Bilgisayar hatırası
İnsan haklarından sorumlu Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, geçtiğimiz günlerde Anamur Kalınören İlköğretim Okulu'na bir adet tam donanımlı bilgisayar hediye etti. Kaymakam Ferhat Peşin de bu hediyeyi okul müdürlüğüne teslim etti. Kaymakam, Ören belediye başkanı, ilçe jandarma komutanı, milli eğitim müdürü, okul müdürü ve öğrenciler bilgisayarla hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmediler.
(Fotoğraf: Süleyman ÖZDEMİR )
Tesbihimin taneleri..
"Önce ekmekler bozuldu, ardından her şey!" misali biz de "Önce tesbihler bozuldu!" mu diyelim? Ankara'dan Tuncay Akkoyun yıllık izni dolayısıyla Bursa'daydı ve orada şahit olduğu bir olayı anlattı bize:
"Emir Sultan Camii'nde kıldığım öğle namazında 3'lü sistemle (yani 3–3 şeklinde) yaptığım tesbihatta tesbihin sayısından şüphelendim..
Üşenmedim saydım; Sübhanallah kısmı 34, Elhamdülillah 33 ve Allahu Ekber kısmı 34 çıktı. Fazla taşları kırmaya çalıştıysam da beceremedim..
İkindi namazında bulunduğum Dikkaldırım Mihraplı Camii'nde ise bahtıma gene yanlış sayılı tesbih düştü. Buradaki tesbihte de maalesef sayı 32, 33 ve 32 şeklinde çıktı..
Ne önemi var diyemem, bu işin kuralı 33 ise, 33 olmalı değil mi?."
İlgililere duyurulur..
Yürütülen ayakkabılar
Camilerin önünden ayakkabı çalındığı duyulmuştur; fakat bu günlerde Tokat'ta da bazı dairelerin önlerinden de ayakkabılar yürütüldüğünü duyduk. Tokat temsilcimiz Ramazan Taşkıran'ın Soğukpınar Mahallesi'nde kendisi ve yeğeninin ayakkabısı yürütülürken, büro sorumlusu arkadaşımız Mehmet Özelce'nin de Meydan Camii yanındaki evinin önünden ayakkabısı kayboldu.
Gazeteye telefon eden Erdal Avşar isimli okurumuzun da İkbal Sitesi'ndeki bazı insanların dairelerinin önünden ayakkabılarının çalındığını söylüyorlar. Kaybolan ayakkabıların da yeni ayakkabılar olduğu belirtiliyor.
Tokat muhabirimiz Ahmet Akkoç, Tokat Asayiş Şube Müdürü Soner Çokkuykulu ile görüşmüş. Çokkuykulu, şu ana kadar emniyete ayakkabı hırsızlığı konusunda bir müracaat olmadığını; ama vatandaşların bugünden sonra ayakkabılarını evlerinin dışına koymamalarını istemiş.
Tokat'ta "Yürümekle yollar aşınmaz!" deyimine ayakkabılar da uymuş, habire yürüyorlar. Buna Tokat'ta ayakkabılar tokatlanıyor da diyebilirsiniz!
Örtülü suçlama
Devlet memurlarına yönelik irtica suçlamaları iyice zıvanadan çıkmaya başlamış. Bir kısmı 'kifayetsiz muhterislik'ten, bir kısmı başka sebeplerden faaliyete geçmiş bile. Sen iftirayı at, tutmazsa izi kalır mantığıyla gidiyor işler. Nasıl olsa, iftira atmanın herhangi bir bedeli yok. Ömer Şahin'in haberine göre, Samsun'da hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlüğe karışmamış 1'i bayan 7 hakimin, beraberce cuma ve teravih namazına gittikleri gerekçesiyle (buna bahanesiyle demek lazım aslında) meslekten ihracı isteniyormuş. Bayan hakime de, 'eşi baş örtülü', toplu ve tören havasında cuma ve teravih namazına gitmesi gerekçesiyle dava açılması durumun vahametini gösteriyor. Gören varsa elbette.
Bitti mi?
Mahkûmlar bitlenmeye karşı saçlarını kesmeye başlamış. Herhalde bitler, vatandaşın kanını bit gibi emenlerden başkasına gitmez. Kimin kanının emileceğini iyi bilir.
Temiz kâğıt
Cezaevlerindeki olaylarda artık mızrak çuvalı çoktan deldi. Çuval ne ki, mızrak sorumluların boyunu bile aştı.
Adalet Bakanlığı gardiyanlardan temiz kâğıt istemiş. Yazılı filan yapmayacak canım, temiz kâğıt dediğimiz, güvenlik soruşturması. Gardiyanlardan doldurmaları istenen formda ilginç sorular var. "Hakkınızda dava var mı?", "Hiç hüküm giydiniz mi?" ya da "Devam eden cezanız var mı?" türünden şeyler.
Gardiyan olurken, bunlar sorulmamış mı demeyin. Elbette sorulmuştur; ama insan bir kere cezaevinde çalışmaya başlayadursun. Kıyısından köşesinden bir olaya bulaşmama gibi bir ihtimali olur mu hiç?
Satır
Medyanaliz'i hazırlayan arkadaşlar, dün "Hürriyet'ten gazetecilik olayı!" başlıklı bir yazıda, 14 ay önce yayınlanan haberi gazetenin yeni bulduğunu söylüyorlar. Bekledik ki, Hürriyet'i tebrik etsinler. Aradan 14 ay geçtikten sonra bir haberin bulunması kolay mı sanıyorsunuz?
Duvar yazısı
Oy oy Amerika nedir bu seçmelikler? (Hayri Gül)
|