Kör dövüşü...
Fenerbahçe ile G.Saray arasında oynanan maçların stres ve gerilim dışında bir şey olmadığını artık iyice anladım. Haftalar öncesinden kaşınmaya başlanan yara maçta çirkin yüzünü ortaya çıkarıp irin olarak sahaya akıyor adeta.
Reyting ve tiraj kaygısıyla tahrik edilen şuursuz topluluklar yüreksiz, ürkek hakemlerin de hadiseye çanak tutmasıyla içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Böyle maçları yönetecek hakem maalesef Türkiye'de yok. Oynananın futbol olduğunu söylemek imkansızken bunu maç diye isimlendirip yorumlamak saçmalık gibi geliyor bana. Dünkü izlediğimiz ülkenin iki güzide takımı ne gerçek F.Bahçe'ydi, ne de gerçek G.Saray. İkisi de yenilmemek için sahaya çıkınca futbolun güzelliklerini görmekte mümkün olmadı. G.Saray'da Taffarel ve Hakan Ünsal dışında eksik yok. Arif destekli 18 kişilik kadroda Okan-Suat-Emre üçlüsü uzun bir aradan sonra ilk defa yanyana. Taffarel yok, ama Kerem de kendine gelmiş. Fatih-Popescu-Bülent-Ergün dörtlüsü, Rapaiç-Andersson-Baliç üçlüsüne nefes aldırmadı. Orta sahada Okan-Emre-Suat üçlüsü, Ogün-Johnson-Lazetiç üçlüsüyle adeta savaştılar. Gereğinden fazla sert geçen maçın ağır yükünü bu üçlü çekti; ama aynı şeyi beyin ve adaleler için söylemek mümkün değil.
G.Saray forvette zaman zaman üçlü oynadı. Sahanın en çalışkan ismi diyebileceğimiz Hasan Şaş yorulup yerini Arif'e bırakana kadar hem pozisyona girdi, hem arkadaşlarına pozisyon hazırladı. Hagi bilinen özelliklerinde; ama gereğinden fazla sinirli. Baştada söyledim ya yürekli bir hakem olsa Hagi kırmızı kart göreceklerin başında geliyordu. Emre'yi, Fatih'i de buna eklemek lazım. Jardel gol attığı zaman vezir, atamadığı zaman rezil. Dün de rezilleri oynadı.
İki teknik adam için de olmak ya da olmamak gibi gözüken zorlu 90 dakikada F.Bahçe istediğini aldı gibi.
i.ekiz@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
27/
10/
2000...
Beynimi kemiren soru
02/
11/
2000...
Anadolu futbolu öldü
05/
11/
2000...
İte kaka...
08/
11/
2000...
Monaco'nun kıyağı...
11/
11/
2000...
Daha iyisi olamazdı...
12/
11/
2000...
Bu nasıl maç?
16/
11/
2000...
Yine de teşekkürler...
18/
11/
2000...
Korku ve hislerinizle değil...
20/
11/
2000...
Fener'in gece idmanı
26/
11/
2000...
Gecenin adamı Nouma
|