GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

25/11/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye



İbrahim KIBRIZLI

Bir dedikodu: 2,2 milyar dolar!

Kent'li ve İktisat'lı iki kuruluş, sermaye piyasalarında faaliyet gösteren aracı kurumları vasıtasıyla aynı kulvarda koşan rakibini "Toprak'a gömme" hedefi doğrultusunda söylenti çıkardığı iddia ediliyor.

Önüne gelenin, ağzı olanın konuşması para ve sermaye piyasalarını kısa zamanda etkisi altına alıyor. Dedikodular, kısa vadeli pozisyon tutan yabancı yatırımcıları portföylerindeki bono ve tahvilleri nakde çevirmeye yönlendiriyor.

Yabancı yatırımcıların piyasadan çekilme yönünde sergiledikleri eğilim ile bankaların açık pozisyonlarını kapatma girişimlerinin aynı döneme denk gelmesi, para ve sermaye piyasalarındaki sıkıntının daha da büyümesine sebep oluyor. Yabancıların ve bankaların piyasadan yüklü miktarda döviz çekmeleri ile likidite sıkıntısı içine çekilen piyasalarda gecelik repo faizleri yüzde 250'lere, interbank faizleri yüzde 210'lara fırlıyor. Hazine'nin borçlanma faizleri yüzde 54'lere çıkıyor. Borsa, beklenmedik bir biçimde tepetaklak oluyor. Endeks 10 bin puan seviyesine düşüyor.

Başbakan, Hazine Müsteşarı ve Merkez Bankası Başkanı paniğin önüne geçilmesi, likidite ihtiyacının giderilmesi ve yükselen faizlerin düşürülmesi için gereken desteğin verilmesi doğrultusunda harekete geçti. Merkez Bankası, net iç varlıklar politikasına rağmen limitler dahilinde piyasaları 1,5 milyar dolar ve 1,3 katrilyon TL fonlamak zorunda kaldı. Piyasalar hükümet ve para otoritelerinden gelen bu olumlu tutum karşısında durulma sürecine çekildi. Bono faizleri yüzde 49'lara, repo faizleri yüzde 153'lere geriledi. Borsada 250 trilyon TL seviyesine gerileyen işlem hacminin 545 trilyon TL düzeyine çıkması ile borsa toparlanarak 11.500 puan seviyesine yaklaştı. Yabancı yatırımcıların 2,2 milyar dolarlarını alarak piyasadan çıkması sonrası piyasalar normal seyrine geri döndü.

Para ve sermaye piyasalarında gözlenen böylesine ani hareketlenmenin gerekçeleri enine boyuna irdelenmeli. Yüzeysel ve üstü kapalı tahlillerle geçiştirilmeye çalışılmamalı. Piyasaları etkisi altına alan dedikodu ve söylentilere veya yabancıların piyasadan çekilmeleri ve bankaların açık pozisyonlarını kapatma eğilimlerine bağlanarak hafife alınmamalı.

Borsa, bir güven müessesesi. 10 bankanın fon kapsamına alınması, bu bankaların kaçınılmaz olarak iştiraklerinin geleceklerinin de sorgulanmasını beraberinde getirdi. Her geçen gün birçok işadamı ile ilgili yasal işlem başlatılması, sırada yeni banka veya işadamlarının da olduğu doğrultusunda beyanlar verilmesi, piyasaların dalgalanmasına neden olan faktörler arasında. Fon kapsamına alınan banka iştiraklerinin Borsa'da işlem gördüğü unutulan bir diğer husus. Haklarında birçok söylenti çıkarılan işadamlarının hemen hepsinin Borsa'da işlem gören şirketleri var.

En küçük bir söylenti; mevduat sahiplerinin paralarını yatırdıkları bankadan çekmelerine veya bir şirketin tahtada işlem gören hisselerinin değerinin düşmesine sebep olur. Dolayısıyla piyasaların tedirginlik duymasına yol açacak yorum yapılmamasına büyük bir özen gösterilmeli.

İster hükümet ister muhalefet olsun tüm siyasiler, Hazine ve Merkez Bankası, BDDK, DGM, SPK, İMKB ile kendilerinin bu işlerin içinde olmadığı imajını vermek isteyen işadamlarının bunları düşünerek hareket etmesi gerekiyor. Hükümet üyeleri ile ekonomiden sorumlu bürokratlar kadar sivil toplum kuruluşları da açıklamalarında daha dikkatli olmak zorunda. Yazılı ve görsel medya da kendisine bu doğrultuda çekidüzen vermeli. Bütün bu kişi ve kuruluşlar sözcüklerini tartarak, söylediklerinin sonunun nereye varacağını hesaplayarak sarf etmeliler...

Aksi halde, böyle bir durumun sonuçlarına, tüm ülke katlanmak zorunda kalır.


i.kibrizli@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

08/ 11/ 2000... Çare, şeffaflık...
09/ 11/ 2000... Denizli kendini aştıkça...
11/ 11/ 2000... AB için değil, kendimiz için
15/ 11/ 2000... Bu Cottarelli yine konuşur!
17/ 11/ 2000... Benden söylemesi...
18/ 11/ 2000... Batır, nasıl olsa vatandaş öder...
19/ 11/ 2000... Denk kuvvetlerin derbisi
22/ 11/ 2000... Kelle Vergisi, Demir Lady’ye de yaramadı!
23/ 11/ 2000... Futbolumuzun gerçekleri...


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.