hükümetin ve yerel yönetimlerin barınmasızlar için yapacağı tesislerden, özellikle ülkemizdeki zengin işadamları, zengin sanatçılar ve sporcular da yapmalıdır.
Bu kış, bir sivil toplum kuruluşu olarak Konya'da ve diğer şehirlerde gönüllüleri aracılığı ve kamuoyunun desteği ile 1000 metre (bin adet) Şefkat Evi tahsis etmeye başlayacağını, sokaktaki insanlarımızı toplamak için şefkat otobüslerinin de Türkiye'de dolaşacağını bildiren Şefkat-Der Başkanı Bulan, herkesi sokaktaki insanlarımız için şefkat hareketine davet ediyor.
Sokaklarda yaşayan insanlar bizim insanlarımız, onların içinde olan insanlıkdışı durum hepimizin ayıbı. Organizeli çalışmaya katılamıyorsak hiç olmazsa en azından ferdi olarak bu barınmasız güçsüz insanlarımızın yardımına koşalım. Karınlarını doyuralım, şu soğuklarda kışlık kıyafet ve battaniyelerle imdatlarına yetişerek donmalarına mani olalım.
Bunu da yapamıyorsak en azından sokaklardaki barınmasız ve çaresiz insanlarımızı Şefkat-Der'e 0 333 351 27 65 - 0 332 255 15 57 - 0 535 733 77 13 numaralı telefonlarla bildirelim.
Bilinmeyen Bakırköy
Geçtiğimiz hafta arkadaşlarımız Hayri Gül ve Mithat Önal ile Bakırköy Belediye Başkanı'nın misafiriydik. Renault Spring marka özel arabasının direksiyonuna geçen mütevazı Başkan Ahmet Bahadırlı, şimdiye kadar defalarca içinden geçmemize, birçok yerinde alışveriş yapmamıza ve komşu olmamıza rağmen göremediğimiz yerleri bize tanıttırdı.
Bakırköylülere sağlık
hizmeti bedava
İlk durağımız Dr. İlker Küçükyıldız'ın baştabipliğini yaptığı Osmaniye Sağlık Merkezi'ydi. Oldukça modern cihazlarla donatılmış bu merkezde Bakırköy ilçe sınırları içinde yaşayanlara ücretsiz sağlık hizmeti veriliyor. Kendisi de diş hekimi olan Başkan Bahadırlı, sağlığa ayrı bir önem veriyor. Gelen hastalar anında tedavi altına alınıyor, gerekli test ve tahliller için de ücret talep edilmiyor. Neredeyse bütün mahallelere yaygınlaştırılan bu sağlık ünitelerinde hizmetler yirmi dört saat kesintisiz olarak devam ediyor. 1 senede ilçedeki 150 bin vatandaşa muayene ve diğer sağlık hizmetleri veriliyor. İlçe nüfusunun 205 bin olduğu göz önüne alındığında bu rakamların önemi daha iyi anlaşılıyor. İşte dikkatimizi çeken önemli bazı hizmetler:
Aşevi
Günde 2500-3000 kişiye öğle yemekleri ücretsiz olarak veriliyor. Bu hizmetten faydalanmak için tek şart var. O da Bakırköylü olmak.
Sporköy
Bunun yanında üç adet futbol sahası, atletizm pistleri, oluşturulan gölet çevrelerinde yapılan spor kompleksleriyle Bakırköy adeta bir sporköye dönüştürülüyor.
Özürlü okulu
Felçliler için ayrı bir merkez inşa eden belediyenin bu hizmetinden, toplam 119 özürlü vatandaşımız faydalanıyor. Yapılmakta olan dev adliye sarayı İstanbul'da bir numara olmanın işaretlerini veriyor.
Cenaze hizmetleri
Yapılan yatırımlarla taşradan gelip Bakırköy'da ikamet etmekte olan vatandaşlarımızın cenazeleri, talep etmeleri durumunda klimalı araçlarla ücretsiz olarak memleketlerine gönderiliyor.
Kütüphane
Okuma alışkanlığının gittikçe yitirildiği günümüzde Başkan Bahadırlı, 3500 kişinin üyesi olduğu kütüphaneyi ve binlerce çocuğun faydalandığı 72 tane çocuk parkını hizmete sokmuş. Bu paralelde bir düşünceyle Ataköy'de adeta satanistlerin merkezi haline gelen ve İspirtohane olarak bilinen tarihî metruk bina da Bakırköy Belediye Başkanı Dt. Bahadırlı'nın yoğun çabasıyla ve İTÜ ile işbirliğine gidilerek, restore edilip estetik ve akustiği mükemmel bir konservatuvar ve kültür merkezine dönüştürülmüş.
Sevgi Yumağı Projesi
(Yaşlılarla Hayatı Paylaşma):
Daha önce detaylı olarak yazdığımız bu güzel çalışmayla 65 yaş üzerinde olan 10 bin yaşlı üyeyi kapsıyor. Amaç; yaşlıların sağlık, gıda, kültürel vs. ihtiyaçlarının karşılanması ve onlara sahip çıkmak.
Görme Engelliler
Kütüphanesi:
250 üyesi mevcut. 3 bin kasetten oluşan 110 şiir, roman, hikâye, 33 lise kitabı, 10 fakülte ders kitabından oluşan Görme Engelliler Kütüphanesi büyük bir boşluğu dolduruyor.
Kreş ve çocuk yuvası:
Bakırköy Belediyesi'nin bir diğer güzel hizmeti de ilçedeki memurların çocukları, oluşturulan Manço Çocuk Kreş ve Çocuk Yuvası. Yuvada 90, Kartaltepe Çocuk Yuvası'nda da 67 çocuğa bakılıyor.
Nefus Nakipoğlu
Özürlüler Okulu:
Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı olarak hizmet veren okulda 468 kayıtlı öğrenci tam gün eğitim görüyor.
Âfet merkezi:
1997 yılında olası afetlere karşı bir birim oluşturma çalışmaları başlatan Bakırköy Belediyesi, 17 Ağustos 1999 deprem sonrasında ise olası afetlere karşı 24 saat hazırlıklı bir merkez kurmuş. Bilgisayar destekli, açık alanlı, helikopter pistli, afet haritası çıkarılan merkez iridyum telefon, 3 halk bandlı telsiz ve diğer iletişim araçlarıyla donatılmış. Ayrıca İTÜ ve İÜ ile protokollerle çalışmalarını sürdüren ve daha önceleri oldukça kötü manzara arzeden bir dere yatağının doldurularak adeta bir bahçeye çevrilen Afet Merkezi, olağanüstü durumlara karşı hazırlıklı bir üs haline getirilmiş.
İnternetevi:
Kültür merkezi 1. katında hizmet veren internetevi haftanın 7 günü 9.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz 3 bin kayıtlı üyeye hizmet sunuyor.
75. Yıl Kadın
ve Çocuk Hastanesi:
8 katlı 12 bin m²'lik kapalı alanı olan hastanenin bünyesinde 3 ameliyathane, 3 doğum odası, 3 sancı odası, 7 kadın çocuk polikliniği, 1 konferans salonu, mikrobiyoloji, patoloji, biyokimya, kültür hazırlama ve hormon testlerinin yapılacağı 65 odasında toplam 100 yatak mevcut.
Diyabet Tedavi
ve Eğitim Merkezi:
Diyabet merkezinde muayene, tedavi, takip, yönlendirme ve cumartesi günleri de eğitim hizmetleri verilen merkezde ayda 70-80 hastaya hizmet veriliyor.
İşte neredeyse bir gün boyunca gezip de bitiremediğimiz Bakırköy'ün görünmeyen yüzü, Halktan bir insan olma anlayışını pratik hayatta da uygulamaya çalışan Bahadırlı, ekibine bu düşünceyi aşılamış durumda.
Bütün belediyelerimizin benzer çalışmalarını destekliyor ve güzel çalışmalarda birbirlerine destek olmalarını diliyoruz.
|