GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

26/11/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye



 


Bir kargaşadır af

Binlerce insanı ilgilendiriyor af. Sadece hükümlü ya da tutukluları değil onların ailelerini ve hatta mağdurların ailelerini ilgilendiriyor ve etkiliyor. Ama son bir haftadır öylesine açıklamalar yapıldı, ortalığa öyle söylentiler atıldı ki, kafası karışmayan hiç kimse kalmadı.

Önce hortumcuların da affedileceği söylentisi dolaştı. Karşı çıkanlar oldu. Sonra fikir suçlularının affedileceği konusu dolaştı ortalıkta. Hatta bir ara Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ın 'vergi yüzsüzlerinin affedilmesinin mümkün olmadığı' şeklinde beyanları dolaştı.

MHP'nin Haluk Kırcı meselesini ortaya attığı söylendi, DSP'de ise af konusunun Rahşan Ecevit'e endeksli olduğu. ANAP uzlaşma aradığını söyleyince DYP'liler de affa karşı olduklarını açıkladılar. Faziletliler oyuna gelmemeye kararlı olduklarını söylediler.

Sonuçta Ramazan Bayramı'na yetişeceği söylenen af hakkında şu ana kadar somut bir gelişme yok. Konu tam bir komediye döndü, milletin vicdanını rahatsız etmeyeceği söylenen af bu haftanın poli–gaf'ına layık göründü.




Poli Dia

– Umarım burada boşuna beklemiyoruzdur.




"Sivil itaatsizlik"

Bu haftaki alkışım Demokrat Hukukçular Platformu Sözcüsü Avukat Arif Doğu'ya. Çünkü Doğu, yargı bağımsızlığını zedeleyen ve memurların meslekten ihracını kolaylaştıran kanun tasarısına karşı 'sivil itaatsizlik' çağrısında bulundu. Çağrının hedefi ise başta hakim ve savcılar olmak üzere tüm kamu çalışanları.

Peki bu sivil itaatsizlik nedir? Tanımı basit: "Yasaların ya da hükümet politikalarının değiştirilmesini amaçlayan ve kamuya açık bir tarzda gerçekleştirilen şiddetsiz vicdani ve aynı zamanda siyasi nitelikli, eylem." Peki hiç örneği var mı? Tabii ki var. Geçmişte Fransa, İtalya'da bu yaşandı.

1966 yılında Fransa'da Cezayir Kurtuluş Savaşı önderlerinden Ben Barka öldürülmüştü. Zamanın Adalet Bakanı sorgu yargıcı Casamayor'a, davanın çabuklaştırılıp bitirilmesini bildirmişti. Yargıç Casamayor, takma adla bunu Le Monde'da duyurdu. Adalet Bakanı yargıcı görevinden alınca ve disiplin cezası için yargıçlar ve savcılar yüksek kurulunu toplantıya çağırınca Fransa'da kıyamet koptu, gösterilen tepkiler sonucunda Adalet Bakanı geri adım attı.

İtalya'da ise 2. Dünya Savaşı sonrası Anayasa Mahkemesi valilerin, şehirlerindeki insanları doğduğu şehire geri göndermesine imkan tanıyan yasayı özgürlüklere aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti. Başbakan De Gasperi, Meclis'te bu karara uymayacaklarını açıklayınca mahkeme başkanı De Nicole bir bildiri yayınlayarak, başbakanı ağır bir dille eleştirdi ve hükümet karara uyuncaya değin hiçbir davaya bakmayacağını açıkladı ve dediğini de yaptı. Bunalım büyüdü, grevler yayıldı. Bütün kamu hizmetleri durdu. Sonuçta Başbakan De Gasperi, mahkemenin iptal kararına uyacaklarını açıkladı ve De Nicola'dan özür diledi.

Şimdi Türkiye'nin de yargıç De Nicola'lara ihtiyacı var.




Biliyor musunuz?

lMeclis'in 2001 yılı bütçesinde milli saraylardaki zararlı haşarata karşı ilaçlama için 600 milyar lira ödenek ayrıldığını...

l17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin ardında Sakarya'da pasaport taleplerinde anormal bir artış olduğunu...

lİbadete açık camilerde 19 bin 114 kadro açığı bulunduğunu...

lOlağanüstü halin Diyarbakır, Hakkari, Şırnak ve Tunceli illerinde 41. defa 4 aylığına uzatıldığını...

lCezaevleri konusundaki genel görüşme önergesi görüşülürken Meclis'te elektriklenen havanın Jardel'in Milan'a gol atması sebebiyle yumuşadığını...

lAşırı hız yüzünden takla atan bir arabanın, Başbakanlık'a ait koruma aracının üzerine düştüğünü ve korumaların yaralandığını...




İstemem eksik olsun

Af konusundaki gelişmeler bütün mahkumlar hatta cezası kesinleşenler tarafından yakından takip ediliyor. Ama biri var ki o bundan müstesna. Fikir suçlusu, YDP eski Genel Başkanı Hasan Celal Güzel'den bahsediyorum. Güzel, kesinleşen 4 ay 26 günlük cezası sebebiyle hapse girecek olmasına rağmen, af konusuyla hiç ilgilenmiyor ve af beklemeyi de kendisi için haysiyet kırıcı buluyor. Sebebine gelince, kendi ağzından dinleyelim:

"Onlar kim oluyormuş ki, beni affetsin. Asıl onların benden af dilemeleri lazım. Çünkü ben suçlu filan değilim. Asıl kendileri suçludur. Tam tersine ben, devlete, millete en büyük hizmeti yapmış bir insanım. Cezaevindeki günlerim ise benim ulaşabileceğim en büyük mazhariyetimdir."




Milli oldu

Meclis Kulisi'nde DSP'li Uluç Gürkan, birkaç milletvekili arkadaşı ve basın mensuplarıyla oturuyordu. Birden ortaya bir laf attı:

– Oğlum milli oldu!

İlk soru bir gazeteciden geldi:

– Nerede oldu?

– İsrail'de?

İkinci soru ise bir milletvekilinin sorusuydu:

– Nasıl yani milli oldu?

– Basbayağı milli oldu.

Uluç Gürkan, etrafındakilerin hâlâ anlamadığını görünce sözlerine açıklık getirdi:

– Oğlum ilk defa hapishaneye girdi ve milli oldu.

Mesele anlaşılmıştı. Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in İsrail gezisini izleyen 'anı olarak' yanlarına aldıkları patlayıcı parçaları ile Başbakanlık binasına girerken, X–Ray cihazına takılarak gözaltına alınan gazeteciler arasında, Uluç Gürkan'ın TRT'de çalışan oğlu Devrim Gürkan da bulunuyordu.




Eski ve şimdi

Eskiden bir memur maaşıyla dört kişi geçinebiliyordu... Şimdi dört memur maaşıyla bir vatandaş zor geçiniyor.

Eskiden hükümetler ülke sorunu çözerdi... Şimdi ülke, hükümetin sorunlarını çözmek için çırpınıyor.

Eskiden ekranlar siyah beyazdı... Şimdi kan kırmızısı.

Eskiden basında fikir adamları vardı... Şimdi, "birilerinin adamları" var.

Eskiden atı alan Üsküdar'ı geçiyordu... Şimdi yatı alan okyanusu geçiyor.

Eskiden eşeğe altın semer de taksan eşekti... Şimdi beyefendi oluyor.

Eskiden dansözler yılda bir defa televizyona çıkardı... Şimdi bazı programları dansözler sunuyor.

Eskiden sade gazozların tadı vardı... Şimdi hiçbir şeyin tadı yok.

Eskiden birkaç vergi yüzsüzü vardı... Şimdi birkaç vergi yüzlüsü var...

Eskiden af vardı... Şimdi sadece söylentisi var.

Eskiden enflasyon vardı... Şimdi o hâlâ var...




Sebebi var?

Anayasa Komisyonu bugünlerde bir hayli yoğun çalışıyor. Komisyonun önemi itibariyle çalışanların hepsi de hukuk kökenli milletvekillerinden seçilmiş. Sadece birisi dışında. Komisyon üyesi MHP Trabzon Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu aslen hukukçu değil.

Bıçakçıoğlu'nun kendisine bu konuda sorulan sorulara cevabı ise hazır:

– 8 yıl cezaevinde yattım. İçeride bütün kanunları ezberlemiştim. Hukuk bilgim, herhangi bir hukukçudan hiç de az değildir!




Biliyor Muydunuz?

Meclis’in 2001 yılı bütçesinde milli saraylardaki zararlı haşarata karşı ilaçlama için 600 milyar lira ödenek ayrıldığını...

17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin ardında Sakarya’da pasaport taleplerinde anormal bir artış olduğunu...

İbadete açık camilerde 19 bin 114 kadro açığı bulunduğunu...

Olağanüstü halin Diyarbakır, Hakkari, Şırnak ve Tunceli illerinde 41. defa 4 aylığına uzatıldığını...

Cezaevleri konusundaki genel görüşme önergesi görüşülürken Meclis’te elektriklenen havanın Jardel’in Milan’a gol atması sebebiyle yumuşadığını...

Aşırı hız yüzünden takla atan bir arabanın, Başbakanlık’a ait koruma aracının üzerine düştüğünü ve korumaların yaralandığını...



s.karakis@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.