GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

21/11/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

KültürSanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye



Hüseyin GÜLERCE

Denge

ANAP, ANAP olsaydı...

Televizyonun sesi fazlaca açıktı. ANAP Genel Başkanı Yılmaz'ın Bingöl'de yaptığı konuşmayla ilgili haber veriliyordu. Hanım, mutfaktan biraz da heyecanlanarak odaya doğru seyirtirken "Kim söylüyor bunları?" diye merakla sordu. "Yılmaz", dedim. Durakladı, "Yakında seçim mi var acaba?"

ANAP'la ilgili aynı ruh halinin ben kamuoyunun geniş bir bölümünde de var olduğunu düşünüyorum. Sayın Yılmaz'ın son haftalardaki konuşmaları, sahibini bilmediğimiz takdirde heyecan verici. Ama bunları ANAP Genel Başkanı'nın söylediği öğrenilince bir burukluğun ardından "Yoksa seçim yatırımı mı?" kuşkusu oluşuveriyor.

Sayın Yılmaz kızmasın. Bingöl konuşmasının ardından iki örnek vermek istiyorum.

ANAP Genel Başkanı önceki gün Bingöl'de halka hitaben yaptığı konuşmada;

"İnsanımızı beğenmeyen, onu küçük gören, onun dinini, inancını, kültürünü, kılık kıyafetini beğenmeyen, onu zorla değiştirmek isteyen anlayışın karşısındayız.

"Devlete kırgın bir milletle, toplumu tehlike olarak gören bir sistemle, vatandaşını hiçe sayan bir bürokrat ile, insanını dışlayan bir devletle ve bunlara aciz kalan bir siyasetle Türkiye'yi 21. yüzyıla taşıyamayız." demişti.

Benim gibi binlerce insan bu sözlerin altına imzasını yürekten atar.

Ama aciz kalan siyasetlerin sahipleri kim?

Sayın Yılmaz, insanımızın kılık kıyafetlerini beğenmeyen anlayışın karşısındasınız da, siz hükümetin Başbakan Yardımcısı değil misiniz? Bu anlayışın karşısında yapabileceğiniz bir şey yoksa, dilim varmıyor; ama, ANAP'lılar olarak bakanlık koltuklarında hâlâ neden oturuyorsunuz?

İnsanımızın kılık kıyafetini beğenmeyen, onu zorla değiştirmek isteyen anlayışın karşısında olduğunuzu söylüyorsunuz.

Soru bir: Üniversitelerde başörtüsünden dolayı pırıl pırıl evlâtlarımızın okuma hakları ellerinden alınıyor. Zulüm, ilâhiyat fakültelerine kadar dayandı. Erzurum İlâhiyat'ta başlarını açan kızlarımız, başlarını sıralar üzerine koyarak hıçkırıklara boğuluyor. Duyuyor musunuz? Biliyor musunuz?

Soru iki: Bu hafta Meclis'te görüşülecek bir kanun yüzünden, şu anda eşlerinin, sadece evet sadece eşlerinin kıyafetlerinden dolayı binlerce memur sokağa atılma tedirginliği ile yatıp kalkıyor.

Bakın size dünkü Radikal ve Zaman gazetelerindeki bir haberden hatırlatma yapayım:

"Adalet Bakanlığı başmüfettişleri imzasıyla bir yargıca gönderilen yazıda, 'sosyal ve ailevi yaşantınızla, eşinizin benimsediği çağdaş olmayan giyim tarzı itibarıyla laiklik karşıtı düşüncelere yakınlık duyduğunuz hususunda kanaat uyandırdığınız öne sürüldü. Savunmanızı veriniz.' denildi."

Hükümet, banka soyanları affa hazırlanırken, bu merhamet, maaşlarıyla kıt kaanat geçinen gariban memurlardan neden esirgeniyor?

Sayın Yılmaz, size samimi kaanatlerimi söylemek istiyorum.

Bugün ANAP adam olsa, tek başına iktidara bile gelebilir.

Sayın Tantan gibi, Sayın Okuyan gibi, Sayın Mumcu gibi kamuoyunun gönlünü kazanan, yarınlara olan ümitleri artıran bakanlarınızın yaptığı hizmetleri neden değerlendirmiyorsunuz?

Geliniz, statükoya sadece lafla karşı çıkmayınız. Partinizin lehine güzel bir rüzgâr esiyorken, tavır koyunuz.

Siyaset, asıl cesaret işidir. Bir duvarın arkasından "gelmeyeyim oraya.." diye seslenmek toplum için bir anlam taşımıyor.

Millet sizden, sözlerinizin, güzel çıkışlarınızın samimiyet derecesini görmek istiyor.

ANAP, Bingöl'deki Yılmaz'ın konuştuklarını yapabilen bir ANAP olabilse, arıların kovanları yine nasıl şenlenirdi, görürdünüz o zaman.

ANAP daha ne bekliyor?


h.gulerce@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

19/ 10/ 2000... Meclis Başkanlığı seçimi ve MHP'nin fotoğrafı
24/ 10/ 2000... Tantan yeni bir şey söylüyor...
26/ 10/ 2000... AB için dinimizi değiştirecek değiliz
31/ 10/ 2000... Üç koldan...
02/ 11/ 2000... MHP kongresi
07/ 11/ 2000... Andıç denilen bumerang...
09/ 11/ 2000... Bush mu acaba?
14/ 11/ 2000... Evren'den icazet belgeleri
16/ 11/ 2000... Kürtçe yayın


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.