Faiz lobicileri iş başında
Başbakan Bülent Ecevit, faiz lobilerinin iş başında olduğunu, faizler ve enflasyondaki düşüşü önlemek için "her mazarratı" yaptıklarını söyledi.
Başbakan Bülent Ecevit, yüksek faiz lobilerinin enflasyona karşı mücadeleyi ve faizlerdeki düşüşü önlemek için "her mazarratı" yaptıklarını ve bunlara karşı gereken önlemlerin görüşülmekte olduğunu söyledi.
Ecevit, Başbakanlık'ta yaptığı açıklamada, IMF Başkan Yardımcısı Fischer'in de belirttiği gibi hükümetin istikrar programının kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. Ancak petrol fiyatlarındaki artışla Euro'daki dalgalanmaların ekonomiyi olumsuz yönden etkilediğini söyledi.
Ecevit piyasalarda yaşanan son gelişmelerle ilgili olarak da şunları söyledi:
"Son günlerde ise bazı banka operasyonları kimi çevrelerde gereksiz kaygılar uyandırdı. Bir yandan yüksek enflasyon, yüksek faiz lobileri enflasyona karşı mücadelemizi ve faizlerdeki düşüşü önlemek için her mazarratı yapıyorlar. Bu etkenlere karşı gereken önlemleri alıyoruz."
Ecevit, daha sonra bu konuyla ilgili bir soruyu cevaplarken mevcut durumu kullanarak yapay sorunlar meydana getirildiğini yineledi ve "Özellikle enflasyonun aşağı çekilmesini önlemek isteyen çevrelerin bu konudaki uğraşları yüzünden ve bankalarla ilgili tedbirler alınırken bazı çevrelerde uyanan gereksiz kuşkular, kaygılar yüzünden böyle bir dalgalanmaya girdi ekonomimiz. Ama ekonomimiz esasında temelinde sağlamdır." dedi. Ecevit, bir başka soru üzerine de, yapay dalgalanmanın sebepleri üzerinde durulduğunu belirterek, "Olumlu gelişmelerden rahatsızlık duyanlar bu dalgalanmanın başlıca etkenleridir. Bunlara karşı gereken önlemleri son iki üç gün içinde uzmanlarla birlikte görüşüyoruz." cevabını verdi. Ekonominin iyi gittiğini yalnız kendisinin ya da hükümetin söylemediğini vurgulayan Ecevit, uluslararası kuruluş ve çevrelerin de aynı şeyi söylediğini anlattı.
Memurların sorunu
Hükümet olarak memurları enflasyona ezdirmemek için gereken önlemleri aldıklarını yineleyen Ecevit, bu konuda şunları söyledi:
"Bir yandan ücretler arasındaki dengesizlikleri ortadan kaldırmak için gerekli çalışmalar sürdürülüyor. Enflasyon belası yenildikçe memurların sorunu da çözülecektir. Bunun için biraz sabır gerekecektir."
Bahçeli: Taviz yok
MHP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli de MHP grup toplantısında yaptığı konuşmada, istikrar politikalarından hiçbir şekilde taviz verilmeyeceğini belirterek, kısa vadeli spekülatif girişimlerle fırsat kollayanlarla da mücadele içinde olduklarını söyledi. Bahçeli, Türkiye'yi faize dayalı rant ekonomisinden üretim ekonomisine dönüştürmenin yolunun enflasyonu yenmekten geçtiğini belirterek, son 20 yılda yaşanan olaylardan "ders almamakta ısrar edenler" olduğunu kaydetti.
Enflasyonist politikaların sebep olduğu çıkmazlardan birinin gelir dağılımındaki adaletsizlik olduğunu anlatan Bahçeli, "Bankalar operasyonunda ortaya çıktığı gibi bu çarpık yapıda para-faiz ilişkileri ile devleti ve toplumu yoksullaştıranlar bununla yetinmemişlerdir. Ele geçirdikleri bankaları kullanarak, kamu kaynaklarını yağmalamak yoluna gitmişlerdir. Yıllardır süregelen bu ilişkilere artık (dur) denilmiştir." dedi. Bahçeli, hükümetin bankacılık ve malî piyasaları rehabilite etmesinin "bazı çevrelelerde rahatsızlıklara yol açtığını" dile getirerek, şöyle konuştu: "Bunların ortaya çıkarttığı dedikodular ve spekülasyonlar, başka bazı faktörlerle birleşerek, gerçekleştirilmeye çalışılan düzenlemeleri engelleyecek girişimlere dönüşmüş, bu ise piyasalarda kısa süreli dalgalanmalara yol açmıştır. Burada açıkça ifade etmek istiyorum ki, istikrar politikalarından hiçbir taviz verilmeyecektir. Faiz ve banka spekülasyonlarıyla vurgun vurma dönemi, enflasyon yoluyla toplumu soyma ve kamu kaynaklarını yağmalama dönemi artık kapanmıştır."
(Ankara ZAMAN)
Yıldırım: Faiz lobileri açıklansın
İTO Başkanı Yıldırım, piyasalarda büyük çalkantıya sebep olan yüksek faiz lobilerinin açıklanmasını istedi.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Mehmet Yıldırım, Başbakan Bülent Ecevit'in enflasyona karşı mücadeleyi ve faizlerdeki düşüşü önlemek için 'her mazarratı' yaptıklarını belirttiği ve geçen haftadan bu yana piyasalarda büyük çalkantıya sebep olan yüksek faiz lobilerinin açıklanmasını istedi.
Yıldırım, gazetemize yaptığı açıklamada, "Sayın Başbakan, eğer bazı çevreler diyorsa, artık Türkiye liberal ve açık bir ekonomi uyguluyorsa bunun yararına çalışanlarla, zararına çalışanlar hükümet tarafından açıklanmalı. Bu kadar yüreği olmalı hükümetin." dedi. Kuru kuru birilerini itham etmenin hiçbir ekonomiye fayda getirmeyeceğini belirten Yıldırım, "Eğer hükümet bu kişi ve kurumları açıklarsa, bir daha yapmaya cesaret edemezler." diye konuştu.
Bir bankaya suçlama
Son günlerde piyasalarda yaşanan çalkantıya da değinen İTO Başkanı Yıldırım, Türkiye'nin en büyük hatayı özelleştirmede yaptığını savundu. 96. şirketini geçtiğimiz cuma günü alan bankanın, KDV'si ile birlikte 3 milyar dolara satın aldığı 3. GSM'in ilk taksidi olan 565 milyon doları ödemek için piyasalardan para topladığını ifade eden Yıldırım, "Bu banka, söz konusu parayı piyasalardan toplayarak hükümete vermeyi politika edindi. Neticede piyasalardan toplanan bu para, piyasaları altüst etti." şeklinde konuştu. Mehmet Yıldırım, fona devredilen bankalardan kredi kullanan firma ve firma sahiplerinin, kendilerini garantiye almak için döviz toplamaya başlamalarının da yoğun döviz talebine neden olduğunu dile getirdi.
(Harun ÇÜMEN/Ekonomi Servisi)
Savaş alanı gibi
Bankaların önlenemeyen döviz talebi ve faizlerdeki yüksek seyir, piyasaları vurmaya devam ediyor. Borsa, yüzde 9'luk kayıpla yaklaşık bir yıldan bu yana ilk kez 10.000 puanın altına gerileyerek 9.641 puana indi. Bankaların dün aldıkları 1.037 milyar dolar ve 53 milyon Euro ile geçen haftadan beri döviz alışları 4 milyar dolara yaklaşırken, repo faizi yüzde 240'ı gördü.
Önlenemeyen döviz talebi ve faizlerdeki yüksek seyir, piyasaları adeta savaş alanına çevirdi. 10.000 psikolojik desteğinin altına gerileyen Borsa, yüzde 9,01 oranındaki kayıpla 3 Aralık 1999 tarihinden bu yana en düşük seviyesi olan 9,641 puandan kapandı. Merkez Bankası'nın dün yaptığı 1.037 milyar dolar ve 53 milyon Euro'luk satışla birlikte bankaların geçen haftadan beri döviz alışları toplam 4 milyar dolara yaklaştı. Bono piyasasında bileşik faizler yüzde 65,5, İnterbank'ta gecelik faizler yüzde 200, repo faizi de yüzde 240'ı gördü.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), dün dövize gelen talebin ardından bono ve gecelik faizlerde yaşanan hızlı yükselişlerin etkisiyle hızla geriledi. Endeksin ilk etapta 10.300 puan desteği, ardından 10.000 psikolojik desteğini kırmasıyla satışlar paniğe dönüştü.
2. seansta yüzde 12'lik kayıpla yılın en düşük seviyesi olan 9,323 puana kadar gevşeyen endeks, ardından gelen cılız tepki alımlarıyla günü 3 Aralık 1999 tarihinden bu yana en düşük seviyesi olan 9.641 puandan noktaladı. Endeks önceki güne göre 954 puan gerilerken, hisse senetlerinin ortalama değer kaybı yüzde 9,01 oldu.
İşlem hacmi 354 trilyon 655 milyar lira olarak gerçekleşirken, en fazla işlem gören hisseler Sabancı Holding, İş Bankası C ve Tüpraş oldu.
Borsa faiz ve dövize endeksli
Uzmanlar, faiz ve döviz piyasalarındaki hareket durulmadan piyasanın dengelenemeyeceğini, bono, repo ve gecelik faizler düşmediği takdirde piyasadaki panik havasının süreceğini belirtiyorlar. Gedik Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü Uğur Yılmaz, faizlerdeki yüksek seyrin ve dövize olan talebin piyasayı korkuttuğunu belirterek, "Yabancıların pozisyonlarını kapattığı, kredili işlem yapanların satış yaptığı ve bankaların açık pozisyonlarını kapatmaya çalıştığı bir süreçte kritik seviyelerde olan piyasadaki satış baskısı arttı." dedi.
Şeker Yatırım Araştırma Müdürü Edmon Nergisyan da, bono faizlerindeki sert çıkış ve dövize olan talebin panik havasına bürünülmesine yol açtığını söyledi. Şu anda yön tayin etmenin çok zor olduğunu belirten Nergisyan, "Teknik olarak endeksin bu seviyelerden tepki vermesi gerekiyor. Ancak tepki gelmesi için de bir neden yok. Piyasadaki risk bir süre daha devam edebilir. Piyasanın tabanını bulması ve para girişinin görülmesi gerekiyor. Likit kalınması en doğru seçim." diye konuştu. Nergisyan, birçok endeks hissesinin defter değerinin altına indiğine dikkat çekerek, şunları söyledi:
"Çoğu hissenin fiyatı da yıllık ortalamanın yaklaşık yüzde 50 altında seyrediyor. Bunlara ek olarak tüm beklentiler negatife döndü. Tüm bu veriler, piyasanın tabana çok yaklaştığını gösteriyor, ama dibi tayin etmek çok zor."
Serbest piyasa sakin
Öte yandan bankalararası piyasalarda yaşanan hareketliliğe rağmen serbest piyasa son derece sakin bir seyir izledi. Kapalıçarşı'dan Mehmet Ali Yıldırımtürk, İnterbank'ta yaklaşık bir haftadır etkili olan döviz talebinin serbest piyasaya herhangi bir etkide bulunmadığını söyledi. Yıldırımtürk, döviz talebinin bankaların kendi aralarında etkili olduğunu kaydetti.
(Harun ÇÜMEN/Ekonomi Servisi)
Repo faizi yüzde 240’a sıçradı
Önceki gün Merkez Bankası ve Hazine'nin yaptığı geri alım ve doğrudan alım ihalelerinin oluşturduğu iyimserlikle bir miktar gerileyen gecelik faizler ve repo faizleri, dün döviz talebinin sürmesi ve piyasanın ekside olması nedeniyle tekrar yükseldi.
Döviz talebi, yabancı yatırımcıların satışlarının yanı sıra, bankaların pozisyon kapatmalarından ve döviz depo bulmakta zorlanan bankaların talebinden kaynaklandı.
İnterbank'ta yüzde 90'dan açılan gecelik faizler, en yüksek yüzde 200'ü gördü ve son işlemler yüzde 194'ten gerçekleşti. Pazartesi günü ortalama yüzde 80,47'den kapanmıştı. Gecelik repo faizi de dün en yüksek yüzde 240'ı gördü ve ortalama 199,48'den kapandı. Pazartesi günkü ortalama ise yüzde 90,77 idi.
Merkez Bankası, dün 434,7 trilyon lira eksi rezervle açılan piyasaya haftalık repo ihalesi ile 700 trilyon lira verirken, bankalar dün de yaklaşık 1,037 milyar dolar ve 53 milyon Euro aldılar. Böylece bankaların geçen haftadan beri döviz alışları toplam 4 milyar dolara yaklaştı.
Bono faizi yüzde 65’i aştı
Bono faizleri de satış eğilimi ile yukarı hareket etti. En fazla işlem gören 20 Haziran 2001 vadeli tahvilde ortalama bileşik yüzde 53,42 ile günü önceki günün altı puan üzerinde kapattıktan sonra bugüne valörlü işlemlerde ortalama yüzde 65,35'e kadar yükseldi.
Merkez Bankası, dünkü yedi günlük repo ihalesinde bankalara 700 trilyon lira verdi. İhalede oluşan ortalama faiz yüzde 192,41 ile önceki günkü ihaledeki ortalama olan yüzde 73,61'in çok üzerinde gerçekleşti.
Öte yandan Merkez Bankası akşam üzeri açtığı gecelik vadeli ve yüzde 220 faizli repo ihalesi ile bankalara 703,4 trilyon lira verdi. İnterbank para piyasasında da gecelik yüzde 200 ile 40,4 trilyon lira fonlama yapıldı. Böylece Merkez Bankası'nın sabah açtığı haftalık repo ihalesi ile yaptığı fonlamayla birlikte toplam miktar 1.44 katrilyon lira oldu.
Bu arada piyasanın likidite sıkıntısını rahatlatmak üzere Merkez Bankası ve Hazine'nin önceki gün valörlü olarak yaptıkları doğrudan alım ve geri alım ihaleleri ile piyasaya dün toplam net olarak 411 trilyon lira geldi.
AB’den 150 milyon Euro hibe
Avrupa Birliği (AB), MEDA programı kapsamında Türkiye'ye, yapısal reformların desteklenmesi için 150 milyon Euro tutarında yardım vermeyi kabul etti.
Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği'nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, Türkiye'nin, "gaz ve elektrik sektörlerinin AB mevzuatına uygun biçimde liberalizasyonunun 2001 yılı sonuna dek tamamlamayı, telekomünikasyon alanında AB düzenlemeleri ve standartlarının uygulanmasını, doğrudan mali desteği ve ekim alanlarının ürünlere göre yeniden tahsisini de içeren tarım reformunu sürdürmeyi, çalışma, sosyal güvenlik ve sağlık alanlarında AB standartları uygulama ve bu alanlarda kadın erkek eşitliğini sağlamayı ve çevre koruma mevzuatını AB'nin ilgili mevzuatıyla uyumlandırmayı" taahhüt etmesi üzerine, doğrudan bütçe desteği niteliğindeki bu yardıma hak kazandığı bildirildi.
İthalata mikro inceleme başladı
Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM), dış ticaret açığındaki hızlı artış nedeniyle ithalatı yakın incelemeye aldı.
Edinilen bilgiye göre, söz konusu inceleme kapsamında özellikle ithalatı önceki yıllara göre önemli ölçüde artan mallar izleniyor. İthalatında önemli artış belirlenen malların yerli üreticileri ile veya bunların dernek ve birliklerine ulaşılarak, bu ithalattan mağdur olup olmadıkları soruluyor. Yerli üreticilerle kurulan temas doğrultusunda, yerli üreticilerin şikayetleri doğrultusunda, mevzuat çerçevesinde söz konusu malın ithalatına korunma veya gözetim önlemleri uygulanması yönünde çalışma başlatılıyor. DTM, bu çalışmalar doğrultusunda, yerli üreticilerin şikayetleri üzerine, son 2 ayda, özellikle Uzak Doğu menşeli mensucat ürünleri konusunda iki damping soruşturması açtı. Eylül ayında Çin Halk Cumhuriyeti menşeli sentetik veya suni devamsız liflerden dokunmuş mensucat ile ekim ayında Güney Kore, Çin, Malezya, Tayland ve Tayvan menşeli sentetik flamentten mensucat ithalatı hakkında damping soruşturması açıldı.
Yerli üreticilerden gelen şikayet üzerine, birkaç malda daha damping soruşturması konusunda ön inceleme yapılıyor.
Yabancı sermaye girişi yetersiz
Yabancı Sermaye Derneği (YASED) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yöneyman, 57. Hükümet'in yabancı sermaye konusundaki niyetini ve görüşünü açıkça ortaya koyması gerektiğini söyledi.
Yöneyman başkanlığındaki YASED heyeti, Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan tarafından kabul edildi. Yöneyman, kabulden sonra yaptığı açıklamada, ziyaretlerinde bugüne kadar Türkiye'ye gelmekte güçlükleri olan yabancı yatırımların, kalkınmanın bir parçası olarak görülmesi gerektiğini dile getirdiklerini söyledi.
Giriş çok az
Yabancı Sermaye Derneği (YASED) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yöneyman, bu yıl Türkiye'ye 800 milyon dolar fiili yabancı sermaye girişi gerçekleşeceğini söyledi.
Yöneyman, kabulden sonra yaptığı açıklamada, bu yıl Türkiye'ye 800 milyon dolar tutarında fiili giriş yapacak olan yabancı sermayenin 150 milyon dolarının yeni yatırım, geri kalanının tevsi yatırım şeklinde olacağını söyledi. 2000 yılında dünyadaki yabancı sermaye yatırımlarının 1 trilyon doları aşacağını ifade eden Yöneyman, "Bu da demek oluyor ki biz binde birin altına düşeceğiz." dedi.
Telekom'da kavga büyüyor
Ulaştırma Bakanı Öksüz'ün "Telekomun özelleştirilmesi için ÖİB gerekeni yapmıyor." sözlerine, ÖİB'den "Sayın Bakanının sözleri gerçekleri yansıtmıyor." cevabı geldi.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ün, Türk Telekom konusunda TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı konuşmayla ilgili bir açıklama yaptı.
ÖİB'den, yapılan yazılı açıklamada, "Sayın Bakanın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler, gerçekleri hiçbir şekilde yansıtmamaktadır." denildi.
Bakan Öksüz'ün, 'yüzde 20'si 2—3 milyar dolar' ifadesinde kullandığı rakamın, "devletin en üst düzeydeki müsteşarı veya başkanından" çıkmadığı, bu rakamın 2000 yılı bütçesinde özelleştirme kalemleri altında yer alan resmî rakam olduğu belirtildi.
"İhale evrakları hazır"
Toplam özelleştirme geliri olarak belirlenen 7,6 milyar doların, 1 milyar dolarını GSM, 1,1 milyar dolarını enerji, 3,1 milyar dolarını ÖİB ve 2,4 milyar dolarını da Telekom'un oluşturduğu bildirilen açıklamada, şöyle denildi:
"(ÖİB gerekeni yapmıyor ve ihalenin hazır olmadığı) ifadeleri doğru değildir. Bu ihale bir kez açılmış ve teklif gelmediği için iptal edilmiştir. Dolayısıyla, Ulaştırma Bakanlığı temsilcisinin de üye olduğu bir komisyon tarafından bir kere açılmış ihalenin hazır olmadığı hususu kabul edilemez.
TTAŞ blok satış ihale şartnamesi, tanıtım dokümanı, veri odası bilgileri gibi evraklar tamamıyla hazırdır. Bu noktada, idaremizin yapabileceği bir şey yoktur. Çünkü satılacak hisse miktarı ve stratejik ortağa tanınacak yönetim hakkı konusundaki karar, bakanlarımızdan oluşan Koordinasyon Komisyonu'ndan beklenmektedir. Bu karar geldiği an, birkaç hafta içinde ihale aşamasına gelinecektir."
Hukukî altyapı eksik
Açıklamada, "Ulaştırma Bakanlığı'nın, telekom sektörünün yeniden yapılandırmasına ilişkin kanunun da, 1996 Aralık'tan beri Değer Tespit Komisyonu ve ÖİB bünyesinde büyük gayretlerle hazırlandığı ve kanunlaşabilir hale geldiği unutulmamalıdır." denildi.
Aynı bünyede gerçekleştirilen ve taslak olarak ilgili kurumlara gönderilen yönetmeliklerin ise henüz çıkarılamadığı ifade edilen açıklamada, bu durumun sektördeki hukukî altyapıyı eksik kıldığı belirtildi.
Açıklamada, ÖİB'nin mevcut kanun ve mevzuat ile kendisine tanınan görevlerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, bütün bu çalışmaların her türlü resmî denetime tabi olduğu da hatırlatıldı.
ÖİB açıklamasında, "Bunların sonucu olarak, halka açık ve şeffaf bir biçimde yapılacak bir ihalenin sonucunu görmeden, (Telekom'u peşkeş çekecekler) gibi bir ifadeyi idaremizin kabul etmesi mümkün değildir." denildi.
Öksüz: ÖİB gerekenleri yapmadı
Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, önceki gün, Telekom'un satışını engellemeye çalışanlar var demişti.
Öksüz, Telekom'un değer tespitinin en son 3,5 yıl önce yapıldığını ve 10,5 milyar dolar değer biçildiğini ifade etmişti. Öksüz, "Devletin belirli kademesindeki başkan ve müsteşar, (Bunun hemen satılması lazım, çürüyor, gidiyor) diyerek her gün beyanat vermektedirler. Böyle özelleştirme olmaz. Ulaştırma Bakanlığı by'pass edilmek isteniyor." diye konuştu. Telekom'un özelleştirilmesi konusunda 8 yıldır yapılması gerekenleri 2000 yılı başında yaptığını belirten Öksöz, "Özelleştirme İdaresi, yapması gerekenleri yapmamış, sonra da özelleştirmenin önündeki engel olarak beni göstermektedir. İnsaf etmek lazım." dedi.
Deprem sigortası başladı
Daha önce ertelenen tapu işlemlerinde zorunlu deprem sigorta poliçesi aranmasına, bugünden itibaren yeniden başladı.
Tapu işlemlerinde zorunlu deprem sigorta poliçesi aranmasına, bugün başladı. Edinilen bilgiye göre, tüm meskenleri doğal afete karşı sigortalayan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), azami 20 milyar lira tutarına kadar sigorta teminatı verirken, risk bölgesine, büyüklüğüne ve inşa tarzına göre prim ödenecek.
Söz gelimi, 100 metrekare büyüklüğündeki betonarme konutun teminat tutarı 15 milyar lira ise prim tutarı, risk bölgelerine göre 1. derecede 30 milyon, 2. derecede 21 milyon, 3. derecede 11 milyon 250 bin lira, 4. derecede 7,5 milyon ve 5. derecede 6 milyon lira olacak. Poliçe düzenleyecek sigorta şirketleri de belirlenirken, başvuru yapan 34 şirketin tamamına yetki verildi.
27 Eylül 2000 tarihinde yürürlüğe giren uygulamada, beklenmeyen teknik sorunlar sebebiyle, tapu tescil işlemlerinde zorunlu deprem sigortasına ilişkin poliçe ibrazı, 29 Kasım 2000 tarihine kadar ertelenmişti. Geçen sürede teknik sorunlar giderildi. Halen sigorta şirketleri, DASK namına poliçeleri hızlı şekilde kesmeye devam ediyor.
Buna göre, 29 Kasım tarihinden sonra tapu ile ilgili işlemlerde zorunlu deprem sigorta poliçesi aranmasına yeniden başlanacak. Ayrıca, Doğal Afet Sigortaları Kurumu bu aşamada azami 20 milyar Türk Lirası tutarına kadar sigorta teminatı veriyor. Meskenin gerçek değerinin bu bedelden daha fazla olması durumunda, sigortalı söz konusu bedelin üzerindeki kısım için sigorta şirketlerinden isteğe bağlı olarak ek teminat alabilecek, böylece evinin toplam değeri sigortalanabilecek. KHK kapsamında 10—12 milyon konutun sigorta kapsamına alınabileceği tahmin ediliyor.
Öte yandan tapusu olmayan evler için, zorunlu deprem sigortası şartı bulunmuyor.
Surco Jeans'in hedefi ABD
Almanya, Mısır, Cezayir, Rusya, Bulgaristan gibi ülkelere ihracatı olan Surco Jeans'in yeni hedefi ABD pazarı. İsmini Topkapı Suriçi'nden alan ve Suriçi'nde doğan Surco Jeans, üretiminin yüzde 45'ini ihraç ediyor.
Amerika'nın çok önemli bir pazar olduğuna işaret eden Surco Jeans Genel Müdürü Giyaseddin Umut, "Amerika gibi bir ülkeye jeans satmak çok zordur. Fakat kalitemizle biz bu zorun üstesinden geleceğiz. Şu an Amerika pazarına girmek için son hazırlıklarımızı yapıyoruz. Artık Türk spor giyim sektörü öyle bir hale geldi ki, bütün dünya ile rekabet edecek düzeyde. Amerika'da Türk jeanslerine büyük bir ilgi ve talep var. Biz de bu talebi en iyi şekilde değerlendireceğiz." diyor.
Trakya'da bütün üretim ünitelerin içinde bulunduğu bir fabrika açmayı hedefleyen Surco Jeans, A'dan Z'ye bütün imalat birimlerini bir çatı altında toplamayı kendine ikinci hedef olarak seçti. Bu fabrikayı Trakya'da açmayı hedeflediklerini söyleyen Umut, "Bütün imalat ünitelerinin içinde bulunduğu fabrika kurmayı amaçlıyoruz. Şu anki mevcut fabrikamız yeterli değil. Spor giyimde birçok imalat ünitesi var. Bunları bir çatı altında toplamayı hedefliyoruz. Şu an yıllık 250 bin jeans üretiyoruz. Bu üretimi artırmak için bu fabrika şart." şeklinde konuştu. Elektrik dahil her şeyi kendisi üretmeyi planlan Surco, şu anda Esenyurt'taki fabrikasında üretim yapıyor.
Bayilik veriyor
Şu an Türkiye genelinde 300 bayi ile çalıştıklarını ifade eden Umut, "Bayi ağımızı genişletmek amacıyla bayilik vereceğiz. Bayilikle ilgili ön şartımız bulunmuyor. Bizim için önemli olan güven unsurudur." diye konuştu.
(Muhammed YILMAZ / İstanbul ZAMAN)
Sebze ve meyveye Ramazan zammı
Ramazan ayının başlaması ile birlikte yaş sebze ve meyve fiyatlarında da yüzde 50'lere varan oranda fiyat artışı görüldü.
Kabzımallar, fiyatların artışının hem talebin artmasından hem de sera ürünü sebzelerin piyasaya sürülmesinden olduğunu kaydettiler. Adana Büyükşehir Belediyesi Vedat Dalokay Sebze Hali Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre, yaş sebze ve meyve tüketimindeki artış ve sera ürünü sebzelerin piyasaya sürülmesinin Ramazan ayının başına denk gelmesi fiyatlrı artırdı. Adana Sebze Hali'nde önceki gün öğle sonu itibarı ile yaş sebze ve meyvenin hal çıkış fiyatı ortalaması şöyle gerçekleşti: Biber 120–230 bin lira, dometes 120–190, kabak 130, patlıcan 80, salatalık 210, sarımsak 210, soğan 80, ıspanak 70, elma 140–160, limon 150–300, greyfurt 130, portakal 100, hurma 160, muz 500–750 bin lira. Bu fiyatların tamamı ürün çeşitlerinin hal çıkışı ortalaması. Pazardaki fiyatlar yüde 25–30 oranında daha farklıdır.
(Ali AKÇOBAN / Adana ZAMAN)
Elektrik kesintileri için Powercube X37
UPS alanında Türkiye pazarının önde gelen firmalarından Tunçmatik Elektirik Malzemeleri AŞ yeni ürünü portatif enerji kaynağı Powercube X37'yi tanıttı.
Tunçmatik'in ayrıca piyasaya sürmeye hazırlandığı, Powercube X55 ve Powercube MAX1 modelleri hakkında bilgi veren Genel Müdür Mehmet Özer, piyasaya sürmeyi düşündükleri yeni ürünleriyle Türkiye'nin enerji sıkıntısına katkıda bulunmayı hedeflediklerini söyledi.
‘Vekilimizden sorumlu değiliz’
Milliyet Gazetesi’nde dün yer alan ‘Orhan Aslıtürk’ün kurduğu şirket üzerinden naylon fatura alındığına’ dair iddialara ilişkin olarak haberde adı geçen kurumlardan birer açıklama yapıldı.
Açıklamalar şöyle:
Transtürk Holding-Faruk Süren
Holding şirketlerimiz, söz konusu firmayı vekil tayin etmiştir. Bu firmanın hayali ihracat yaptığı iddiasıyla hakkında başlatılan kovuşturma devam etmektedir. Kovuşturmanın neticesi ne olursa olsun şirketlerimizi hayali ihracatçı olarak suçlamak gerçekçi değildir. Vekilin kanunların öngördüğü dürüstlüğe uymamış olmasının, şirketimizi hayali ihracatçı durumuna düşürmeyeceği açıktır. Ayrıca, Milliyet Gazetesi, başkanı bulunduğum Galatasaray’ın sahibi olduğu Sportif AŞ’nin yüzde 21,05’inin Doğan Medya Grubu yerine AIG şirketine devredilmesinden doğan husumete alet olmuştur. Haber tamamen kasıtlı olup, şahsımı yıpratma amacını taşımaktadır.
Albaraka Türk
Kurumumuz Orhan Aslıtürk’ü tanımaktadır ve kendisi ya da şirketleri ile doğrudan ve bilerek hiçbir ilişkisi olmamıştır. Olay, haberde adı geçen ve eski bir tekstilci-inşaat müteahhidi olan Muhammet Ciğer adlı şahsın şirketlerine sağlanan yasal aracılık işlemlerinden ibarettir. Tümüyle yasal hudutlar ve özel finans kurumları vasıfları çerçevesinde cereyan eden olayla yasal ve ticari gerçekler dışında hiçbir ilgi ve alakamız yoktur.
Kuveyt Türk
Kurumumuz Orhan Aslıtürk’ü tanımamaktadır ve hiçbir ilişkisi olmamıştır. Olay ihracat yapmak isteyen şirketlere hizmet geliri elde etmek maksadıyla ilgili mevzuat uyarınca ihracat aracılığından ibarettir. Bahsedilen hadise ile ilgili yasalara aykırı uzak yakın hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır. Hadise, özel finans kurumu tanımının sınırları içerisinde tamamen mutad ve yasal çerçevede cereyan etmiştir. Ekonomi Servisi
Erçel: Önlem almaya gerek yok
Bankacılar Birliği üyeleri, olağan dışı toplantıyla bir araya geldiler.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel başkanlığındaki toplantıya çağrılan Bankacılar Birliği üyeleri, Akmerkez'deki Birlik Merkezi'nde toplandılar.
Yaklaşık 2.5 saat süren toplantının ardından bir açıklama yapan Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, programın son derece güvenli işlediğini ve toplantıda, ülke olarak sistemi daha iyi nasıl çalıştıracaklarını tartıştıklarını kaydetti. Son günlerde para piyasalarında yaşanan dalgalanmaların geçici olaylar olduğunu ifade eden Erçel, "Hepsini çözecek güçteyiz. Biz Merkez Bankası, Hazine ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) olarak 3 kişiyiz. Ne varsa yapacağız. Görüşmelerimiz çok faydalı oldu. Önlem almaya gerek yok. Bütün mesele sistemin iyi çalışmasını sağlamaktır." diye konuştu.
Toplantı çıkışında soruları cevaplayan İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince de, otoriteye güvenlerinin tam olduğunu belirterek, "Bu sadece yaşadığımız olaylarla ilgili bir güven tazelemeydi. Otoritenin gereken her türlü önlemi alacağı yönündeki güvenimiz devam ediyor." dedi. Piyasalardaki güvensizlikle ilgili bir soru üzerine de Özince, şöyle konuştu: "Burada benden güvensizlikle ilgili hiçbir şey duyamazsınız. Merkez Bankası başta olmak üzere Hazine ve BDDK'ye güvenimiz tamdır. Her türlü önlemlerin alınacağı kanaatiyle toplantıdan çıkıyoruz." Öte yandan, Akbank Murahhas Azası Özen Göksel de, toplantıda programın iyi yolda olduğunu hep beraber gördüklerini ve programa bankacılar olarak güvendiklerini kaydetti.
Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp'in de katıldığı toplantıya, TEB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Canevi, A Bank Genel Müdürü Alev Göçmez, Yapı Kredi Bankası Genel Müdürü Naci Sığın, Osmanlı Bankası Genel Müdürü Turgay Gönensin, İktisat Bankası Genel Müdürü Tanju Oğuz, Koçbank Genel Müdür Yardımcısı Mert Yazıcıoğlu, Garanti Bankası Genel Müdürü Ergün Özen ile diğer banka temsilcileri katıldı.
Borsa Şirketlerinden...
Adel Kalemcilik...
ADEL KALEMCİLİK Ticaret ve San. AŞ, Moskova'daki bir kalem fabrikası ile olası işbirliğine yönelik görüşmelere yeniden başlandığını bildirdi. Kriz sonrası yatırım çabalarının askıya alındığı kaydedilen açıklamada, "2000 yılındaki Rusya pazarındaki gelişmelere paralel olarak daha önceki yıllarda da temas edilen Moskova'daki kalem fabrikası ile olası bir işbirliğine yönelik yeniden görüşmelere başlanmıştır ve bu görüşmeler halen devam etmektedir." denildi. Açıklamada, Rusya'da yatırım konusunda henüz kesin bir karar alınmadığı bildirildi.
Akbank...
AKBANK Genel Müdürlüğü'ne, Genel Müdür Yardımcısı Zafer Kurtul getirildi. Akbank Yönetim Kurulu tarafından alınan ve Borsa'ya gönderilen açıklamaya göre, önceki Genel Müdür Özen Göksel, Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi olarak görev yapacak. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Murahhas Üyesi olan Oğuz Karahan Yönetim Kurulu Üyeliği'ne, Yönetim Kurulu Üyesi Akın Kozanoğlu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı'na atandı. Akbank Yönetim Kurulu Üyesi Ünal Tekinalp ise bu görevinden istifa etti.
Yataş Yatak...
YATAŞ YATAK ve Yorgan San. ve Tic. AŞ, Ankara Hasanoğlan beldesi sınırları içindeki arsaları üzerinde yıllık 15 bin adet yatak odası takımı, 17 bin adet çocuk odası takımı, 10 bin adet yemek odası takımı üretme kapasiteli ve modüler mobilya imalatı amaçlı bir tesis kurulması amacıyla yatırım teşvik belgesi aldığını duyurdu. Borsa'ya gönderilen açıklamada, 1 trilyon 41 milyar tutarlı yatırımın 100 kişilik istihdamı öngördüğü kaydedildi.
|