GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

15/12/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


M-İlahiyat

Zekeriya Beyaz, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne dekan oldu. Dekan olunca, belki takan olur. Zekeriya Hoca (böyle demek doğru olur mu acaba?) MÜ İlahiyat'a dekan olunca ilk icraatının ne olduğunu bilmiyoruz. Ama o aynı zamanda Takvim gazetesinin bir yazarı. Takvim gazetesini bilmeyenler için söyleyelim; bulvar (yani sokak) gazetesidir. Gazete denirse tabii. Sabah grubu tarafından yayınlanır. Gazetede genellikle abur cubur kadın resimleri vardır. Beyaz dekan olduktan sonra ilk icraat olarak hazırladığı köşedeki resminin altına yeni görevini yazdı. Bu görevin gazeteden alacağı ücrete bir etkisi vardır mutlaka. Sabah grubu çalışanları maaşlarını doğru dürüst alamazken, Beyaz'ın maaşı ödeniyor mu onu da bilemiyoruz. En çok neyi merak ediyoruz biliyor musunuz? Zekeriya Beyaz, İlahiyat Fakültesini ne hale getirecek acaba?




Kırıkkale dedikleri

Bir kaç gün önce Hodri Meydan'da bir okurumuzun yazısını okumuştunuz. Okurumuz, devletin son iki yıldır silah almadığı için polise Kırıkkale dağıttığını hatta, bu yıl depoda Kırıkkale'nin bile kalmadığını söylemişti. Göreve gitme yerine eyleme giden 4 bin polis 36 kmlik yürüyüşleri sırasında bu garçeğe de parmak bastılar. Valilik önünde toplanan polisler 'Kırıkkale' marka silahlarını havaya kaldırarak, "Bu devletin ayıbıdır!" diye slogan attılar. Haklılık güzel şey ama, son model silahlanan teröristlere karşı kendilerini 'Kırıkkale' ile savunmak zorunda bırakılan polisler açısından bizim haklılığımızın fazla bir önemi yok.




Koruma Derneği

Niğde Ulukışla'ya bağlı Maden Köyü'nde 'Maden–Der' adıyla Kurbağaları Koruma Derneği kuruldu. Derneğin amacı 'Rana Holtzi' adı verilen Toros Kurbağaları'nın korunmasını sağlamak. Birilerinin eli değmişken bir de Memurları Koruma Derneği kurulsa, son zamlardan sonra onların nesli de çok yakında tükenecek gibi. Memurluktan istifa edip sokakta simit satmaya başlayan ve 'bu yolla daha çok para kazandığını' söyleyen memur da bu akımın yeni öncüsü olacak galiba.




Uzaktan tanırım

Eroin kaçakçısı Hasan Erkuş'un telefon görüşmelerinde ismi geçen DSP İstanbul Milletvekili Rıdvan Budak, Erkuş ile ortak tanıdık çıkan Cemal Nayır'ın 'uzaktan tanıdığı' biri olduğunu söyledi. Ne derler bilirsiniz: "Davulun sesi uzaktan hoş gelir!"




Başkan

Beyaz Saray (Beyaz Saray'ın Zekeriya Beyaz'la bir ilgisi yoktur) nihayet sahibini buldu. Bush'un başkan olduğu nihayet açıklandı. Bush'un daha ilk konuşması tam bir fiyaskoydu. Neredeyse Clinton'dan daha mütevazı davrandı. Ülkenin geleceği için dua ettiğini söyledi. Yetmiyormuş gibi, bütün Amerikan vatandaşlarının duacı olmasını istedi. Bush, sadece kendi taraftarlarının değil, herkesin başkanı olacağını üstüne basa basa vurguladı. Bekledik ki, Bush taraftarları Beyaz Saray önünde davul zurnayla şenlik yapsınlar. Magandalar arabalarına binerek bağırıp çağırsın, silah patlatsın. Sesleri buraya kadar gelmediğine göre, unuttular galiba.. Ya da sayım sonuçlarını beklemekten yorgun düştüler. Neyse bütün dünya için hayırlı uğurlu olsun. Tavsiyemiz, kırmızı ışıkta dursun, çarşı pazara çıkmayı ihmal etmesin, vatandaşın arasına girmeye devam etsin.




Karınca duası

Başbakan, bankacılara "Karınca duasını bırakın" demiş. Bankacılar karınca duası yapıyor mu bilmiyoruz? Ancak, vatandaş, arı, güvercin ve kurt duasına başlayalı yıllar oldu.




Kriz ve sınır

Türkiye'de bu yıl toplam 9 milyon cep telefonu satılmış. "Cep telefonu kriz dinlemiyor." diyen habere göre, 2001'de bu rakamın 15 milyon civarında olması bekleniyormuş. Bizce hava alırlar. Vatandaş, krizin ne anlama geldiğini bu yıl tam kavrayamadı. Üreticiler krizin ne olduğunu gelecek yıl görecekler.




Ruhsatsız

Televizyon ya da gazete haberlerinde çok sık duyup okuduğumuz şeydir, "Falanca yerde yapılan aramada 3 ruhsatsız silah ele geçirildi." ya da "Filanca ruhsatsız silahıyla yakalandı" gibi. Tarım ve Köşişleri Bakanlığı'nın yıl sonuna kadar asgari teknik ve hijyenik şartları sağlayamayan kırmız et kesim yerlerini mezbahalarını kapatma kararından sonra öğrendik. Türkiye'deki 900 mezbahadan yaklaşık 800'ü ruhsatsızmış. Ruhsatsız mezbahanın da insan sağlığına ruhsatsız silah kadar zararlı olduğu, 'et skandallarından' sonra anlaşıldı herhalde.




Yalancıktan

Ses titreşimlerindeki değişikliği belirleyip karşıdaki kişinin yalan söyleyip söylemediğini belirleyen telefonlar artık Türkiye'de satılmaya başlanmış. NASA onaylı telefonlarda yalan bir uyarı ışığı ile hemen kendini ortaya koyuyor(muş). Yalan makinasının tanıklığına ne kadar güvenilir bilemeyiz ama, antremandakiler yandı.



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.