Yılmaz güzel şeyler söylüyor, fakat prim yapmıyor, neden?
Mesut Yılmaz'ın Bingöl'de yaptığı son konuşma nasıl Hüseyin Gülerce Bey'i heyecanlandırmış ve ona "Bunları gerçekten Mesut Yılmaz mı söylüyor" dedirtmişse, aynı şekilde Mesut Bey'in TBMM grubunda dün yaptığı konuşma da beni şaşırttı!
ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz dün yine TBMM'de Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkileri üzerine "nefis" bir konuşma yaptı. Onu dinlerken basın sıralarındaydım. Eğer bir gazeteci gibi değil de başka bir pozisyonda onu dinliyor olsaydım kesinlikle o konuşmayı alkışlayabilirdim. Öğretmen olsam ve Mesut Bey'e bu konuşması için not verecek olsam, kesin 10 üzerinden 10 alırdı benden.
İşte ANAP Genel Başkanı'nın sorunu da bu işte. Ya da şöyle diyelim: Merkez sağ partilerin sorunu bu.
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller de Mesut Yılmaz gibi güzel şeyler söylüyor. Ama her ikisinin "kamuya açık sözleri" neden toplumda gerekli karşılığı bulmuyor? Yani halkın hislerine tercüman olan bu konuşmalar neden gerekli "prim"i yapmıyor?
Yılmaz'ı dinledikten sonra grup çıkışında bazı ANAP'lılara bu soruyu sordum. Neden?
İlginç cevaplar aldım. Ama hepsinin ortak paydası şöyleydi:
"Neden prim yapmıyor bu konuşmalar, çünkü bu bir çizgi meselesidir. Biliyorsunuz 28 Şubat asıl bizim dengemizi bozdu?"
ANAP Genel Başkanı tutturduğu çizgiyi 6 ay koruyabilse... ANAP adına her şey daha güzel olacak!
Yılmaz'ı dinlerken bir ara onun adeta bu sütunda yazdığım yazıları okuduğu izlenimine kapıldım. Ne kadar da benim cümlelerimdi o sözler. "Avrupa Birliği'ne girmiş bir Türkiye'yi bölmek, o ülkeyi antidemokratik birtakım çizgilere çekmek mümkün değildir."
"Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliğinin önünde tek bir engel söz konusu değildir. Bunun önünde çok ciddi biçimde hem iç hem de dış engeller vardır. Gerek iç gerekse dış engelleri önümüze çıkartanların kurduğu bir denklem vardır. Dıştakiler 'Nasıl olsa Türkiye koyduğumuz şartları yerine getiremez' demektedirler. İçtekiler ise "Avrupa Birliği nasıl olsa bizi almaz" diye düşünmektedirler. Katılım Ortaklığı Belgesi açıklanıp, biz ülke olarak bu şartı yerine getirebileceğimizi açıklayınca dış engeller ürkmüşlerdir."
"Devletimiz, insanını kendisine bağlayan sevgi bağını kopartmadıkça ve bozgunculara karşı gücünü muhafaza ettikçe kötü niyetlilerin çıkışları her zaman başarısızlığa mahkum olacaktır."
"Biz ekonomi programımızı devam ettireceğiz. Demokrasi özgürlükler ve insan hakları konusundaki açılımları süratlendireceğiz. Devleti yeniden yapılandırma projelerimizi kararlılıkla uygulamayı sürdüreceğiz. Barışın, huzurun, kalkınmanın gelişmenin devamı için gereken her adımı atacak, her fedakârlığı yapacağız. Bunlar Avrupa Birliği'nin temel kriterlerini karşılayan hususlardır."
Zaten Türkler bu hususları kendi başlarına gerçekleştirebilse Avrupa Birliği'nin kapısından sığmayacak kadar büyük ve müreffeh bir ülke olur.
Doğrusu Yılmaz'ın "Türkiye'nin Batılılaşma yönündeki tercihi mutlaktır. Başlangıçta devlete ait olan bu tercih artık millete aittir. Ne içeride ne de dışarıda bu tercihi değiştirebilecek bir güç yoktur." sözlerine, bu sözlerindeki "samimiyeti"ne inanmak isterdim. Bizzat Yılmaz'ın halk tarafından benimsenen çizgisini zaman zaman, kısa süre içinde değiştirmek zorunda kalması da gösteriyor ki, Türkiye'de halkın tercihlerini belirleyen, yönlendiren güç odakları var! Ama bu durum, bu yapının ilelebet böyle devam edeceğine işaret etmez. Elbette değişmeliler, Avrupa Birliği ile ya da Avrupa Birliği olmadan!
n.gonultas@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
05/
11/
2000...
Anlamadığım şey kırmızı, yani düşman mıdır?
07/
11/
2000...
Kongreye bak hizaya gel!
08/
11/
2000...
Üzgünüm; ama Helmut Schmidt haklı!
10/
11/
2000...
MHP, ABD seçimlerine neden ilgisiz?
12/
11/
2000...
Özür dilerim Atam, elektrikler kesildi!
14/
11/
2000...
Yol haritası!
15/
11/
2000...
'Tesettürle mücadele' yolsuzlukla mücadeleden daha hızlı!
17/
11/
2000...
Bitirin şu zulmü, kazanan siz olun!
18/
11/
2000...
"Serserimin ser çavımın..."
21/
11/
2000...
Türkiye'de en kolay şeydir vatan haini olmak!
|