1 Aralık Dünya AİDS Günü
Dünyanın en tehlikeli hastalıklarından biri olan AİDS başta Afrika olmak üzere bütün dünyada çığı gibi yayılmaya devam ediyor. Ortaya çıktığı 1981 yılından bu yana 58 milyon kişiye bulaşan AİDS şimdiye kadar 28 milyon kişinin ölümüne neden oldu. 2000 yılında 5.3 milyon kişi AİDS virüsüyle tanışırken toplam 36 milyon AİDS hastası bulunuyor.
Tükiye'de şimdiye kadar bin 67 AİDS vakası teşhis edilmesine rağmen bütün uzmanlar bu rakamın gerçekte çok daha fazla olduğu kabul ediyor, genç nüfusun fazla olması da AİDS riskini artırıyor. Diğer risk nedenleri ise, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, turizm sektörü, yurtdışında çalışan Türk vatandaşı sayısının fazla olması, damar içi madde kullanımı.
Vücuda girdikten sonra yaklaşık 10 yıllık bir süre içinde vücudun savunma sistemini yenen AİDS, hastalığın son döneminde iflas eden bağışıklık sistemine karşı her türlü enfeksiyon hastalığı ve kanser çeşitleriyle birlikte ölüme giden yolu hazırlıyor. Hastalığın son döneminde vücudun değişik yerlerinde özellikle de boyun bölümünde yaralar çıkmaya başlayan hasta bir süre sonra hayatını kaybediyor.
Özellikle yurtdışından Türkiye'ye fuhuş yapmaya gelen yabancı uyruklu kadınlar ile homoseksüel-heteroseksüel kişilerden bulaşan hastalık bu insanlarla cinsel ilişkiye girenlere geçiyor. HIV virüsünü alan bu insanlar da kendi eşlerine ya da daha sonra cinsel ilişkiye girdiği insanlara bulaştırarak hastalığın hızlı bir şekilde yayılmasına neden oluyor. Cinsel ilişkiyle hastalığın bulaşmasını önlemenin yolu ise tek eşlilik ve evlilikte sadakat, cinsel yolla geçen bulaşıcı hastalıkları engelleyen prezervatif kullanılması.
AİDS ve HIV hakkında
HIV virüsü 1981 yılında Amerikada tanımlandı.
AİDS hastalığına sebeb olan HIV virüsü vücut ortamı dışında 10 dakika yaşayabiliyor.
Amerika'da bir AİDS hastası yaklaşık 50 kişiye bu hastalığı bulaştırıyor
HIV virüsü vücuda girdikten 12 hafta sonra tespit edilebiliyor.
En hızlı araştırılan ve en hızlı ilaç ruhsatı alan hastalık AİDS
Hastalığın tedavisinin devam edebilmesi için aylık bin 200 dolar gerekiyor.
Hastalık en çok Afrika'da ve fuhuşun yaygın olduğu bazı Uzakdoğu ülkelerinde görülüyor.
Şimdiye kadar 58 milyon kişi HIV'le tanıştı ve 28 milyon kişi bu yüzden öldü.
AİDS nasıl bulaşır
Cinsel temas
Kan ve kan ürünleri
Anneden bebeğe geçiş
Damar içi ilaç kullanımı
AİDS'in bulaşmadığı yollar
Tükürük, gözyaşı, ter, aksırık, öksürük, idrar
Aynı odada, aynı okulda bulunma aynı havayı soluma
Tokalaşma, yanaktan öpme, el sıkışma,
AİDS hastasıyla aynı havuzu, hamamı ya da saunayı kullanma
Aynı tabaktan yemek yeme
Isıran ve sokan böcekler
AİDS'in kitabını yazan adam
On yıl önce yakalandığı AİDS hastalığına karşı yıllardır mücadele veren Selahattin Demirer, AİDS'in mutlak ölüm olmadığını tedavi ile uzun yıllar yaşanabileceğini söyledi. AİDS'li bir hasta olarak yazdığı "HIV'le yaşamak" isimli kitabında verdiği mücadeleyi anlatan Demirer, Türk toplumunun AİDS'li hastalara karşı ön yargılı olmasından yakındı.
Yaklaşık 10 yıl önce Romanya'da çalıştığı sırada AİDS virüsüne yakalanan 32 yaşındaki Selahattin Demirer, AİDS olduğunu öğrendikten sonra hastalıkla en aktif şekilde mücadele eden Türk hastalardan biri. AİDS'li olduğu öğrenilince bir anda yalnız kalan bu arada eşini ve kızını kaybeden Demirer, yaşadığı sıkıntıları ve verdiği mücadeleyi "HIV'le yaşamak" adlı kitabında anlatıyor. 10 yıldır verdiği mücadele sonunda umudu öğrendiğini belirten Demirer, "AİDS'i yeneceğime inanıyorum" diyor.
Toplumun AİDS hastalarına karşı daha duyarlı olması gerektiğini söyleyen Demirer, duygularını şöyle anlatıyor: “Bunca acı ve sıkıntıları yaşayan bir hasta olarak şunu söyleyebilirim; Toplumumuzun bu konuda bilinçlenmesi, önyargı ve dışlamalardan arınarak, AIDS hastalığının her şeyin sonu olmadığını, düzenli ve devamlı bir tedavi sonucu çok uzun yıllar yaşanabileceğini ve bu tür hastaların dışlanmak yerine sevgi ve şefkate ihtiyacı olduğunun bilinmesi gerekir.”
Bebekleri çok sıcak odada uyutmayın
Bebeklerin gereğinden fazla sıcak odalarda uyutulmasının ani bebek ölümlerine yol açabildiği bildirildi. Küçük Çocuk Ölümlerini Araştırma Vakfı tarafından yapılan araştırmada, bebekli ailelerin yüzde 63’ünün, bebeklerinin odalarının sıcaklığını 16-20 derece arasında tutmaları gerektiğini bilmediği ortaya çıktı.
Araştırmada, ailelerin yüzde 62’sinin bebeklerinin odasında termometre bulundurmadığı da saptandı.
Uzmanlar, ailelerin yatak ölümü olarak da bilenen bu hastalığın riskini azaltmak için, ayrıca bebek odasında sigara içilmesine izin vermemeleri, bebeğin midesinden vücut ısınını kontrol etmeleri ve bebeğin başını açıkta tutmaları gerektiğini söylediler. Konuyla ilgili bir başka araştırmada, bebekleri ölen annelerin, çocuklarının soğuk yüzünden öldüğünü sandıkları ortaya çıktı.
Aile sorunları bağımlı yapıyor
Türkiye’de alkol ve madde bağımlılığının her geçen gün artış gösterdiği belirtilerek, sorunun çözümü için eğitimin en öncelikli konular arasında yer alması gerektiği bildirildi. Aile Araştırma Kurumu’nun, Alkol ve Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi’ne (AMATEM) başvuran bağımlılarla yaptığı araştırmaya göre, bağımlıların yüzde 52’sini evliler oluşturuyor.
Bağımlılıkta en önemli etkenlerin başında yüzde 68’lik oranla ailevi sorunlar geliyor. Bağımlıların yüzde 74.2’si arkadaşının etkisiyle madde kullanımına başladığını söylüyor.
Araştırmada, bağımlılıkla eğitim arasında da yakın ilişki tespit edildi. Bağımlıların yüzde yüzde 71’ini ilköğretim okulu, yüzde 21.7’sini lise, yüzde 7.2’sini ise üniversite mezunları oluşturuyor.
Araştırmaya göre, bağımlıların yüzde 82’si isteseler de madde kullanımını bırakmayacaklarını düşünüyorlar. Bağımlı ailelerinin yüzde 80.6’sı da aynı görüşü benimsiyor. Bağımlıların ancak yüzde 17’si ile ailelerinin yüzde 19.4’ü bağımlılıktan vazgeçilebileceğini düşünüyor.
Araştırmada, madde kullanmaya başlama yaşının 17-19 arasında olduğu, ailelerinin bu durumu farketmelerinin ise 2-3 yıl arasında değiştiği tespit edildi.
Uyuşturucu bağımlılığı bölgeler arasında da farklık gösteriyor. Güney, Güneydoğu ve Marmara bölgelerinde uyuşturucu kullanımı diğer bölgelere oranla daha yaygın. Özellikle sosyo-ekonomik düzeyi yüksek kadınlar arasında alkol ve kokain kullanımının giderek yaygınlaştığı gözleniyor.
Kullanılan maddeler arasında ilk sırayı da yüzde 73 ile eroin alıyor. Bunu yüzde 16 ile uçucular, yüzde 7 ile esrar izliyor. Yüzde 4’ünü ise alkol gibi bağımlılık yapan diğer maddeler oluşturuyor.
|