Dedikodu zirvesi
İstanbul'da Bankalar Birliği üyeleriyle bir araya gelen Temizel, sistemin sağlığı için dedikodu mekanizmasının bitirilmesi gerektiğini söyledi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Zekeriya Temizel, Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu ile finans sektöründe yaşanan son olayları değerlendirdi. Son olayın sistemin kendisini test etmesine bir araç olduğunu belirten Temizel, sorunlar ortaya çıktığı zaman sistemin kendi iç dinamiklerini çalıştırmak suretiyle yeniden sağlıklı yapıya kavuştuğunu söyledi. Temizel, "Sistem kendisini test etmiştir. Şu anda artık tüm dünya finans çevrelerinde bilinmektedir ki, Türkiye bu olayları yaşamış olsa bile, nedeni ne olursa olsun bu tür olaylardan sonra sağlıklı bir şekilde bunun dışına çıkabilmektedir." dedi.
Zekeriya Temizel, bankacılık sektörüne yönelik dedikoduların sektöre zarar verdiğini ve Türkiye'nin neredeyse itibarını zedeleyecek konumlara kadar ulaştığını belirterek, bankacılık sisteminin sağlığı için dedikodu mekanizmasının kesinlikle bitirilmesi gerektiğini bildirdi.
Böyle bir olaya dünyanın en güçlü sistemlerinin, ABD bankacılık sisteminin bile dayanamayacağını belirten Temizel, "Özellikle sizlerden istirhamım, böyle sabahtan akşama kadar, (şu banka batıyor, bu banka batıyor) diye bir sistemin üzerinde konuşulmaz. Böyle bir şeyler gerektiği zaman yasalar gereği ne gerekiyorsa o yapılır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, eline sopayı alıp da, sendeleyecek olanın kafasına bir şeylerle vuracak kurul değildir." dedi. Temizel, BDDK'nin, sektörün sağlıklı bir yapıya kavuşturulması için gereken düzenlemeleri yaptığını söyledi. Temizel, Türkiye'deki bankacılık kurallarının da artık uluslararası normlarda olduğuna işaret etti.
Temizel, "BDDK'nin sektörle ilgili alacağı kararlar Bankalar Birliği ile mutlaka tartışılacak, yani bankalar, bankacılık sektörü, hiçbir şekilde sürpriz uygulamalarla karşı karşıya kalmayacaktır." dedi. Özellikle sektöre dönük olarak ortaya atılan dedikoduların sektöre gerçekten zarar verdiği, artık bunun sektörle de sınırlı kalmadığının, Türkiye'nin neredeyse itibarını zedeleyecek konumlara kadar ulaştığının bir gerçek olduğunu vurgulayan Temizel, bu konuda basına önemli bir görevin düştüğünü kaydetti. Temizel, şöyle devam etti: "Her Allah'ın günü neredeyse BDDK'ya bankalar kapattırılıyor, bankalar açılıyor, sıraya diziliyor, sayısı azalıyor, sayısı çoğalıyor. Böyle bir olay olamaz. Olması da mümkün değil. Sistemin sağlığı için yapılanlar zaten yapılıyor. Bunlar sisteme ve sektöre zarar vermez; ama dedikodu verir. O nedenle de sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesi için, bu dedikodu mekanizmasının kesinlikle bitirilmesi gerekir."
Temizel, Fon'daki bankalara yerli ve yabancı ilgisinin olduğunu söyledi.
Temizel, daha sonra soruları yanıtlarken de, "Son olayların bedelini kim ödeyecek?" şeklindeki soru üzerine, Türk bankacılık ve finans sektörüyle ilgili olarak gereksiz yere başlatılan bu olayın sonuçlarının elbette ki bir sürü kesimi etkileyeceğini, ama bundan en fazla zarar görenlerin yine bu işi başlatanlar olduğunu bildirdi.
Kredinin önü açıldı
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ajay Chhibber, kamu bankalarının özelleştirilmesiyle ilgili kanunun onaylanmasını, sevindirici bir gelişme olarak niteledi.
Chhibber, Avrupa Birliği'ne (AB) giriş sürecinde, sürdürülebilir kalkınma konferansına katılmak üzere geldiği Bilkent Otel'de, onay haberini basın mensuplarından aldı. Chhibber, "Artık süreci başlatabiliriz." derken, mali sektör uyum kredisi (FSAL) çalışmalarının sürdüğünü ve yıl sonundan önce kredinin çıkacağını söyledi. Kesin bir takvim olup olmadığı sorusuna Chhibber, "Kesin takvim yok, ama herhangi bir sorun da yok. Yıl sonundan önce tamamlanacak." karşılığını verdi. Chhibber, "Görünüşe göre, piyasalarda bazı huzursuzluklar var. Ama Dünya Bankası olarak, bizim tarafımızda sorun yok. Genel programın iyi gittiğini düşünüyoruz." dedi.
Kamu bankalarını özelleştirme yolu açıldı
Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Emlak Bankası'nın özelleştirilmesine ilişkin kanun, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından onaylandı.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, 3 kamu bankasının özerkleştirilerek özelleştirilmesine ilişkin yasayı onayladığı bildirildi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Basın Başdanışmanı Metin Yalman, haftalık brifingden sonra yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Sezer'in Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Emlak Bankası'nın özerkleştirilerek özelleştirilmesi ile ilgili yasayı onayladığını belirtti.
Yalman açıklamasında, şunları kaydetti: "TBMM Genel Kurulu'nca 15 Kasım 2000 gününde kabul edilen 4603 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi hakkında yasanın yayınlanması, Sayın Cumhurbaşkanımızca ülkemizin ekonomik gerekleri göz önünde tutularak uygun bulunmuş ve söz konusu yasa Resmi Gazete'de yayımlanmak üzere ilgili yazımızla gönderilmiştir. Ancak, yasanın 1. maddesi 4. fıkrasında bankaların yıllık faaliyetlerinin 4389 Sayılı Bankalar Yasası'nın 13. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen bağımsız denetim kuruluşlarınca incelenerek rapora bağlanacağı, bu raporların bankaların genel kurullarına sunulacağı belirtilmiş, TBMM denetimine ilişkin düzenleme eksik bırakılmıştır. Oysa Anayasa'nın 165. maddesinde sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak devlete ilişkin olan kamu kuruluş ve ortaklıklarının TBMM'ce denetlenmesi esaslarının yasayla düzenleneceği belirtilmiştir."
Güç bedeline geçit yok
Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ)'nin elektrik abonelerinden "güç bedeli" adı altında almaya kalktığı sabit ücrete Danıştay geçit vermedi.
Danıştay, elektrik abonelerinden "güç bedeli" adı altında ücret alınmasının yürütmesini durdurdu. Danıştay 10. Dairesi, Hukukun Egemenliği Derneği'nin, TEDAŞ'ın elektrik abonelerinden "güç bedeli" adı altında ücret alınmasını öngören kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açtığı davada, ilk aşamayı sonuçlandırdı. Daire, söz konusu kararın yürütmesini durdurdu. Daire, esasa ilişkin kararını daha sonra verecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın yürütmeyi durdurma kararına yapacağı itirazı, bir üst kurulu olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu karara bağlayacak.
Halen elektrik abonelerinde, meskenlerden 500 bin, sanayi kuruluşlarından 5 milyon, tarımsal sulamada 2 milyon, diğer abonelerden de 2 milyon olmak üzere değişen miktarlarda "güç bedeli" adı altında sabit ücret alınıyordu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer, "Tabii ki Danıştay kararını uygulayacağız. Hukuka karşı boynumuz kıldan ince." dedi. Ersümer, konuyla ilgili kendilerine tebligat yapılmadığı belirtirken, bugüne kadar bütün Danıştay kararlarını uyguladıklarını söyledi. Ersümer, "Ama mutlaka buradaki sıkıntıyı da halletmemiz lazım. O çalışma, orada kaynak sağlamaya yönelik bir çalışmaydı. Onu da halletmemiz lazım." diye konuştu.
"Sabit ücret yerine başka bir formül gündeme gelebilir mi?" şeklindeki soruyu ise Ersümer, "Tabii kararı görmemiz lazım. Kararın gerekçesi nedir, neye istinaden böyle bir uygulama iptal edilmiştir, onu görmemiz lazım. Ona göre de yasalara uygun bir çözüm bulunur diye düşünüyorum." diye yanıtladı.
Aşırı zam gelebilir
Danıştay'ın, elektrikte "güç bedeli" adı altında alınan sabit ücret uygulamasına ilişkin yürütmenin durdurulması kararının ardından, TEDAŞ'ın, umut bağladığı gelir kalemlerinden birinden mahrum kalacağı, bunun da finansman açığını artıracağı bildirildi. Bakanlık yetkililerine göre, bu kalemde oluşacak 200 trilyon liralık açığı karşılamaya dönük elektriğe zam yapılacak.
‘Bu ülkede büyük götüreceksin’
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, Türkiye'de baklava çalan çocuklar cezaevine konulurken, devleti milyonlarca dolar dolandıranlara bir şey yapılmadığını belirterek, "Bu ülkede ufak yapmayacaksın. Ufak yaptın mı başına bela alırsın." diye konuştu.
ATO'nun "Türkiye'nin Temel Ekonomik Hedefleri ve 2001 Yılı Bütçesi" başlığı ile düzenlediği panelin açılışında konuşan ATO Başkanı Aygün, ekonomide yaşanan son olaylara değindi.
Aygün, şöyle dedi: "Bu ülkede ufak yapmayacaksın. Ufak yaptın mı başına bela alırsın. Götürdün mü büyük götüreceksin diye düşünüyorum. Türkiye'de yapanın yanına kâr kalmadığı müddetçe, yapanın cezasını çektiği müddetçe ülke temizlenecek. Şu anda bir tek bankalarla ilgileniyoruz. Oysa kamunun açtığı ihaleler var. İmar planları var. Orman arazilerinin istilası var. İmar afları var. Rüşvet almış başını gidiyor. Türkiye artık bir yolsuzluk cenneti olmaya başlamış."
Miras: İşadamına kelepçe yanlış
TOBB Başkanı Fuat Miras, bankasını bilerek hortumlayanların affedilmesine karşı olduklarını belirtirken, suçları kesinleşmeden işadamlarına kelepçe takılmasını da doğru bulmadıklarını söyledi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Fuat Miras, işadamlarının kelepçelerle alınıp sorguya götürülmesinin "yanlış" olduğunu savundu. Balkan Odalar Birliği'nin 2000 yılı 2. Genel Kurul toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Miras, "Türkiye şu anda çok hassas bir noktadan geçiyor. Geriye dönüşü olmayan 3 yıllık bir program uyguluyor. TOBB da bu programın hedeflerini tutturması için çaba gösterirken, bu son olaylar ve işadamlarının kelepçelerle alınıp sorgulamaya götürülmesi yanlış." dedi. Miras, hiçbir delil olmadan, hiçbir mahkeme kararı ile ceza yememiş insanlara karşı, biraz daha duyarlı davranılmasını istedi. TOBB Başkanı Miras, banka batıranların aftan yararlanmasına ilişkin görüşlerini ifade ederken de, bankasını bilerek hortumlayanların af kapsamında olmasını tasvip etmediklerini söyledi. Bankalarla ilgili son günlerde ortaya atılan iddialara ilişkin olarak da görüşlerini şöyle dile getirdi: "Bu bankaların içinde birtakım yolsuzluklar varsa, bu bankaları denetleyen murakıplar da vardı. Bugün gazetede okudum; bir murakıp 11 uyarı yazısı yazmış. Peki bunu kim nasıl dikkate almamış, bankaları kim bu duruma getirmiş? Sorumlularının bulunup ortaya çıkartılmasından yanayız."
TOBB zamma destek verdi
TOBB Başkanı Fuat Miras, petrol fiyatlarında aylık artışlara gidilmesi konusuna ilişkin olarak, "Programın başarılı olması için her yapılan işin üzerine birtakım zamların binmesi doğal. Petrol fiyatları füze gibi fırlarsa, petrolü kullananlar da bunun ceremesini çekecektir." dedi. Ekonomi Servisi
İşçi emeklilerine kadın başkan
İktidar partilerinin yoğun eleştiri aldığı Türkiye İşçi Emeklileri Cemiyeti'nin 15'inci Olağan Genel Kurulu dün tamamlandı. Genel Kurul'da delegelerin oyunun tamamını alan Zehra İnci Koyuncu genel başkanlığa seçildi. Koyuncu, genel başkan yardımcılığı görevini yürütüyordu.
Zehra İnci Koyuncu, Türkiye İşçi Emeklileri Derneği genel başkanlığına ve SSK Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen ilk kadın emekli.
Duygularını Zaman'a anlatan Koyuncu, "Çalışma hayatına TEKSİF Sendikası'nda toplu sözleşme ve araştırma uzmanı olarak başladım. TİED başkanlığına ve SSK Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen ilk kadın olmamdan dolayı çok mutluyum. İkinci mutluğum ise delegelerin oyunun tamamını almam oldu." dedi. Yapılan seçimler sonunda Genel Başkan Yardımcılığı'na Kazım Ergün, Genel Sekreterliğe Gazi Aykırı, Genel Mali Sekreterliğe Fahri Şahin ve Genel Sekreter Yardımcılığı'na Basri Keskin getirildi. Denetim Kurulu üyeliklerine ise Bahattin Bayar, Kemal Deniz ve Fahri Doğan seçildi.
(Şahin Ali ŞEN/ANKARA)
Türk işadamları İstanbul’da buluştu
Devlet Bakanı Abdulhaluk Mehmet Çay, "Türk cumhuriyetleriyle olan ilişkilerimizi siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri sahalar dahil olmak üzere her sahada geliştirmek amacındayız." dedi.
Devlet Bakanı Abdulhaluk Mehmet Çay, "Türk cumhuriyetleriyle olan ilişkilerimizi siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri sahalar dahil olmak üzere her sahada geliştirmek amacındayız." dedi.
Devlet Bakanı Çay, bölgede hiçbir ülkenin aleyhinde ve karşısında olunmadığını, bölge ülkelerinden Rusya ve İran ile olan ekonomik ilişkileri ve işbirliğini artırmak istediklerini kaydetti. Çay, "Asılsız soykırımı iddialarından vazgeçmesi ve Azerbaycan'la problemlerini çözmesi şartıyla, Ermenistan'la da ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz." dedi. Devlet Bakanlığı tarafından düzenlenen "2. Türk Cumhuriyetleri İşadamları Kurultayı" İstanbul'da başladı. Kurultayın açılışında konuşan Bakan Çay, tarihi adı Türkistan olan coğrafyadaki Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan ile Güney Kafkasya'daki Azerbaycan'ın bugünlerde bağımsızlıklarının 10. yılını kutlamakta olduklarını hatırlatarak, bu ülkeleri ilk tanıyan ülke olan Türkiye'nin, sorunlarını çözmeleri ve uluslararası camiaya entegrasyonları için devlet, özel sektör, sivil toplum düzeyinde ciddi çabalar sarf ettiğini vurguladı. Ekonomi Servisi
TÜSİAD Brüksel’e lobiye gidiyor
Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Dış İlişkiler Komisyonu, gelecek hafta çeşitli temaslarda bulunmak ve etkinliklere katılmak üzere Brüksel'e geliyor.
AB Komisyonu Türkiye Masası Başkanı Alain Serventie ve çeşitli genel müdürlüklerin aday ülkelerden sorumlu yetkililerinden oluşan bir grup ile TÜSİAD heyeti arasında yapılacak olan toplantının ana gündem maddesi, "Katılım Ortaklığı Belgesi'nin uygulanmasında özel sektörün rolü" olacak.
İŞHAD: Ticaret köprüsü
İş Hayatı Dayanışma Derneği'nin 'Dış Ticaret Köprüsü Ödül Töreni' gecesine 29 ülkenin büyükelçi, konsolos ve fahri konsolosları ile 600'ü aşkın işadamı katıldı.
İş Hayatı Dayanışma Derneği (İŞHAD), tanıtım toplantısı geliştirdiği ve iş gezisi organize ettiği ülkelerin büyükelçilerini ödüllendirdi.
Çırağan Palace Kempinski Otel'de düzenlenen ödül töreninde konuşan İŞHAD Yönetim Kurulu Başkanı Rızanur Meral, 2 yıl önce Güney Afrika Cumhuriyeti ile başlamış oldukları ülke tanıtım toplantıları ve iş gezilerinin, ülke halklarının birbirlerini daha iyi tanıma ve sevme sonucunu doğuracağını söyledi.
Türklerin bir hoşgörü ve denge ulusu olduğunu, her zaman milletler arasında köprüler kurduğunu ve sentezler oluşturduğunu anlatan Meral, şunları kaydetti: "Son günlerde bazı Avrupa ülkeleri parlamentolarının Türkiye aleyhindeki tasarıları kabul etmesi ve Avrupa Konseyi'nin ortaklık şartlarını Türkiye'nin komşusu ile olan ikili problemiyle ilişkilendirme kararı, bu kararı alanlar adına ciddi bir hata ve Avrupa Birliği üyeleri için de telafisi kolay olmayan pahalı adımlardır. Dünyanın Avrupa'dan ibaret olmadığının bilincindeyiz. Bu nedenle, söz konusu kararların gözden geçirilmesi ve düzeltilmesinde Avrupa Birliği'nin menfaatleri açısından fayda görmekteyiz."
'Refah devleti olacağız'
Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Sudan Cumhuriyeti İstanbul Fahri Konsolosu Zeynel Abidin Erdem de, Türkiye'nin çok uzun olmayan bir gelecekte, kendisi, komşuları ve dünya ile barışık, kültürlü ve global ticareti bilen bir refah devleti olacağını söyledi.
Erdem, AB'ye girme sürecinde Türkiye'ye destek veren tüm AB ülkelerine özellikle İspanya ve Fransa'ya teşekkür ederek, Kıbrıs, Ege, sözde azınlıklar ve Ermeni sorunu gibi 'yapay' konuları Türkiye'nin önüne engel olarak çıkaran devletlerin yakın gelecekte Türk halkı ve tarih karşısında mahcup olacaklarını öne sürdü.
Güney Afrika Cumhuriyeti Büyükelçisi Thomas Wheeler ise Türkiye ile ilişkilerinin son dönemde geliştiğini belirterek, bu ilişkilere çok büyük önem verdiklerini kaydetti.
Büyükelçiler de, yaptıkları konuşmalarda, ödül almaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, ülkeleri ile Türkiye arasındaki ilişkilere değindiler. Sanatçı Tuluyhan Uğurlu'nun mini bir konser verdiği ödül törenine, Başbakan Bülent Ecevit de bir kutlama mesajı gönderdi.
(Mustafa ÖZGE/İstanbul CHA)
'Özelleştirme geliri, borca gidiyor'
Devlet Bakanı Yüksel Yalova, özelleştirmeden gelen kaynağın büyük kısmının bu kapsamdaki kuruluşlara verildiğini belirtti.
Özelleştirme uygulamalarından gelen kaynağın büyük bölümünün, bu kapsamdaki kuruluşlara verildiğini belirten Devlet Bakanı Yüksel Yalova, aktarılan kaynağın, zarardaki kuruluşlar tarafından maaş, idari gider, borç, hammadde temini gibi kalemlerde kullanıldığını anlattı.
Yalova, İzmir Ticaret Odası'nda (İZTO) düzenlediği basın toplantısında, İZTO Eğitim ve Sağlık Vakfı'nın kuracağı İzmir Ekonomi Üniversitesi'ne tahsis edilecek Sümer Holding'e ait İzmir Basma Sanayii'nde çalışanların durumuna ilişkin rasyonel değerlendirmeler içinde olduklarını açıkladı. Yalova, Sümer Holding'e ait gayrimenkulleri eğitime hizmet için tahsis ederken hiçbir siyasi yaklaşımı olmadığını söyledi.
'2 yıl sonra kimse almaz'
Yalova, bugüne dek Sümer Holding'e 1 milyar 425 milyon dolar, THY'ye 466 milyon dolar, EBK'ye 360 milyon dolar, ORÜS'e 247 milyon dolar, SEKA'ya 185 milyon dolar, Gemi Sanayii'ne 105 milyon dolar, İsdemir'e 120 milyon dolar, TZD AŞ'ye 78 milyon dolar, Turban'a 68 milyon dolar ve diğer kuruluşlarla beraber toplam 3,1 milyar dolar kaynak aktarıldığını bildirdi. Yalova, söz konusu kuruluşların 1999 yılı sonu itibariyle birikmiş zararlarının 9 milyar dolar, aynı kuruluşların rehabilitasyonu için gerekli kaynağın ise 3,5 milyon dolar olarak hesaplandığını kaydetti.
Telekom'un özelleştirilmesinde hisse oranı değil yönetimin devrinin önemli olduğunu dile getiren Yalova, "2003 yılında dünya telekom tekeli kalkıyor. Globalizasyon diyorsak şark kurnazlığından vazgeçmeliyiz. Çünkü zaman geçerse 2 yıl sonra Kemeraltı girişinde (hazır Telekom var) diye bağırsanız da kimse almaz." diye konuştu.
Sümer Holding'in zarar eden kuruluş olduğuna işaret eden Yüksel Yalova, bu zararda, çalışanların bir sorumluluğu bulunmadığını, özelleştirmeyle ortaya çıkacak sonuçtan da çalışanların mağduriyet yaşamaması için önlemler aldıklarını bildirdi.
(Ali Rıza KARASU/İzmir CHA)
İhracatta en kötü yıl
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Okan Oğuz, 2000 yılının ihracat seferberliğini başlattığımız 1980 yılından bu yana en kötü yıl olarak tarihe geçmeye aday olduğunu belirterek, "Hiçbir zaman ihracatta gelecek için bu ölçüde karamsarlığa düşülmedi." dedi.
2. Türk Cumhuriyetleri İşadamları Kurultayı 'nda konuşan Oğuz, dış ticaret açığının, ekonomiyi tehdit eder hale geldiğini vurguladı. Oğuz, "Cari açık, ağustos sonu itibariyle 6,8 milyar dolar. Yılsonunda ise 9,5 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu rakam istikrar programını tehdit edecek bir rakam. Hiçbir zaman ihracatın ithalatı karşılama oranı bu ölçüde düşmedi. İhracat bu ölçüde sıkıntılar içine girmedi. İthalattaki üretim, yatırım ve tüketim malı dengesi bu ölçüde bozulmadı." diye konuştu.
Türkiye'nin enflasyon belasından kurtulması uğruna her türlü fedakârlıkla destekledikleri istikrar programının en fazla ihracatçıları etkilemeye devam etiğini belirten TİM Başkanı Okan Oğuz, "İhracatın sorunlarının çözümü konusunda çok laf edilmesine rağmen kaydadeğer bir iş yapılmadı. Kurlar ile enflasyon arasında oluşan makasın yaptığı tahribat başka araçlarla önlenmeli. " şeklinde konuştu.
Depremi düşünen sanayici az
İstanbul Sanayi Odası (İSO) üyeleri arasında yapılan bir anket, tesis yeri seçilirken deprem ve diğer doğal afetlere yönelik risk değerlendirmesine yeterince önem verilmediğini ortaya koydu.
İSO, deprem risklerinin azaltılması ve zararlarının en aza indirgenmesi için yapmaları gerekenleri belirlemek amacıyla bir anket çalışması yaptı. Ankete cevap veren 805 firmadan sadece yüzde 8,1'i aktif faylar açısından inceleme yaparken, firmaların yüzde 80'i çevresel etki ve risk değerlendirmesi yapmadıklarını bildirdi.
Firmaların yüzde 55,7'sinin deprem sonrasında tesis inşaatını kontrol ettirdiği, yüzde 29,3'ünün ise herhangi bir kontrol yaptırmadığı belirlendi.
Firmaların yüzde 24'ü önümüzdeki 3 yıl içinde tesisini bulunduğu yerden farklı bir yere taşımayı planlarken, taşınmayı planlayan firmaların yüzde 11,2'si taşınma sebebi olarak depremi gösterdi. Firmaların yüzde 42'si İstanbul dışına taşınmak istediğini açıkladı. Anket sonuçlarında, firmaların yüzde 36,5'inin deprem ve yangın gibi acil durumlara hazırlık amacıyla bir çalışmasının olmadığı, yüzde 46'sının hiçbir kurum ve kuruluş ile işbirliği yapmadığı ortaya çıktı.
Firmaların yüzde 18'i depremden zarar gördüğünü bildirirken, zarar gören firmaların yüzde 19,6'sı sigortalarının olmadığı ve bu firmalardan yüzde 75,5'inin yardım almadığı tespit edildi.
Firmaların yüzde 59,3'ü, 17 Ağustos ve benzeri felaketleri için eğitim, yapı denetimi, depreme dayanıklı binaların yapılması gibi önerilerde bulundu.
‘Parasını ödeyen çıksın’
Bankalar Operasyonu'nda sanıkların af kapsamına alınması ve para cezasıyla cezalandırılmaları gerektiğini dile getiren Kentbank Genel Müdürü Veysel Bilen, devletin alacaklarının peşine düşmesini istedi.
Bankaları hortumlayanları cezaevinde beslemenin yanlış olduğunu vurgulayan Bilen, "20—30 yıl içeride beslemektense, 600 milyon doları ödetip bırakmalı." dedi.
Bilen, bankacılık sektörünün temel sorununun ekonomik istikrar olduğunu ifade etti. Veysel Bilen, yaptığı açıklamada, Türk bankacılık sektörünü sadece bugünkü durumuna bakarak değerlendirmenin haksızlık olacağını, ülkede son 10 yıldır siyasi istikrarın bulunmayışının bankaları da olumsuz etkilediğini söyledi. Sektörün temel sorununun ekonomik istikrar olduğunu vurgulayan Bilen, şöyle konuştu: "Siyasi istikrarsızlık, yurtdışından bankacılık sektörünün kaynak ihtiyacını karşılayacak yapıyı oluşturmasını engelliyor. İstikrar olmayan yerde para kuş gibi uçuyor. Türkiye'de tasarrufçunun (acaba) dediği bir ortamda, yurtdışından kaynak gelmesini beklemek hayalcilik olur. Biz öncelikle sorunlarımızı kendi içimizde çözmeliyiz. Dünya globalleşti. Arjantin'de yaşanan bir olay anında Türkiye'yi etkiliyor. Yabancıların gözünün üzerimizde olduğu bir ortamda, bizim kendimize olan güvenimizi artırmamız lazım. Ancak o zaman Türkiye yatırım ihracatı yapan değil, yatırım ithalatı yapan bir ülke olur. Böylece bankacılık sektörünün mali bünyesi güçlenir ve oluşacak rekabetten tüm sektörler faydalanır."
(Fatih KARAÇALI / Adana CHA)
'İş dünyası vergilerden yoruldu'
İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, iş dünyasının vergilerle yorulduğunu ve gelecek ilave vergi yüklerini kaldıramayacağını söyledi.
Demirtaş, işadamının kazancının yüzde 60'ını devlete vergi olarak ödediğini, buna karşın vergiyle hiç tanışmamış kayıt dışı ekonomi içinde yer alan kişiler olduğunu söyleyerek "İş dünyası vergilerden yoruldu. Gelecek ilave vergi yüklerini kaldıramaz." dedi.
Borsa Şirketlerinden...
İhlas Holding...
İHLAS HOLDİNG, "Anadolu Grubu İhlas Motor'a talip" haberine ilişkin açıklama yaptı. İhlas Holding'den Borsa'ya gönderilen açıklamada, Anadolu Grubu'na bağlı Çelik Motor AŞ'nin, şirket bünyesindeki Kia marka araçların distribütörlüğüne (dağıtımcılık) talip olduğunu şifahi olarak bildirdiği kaydedildi. Açıklamada, görüşmeler başladığında, her safhasında kamuya bilgi verileceği belirtildi.
Türkiye İş Bankası...
TÜRKİYE İŞ BANKASI, Bayındır Holding'in Tatilya'nın bankaya devrine ilişkin olarak değişik tekliflerde bulunduğunu bildirdi. İş Bankası'ndan Borsa'ya gönderilen açıklamada, halen değerlendirilmekte olan söz konusu teklifler hakkında bankanın aldığı nihai bir kararın bulunmadığı kaydedildi. Bu arada, Fiba Holding de, yüzde 50 hissesine sahip olduğu Bucureşti Mall'ın Bayındır Grubu'nda bulunan diğer yüzde 50 hissesini satın aldığını açıkladı.
Koç Topluluğu...
KOÇ TOPLULUĞU'nun bütün şirketlerinin yöneticileri, Rahmi Koç'un başkanlığında bir araya geldi. Lütfi Kırdar'da yapılan yıllık geleneksel toplantıda, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç ve Koç Topluluğu Chief Executive Officer'ı (CEO) Temel Atay, 2000 yılı faaliyetlerini değerlendirdiler. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantıya, Koç Topluluğu bünyesindeki 60'tan fazla kuruluşun genel müdür ve genel müdür yardımcısı pozisyonundaki yöneticileri katıldı.
|