Malatya, Özal ve Yılmaz...
Geçtiğimiz hafta çarşamba ve perşembe günleri Malatyalıların davetlisiydim. Değerli dostum, BEŞER Eğitim Kurumları Eğitim Koordinatörü Abdullah Yüce Bey'in Öğretmenler Günü münasebetiyle yaptığı davete icabet ederek, özel Turgut Özal Koleji'nde bir konferans verdim.
Adı üzerinde, Malatya Aktif İş Adamları Derneği'nin çok aktif başkanı Gökhan Gökbulut, "Hüseyin Bey, hazır Malatya'ya geliyorsunuz, bir de bizlere hitap etseydiniz." dedi. Baytur Oteli'nde, Malatya Belediye Başkanı Sayın Mehmet Yaşar Çerçi (MHP), Malatya baro başkanı, bazı ilçe belediye başkanlarının aralarında bulunduğu çok seçkin bir topluluğa, "Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde, demokratikleşme ve insan hakları" konusundaki düşüncelerimi aktarmak fırsatını buldum.
Malatyalıların daveti tam da geçen salı günü yazdığım "ANAP, ANAP olsaydı" başlıklı yazımın sonrasına denk geldi. Yazım, umduğumdan da fazla olumlu tepki aldı. Hele rahmetli Özal'ın hemşehrileri, ANAP'ın kurulduğu ilk günlerdeki safiyeti, heyecanı ve samimiyeti hatırlayınca, Malatya'da bize sanki Özal'ın ruhu eşlik etti. Onun isminin konulduğu kolejde 900 civarında öğretmene hitap ederken, bir manevi atmosferden gerçekten etkilendim ve "Türkiye onun vurguladığı, onun hasretini çektiği özgürlükleri, ferdin öne çıkmasını ve demokratikleşmeyi arıyor." dedim.
ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, gazetemizde dün yer alan habere göre, hafta sonu, partisinin Kayseri'de düzenlenen bölge toplantısında "ANAP'ın toparlanma zamanı geldi." demiş. Ve ilave etmiş:
"28 Şubat sürecinde, demokrasiyi ayakta tutabilmek için yaptıklarımızı halka tam olarak anlatamadık. İlk yapmamız gereken şey ANAP'ın vatandaştan yana sivil, demokrat, hürriyetçi çizgisini ön plana çıkarmaktır. Vatandaşımızın inancı, kılık ve kıyafetiyle uğraşarak dertlerini çözemeyiz. Fikir ve ifade önünde engel olarak duran 312. madde, Avrupa Birliği'ne girilmese bile düzeltilmesi gerekir."
Geçen salı günkü yazımda, Sayın Yılmaz'ın son haftalarda çok güzel lâf ettiğini; ama icraatın önemli olduğunu söyledim. Ve "Bugün, ANAP adam olsa, tek başına iktidara bile gelebilir." dedim.
Hâlâ, konuşmak yerine yapmanın ve siyasette dik durmanın önemli olduğunu vurgulamakta ısrar ediyorum.
Sayın Yılmaz; üniversitelerdeki başörtüsü ve memurları kolayca görevinden atma çabalarını sürdüren ve insanların yaşam tarzları, inançlarını yaşama özgürlüğü gibi temel hürriyetlere savaş açan zihniyete karşı tavır koyacak mı, koymayacak mı, merak ediyoruz.
Çok değerli bir ANAP kurucusu, geçen salı günkü yazım üzerine bana bir e-mail göndermiş. ANAP'a müessir parti dışı çevrelerden yakındıktan sonra, öncelikle onların "yönetsel idrakî"nin partiyi terk etmesi gerektiğini belirterek ANAP'a ve bugünkü liderine bu haliyle umut bağlamanın bir illüzyon olduğunu yazmış.
ANAP'ı Özal'ın ruhu uyandırabilir. Ama bu, ne ruh çağırma seanslarıyla olur, ne de Özal'ı rüyada görmekle.
Rahmetli, 4 Haziran 1992'de vefatından 10 ay kadar önce 3. İzmir İktisat Kongresi'nde yaptığı konuşmada demişti ki: "Devletçi doktrinler bütün dünyada ömrünü tamamladı. Devleti, bireyin karşısında üstün kılan anlayış artık sona ermelidir. Birinci sınıf bir ülke olabilmek için üç temel prensibe sıkı sıkıya sarılmamız gerekir: 1. Düşünceyi ifade hürriyeti, 2. Evrensel anlamda din ve vicdan hürriyeti, 3. Teşebbüs hürriyeti."
Ve Özal'ın kapanış cümlesi:
"Ciddi hatalar yapmazsak, 21. yüzyıl Türklerin ve Türkiye'nin yüzyılı olacaktır."
Türkiye, onun vefatından beri ciddi hatalar yapıyor. Onun için de, toplumda ne heyecan, ne şevk, ne de ağız tadı kaldı.
Sayın Yılmaz, omuzlarınızdaki yükün ağırlığını hissediyorsunuz değil mi?
***
İki günlük Malatya ziyaretim sırasında başta Sayın Abdullah Yüce olmak üzere, BEŞER Eğitim Kurumları Genel Müdürü Sayın Bayram Murat'a, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Mücahit Fındıklı'ya, Meclis Başkanı Sayın Sadullah Ilıcak'a, MAKİAD Başkanı Sayın Gökhan Gökbulut'a, Sayın Sadettin Çevik ve Sayın Nüvit Karagözlü'ye gösterdikleri yakın ilgiden dolayı teşekkürlerimi sunarım.
Gazetemizin Malatya Temsilcisi Sayın Necdet Öz ve Malatyalıların bütün asaletini, insanlığını ve misafirperverliğini temsil eden Sayın Nami Güzeler'e ayrıca müteşekkirim...
h.gulerce@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
24/
10/
2000...
Tantan yeni bir şey söylüyor...
26/
10/
2000...
AB için dinimizi değiştirecek değiliz
31/
10/
2000...
Üç koldan...
02/
11/
2000...
MHP kongresi
07/
11/
2000...
Andıç denilen bumerang...
09/
11/
2000...
Bush mu acaba?
14/
11/
2000...
Evren'den icazet belgeleri
16/
11/
2000...
Kürtçe yayın
21/
11/
2000...
ANAP, ANAP olsaydı...
23/
11/
2000...
AB: Tamam mı, devam mı?
|