Denktaş nokta koydu
KKTC Cumhurbaşkanı, dolaylı Kıbrıs görüşmelerine devam etmenin
artık bir anlamının kalmadığını belirtti. Karara, Ankara'dan destek geldi.
Çankaya Köşkü'nde, dün gerçekleştirilen Kıbrıs zirvesinin ardından açıklamada bulunan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dolaylı Kıbrıs görüşmelerinde gelinen noktada bu görüşmelirin 'zaman kaybı olduğu' sonucuna vardıklarını belirterek, ''Bu görüşmelere bizim parametrelerimiz kabul edilmedikçe devam etmenin zararını görüyoruz, yararını görmeyeceğiz. Bu kesindir.'' dedi.
Dolaylı görüşmelerin yanlış yolda ilerlediğini ifade eden Denktaş, ''Çünkü bu görüşmeler Kıbrıs Rumlarını tüm Kıbrıs'ın meşru hükümeti olarak kabul eden bir yaklaşım içinde yürütülmektedir.'' dedi. Denktaş, ''Biz bugün de dün olduğu gibi yani 1960 anlaşmalarında olduğu gibi Rumlarla eşit statüde, eşit egemenlikte ve Rumlar kadar bağımsızlıkta hakkı olan bir halkız. Devletsiz bırakıldığımız, devletsiz yaşamaya mahkum edildiğimiz için devlet kurmak mecburiyetinde bırakıldık. İyi niyetle devletimizi kurduktan sonra da görüşmelere devam ettik.'' şeklinde konuştu.
Gözlükler değişsin
Rumların görüşmelerin her safhasında Kıbrıs'a sahip çıkmak siyasetinden vazgeçmediğini gördüklerini söyleyen Denktaş, ''Rumlar şimdi AB yoluyla Kıbrıs'a sahip çıkma oyununu büyük beceriyle oynamakta olduklarını zannetmektedirler.'' dedi.
Avrupa Parlamentosu'nun ''işgalin'' kalkması için kararlar aldığını hatırlatan Denktaş, ''Artık herkes gözlüklerini değiştirsin, çünkü gerçekleri göremez hale gelmişlerdir. Rumların ağına düşmüşlerdir. Kıbrıs meselesinde barış isteyen her taraf KKTC'nin varlığını kabul etmelidir.'' diye konuştu.
''Bu gidişata dur deme zamanımız gelmiştir'' diyen Denktaş, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto'nun 4 Aralık'ta Ada'ya geleceğini söyleyerek, Soto'ya tüm gerçekleri raporlarla göstereceklerini bildirdi. Denktaş, ''Soto'dan bizi oyalamamalarını ve bizimle ciddi konuşmalarını ve barış istiyorlarsa iki tarafa da eşit muamele yapmaya başlamalarını isteyeceğiz.'' dedi.
KOB'da Kıbrıs'a kısa vadeli öncelikler bölümünde yer verilmesine ilişkin bir soru üzerine Denktaş, ''Bu noktaya gelmemizde bu da bir başka etken oldu. Çünkü Türkiye'nin AB'ye girmesinde, Türkiye milli davası olan, 1960 anlaşmalarıyla üzerinde hak ve hukuku olan Kıbrıs meselesini bir önşart olarak ortaya koşmanın anlamı yoktur.'' dedi.
Denktaş, bu yaklaşımın Rumları şımarttığını ve uzlaşma kapılarını bir bir kapattığını belirterek, ''Bu nedenle AB'nin hakikaten artık Kıbrıs gerçeklerine bakması lazım. Yunanistan'ın baskısından kurtulması gerekir.'' diye konuştu. Ankara / Zaman
Ecevit'ten KKTC'ye destek
Ecevit, AB'nin Kıbrıs sorununu ele almaması halinde er veya geç bir uzlaşmaya varılabileceğini belirterek, ''Bu konuda bize kimsenin bir şey söylemeye, hele yaptırım uygulamaya hakkı da gücü de yoktur.'' dedi.
Başbakan Bülent Ecevit, Türkiye'nin, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Rum tarafı ile aracılı görüşmelerden ayrılma kararını desteklediğini bildirdi. Ecevit, yaptığı açıklamada, Çankaya'da Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in başkanlığında KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş ve çalışma arkadaşlarının katılımıyla çok verimli bir toplantı yaptıklarını söyledi.
''AB'siz çözülür''
Denktaş'ın aracılı görüşmelerden ayrılma kararını desteklediklerini ifade eden Ecevit, 'Türkiye Cumhuriyeti de her zaman ve her konuda KKTC'nin yanında olmuş ve olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliği ile KKTC'nin güvenliği birbirinden ayrılmaz bir bütündür.'' dedi. Ecevit, AB'nin Kıbrıs sorununu ele almaması halinde er veya geç bir uzlaşmaya varılabileceğini belirterek, ''Bu konuda bize kimsenin bir şey söylemeye, hele yaptırım uygulamaya hakkı da gücü de yoktur.'' dedi. Denktaş'ın Kıbrıs konusunda Katılım Ortaklığı Belgesi'nde yer alan ifadelerin Rumları şımarttığını söylediğinin hatırlatılması üzerine Ecevit, ''Doğrudur. Eğer AB Kıbrıs konusunu ele almaya kalkışmasaydı, Türk tarafına ve Türkiye'ye karşı dayatmalarda bulunmaya kalkışmasaydı, kanımca er geç, belki de geç olmayan bir zamanda uzlaşmaya varılabilirdi. Fakat Rum Yönetimi, arkasında AB'nin desteğini buldukça direnişini sürdürdü ve uzlaşmazlık ortamının devam etmesine neden oldu.'' şeklinde konuştu.
Ecevit, 'Türkiye'nin KKTC'nin görüşmelerden çekilme kararına destek vermesiyle nasıl bir sonuç alınmasını bekliyorsunuz?' şeklindeki soruya ise, ''Ekonomik ambargolara karşın kalkınmasına katkılarda bulunduk ve bulunmaya devam edeceğiz.'' diye cevap verdi. Ankara
BM: Çağrı sürüyor
BMKıbrıs konusunda taraflara yaptığı müzakere çağrısının hâlâ geçerli olduğunu açıklayarak, Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun, 30 Kasım-5 Aralık arasında Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs'ı ziyaret edeceğini bildirdi.
ABD Dışişleri'nin üst düzey bir yetkilisi de, "Görüşmelerin kesilmesinin Kıbrıslı Türklere ve Türkiye'nin çıkarlarına nasıl hizmet edeceğini anlamıyoruz" dedi. New York / Washington
AB: Masaya dönün
AB Komisyonu sözcülerinden Jean-Christophe Flori, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a ''masaya dön'' çağrısında bulunduklarını söyledi.
Flori, görüşmeleri Kıbrıs'ta çözüm için vazgeçilmez bir unsur olarak gördüklerini, Denktaş'a da tavrını yeniden gözden geçirme ve masaya dönme çağrısında bulunduklarını bildirdi. Brüksel
Rumlar da toplandı
Kıbrıs Rum Yönetimi Ulusal Konseyi, Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides başkanlığında toplandı.
Rum radyosunun haberine göre, Kıbrıs konusundaki son gelişmelerin ele alındığı toplantıda, Rum tarafının, 6. tur dolaylı Kıbrıs görüşmelerine hangi şartlar altında katılması gerektiği üzerinde duruluyor. Lefkoşa
Çıkmaza doğru...
ABD'deki başkanlık seçimi kargaşası, Demokrat aday Al Gore'un, Florida Yüksek Mahkemesi'nden kendisi açısından olumsuz bir kararın çıkmasının ardından, yarın bu kilit eyalette açıklanacak sonuçları tanımayacağını duyurması üzerine, iyice içinden çıkılmaz bir boyuta ulaştı.
Gore ekibi, Florida Yüksek Mahkemesi'nin elle sayımı reddettiği Miami–Dade'deki elle sayımlar tamamlanmadıkça yarın ortaya çıkacak sonuçları tanımayacağını bildirdi.
Gore'un danışmanı Ron Klain, yaptığı açıklamada, elle sayımların sürdüğü Broward ve Palm Beach ilçelerinden gelecek sonuçların Demokrat adayın başkanlığı için yeterli olabileceğini söyledi. Klain, ancak yine de Miami–Dade'in oylarının elle sayılmaması yüzünden, seçmenin iradesinin görmezden gelindiğini savunarak, ''Miami–Dade oylarının mutlaka hesaba katılması gerekiyor. Bunu sağlayana kadar mücadeleye devam edeceğiz'' dedi. Böylece, Florida eyaletinde kimin kazandığının yarın veya pazartesi günü açıklığa kavuşması ihtimali de ortadan kalktı.
Bu arada, 100 üyeli Senato'da belirsiz durumda bulunan son sandalyeyi de Demokrat adayın kazanmasının ardından, Kongre'nin üst kanadı olan Senato'da partiler arasındaki dengeler arapsaçına döndü. ABD'de 100 yılı aşkın bir zamandan bu yana ilk defa Cumhuriyetçiler ile Demokratların 50'şer üyeliği bulunacak. Anayasaya göre, bu duruma karşın, Cumhuriyetçilerin Senato'daki üstünlüklerini korumaları bekleniyor. Washington
AB'den Balkanlara alkış
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin devlet ya da hükümet başkanları, eski Yugoslavya cumhuriyetleri ve Arnavutluk'un liderleriyle Hırvatistan'ın başkenti Zagreb'de dün düzenlenen doruk toplantısında, Balkan ülkelerinin 10 yıl boyunca savaşın ateşten gömleğini giymelerine rağmen başarılan demokrasi atılımları takdirle karşılandı.
Balkanlar'da başarılan demokrasi çalışmalarını selamlayan AB liderleri, bölgenin hala tedhişin tehdidi altında bulunduğunu da vurguladılar.
Slovenya, Hırvatistan, Bosna–Hersek, Yugoslavya, Makedonya, Arnavutluk ve Güneydoğu Avrupa İstikrar Paktı programına bağlı AB üyesi 15 devletin temsilcilerinin katıldığı bir günlük dorukta söz alan AB dönem başkanı Fransa'nın Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, ''Bugün Zagreb'de Avrupa tarihinin yeni sayfası açılmaktadır.'' dedi ve şu vurguyu ekledi: ''10 yıl önce Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla başlayan Avrupa kıtası içindeki uzlaşma temeli tamamlanmak üzeredir...''
Kosova uyarısı
Kosova'daki BM Misyonu (UNMIK) Başkanı Bernard Kouchner, son bir haftada bölgede meydana gelen şiddet olaylarını doruğun gündemine getirdi. Kouchner, Kosova'nın statüsünün hala belirsiz olduğunu ve Yugoslavya'da Slobodan Miloseviç'in 24 Eylül seçimleriyle iktidardan uzaklaşmasından sonra da bağımsız olmak eğilimindeki Kosova Arnavut halkının durumunun yeni dönemde de zor olacağını hatırlattı.
Zagreb'deki tarihi dorukta, Chirac, Yugoslavya'nın yeni Devlet Başkanı Voyislav Koştunitsa ve Karadağ'ın Cumhurbaşkanı Milo Cukanoviç, üçlü görüşme yaptı.
Zirve sonunda, sonuç bildirgesi, alkışlarla kabul edildi. Bildirge metninde, AB'nin ilgili ülkeler arasında işbirliği ve uzlaşma sürecine destek vermek ve demokrasinin sağlamlaşmasına katkıda bulunmak isteği vurgulandı. Sonuç bildirgesi metninde, ''Yakın zamandaki tarihi değişimler, bölgesel işbirliği ve uzlaşmanın yolunu açmıştır.'' denildi. Zagreb
Şimdilik misilleme yok
Filistinlilere karşı ekonomik savaşı da devreye sokan İsrail, Hadera'da yapılan bombalı saldırıya ise 'şimdilik' misillemede bulunmayacağını açıkladı.
İsrail yönetimi, geçtiğimiz gün Hadera kentinde bomba yüklü bir aracın havaya uçması sonucu 2 kişinin öldüğü saldırıya 'şimdilik' misillemede bulunmayacak. İsrail Savunma Bakan Yardımcısı Efrahim Sneh, 'şimdilik misilleme kararı alınmadığını, gereken karşılığın daha sonra verileceğini' söyledi.
Sneh, güvenlik kabinesinin önceki gece saldırıları önlemek ve saldırganları cezalandırmak için bir dizi operasyona yeşil ışık yaktığını, ancak bir saldırıdan sonra hemen karşı saldırıya geçilmesi gerektiğini belirtti. Güvenlik kabinesi toplanmadan önce Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat'ın yardımcısı Tayib Abdürrahim ile Erez sınır kapısında bir araya gelen Sneh, görüşmede şiddet olaylarının nasıl sona erdirileceği konusunu ele aldıklarını belirtti.
Ekonomik savaş başladı
İsrail'in Gazze Şeridi'ne giriş çıkışı yasaklaması akaryakıt sıkıntısına yol açarken, birçok benzin istasyonuna 'Üzgünüz, benzin yok' yazılı pankartlar asıldı. Gazze'deki öğrenciler, akaryakıt sıkıntısı nedeniyle okullarına otobüs yerine yürüyerek gitmeye başlayacaklarını söylediler.
Gazze'deki Filistin Petrol Kurumu Başkanı Loai Arandas, İsrail'in Gazze Şeridi'ni kapatmasıyla 30 bin Filistinli işçinin İsrail'deki işlerine gidemediğini, ortaya 'ciddi bir krizin' çıktığını belirtti. İsrail'in bir haftadan fazladır akaryakıt ve tüpgaz girişini durdurduğunu söyleyen Arandas, 'Sanırım, yemek yapmak için ağaç yaktığımız zamanlara döneceğiz.' dedi. Arandas, İsrail'i Filistinlilere karşı 'siyasi zaferler' kazanmak için Filistin topraklarına ekonomik yaptırımlar uygulamakla suçladı. Gazze'de bakkal dükkanı işleten Filistinli Hamdan Hasan ise, 'İsrail bir açlık savaşı başlatıyor ve elektriğimizi keserek bizi karanlık çağlara göndermekle tehdit ediyor' diye konuştu. Hasan, dükkanında satacak bir şeyleri olsa bile kimsede para bulunmadığını da sözlerine ekledi.
Ablukaya 'itaat' şartı
Öte yandan İsrail'in, Filistin yetkilileriyle yaptığı görüşmede, Filistin kentlerine uyguladığı ablukayı, yaklaşık iki aydır süren çatışmaların sona ermesi şartıyla kaldırma sözü verdiği bildirildi. Filistinli yetkililerden Cemil el-Tarifi, İsrail Savunma Bakan Yardımcısı İbrahim Sneh'in önceki gün yaptıkları görüşmede, İsrail'in ablukayı Ramazan ayının başlamasıyla kaldıracağı sözü verdiğini kaydetti. İsrail hükümetinden bir kaynak ise, İsrail'in söz verdiğini; ancak 'Filistin'in şiddeti sona erdirmesi' şartını koyduğunu söyledi. Dış Haberler Servisi
Filistin lideri destek arıyor
Rusya'ya kısa bir ziyarette bulunan Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat, Kremlin Sarayı'nda Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Dün Moskova'ya varınca bir açıklama yapan Arafat, bir çözüm bulunacağı ümidinde olduğunu ifade ederken Rusya lideri Putin, felaketin sınırında bulunulduğunu belirtti ve şiddete son verilmesi gerektiğini ifade etti.
Putin'le görüşmeden önce Kremlin'in Ortadoğu Barış Süreci Temsilcisi Vasiliy Sredin ile bir araya gelen Putin, daha sonra Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Putin, görüşmenin başında 'Bugünkü görüşme barışa götürecek yolların aranmasına büyük katkıda bulunacaktır.' dedi.
Putin, 'İsrail yönetimindeki dostlarınızdan biri Sayın Rabin (İzak Rabin) çözümün zor yolunda elde edilmiş neticeleri hayatıyla ödedi. Şimdi tüm bunlar felaketin sınırına geldi.' şeklinde konuştu. Gelişmelerin Rusya'yı da üzdüğünü söyleyen Putin, her kurbanın yüreklerde hissedildiği yorumunu yaptı. Putin, şiddete son verilmemesi halinde tüm diplomatik görüşmelerin faydasız olacağına da işaret etti.
Moskova'dan baskı isteği
Diplomatik gözlemciler, Arafat'ın Moskova'dan ABD ve BM'ye baskı yaparak acil çözüm bulunmasını istediğini kaydediyor. Gözlemcilere göre, Arafat, BM'nin bölgede güç bulundurması ve ABD'nin de aktif bir şekilde İsrail'i engellemesi için Rusya'nın yardımını istediğini ifade ediyor. Moskova'nın ise öncelikle şiddetin durulması ve daha sonra barış görüşmelerine başlanması fikrinde olduğu kaydediliyor. Arafat ise 'Moskova'da müzakeremiz önemli bir adımdır. Bir çözüm bulunacağından eminiz.' diye konuştu.
Dinî çözüm
Rus Ortodoks Kilisesi'nin girişimleriyle Azeri ve Ermeni dinî liderleri Moskova'da buluştu.
Kafkasya Müslümanları Dinî Lideri Şeyhulislam Hacı Allahşükür Paşazade ve Ermenistan Başpatriği II. Garegin, Rusya Ortodoks Kilisesi Patriği II. Aleksi'nin arabuluculuğuyla çeşitli görüşmelerde bulunuyorlar. Üçlü görüşme dün Svyato–Danilovskiy Manastırı'nda gerçekleşti. Mirza Çetinkaya / Moskova
Silah flörtü
İran'a silah satmama yolunda ABD'ye verdiği taahhütten vazgeçme niyetini Washington'a bildiren Rusya, Tahran ile silah satış görüşmelerine yakında başlıyor.
Rusya Başbakan Yardımcısı İlya Hlebanov, 'İran ile yeni silah satış kontratlarının imzalanmasına yönelik görüşmeler yakında başlayacak.' dedi. Hlebanov, bu kontratların, ülkesinin uluslararası taahhütlerini ihlal etmeyeceğini de belirtti. Moskova (Zaman)
The Economist'te n Sezer'e ikinci övgü
The Economist dergisi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i ikinci kez övdü. Dergi, Sezer'in son Orta Asya temaslarının Türkiye'nin bölgedeki etkisini artıracağını ifade etti.
İngiltere'de yayınlanan The Economist dergisi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in BM Milenyum Zirvesi sırasında Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov ile sağladığı yakınlaşmanın, Türkiye'nin Orta Asya'daki etkisini artırma yolunu açacağı yorumunda bulundu.
Denge değişebilir
New York'taki görüşmenin hemen ardından Türkiye'nin Sovyet Bloku'nun çöküşünden sonra ilk kez Orta Asya'da Hazar Denizi'nin doğusundaki bir ülkenin ordusunu eğitmek için askerî yardım ve personel gönderdiğini yazan dergi, Kerimov'un Rusya'nın aynı yöndeki önerisine direndiğini belirtti.
The Economist, bu durumun Orta Asya'daki güç dengesini değiştirebileceği yorumunda bulunurken, gelişmelerin, bölgede Rus ve İran hakimiyetinin ortaya çıkmasından endişe duyan ABD'yi de memnun ettiğini kaydetti. Türkiye'nin Özbekistan'a askeri yardım gönderdiğini yazan dergi, bunun Türkiye'nin AB üyeliği için 'son derece istekli bir tutum içinde' olan Sezer'in, aynı önemi Doğu'da bir etkinlik ağı kurmaya verdiğine dair güçlü bir gösterge olduğu görüşünü savundu.
Dergi, Türkiye'nin Özbekistan'dan sonra Kırgızistan, Kazakistan ve Türkmenistan ile de benzer askerî anlaşmalar imzaladığını öne sürerken, Sezer'in bölgeye yaptığı geziyi, 'bölge halkının kalbini ve desteğini kazanmak amacına yönelik yeni bir girişim' şeklinde nitelendirdi. Londra
|